Abbas, İsrail’in iki devletli çözümü reddetmesine karşı uluslararası bir tutum çağrısında bulunacak

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
TT

Abbas, İsrail’in iki devletli çözümü reddetmesine karşı uluslararası bir tutum çağrısında bulunacak

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nabil Abu Rudeineh dün (Perşembe) günü yaptığı açıklamada, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın bugün (Cuma) Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapacağı konuşmada, İsrail’in iki devletli çözümü reddetmesine karşı uluslararası bir tutum çağrısında bulunacağını söyledi.
Dün resmi Resmi Filistin Radyosuna konuşan Nabil Abu Rudeine, Abbas’ın BM Genel Kurulu’nda yapacağı konuşmasında, İsrail’in iki devletli çözüme zarar vermek ve uluslararası meşruiyet kararları uyarınca bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını engellemek için tek taraflı olarak attığı adımları ele alacağını belirtti.
Alman haber ajansı DPA’nın aktardığına göre, Devlet Başkanlığı Sözcüsü yaptığı açıklamalarda, Abbas’ın başta yerleşimlerin genişlemesinin durdurulması olmak üzere İsrail’in Filistin halkına, topraklarına ve kutsal bölgelerine yönelik artan saldırganlığının durdurulması için uluslararası toplumun sorumluluklarını üstlenmesi gerektiğini vurgulayacağını açıkladı. Sözcü, Devlet Başkanı’nın konuşmasının son derece net olacağını ve Filistin davası, İsrail ile ilişkiler, uluslararası toplum ve ABD yönetimi ile ilgili birçok konuyu içereceğini belirtti. Özellikle uygulamaya konmamış uluslararası meşruiyet kararları ve İsrail hükümetinin barışı reddetmesi konularında uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenmeleri çağrısını içereceğini de sözlerine ekledi.
Abu Rudeine, Filistin diplomatik hareketinin tüm bölgesel ve uluslararası taraflarla "dünya bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını engellemekten sorumlu tutulana kadar" devam edeceğini vurgulayarak, İsrail ve Amerika'nın kayıtsızlığı nedeniyle İsrail'in sahada işlediği suçlar devam ediyor" dedi.
Bölgedeki felç durumunun ve yoğun gerilimin, uluslararası barış konferansının yapılabilmesi ve uluslararası meşruiyet kararlarının uygulanması için ABD yönetimiyle temaslar da dahil olmak üzere önemli adımların atılması gereken bir yol ayrımına geldiğini vurguladı.



Gazze… Kuzey ve güneyden kaçan insanlardan oluşan bir şerit

 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)
 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)
TT

Gazze… Kuzey ve güneyden kaçan insanlardan oluşan bir şerit

 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)
 Muhammed Şeyh'in ailesi Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına giderken (Şarku'l Avsat)

Gazze, dün İsrail'in güneydeki Refah, kuzeydoğudaki Şucaiye ve diğer bölgelerdeki tehditleri karşısında, savaşın başlamasından beri yaşanan en büyük kitlesel göç dalgalarından birinde, yüz binlerce insanın kaçtığı bir şerit haline geldi.

İsrail işgal ordusu, bazı bölgelerde yaşayanları tahliye etmeye zorlamak için "tehlikeli ve acil uyarı" yaparken, baskınlar devam etti ve dün gün içinde 20'si Şucaiyye mahallesine düzenlenen saldırıda olmak üzere en az 97 kişi hayatını kaybetti.

Savaşın dehşetinden bitkin bedenleri ve acısının yükünü kalplerinde taşıyarak kaçan insanlar, İsrail savaş makinesinin onları harabeye çevirmesiyle zar zor dayanabildikleri evlerinin yıkıntılarına son kez bakmadan önce, ellerinde kalanları aceleyle topladılar ve ailelerinden hayatta kalanları da taşıdılar.

Şarku'l Avsat, Refah'tan Han Yunus'taki el Mevasi kampına ikinci yolculuklarında iki aileye eşlik etti ve yolun bitmek bilmeyen çilesini gözlemledi. Göç sırasında 20 yaşındaki Ahmed Kavarea şunları söyledi: “Ne zaman bir savaş bitse, ardından daha zor bir savaş geliyor. “Başımıza gelenlerden daha zor ve evlerin başımıza yıkılmasından daha zalim bir şey yok.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararını hiçe sayarak Macaristan'a gitti ve Macaristan bu ziyaretin ardından UCM’den çekilme kararı aldı.