Tunus askeri yargısından Onur Koalisyonu üyelerine tutuklama kararı

Tunus polisleri (arşiv - AFP)
Tunus polisleri (arşiv - AFP)
TT

Tunus askeri yargısından Onur Koalisyonu üyelerine tutuklama kararı

Tunus polisleri (arşiv - AFP)
Tunus polisleri (arşiv - AFP)

Tunus'ta askeri yargı, Parlamento'daki Onur Koalisyonu Başkanı Seyfeddin el-Mahluf ve aynı partiden milletvekili Nidal el-Suudi hakkında kamuoyunda "Havalimanı olayı" olarak bilinen davada tutuklama kararı aldı.
Mahluf'un avukatı İnas el-Harras resmi Facebook sayfasından yaptığı yazılı açıklamada, başkent Tunus'taki Daimi Askeri Mahkemesinin saatlerce süren sorgu ve savunmanın ardından Mahluf ve Suudi hakkında tutuklama kararı verdiğini duyurdu.
Askeri mahkeme, aynı davadan Tunus Parlamentosu'nda 18 milletvekili olan Onur Koalisyonundan başka milletvekillerini daha yargılıyor.
Ayrıca, Mahluf hakkında bir askeri hakim tarafından dün açılan bir başka dava 30 Eylül'de görüşülmesine başlanacak.
Mahluf ve arkadaşları geçen süreçte birkaç kez gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı.

Seyfeddin Mahluf ve "Havalimanı olayı"
Tunus Havalimanı'nda, mart ayında yaşanan olayda güvenlik görevlilerinin hakkında yurt dışı çıkış yasağı olmayan ve yasal herhangi bir engeli bulunmayan bir kadının, ülke dışına çıkışına "keyfi" bir şekilde engel oldukları belirtilmişti.
O sırada havalimanında olan Onur Koalisyonu milletvekillerinden, Başkan Seyfeddin Mahluf, Abdullatif el-Alevi, Muhammed Affas ve Mahir Zeyd, duruma müdahale ederek kadının hakkını savunduklarını açıklamıştı.
Havalimanındaki bu anlaşmazlığın ardından, devrik Devlet Başkanı Zeynelabidin bin Ali döneminde uygulanan, "terör şüphesi bulunanların ülke dışına çıkışının engellenmesi"ni öngören bir prosedürün yürürlükte olduğu ortaya çıkmıştı.
Tunus askeri yargısı, 31 Temmuz'da Meclis'te 18 milletvekili bulunan Onur Koalisyonu milletvekillerinden 4'ü hakkında havalimanı olayı davasıyla ilgili tutuklama kararı vermişti.
Onur Koalisyonu Milletvekili el-Habib bin Siydhum da tutuklama kararını sosyal medyadan duyurmuştu.
Askeri mahkeme 3 Ağustos'ta, söz konusu 4 milletvekili ve bir avukat hakkında çıkarılan tutuklama kararını iptal etmişti.
Başkent Tunus'taki Daimi Askeri Mahkemesi Sorgu Hakimi, Onur Koalisyonu Başkanı Seyfeddin Mahluf, Abdullatif el-Alevi, Muhammed Affas ve Mahir Zeyd ve avukat Mehdi Zagruba hakkındaki arama kararının iptaline hükmetmişti.
Mahkeme kararında, bu kişiler haklarındaki diğer hukuki prosedürlerin tamamlanmasının beklendiği belirtilmişti.

 


Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.