WHO: Çocuklar virüsün yayıldığı ana grubu teşkil etmeye başladı

Avrupa, gelecek haftalarda vaka sayılarının yeniden yükseleceğini öngörüyor

WHO: Çocuklar virüsün yayıldığı ana grubu teşkil etmeye başladı
TT

WHO: Çocuklar virüsün yayıldığı ana grubu teşkil etmeye başladı

WHO: Çocuklar virüsün yayıldığı ana grubu teşkil etmeye başladı

Pfizer-BioNTech şirketinin, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği aşının 5 ila 12 yaş arası çocuklar üzerinde yürüttülen deneylerde “son derece cesaret verici sonuçlar” verdiğini duyurmasından saatler sonra, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Ofisi, çocukların virüsün yayıldığı ana grubu teşkil etmeye başladığını, ancak enfeksiyon risklerinin düşük olduğu açıklamasında bulundu.
WHO Avrupa Bölge Ofisi Sözcüsü dün (Salı) yaptığı açıklamada, güncel verilerin Avrupa’nın aşı olmayan tek kategorisi olan 12 yaş altı çocuklar arasında, diğer tüm kategorilerde yeni vaka sayısı düşerken, istikrarlı bir artış gösterdiğini belirtti. Son iki haftada Avrupa’daki çocuklar arasında toplam yeni vaka oranının 100 bin vatandaş başına 123 vaka olduğunu, diğer gruplarda ise bu oranın 83 vakayı geçmediğini de sözlerine ekledi.
Avrupa Bölge Ofisi’nden bir uzman virüsün Avrupa ülkelerindeki mevcut yayılımını, birkaç gün önce İspanya’nın La Palma adasında patlayan yanardağa yani “bir dağın eteklerinden akan, önünde hiçbir engelin olmadığı lavlara” benzetti.
Uzmanlar, okullara dönüşün çok kısa bir süre önce başlamış olması sebebiyle nihai sonuçların önümüzdeki ayın ortalarında veya ay sonundan önce görülmeyeceği için, çocuklar arasındaki enfeksiyonların genel enfeksiyon oranı üzerinde ne kadar etkili olduğunu değerlendirme için henüz çok erken olduğu uyarısında bulundular. WHO aşı danışmanı Frederic Martinon, söz konusu yaşlar grubundaki çocukları, virüsün şu diğer yaş gruplarından daha fazla yayıldığı kategori haline getirecek birçok faktör olduğunu söylüyor ve şu ifadeleri sözlerine ekliyor:
“Bunu açıklamak kolay değil ancak söz konusu yaş grubu henüz aşı kampanyalarına dahil olmayan tek grup olmalar. Bu, özellikle yaz aylarında tüm yaş kategorileri arasında vaka sayısında yükselme görülürken virüsün yayılmasına neden oluyor. Başta aşı olmamış kişiler arasında olmak üzere vaka sayılarındaki yükselme, koruyucu önlemler ve izolasyon kısıtlamalarının hafifletilmesiyle aynı zamana denk geldi.”
İlaç düzenleyici kurumlarından hiçbiri henüz 12 yaş altı çocuklara yönelik herhangi bir aşı kullanımını onaylamadı. Pazartesi günü 5-12 yaş arası çocuklar için, geliştirmiş olduğu aşının oldukça etkili olduğunu açıklayan Pfizer şirketi, bu iddiasını destekleyen ve aşının söz konusu yaş kategorisinde kullanımının onaylanmasından önce değerlendirilmesi için düzenleyici kurumlara sunulması gereken çalışma sonuçlarını yayınlamadı.
WHO uzmanları virüsün çocuklar arasında yayılmasının genel epidemiyolojik sahneye yönelik etkisinin şu anda kadar bir bilinmez olarak kaldığını, söz konusu yaş grubuna aşı uygulama konusuna karara varılmadan önce bu etkiye yönelik net sonuçlar elde etmek için yeterli verilerin ve kapsamlı çalışmaların yayınlanmasının beklenmesi gerektiğini belirtiyorlar.
Defalarca kez çocukların aşılanmamasını, salgının bu aşamasında üçüncü dozun kullanılmamasını ve zengin ülkelerdeki fazla dozların fakir ülkelere tahsis edilmesini tavsiye eden WHO diğer yandan krizin başlangıcından bu yana çoğu ülkede askıya alınan öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesinin önemini vurguladığını hatırlatmak gerekiyor.
Avrupa Bulaşıcı Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) uzmanları, gelecek haftalarda ve aylarda okullarda ve üniversitelerde eğitim faaliyetlerinin yeniden başlamasının yanı sıra sosyal ve ekonomik faaliyetlerin eski halinde dönmesi ile birlikte vaka sayılarının gelecek haftalarda ve aylarda tekrar artacağını öngörüyorlar. Uzmanlar ayrıca bu artışın, Avrupa’da influenza virüsünün neden olduğu solunum yolu enfeksiyonlarında artışın görüldüğü kış mevsiminin de başlamasıyla daha da kötüleşebilecek olan 6. bir salgın dalgasının başlangıcını teşkil edebileceğini belirtiyorlar. Bununla birlikte uzmanlar, Avrupa Birliği ülkelerinde aşılama oranının yetişkin nüfusun yüzde 90’ına yaklaşmış olacağı için bu 6. salgın dalgasının hastaneler ve sağlık sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturmasını beklemiyorlar. Uzmanlar, aşılama oranı hala yüzde 30’unun altındayken başlayan 5. dalga sırasında, Avrupa sağlık sistemlerin normaldeki faaliyetlerini ve hizmetlerini sürdürmekte zorluk çekmediğini zira enfeksiyonun riskinin önceki dalgalara göre 7 kat azalmış olduğunu belirttiler.
Sağlık çevreleri, şu andan itibaren önümüzdeki ayın sonuna veya Kasım ayının başına kadar, ABD ve Avrupa ilaç düzenleme kurumlarının Pfizer tarafından geliştirilen Kovid-19 karşıtı aşının çocuklara uygulanmasını onaylamalarını öngörüyor. Aşının kullanılmasının onaylanması, çocuklara hemen uygulanacağı anlamına gelmiyor. Zira uygulama kararı, ulusal tıbbi makamlara bağlı kalıyor. Söz konusu makamların çoğu, mevcut tüm verilerin çocukların Kovid-19 ile ciddi semptomların görüldüğü enfeksiyonlar geçirme ihtimalinin neredeyse olmadığını gösterdiği için içlerinden çoğu hala bu uygulamanın faydaları konusunda ikna olmamış durumdalar. Avrupa’da kaydedilen istatistiklerine göre, 10 yaşın altındaki çocuklar arasında şimdiye kadar hastanede tedavi görmeleri gerektiren enfeksiyonları olanların oranı yüzde 0,01’i geçmedi. Hastaneye yatırılan çocukların yüzde 0,5’i yoğun bakımda tedavi gördü. Yoğun bakımda tedavi görenlerden yarısı hayatını kaybetti.
Avrupa Birliği ülkeleri, üçüncü doz aşının uygulanması ile ilgili olarak harekete geçmek için Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) nihai kararını beklerken, Japonya Sağlık Bakanı Kono Taro, antikor seviyelerinin zamanla azaldığını gösteren güncel bilimsel raporların ışığında, ülkesinin tüm nüfusa ikinci dozun uygulanmasından en az 8 ay sonra ek doz uygulayacağını duyurdu.
Diğer yandan, ABD’de bulunan Johns Hopkins Üniversitesi, ABD’de Kovid-19 kaynaklı can kaybının 675 bini aşarak, 1918 yılında İspanyol gribinden kaynaklanan can kaybı sayısını aştığını belirtti.
ABD’de haftalardır istikrarlı bir şekilde artan günlük can kaybı sayısı dün (Salı) iki bine yaklaştı. Söz konusu can kayıplarının çoğu aşısız kişiler arasında kaydediliyor.
Merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu dün yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin aşı dozları tamamlanan Avrupalıların, ABD’ ye seyahat etmesine izin vermeye yönelik kararını memnuniyetle karşıladı. Komisyon sözcüsü “Salgın nedeniyle aylarca ayrı kalmaları ardından, ailelerin ve arkadaşların uzun zamandır beklediği bu kararı memnuniyetle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company