Suriye: Yolların yeniden açılmaya başladığı Dera’da 2 bin 300 kişi uzlaşma anlaşmasına katıldı

Bölgenin önde gelenleri ile Rus heyetleri Suriye’nin güneyindeki ateşkesi güçlendirmek için toplantı düzenledi.

Dera’da rejimin kontrolündeki Panorama kavşağındaki yol açılıyor (Dera 24)
Dera’da rejimin kontrolündeki Panorama kavşağındaki yol açılıyor (Dera 24)
TT

Suriye: Yolların yeniden açılmaya başladığı Dera’da 2 bin 300 kişi uzlaşma anlaşmasına katıldı

Dera’da rejimin kontrolündeki Panorama kavşağındaki yol açılıyor (Dera 24)
Dera’da rejimin kontrolündeki Panorama kavşağındaki yol açılıyor (Dera 24)

Dera’nın batısında yıllardır ilk defa toprak bariyerler kaldırılıp yollar açılırken, Dera’nın batı kırsalındaki Tafas kentinde Merkez Müzakere Komitesi üyeleri, Dera Valisi Mervan Şerbek, İl Emniyet Müdürü, Rusya’nın Suriye’nin güneyindeki uzlaşılarından sorumlu subayı ve bölgenin önde gelenleri bir araya geldi. Görüşmede Rusya’nın Suriye’nin güneyindeki Dera’nın batı kırsalında yeni bölgeler için sunduğu yol haritasının uygulanmaya başlanmasının ardından bölgede meydana gelen gelişmeler ele alındı.
Yerel kaynaklar, Merkez Müzakere Komitesi’nin bir üyesinin pazartesi günü Dera’da rejime bağlı Güvenlik Komitesi üyeleri ile Rus askeri polislerin önünde Suriye rejiminin bir subayını tehdit ettiğini bildirdi. Kaynaklara göre söz konusu subay, Yermuk Havzası bölgesindeki Mesakin Celin kavşağında bulunan 4’lü kontrol noktasından sorumlu.
Merkez Müzakere Komitesi’nden bir üye Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Muhalif grupların eski bir komutanı ve Dera’nın batısındaki Merkez Müzakere Komitesi’nin bir üyesi olan Ebu Mürşid El-Berdan, bir Rus subayı Suriye Güvenlik Komitesi’nden bir subay ile Mesakin Celin 4’lü kontrol noktasına doğru yola çıktılar. Bu kontrol noktası, bölgedeki vatandaşların, kontrol noktasının sorumlu subayı ve unsurlarının davranışlarından dolayı yaptığı şikayetler nedeniyle kötü bir üne sahip. Heyet kontrol noktasına ulaştığında, oradan sorumlu subay ve unsurları hazır bekliyorlardı. Sorumlu subay orada bulunanlara hitaben ‘herkesi bana saygı duymak zorunda bırakacağım’ diye bağırmaya başladı. Bunun üzerine Berdan, subaya cevaben ‘Saygılı ol ki başkalarından da saygı gör. Bu barbarlıkla yolunu kaybetmişsin. Zira misafire ikramda bulunulur, düşman ise küçümsenir. Bu kontrol noktasında daha önce 100’ün üzerinde DEAŞ’lı öldürdük. O zamanlar Yermuk Havzası’nda bulunuyorlardı. Dera halkını küçük düşürme girişimi durmaz ve devam ederse o öldürdüklerimize bir kişi daha eklemeye hazırız’ ifadelerini kullandı” dedi.
Kontrol noktasından sorumlu subayın sözleri, orada bulunan rejime bağlı Güvenlik Komitesi’nin subayı ile Rus subayını kızdırdı. Bunun üzerine iki subay, kontrol noktasından sorumlu subay ile unsurlarına orayı tahliye etmesini talep etti. Sorumlu subay ise bunun üzerine kendisine bağlı unsurlara silahlarını, rejim subayı ve Rus askeri polisler ve Merkez Müzakere Komitesi üyesi de dahil olmak üzere orada bulunanlara doğrultma emri verdi. Gelen heyet bunun üzerine geri çekildi. Kontrol noktasından sorumlu subay tutuklandı ve kontrol noktasındaki tüm unsurlar görevden alınarak yerlerine yenileri gönderildi.
Bu gelişmeler, Dera halkının kontrol noktasının provokatif uygulamalarını ve yoldan geçenlerden yüksek ücretler almasını şikayet etmesi üzerine geldi. Zira kontrol noktasındaki unsurlar, sebze taşıyan araç ve kamyonlardan 5 bin Suriye lirası, yoldan geçen vatandaşlardan ise kişi başına 500 Suriye lirası alıyordu. Buna ek olarak oradaki görevliler vatandaşa hakaret ediyordu.
Mesakin Celin kontrol noktası, bu olaydan sonraki günün sabahında şiddetli silahlı çatışmalara sahne oldu. Aktivistler, kontrol noktasının eski sorumlu subayı ile unsurlarının kovulması üzerine rejimin Askeri Güvenlik Birimi, Hava İstihbarat Birimi ve 5. Tümen grupları arasında silahlı çatışmaların yaşandığını bildirdi.
Dera’daki aktivistlere göre, rejimin Güvenlik Komitesi, Merkez Müzakere Komitesi’ne kentte imzalanan anlaşmanın maddelerinin uygulanmasını tamamlayacağını ve Dera el-Beled Mahallesi, Es-Sed Yolu ve Kamp mahalleleri başta olmak üzere bütün mahallelerin arasındaki kontrol noktalarını ve bariyerleri kaldıracağını, Dera kent merkezi ile Dera Devlet Hastanesi yolunu açacağını ve rejimin kentte kontrol ettiği bölgelerde kontrol noktalarına yakın evlerde konuşlanan Suriye ordusu unsurlarını tahliye edeceğini bildirdi.
Rejim tarafı, daha önce şehir merkezinde motosiklet kullanımının yasaklanmasından dolayı merkezde motosiklet kullanılmamasını talep ederek, buna karşı gelenlerin ise sorumluluğunu üstleneceğini belirtti.
Aynı zamanda Suriye rejim güçleri, Dera’da rejimin kontrol ettiği bölgedeki Panorama yol kavşağını tekrar trafiğe açtı. Bu yol Dera’nın batı kırsalına açılıyor. Rejim güçleri, yıllar önce yolun çevresine kurduğu ve sivil geçişleri engellediği toprak bariyerleri de kaldırdı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Rusya’nın garantörlüğündeki anlaşmanın uygulanmaya başlamasının üzerinden 17 gün geçtiğine işaret ederek, bu süreçte daha önce zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmediği için haklarında yakalama kararı çıkarılan bazı siviller ile yerel gruplara bağlı savaşçılardan 2 bin 300 kişinin uzlaşma anlaşmalarına katıldığını kaydetti. Gözlemevi’ne göre rejim güçlerinin son günlerde bölgede konuşlanma çalışmaları kapsamında, Dera el-Beled’de Bihar bölgesi, El-Ömeri Camii çevresi, El-Abbasiye bölgesi, şelaleler yöresi, Musallah, Kubbe ve Şebibe bölgeleri ile El-Kaziye çevresinde bulunan toplam 8 noktada rejimin 13 yeni mevzi oluşturduğunu, Tafas kentinde 3 askeri nokta kurduğunu, El-Muzeyreb beldesindeki El-Miğfer El-Kadim Apartmanı’na rejim güçlerinin konuşlandığını, Mesakin Celin kavşağına yeni bir kontrol noktası kurulduğu belirtildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.