Sudan hükümeti Ömer el Beşir destekçilerini darbe girişiminde bulunmakla suçladı

Troyka ülkeleri, demokratik geçiş süreci baltalama girişimlerine karşı uyardı... Başbakan Hamduk, güvenlik birimlerindeki reformun hızlandırılması gerektiğini vurguladı...

Abdullah Hamduk, dün sabah devlet televizyonundan başarısız bir darbe girişiminde bulunulduğunu duyurdu (AFP)
Abdullah Hamduk, dün sabah devlet televizyonundan başarısız bir darbe girişiminde bulunulduğunu duyurdu (AFP)
TT

Sudan hükümeti Ömer el Beşir destekçilerini darbe girişiminde bulunmakla suçladı

Abdullah Hamduk, dün sabah devlet televizyonundan başarısız bir darbe girişiminde bulunulduğunu duyurdu (AFP)
Abdullah Hamduk, dün sabah devlet televizyonundan başarısız bir darbe girişiminde bulunulduğunu duyurdu (AFP)

Sudan hükümeti, dün, İslami eğilimli eski rejimin destekçilerini ve silahlı kuvvetlerin içindeki ve dışındaki bazı çevreleri darbe girişiminde bulunmakla suçladı. Hükümet söz konusu tarafların, darbe için ülkenin doğusundaki güvenlik olaylarından yararlandıklarını ve yolların kesilip, limanların ve petrol üretim alanlarının kapatılmasıyla önceden zemin hazırladıklarını söyledi. Öte yandan Sudan ordusu, darbe girişiminin başarısız olduğunu, 21 subay ve çok sayıda askerin tutuklandığını, durumun kontrol altına alındığını duyurdu. Troyka ülkeleri (ABD, İngiltere ve Norveç) ise darbe girişimini kınarken demokratik geçiş sürecini baltalamaya yönelik her türlü girişime karşı uyarıda bulundular.
Sudan Kültür ve Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Hamza Baloul, yaptığı resmi açıklamada, darbe girişiminin başarısız olduğunu, darbeye kalkışan asker ve sivillerin tutuklandığını duyurdu. Baloul, darbeye kalkışanlarla ilgili soruşturmaların sürdüğünü, başarısız darbe girişimine katılan eski rejimin destekçilerinin ise arandığını sözlerine ekledi.
Başbakan Abdullah Hamduk dün devlet televizyonundan yaptığı açıklamada, eski Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir liderliğindeki İslami eğilimli rejimin destekçilerine işaret ederek “Yaşananlar, silahlı kuvvetlerin içindeki ve dışındaki bazı çevrelerin planlı bir darbesi ve eski rejimin kalıntılarının çalışmalarının bir uzantısıdır” ifadelerini kullandı. Hamduk, darbeye teşebbüs edenlerin hedefinin, ‘sivil demokratik geçişi sonlandırmak’ olduğunu söyledi.
Darbe girişimi öncesinde kapsamlı hazırlıkların yapıldığına dikkati çeken Hamduk, şehirlerdeki bazı güvenlik meseleleri, ülkenin doğusundaki olaylar, karayollarının ve limanların kapatılması, petrol üretiminin durdurulması gibi durumlardan yararlanılarak ve sivil hükümete karşı sürekli olarak provokasyonlarla darbe için önceden zemin hazırlandığını kaydetti. Darbe girişiminin başarısız olduğunu belirten Başbakan, “Başarısız darbe girişimi, devrime ve büyük halkımızın tüm başarılarına yönelikti. Sivil demokratik geçişi baltalamayı ve tarihi halk hareketinin önünü kapatmayı amaçlıyordu. Ancak halkın kararlılığı, demokratik geçiş sürecine karşı darbe girişiminden daha güçlüydü. Bu yüzden darbenin önü kesildi ve girişim başarısız oldu” şeklinde konuştu.
Başbakan Hamduk, hükümetin sivil kanadını temsil eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) koalisyonunun liderleriyle uzun bir görüşmeden sonra gerçekleri halka açıklamak için Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el Burhan ile kapsamlı temaslar kurma sözü verdi.
Hamduk sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başarısız darbe girişimi, emniyet ve askeri kurumlarda reform yapılması gereğini açıkça göstermiştir. Bu başarısız girişim, devrimin sloganlarına ve ilkelerine dayalı bir ortaklığa, sivil ve demokratik geçişe giden ve başka alternatifin olmadığı bir yola ulaşmak için geçiş sürecinin tam bir şeffaflık ve açıklıkla gözden geçirilmesi çağrısında bulunmaktadır.”
Darbe girişimi sırasında darbeyi planlayanların tutuklandıklarını ve sivil yönetimi ortadan kaldırmak için attıkları adımların engellendiğini belirten Hamduk, gerçeklerin Sudan halkına ve tüm dünyaya anlatılması çağrısında bulundu. Ayrıca, darbeye karışan askeri ya da sivil tüm kişiler hakkında şeffaf bir şekilde ve yasalara uygun olarak işlem yapılacağının altını çizen Başbakan, Ömer el Beşir Rejiminin Etkilerini Ortadan Kaldırma Komitesi de dahil olmak üzere hükümetin ve yetkili makamların geçiş sürecini korumak ve kendi ifadesiyle halen geçiş süreci için tehdit oluşturan eski rejimin etkilerini dağıtmaya devam etmek için acil önlemler alacağını kaydetti.
Ekonomide toparlanmaya gidildiği ve ekonomide reform politikalarının tüm makroekonomik göstergelerde meyvelerini vermeye başladığı bir dönemde yapılan darbe girişiminin, ekonomik koşulları iyileştirmenin yolu kapatmaya yönelik olduğunu ifade eden Başbakan Hamduk, “Bu gelişme, hükümetin ve Maliye Bakanlığı’nın tüm ulusal kaynaklar üzerindeki yetkisini güçlendirmesi ve halkımızın hayat şartlarını iyileştirmeyi öncelikli bir konu olarak görmesi gerektiğinin bir işaretidir” dedi. Sudan’da ordunun, ülke kaynaklarının yüzde 80'inden fazlasını kontrol ettiği biliniyor.
ÖDBG koalisyonunun, ‘demokratik geçiş sürecini güçlendirmek ve devrimin hedeflerine ulaşmak için gerçek bir garanti’ olduğunu ifade eden Hamduk, Sudan halkını, geçici hükümeti desteklemek ve Egemenlik Konseyi, Anayasa Mahkemesi, Yüksek Yargı Konseyi, Başsavcı ve komiteler dahil tüm geçiş dönemi kurumlarını tamamlamak için tüm barışçıl şekillerde haklarını kullanmaya çağırdı. Hamduk bu çerçevede, yaşananların ‘alınan bir ders ve işleri düzeltmeye yönelik gerçek ve ciddi bir duruş için bir sebep’ olduğunu söyledi.
Öte yandan Sudan ordusundan dün yapılan kısa açıklamada, “Dün sabah erken saatlerde çeşitli rütbelerden birkaç subay ve asker, ülkede iktidarı ele geçirme girişiminde bulunmaya çalıştı” ifadeleri kullanıldı.
Sudan'da Egemenlik Konseyi Medya Danışmanı Tuğgeneral Tahir Ebu Hace’nin imzasını taşıyan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Durumu kontrol altına alan ordu, başarısız darbe girişime karışan 21 subay ile çok sayıda astsubay ve askeri tutukladı. Darbecilerin kontrol ettiği tüm mevziler de geri alındı.”
Açıklamada geri alınan mevzilerin nereler olduğu belirtilmedi. Açıklamada, ilgili makamların, darbe girişimine karşılan diğer kişilerin de tutuklanması için inceleme ve soruşturmaların devam ettiği kaydedildi.
Kültür ve Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Baloul, televizyon ve radyo kanalları tarafından aktarılan açıklamasında, “Geçici hükümet ve ilgili düzenli kurumlar, durumu kontrol altına almak ve darbe girişimini engellemek için tam bir koordinasyon içinde çalıştı” dedi. Baloul, sivil yönetim kurumlarının, ‘halkın kazanımlarını ve devrimlerini ihmal etmeyeceğini ve demokratik geçiş sürecini devrimin etrafında gizlenen karanlık güçlerden korumak için savunma hattının en ön safında olacağını’ vurguladı.
Bakan Baloul, devrimci güçlere ve direniş komitelerine, siyasi partilere ve barışı savunan taraflara, meslek ve sendika derneklerine ve Sudan halkının tüm kesimlerine, ‘ihtiyatlı olmaları ve şanlı Aralık devrimini durdurmaya çalışan girişimlere karşı dikkatli davranmaları’ çağrısında bulundu.
Eski rejimi destekleyen yüksek rütbeli ordu komutanlarının liderliğindeki darbeciler, iktidarı ele geçirmeye hazırlanırken başkent Hartum'da zırhlı ve paraşütlü güçleri kontrol altına almaya çalıştılar. Egemenlik Konseyi Sözcüsü Muhammed el Feki Süleyman, darbe girişimine katılanların tutuklanmasının ardından, resmi Facebook sayfasından darbecilere karşı uyarıda bulunduktan sonra, halkın tüm kesimlerini ülkelerini savunmaya ve geçiş sürecini korumaya çağırdı.
Hükümetin sivil kanadı ÖDBG içerisinde yer alan partiler ise, geçiş dönemini ve demokratik dönüşümü askeri darbeler veya başka yollarla baltalamaya yönelik her türlü girişimin karşısında dimdik durduklarını vurguladılar. Partiler, düzenli kurumların, ordunun, polisin ve diğer güvenlik birimlerindeki reformun hızlandırılmasının ve devrimin hedeflerini savunmak için ulusal birliğin öneminin altını çizdiler. ÖDBG’deki partiler biri olan Sudanlı Profesyoneller Derneği (SPD) de ‘geçiş sürecini baltalamak için kaos yaratmaya çalışan’ tarafları uyardı. SPD, silahlı kuvvetlerin yeniden yapılanmasını hızlandırmak, darbecilerden temizlemek ve suç ortaklarını ordunun ve eski rejimin kalıntılarının yolunu kesmek için bir kez daha ‘özgürlük ve değişim’ çağrısında bulundu.
Diğer taraftan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el Burhan, bazı komutanlarının darbe girişimine katıldıkları haberlerinin ardından dün Zırhlı Kolordu Birliği’ni ziyaret etti. Egemenlik Konseyi’nin resmi Facebook hesabından yapılan açıklamada, Orgeneral Burhan'ın eş-Şecera kışlasındaki Zırhlı Kolordu Birliği’ni ziyaret ettiği, subayları ve askerleri selamladığı ve olaylara müdahale sırasında sergiledikleri olgun davranıştan ötürü kendilerine teşekkür ettiği belirtildi.
Darbeye yönelik ilk uluslararası tepki ise Troyka ülkelerinden geldi. ABD, İngiltere ve Norveç, sivillerin öncülük ettiği geçiş sürecini baltalamak isteyenlere karşı uyardılar ve Sudan'ın uluslararası ortaklarının, Sudan halkının ve geçici hükümetinin arkasında duracaklarını vurguladılar. Sudan halkının demokratik ve barışçıl bir gelecek yaratma çabalarını engellemeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerinin altını çizen Troyka ülkeleri, sivillerin liderliğindeki demokratik geçiş sürecini desteklediklerini açıkça ifade ettiler.
Troyka ülkeleri, yönetimin sivil ve askeri tarafları ile tüm siyasi aktörlere, demokratik geçiş sürecine yönelik tehditleri önleme, geçiş dönemi kurumlarını oluşturma ve hem doğudaki hem de diğer bölgelerdeki gerilimleri ele almaya çalışma çağrısında bulundular.

 


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.