Tunus'ta zorunlu ikamet tartışmaları

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)
TT

Tunus'ta zorunlu ikamet tartışmaları

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (Reuters)

Bağımsız bir örgüt olan Tunus İnsan Hakları Savunma Birliği (LTDH), seyahat yasağı bulunan ve zorunlu ikamete tabi tutulan kişilerin durumlarının netleştirilmesi çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Kays Said daha önce de, 25 Temmuz'da  duyurduğu olağanüstü önlemleri açıklamasının ardından insan haklarıyla ilgili ortaya çıkan bazı durumlara ilişkin başka şikayetler de almıştı.
LTDH Genel Başkanı Cemal Muslim, insan hakları dosyasını görüşmek ve bazı kurumlar, iş adamları ve devlet çalışanları hakkında alınan kararların gerekçelerini öğrenmek amacıyla İçişleri Bakanlığı'na bir mektup gönderdiğini ancak görüşme talebinin kabul edilmediği açıkladı. Muslim, seyahat yasağı, zorunlu ikamet ve toplanmaların engellenmesine ilişkin kararların tümünü ‘keyfi’ olarak niteledi.
Muslim'in açıklamaları farklı tepkilere yol açtı. Cumhurbaşkanı'nın İçişleri Bakanı'na bir mahkeme celbi, onanmış hapis cezası veya aranan bir isim olmadığı sürece kimsenin ülkeden çıkmasının engellenmemesi talimatı vermesine rağmen bazı vatandaşların seyahat yasağının devam etmesiyle ilgili bir tartışma başladı. Cumhurbaşkanı Said, seyahat yasağının ayrım gözetmeksizin herkesin haysiyetini koruyarak, yurt dışına seyahat edenlerin yükümlülüklerine riayet ederek ve yasalara tam saygı gösterilerek yapılması gerektiğini vurguladı. Said, kötü muamele şikayetlerine ilişkin de ‘katıksız iftira’ yorumunda bulundu.
Muslim basın açıklamasında, ‘hak ve özgürlüklere saygı konusunda güvence vermesine rağmen Cumhurbaşkanı'nın anayasayı askıya alması ve yetkilerini genişletmesi durumunda ülkenin tek adam yönetimine kaymasından’ korktuğunu ifade etti. Yolsuzluk dosyalarıyla herhangi bir ilgisi olmadığı halde seyahat etmeleri engellenen bazı kişilerle ilgili kararların incelenmesi için bir yargı kurumunun tahsis edilmesi çağrısında bulunan Muslim ayrıca Cumhurbaşkanı'nı yolsuzluk şüphesiyle yargılanan sanıkların adil bir şekilde yargılanmaları ve mahkum edilene veya beraat edene kadar savunma haklarına saygı gösterilmesi için müdahale etmeye çağırdı.
Muslim alınan kararların uygulanmasındaki ve dar kapsamlı bir hükümetin kurulmasındaki yavaşlığın Cumhurbaşkanı Said’in 25 Temmuz'da aldığı olağanüstü önlemleri açıklamasının ardından topladığı sempatinin ve desteğin azalmasına neden olduğunun altını çizdi.
Bağımsız milletvekili Mebruk Kurşid de seyahat yasağı kararlarının devam ettiğini belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen talimata rağmen yasak, Kartaca Havalimanı'nda halen devam ediyor. Havalimanı güvenliği, bu kararların uygulanması için yazılı talimat talep ediyor.”
Diğer yandan İdare Mahkemesi Basın Sözcüsü İmad el-Gabiri, zorunlu ikamet kararları kapsamındaki 15 Tunuslunun karara itiraz etmek ve geçersiz kılmak için İdare Mahkemesi'ne şikayette bulunduğunu duyurdu. Şarku’l Avsat’a konuşan Gabiri söz konusu kişilerin, haklarındaki zorunlu ikamet kararlarının uygulanmasının durdurulmasını ve bir ayı geçmeden karar verilmesi şartıyla olağanüstü hal yargısına dahil edilmesini talep ettiklerini söyledi. Gabiri ayrıca soruşturma prosedürlerinin gidişatının, dosyaların karara bağlanmasını ve idari kararların açıklanma tarihlerini etkileyebileceğini kaydetti.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.