New York Times: ABD Kongresi'ni basan isyancılar arasında bir FBI muhbiri de vardı

Kongre baskınının ardından Trump, olayları provoke ettiği iddiasıyla eleştirilmişti (AFP)
Kongre baskınının ardından Trump, olayları provoke ettiği iddiasıyla eleştirilmişti (AFP)
TT

New York Times: ABD Kongresi'ni basan isyancılar arasında bir FBI muhbiri de vardı

Kongre baskınının ardından Trump, olayları provoke ettiği iddiasıyla eleştirilmişti (AFP)
Kongre baskınının ardından Trump, olayları provoke ettiği iddiasıyla eleştirilmişti (AFP)

Bir FBI muhbirinin 6 Ocak isyancıları arasında olduğu ve Joe Biden'ın başkanlık zaferinin resmen onaylanmasına engel olmak isteyen çete ABD Kongresi'ne saldırdığı sırada idarecisine son gelişmeleri gerçek zamanlı olarak aktardığı bildirildi.
New York Times, ölümcül ayaklanmaya katılan binlerce kişi arasında yer alan aşırı sağcı milis grubu Proud Boys'un bir üyesinin, gün boyunca bir FBI ajanına mesaj attığını aktardı.
Muhbirin kimliğiyle ilgili olarak, sadece grubun Ortabatı'daki örgütlerinden birine mensup olduğu ifade edildi.
Habere göre muhbir, parlamenterlerin 2020 başkanlık seçimlerinin sonuçlarını onayladığı ABD Kongresi'ni grubun basmaya girişeceğini olaydan önce bilmiyordu. 
Bu, kolluk kuvvetlerinin sahada olup bitenler hakkında, önceden bilinenden daha fazla bilgi sahibi olduğunu gösteriyor.
Times'ın elde ettiği kayıtlar, muhbirin 6 Ocak sabahı Washington Anıtı'nın önünde diğer Proud Boys üyeleriyle buluşmasını resmediyor. Bu anıtın orada eski Başkan Donald Trump'ın konuştuğu "Hırsızlığı Durdur" mitingi yapılmış, sonrasında da ABD Kongresi şiddet dolu anlara sahne olmuştu.
Proud Boys'un protestolarda kavga çıkarmak gibi kötü bir ünü olsa da, muhbirin anlattıklarına göre, grup basitçe "sürü psikolojisinin güçlü bir şekilde hissedildiği Trump yanlısı insan kalabalığını takip ediyordu."
Milis üyelerinin ABD Kongresi'ne girip girmemek konusunda uzun bir tartışmaya tutuştuktan sonra binaya doğru yola çıktığı bildirildi.
Bir polis memurunun, muhtemelen Ashli Babbitt'e atıfta bulunarak, içeride birinin vurulduğunu söylemesi üzerine muhbir bir pencereden kaçmış.
Muhbir, isyandan önce ABD Kongresi'ne saldırmak için bir plan yapılmadığını ve o günkü olaylar hakkında oluşturulmuş Temsilciler Meclisi özel komitesinin soruşturmasında istihbarat örgütünün yer alabileceğini öne sürüyor gibi görünüyor.
Muhbirin örgütün liderlerinden değil, neferlerinden biri olduğu anlaşılıyor.
Ayaklanma ile suçlanan 600'den fazla isyancıdan 15'i Proud Boys üyesiydi.
6 Ocak komitesi, halihazırda suçunu kabul etmiş sanıkların heyet önünde ifade vermesini istedi.
Independent Türkçe



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.