Husilerin saldırıları sebebiyle Yemen’de iç savaş sürüyor

Yemen ordusu Şebva’daki bölgeleri geri alırken, Husiler Marib'e yönelik saldırılarını sürdürüyor

Husilerin saldırıları sebebiyle Yemen’de iç savaş sürüyor
TT

Husilerin saldırıları sebebiyle Yemen’de iç savaş sürüyor

Husilerin saldırıları sebebiyle Yemen’de iç savaş sürüyor

Yemen’deki askeri kaynaklar, Yemen Ulusal Ordusu’nun ve ona bağlı halk direniş güçlerinin dün (Çarşamba) Şebva kentindeki Husi milislerine karşı bir dizi stratejik bölgeyi geri alarak bölgede kontrolü yeniden ele geçirdiğini bildirdi. Diğer taraftan Husi milislerin Marib’in güneyindeki Harib ilçesini kontrol altına aldı.
İran destekli Husi Ensarullah örgütü milisleri, Salı günü Beyda tarafından sürpriz bir saldırı başlatarak Şebva’ya bağlı Ayn, Beyhan ve Usaylan ilçelerini ele geçirmişlerdi. Husiler dün (Çarşamba) ise Ayn bölgesinden ilerleyerek stratejik Harib bölgesinin kontrolünü sağladı.
Askeri gözlemcilere göre milisler, batı ve kuzeybatıdan devam eden saldırılarıyla eşzamanlı olarak, güneyden merkezine yaklaşık 50 km uzaklıkta bulundukları Marib şehrini kuşatmaya çalışıyorlar.
Öte yandan Yemenli resmi kaynaklar, halk direniş güçleri tarafından desteklenen Ulusal Ordu unsurlarının, Husilerin sadece saatler süren ele geçirmesinin ardından Şebva’daki Useylan semtinde bir dizi stratejik ve önemli yeri yeniden ele geçirdiğini belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Yemen resmi ajansı SABA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak, ordunun cesaretine ve bölgeleri geri alarak Husi milisleriyle şiddetli çatışmalara girmedeki direnişine övgüde bulunarak, "Ordu üyeleri Usaylan ilçesinin ticaret merkezinin olduğu Nakub şehrine doğru ilerlemeye devam ediyor” dedi.
Şebva Valisi Muhammed Salih bin Adyu, Şebva’nın İran yanlısı Husi milislerinin kalıntıları için bir mezarlık olacağına söz verdi. Resmi kaynakların aktardığına göre Adyu, "Darbeci milislerin kalıntıları, vücutlarını yiyip bitirecek uçsuz bucaksız Şebve çölünün eteklerinde intihar ediyor ve ölümden kaçma şansları yok" dedi. Askeri kaynaklar, hükümet güçlerinin Şebve'nin kuzeybatısındaki es-Suveyda bölgesinde bulunan 163. Tugayı’na ait karargahı ve stratejik Suleym Dağı’nın bulunduğu Suleym bölgesini geri aldıklarını duyurdu.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, ordunun, Marib vilayetinin güneyindeki Abdiya cephesinde İran destekli Husi milislerin konuşlandığı yerlere baskın düzenlediğini bildirdi.   Ayrıca Husi milislerin Salı gününden beri Şebve vilayetinin batı tarafında gruba karşı şiddetli savaşlar yürüttüğünü kaydetti. Merkez tarafından yapılan açıklamada, Ayn ve Beyhan bölgelerindeki çatışmalarda onlarca Husi milisinin öldürüldüğü, 3 zırhlı aracın ve 6 aracın silah ve mühimmatla imha edildiği belirtildi. Hükümet güçlerine ön saflarda destek olmak için çok sayıda takviye güçlerin bölgeye geldiği belirtilen açıklamada, ayrıca kurtuluş savaşında güçleri desteklemek ve eyaleti işgalci Husi milislerine karşı savunmak için Şebve kabilelerinin seferberlik ilan ettiği ifade edildi. 
Şarku'l Avsat'a konuşan askeri kaynaklara göre, Husiler Marib şehrine doğru sızma girişimi çerçevesinde ani ilerleyerek Marib'in güneyindeki Cuba, Cebel Murad ve Abdiya semtlerini doğudan geçip Harib ilçesinin bulunduğu bölgeyi kuşatmayı hedefliyor. 
Husilerin Marib'e karşı sürekli saldırıları, grubun BM ve ABD’nin çağrılarına rağmen savaşı durdurmakta ciddiyetsiz olduğunu gösteriyor.
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, iki gün önce Umman’ın başkenti Maskat'a yaptığı ziyarette Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ve bazı üst düzey yetkililerle bir araya geldi. Ayrıca Husi grubunun baş müzakerecisi Muhammed Abdusselam Felita ile bir araya geldi.
Elçinin resmi internet sitesinde Grundberg’in Yemen'de barış umutları hakkında Busaidi ile görüş alışverişinde bulunduğu ve Birleşmiş Milletler'in çabalarına sürekli desteği için Umman’a teşekkür ettiği belirtildi. Grundberg açıklamasında, Umman Sultanlığı, Yemen’de barışa ilişkin önemli ve etkin bir rol oynamaya devam ediyor.  
Açıklamada, Grundberg'in Husi temsilcisine Yemen'deki çatışmaya kapsamlı bir siyasi çözüm bulmak için taraflarla birlikte çalışma taahhüdünü yeniden teyit ettiği belirtildi. Grundberg, “Sürdürülebilir bir barış, ancak barışçıl müzakere yoluyla varılan bir çözümle sağlanabilir. Tüm çabalar, Yemenlilerin isteklerini karşılayan çözümlerle sonuçlanacak siyasi bir süreci canlandırmaya yönelik olmalıdır" dedi.
Yemen hükümeti, üç referansa dayalı çözüm konusundaki tutumunu sürdürürken ülke siyasetinde, Husi milislerin askeri adımlarını sürdürmekte ısrar etmesi, ekonomik kriz ve geri alınan bölgelerdeki çatışmaların sürmesi, meşru hükümetin geçici başkent Aden'e dönememesi ve görevlerini yerine getirememesi nedeniyle iyimserlik azalmış durumda.  
Meşru hükümet, barış sürecini yeniden sağlamanın, Husi milislerine saldırılarını durdurmaları ve kapsamlı bir ateşkesi kabul etmeleri için baskı yapmakla başlayacağını belirtti. Hükümet bunun, başta Husi milislerin çeşitli bölgelerde ve cephelerde sürdürdüğü savaşın yıkıcı ekonomik ve insani etkilerini hafifletme olmak üzere çeşitli başlıklara olumlu yansıyacağını vurguladı. 
Husi Ensarullah örgütünün lideri Abdulmelik el-Husi, 20 Eylül’de yeni Yemen bölgelerini ele geçirmek için mücadeleye devam etme sözü verdi. Husi ayrıca, destekçilerine cephelere daha fazla asker ve daha fazla para toplama çağrısı yaptı.
Husi liderleri, Grundberg'in atanmasıyla birlikte, öncelikli olarak petrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmeyi amaçlayan askeri operasyonlarının ve bölgede genişlemeye devam etmeleri konusundaki ısrarlarına atıfta bulunarak, Grundberg’in bölgede beklenen rolüne fazla güvenmediklerini açıklamaları dikkat çekti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.