Çin'den 100 maddelik "ABD müdahalesi" listesi

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 76. oturumunda uzaktan konuşuyor (AP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 76. oturumunda uzaktan konuşuyor (AP)
TT

Çin'den 100 maddelik "ABD müdahalesi" listesi

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 76. oturumunda uzaktan konuşuyor (AP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 76. oturumunda uzaktan konuşuyor (AP)

Çin, ABD'nin Hong Kong'un işlerine müdahalede bulunduğunu iddia ettiği 100'den fazla olayı cuma günü listeledi. Bunların arasında Başkan Joe Biden'ın ülkedeki basın özgürlüğünü eleştirmesi de bulunuyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian bir basın açıklamasında "ABD, Çin karşıtı ve Hong Kong'da sorun çıkaran hiçbir güce müsamaha göstermemeli, yoksa kendi ayağına sıkmış olur" dedi.
Bakanlık, internet sitesinde yayımladığı listede eski ABD Başkanı Donald Trump'ı Pekin'in iç işlerine karışmakla suçlarken onun 2020'de Hong Kong Özerklik Yasası'nı imzalamasına da yer verdi.
Trump, yasa aracılığıyla Hong Kong'un ABD yasaları altındaki özel statüsüne ve gördüğü ekonomik muameleye son vererek Çin'e, şehre uyguladığı "baskıcı eylemlere" cevaben yaptırım uygulamayı amaçlamıştı.
Çin hükümeti, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Trump yönetimi altında Çin merkezi hükümeti ve Hong Kong hükümetinden 4 yetkiliye Hong Kong'un barış, güvenlik ve özerkliğini tehdit ettiği için yaptırım uyguladığını iddia etti.
Pekin ayrıca Biden'ı "basın özgürlüğünü bahane etmekle" suçladı ve Apple Daily gazetesinin haziranda kapatılmasını "basın özgürlüğü için üzücü bir gün" ve "Pekin'in baskısının yoğunlaşmasının" bir işareti olarak nitelendirdiği için ağır şekilde eleştirdi.
Çin hükümetinin "müdahaleler" listesinde temmuzda yaşanan bir olaydan bahsediliyor: ABD Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde 21 ülkenin "Apple Daily'nin kapatılması, Çin'e karşı gelenlerin gözaltına alınması ve Hong Kong'da karışıklık yaratmaya çalışılması karşısında ciddi endişe duyduklarını" ifade ettiği ortak bir açıklama yayımlamıştı.
Listede "Ayrıca, HKSAR hükümetinin (Hong Kong Özel İdari Bölgesi Hükümeti) kolluk kuvvetlerinin faaliyetlerine, Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası'na ve merkezi hükümetin Hong Kong politikasına karşı temelsiz suçlamalar yapıldı" ifadeleri kullanıldı.
Demokrasi yanlısı Apple Daily gazetesi genel merkezine 500 polis memurunun katıldığı bir baskın yapılmasının ve hükümetin önemli varlıklarını ve banka hesaplarını dondurmasının ardından kapanmak zorunda kalmıştı. Gazetenin kurucusu Jimmy Lai, Ekim 2019'da hükümet karşıtı bir protestoya katıldığı için 14 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Çin, 2019'da Hong Kong'da demokrasi yanlısı protestoların patlak vermesinin ardından bağımsız basın üzerindeki baskısını artırmıştı.
Pekin, Hong Kong için bir ulusal güvenlik yasası çıkarmış, birçok eleştirmen yasayı ifade özgürlüğünü kısıtlamak ve gazetecilerle aktivistlerin kolayca yargılanmasına izin vermekle eleştirmişti. Son iki yılda Çin, vizeleri yenilemeyi reddetmek suretiyle birkaç yabancı gazeteciyi sınır dışı etmişti.
Listede ayrıca Beyaz Saray sözcüsü Nancy Pelosi ve The Christian Science Monitor'la yaptığı bir kahvaltı toplantısından bahsediliyor: Pelosi'nin kahvaltıda Hong Kong'daki protestoların "görülmesi gereken güzel bir manzara" olduğunu söylediği iddia ediliyor.
Listede "Pelosi böylece isyancıları alenen merkezi hükümete ve HKSAR hükümetine karşı yasadışı ve şiddet içeren eylemlerde bulunmaya çağırdı" ifadeleri yer alıyor.
Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence'in "Çin karşıtı konuşması" ve eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Hong Kong'a ilişkin açıklamaları da listede yer buldu.
Öte yandan Biden, ABD'deki Hong Kong sakinlerine, binlerce kişinin ülkede kalış sürelerini uzatmasına izin veren bir "güvenli sığınak" teklif etmişti.
Independent Türkçe



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.