Irak’tan çalınan tarihi eserler iade ediliyor

Irak'a iade etmeden önce ‘Gılgamış Tableti’ni inceleyen Amerikalı arkeologlar. (EPA)
Irak'a iade etmeden önce ‘Gılgamış Tableti’ni inceleyen Amerikalı arkeologlar. (EPA)
TT

Irak’tan çalınan tarihi eserler iade ediliyor

Irak'a iade etmeden önce ‘Gılgamış Tableti’ni inceleyen Amerikalı arkeologlar. (EPA)
Irak'a iade etmeden önce ‘Gılgamış Tableti’ni inceleyen Amerikalı arkeologlar. (EPA)

Irak Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanı Dr. Hasan Nazım, Irak ile ABD arasındaki kültürel ve eğitimsel iş birliğinin devam ettiğini duyurdu. Bunun, Musul Müzesi'nin geliştirilmesinde diğer Amerikan miras kurumlarıyla iş birliğinin yanı sıra Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği tarafından desteklenecek olan eğitim misyonları ile gerçekleştirildiğini söyledi.
Nazım, ‘Gılgamış Tableti’nin 1990’ların başında çalınmasının ardından Irak'a resmi ve yasal olarak iade edilmesi için dün Washington'a yaptığı ziyarette Şarku'l Avsat'a verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Bağdat, Irak'ın tarihi eserlerinin çalınmasını ve ticaretini önleyen ve sınırlayan yasa ve yönetmelikleri çıkarmak için dünya ülkeleri ve uluslararası kuruluşlarla birlikte çalışıyor.”
Bu adımın Irak tarihinde, ülke mirasının geri alınması açısından oldukça önemli olduğunu, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi'nin iki ay önce ABD'ye yaptığı ziyaretin ardından geldiğini ve Iraklıların yaklaşık 17 bin miras parçası geri aldığını vurguladı. Ayrıca bunu Iraklılar ile ABD tarafı arasında yürütülen sürekli çalışmanın sonucu olduğuna dikkat çekti. Nazım sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim için bu, tarihi eserlerin kaçakçılığını ve ticaretini önleyen yasaları çıkarmamıza yardımcı olan dost ülkelerin ve büyük çabaların bir sonucudur. Kültür ve Eski Eserler Bakanlığı, Avrupa, ABD ve diğer ülkelerde çalınan tüm Irak tarihi eserlerini ve kültürünü kurtarmak için çalışıyor. Eski eserlerin çalınması ve satılmasını önlemek ve yasaklamak için Birleşmiş Milletler'in aldığı karar doğrultusunda hareket ediyoruz.”
Irak Kültür Bakanı, ülkesi ile ABD arasındaki kültürel iş birliğinin devam ettiğini, Irak'ın Smithsonian Müzesi de dahil olmak üzere ABD kültür kurumlarıyla her zaman iç içe bir biçimde çalıştığını kaydetti. Ayrıca Louvre Müzesi'nin yanı sıra Musul Müzesi'nin geliştirilmesi için yürütülen ‘Sanal Irak Ulusal Müzesi’ projesi üzerinde çalışmaların devam edildiğini bildirdi.
ABD’nin Irak'ta eğitimin desteklenmesine katılımı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Nazım şu ifadeleri kullandı:
“Bu işbirliği, Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği ve Irak'ta 10 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ‘IREX’ eğitim kurumu aracılığıyla Irak'ta eğitimi ABD hükümetinden desteklemek ve finanse etmek için uzun üredir yürütülüyor.”
 Irak'taki en önemli eğitim platformlarından olan Bağdat Amerikan Üniversitesi'nin yanı sıra diğer araştırma kurumlarıyla olan iletişime de değinen Iraklı Bakan ayrıca şu açıklamalarda bulundu:
“Kültürel iş birliği devam ediyor. ABD Büyükelçiliği’ne göre eğitim misyonları kapsamında ABD’ye gönderilen yüzlerce Iraklı olduğu tahmin ediliyor. Bu durum uzun yıllardır sürüyor. ABD'li ve Iraklı yetkililer birçok kez söz konusu programın devam ettiğini doğruladı. Ancak son dönemde koronavirüs (Kovid-19) salgınının patlak vermesi nedeniyle bir erteleme yaşandı.”
Irak Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanı Dr. Hasan Nazım, Irak'ın uluslararası forumlardaki varlığı, son dönemde Başbakan Mustafa el-Kazımi hükümeti liderliğindeki diplomasi hamleleri ve kültürel alandaki temsiliyete ilişkin de açıklamalara bulundu. Suudi-Irak Koordinasyon Konseyi'nin kurulması, BAE ile ekonomik iş birliğinin yanı sıra Irak, Ürdün ve Mısır arasındaki üçlü iş birliği ve son olarak Irak'a dost ülkeleri bir araya getiren Irak’a Komşu Ülkeler Zirvesi’ne dikkat çekti.
Söz konusu açıklamalar, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) geçtiğimiz perşembe günü, ‘Gılgamış Tableti’nin anavatanı Irak'a geri dönüşüyle, kültürel varlıkların yasa dışı ticaretine karşı savaşta ‘açık bir zafer’ kutladığı bir zamanda geldi. Tablet, Sümer dilinde yazılmış ve dünyanın en eski edebi ve dini metinlerinden biri olarak kabul edilen Gılgamış Destanı’ndan pasajlar içeriyor.
Aktarılan bilgilere göre 3 bin 500 yıldan daha eski olan Gılgamış Rüya Tableti, UNESCO’ya göre 1991 yılında Irak'tan çalındı ve uluslararası müzayedelerde işlem gördü. 2019 yılında ABD Adalet Bakanlığı tarafından ele geçirilmeden önce 2007 yılında sahte yöntemlerle satışa sunuldu.
Basında çıkan haberlere göre 2003 yılında Amerikalı bir simsar söz konusu eseri Londra'da yaşayan bir aileden satın aldı. Eser, menşei açıklanmadan ABD'ye sevk edildi. Simsar, ABD’ye ulaştıktan sonra tableti 2007 yılında sahte bir belge kullanarak 50 bin dolara sattı. Tablet, 2014 yılında Hobby Lobby zincirinin sahibi Green ailesi tarafından Washington'daki İncil Müzesi'nde sergilemek amacıyla 1,67 milyon dolara satın alındı. Ancak 2017 yılında bir müze küratörü, satın alma sırasında sunulan belgelerin eksik olduğunu tespit etti. Ardından tabletin kaynağıyla ilgili sorgulamada bulundu.
ABD yargısı 2017 yılının temmuz ayında, Hobby Lobby şirketinin Mezopotamya dönemine ait binlerce eseri, çivi yazılı tabletleri ve eski mühürleri içeren arkeolojik hazineleri Irak'a iade edilmesi kararı aldı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.