İngiltere’de şoför krizi imalat, gıda ve enerji sektörlerine yayılıyor

Manchester'da bir benzin istasyonunda bekleyen arabalar (AP)
Manchester'da bir benzin istasyonunda bekleyen arabalar (AP)
TT

İngiltere’de şoför krizi imalat, gıda ve enerji sektörlerine yayılıyor

Manchester'da bir benzin istasyonunda bekleyen arabalar (AP)
Manchester'da bir benzin istasyonunda bekleyen arabalar (AP)

İngiltere'de tır ve kamyon şoförü eksikliğinden kaynaklanan tedarik sorunları kısa zamanda süpermarketlerde rafların boş kalmasına, akaryakıt istasyonlarının kapanmasına neden olurken, İngiliz hükümeti giderek büyüyen krizi yönetmekte zorlanıyor.
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasıyla AB vatandaşı olan nakliye aracı sürücülerinin sayısının azalması ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ülkede gıda sektöründen, imalat ve enerji sektörüne kadar uzanan sorunlara neden oldu.
İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, ülkede 2020 yılının ilk çeyreğinde 301 bin 497 olan tır ve kamyon şoförü sayısı, 2021 yılının ikinci çeyreği itibarıyla 232 bin 942'ye geriledi.
Talep karşısında yetersiz kalan tır ve kamyon şoförü sayısı, lojistik sektöründe ciddi aksamalara neden olurken kısa zamanda çözüm bulunamaması durumunda ülke ekonomisinin tüm unsurlarını etkileyebilecek nitelikte bir riske dönüşme potansiyeli taşıyor.
İngiltere’nin AB’den çıkmasıyla göçmenlik statüsündeki belirsizlikler nedeniyle son dönemde artan sayıda AB vatandaşının tır ve kamyon şoförünün kendi ülkelerine dönmeyi tercih etmesi, ardından salgın ortamındaki olumsuz koşullar krizin ortaya çıkışında en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.
Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) verilerine göre, İngiltere’de 2020 yılının başında 37 bin olan AB vatandaşı tır ve kamyon şoförü aktif olarak hizmet verirken, bu sayı şu anda 24 bin 350’ye gerilemiş durumda.
İngiltere’de uzmanlar, ülkede nakliye şoförlerinin toplam sayısının hali hazırda ihtiyaç duyulanın yaklaşık 100 bin altında olduğunu belirtiyor.
Nakliye sektörünü temsil eden Road Haulage Association (RHA) adlı kuruluşun raporuna göre, nakliye aracı sürücülerinin sayısındaki azalışın başlıca sebepleri "sürücülerin emekli olması", "İngiltere'nin AB'den ayrılması", "IR35 olarak bilinen maaş bordolarındaki bazı değişiklikler", "sürücülerin başka sektörleri seçmesi" ve "düşük ücretler ve salgın" olarak sıralanıyor.
Rapora göre tır ve kamyon şoförleri emekliliğe yaklaşmış bir iş gücü olması açısından dikkati çekiyor.
İngiltere'de tır ve kamyon şoförlerinin ortalama yaşı 55 iken, 25 yaşının altındaki sürücülerin oranı ise yüzde 1’in altında kalıyor.
ONS verilerine göre, ülkede 2010 yılında 7 bin 500 tır ve kamyon şoförü emekli olurken, 2020'de bu rakam 10 bine yükseldi.

Kriz önce perakende sektöründe hissedildi
2020 yılının başından bu yana giderek büyüyen nakliye krizi, son aylarda başkent Londra'daki çeşitli marketlerde, özellikle sebze ve meyve ürünleri ile hazır suların satışa sunulduğu , rafların boş kalmasına neden oldu.
İngiltere'nin en büyük süpermarket zincirlerinden Tesco, şoför sıkıntısının devam etmesi durumunda, Noel öncesinde müşterilerin panik halinde marketlere yönelebileceği konusunda hükümeti uyardı.
Ülkenin önde gelen süpermarket zincirlerinden Morissons ise, nakliye sektöründeki şoför sayısının talep karşısında yetersiz kalmaya devam etmesi durumunda, marketlerdeki ürün fiyatlarının artmasına neden olabileceğini bildirdi.
Coca Cola’nın İngiltere biriminden (Coca Cola Europacific Partners) yapılan açıklamada, ülkede bazı marketlerde diyet kola tedarik edilemediği belirtilirken, restoran zinciri Nandos, nakliye sorunları nedeniyle ülkedeki 55 restoranın kapatılacağını duyurdu.
McDonalds ise yakın zamanda, tedarik zincirindeki aksamaları gerekçe göstererek, milkshake ve şişelenmiş içeceklerin satışını durdurdu.
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) bu yılın nisan, mayıs ve hazirandaki iş koşullarına ilişkin değerlendirmede, nakliye sektöründeki gecikmelerin, mobilya, araba parçaları ve elektrikli eşyalar gibi bazı ürünlerin eksikliğinin yaşanmasına neden olduğu tespitinde bulunmuştu.
İngiltere Ulaştırma Bakanlığı, tır ve kamyon şoförü eksikliği nedeniyle bazı süpermarketlerde rafların boş kalmasının ve benzin istasyonlarındaki uzun kuyrukların önüne geçebilmek için 5 bin akaryakıt tankeri ve gıda kamyonu sürücüsüne aralık sonuna kadar geçici vize verileceğini duyurdu.

Enerji sektörüne domino etkisi
İngiltere'de enerji şirketi BP ve Tesco Alliance'ın, ülkede "çok az sayıda" petrol istasyonunun kapatılacağını duyurmasının ardından benzin istasyonları önünde uzun kuyruklar oluştu.
BP ve Tesco Alliance'ın, ülkede yeterli sayıda nakliye aracı sürücüsü olmaması nedeniyle az sayıda petrol istasyonunun geçici olarak kapatılacağını duyurması araç sahipleri arasında endişeye neden oldu.
Geçen hafta sonu, istasyon sayılarının azalmasıyla benzin sıkıntısı yaşayacağını düşünen araç sahipleri başkent Londra'daki benzin istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluşturdu.
İngiltere Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, geçen hafta, ülkede nakliye aracı sürücülerinin gelen talebe yetersiz kalması sonucu bazı petrol istasyonlarının kapanmasına ilişkin halka itidal çağrısında bulunmuştu. Shapps, ülkede rafinerilerin bolca yakıta sahip olduğunu belirterek, halktan akaryakıt alışverişlerini normal şekilde sürdürmesini istemişti.
Gerekmesi halinde acil durum planına göre İngiliz askerlerinin akaryakıt nakliye araçlarını kullanması için görevlendirilebileceğini kaydeden Shapps, "Eğer gerçekten yardımcı olacaksa onları (göreve) getiririz" ifadesini kullanmıştı.



NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
TT

NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)

NATO'dan üst düzey bir yetkili, ittifakın doğu sınırları boyunca silah ve mühimmat stoklarını önemli ölçüde genişletmeyi ve otomatik teknoloji kullanarak yeni bir savunma bölgesi oluşturmayı planladığını söyledi.

General Thomas Lowen, yarın yayınlanacak olan Alman gazetesi Die Welt'e verdiği demeçte, bu önlemlerin Rusya'ya karşı caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Yeni bir "katmanlı" savunma konsepti kapsamında NATO, yüksek teknoloji sistemleri kullanarak saldırganı erken aşamada yavaşlatmayı veya durdurmayı hedefleyecek.

NATO'nun Rusya ve Belarus ile olan sınırlarında, düşmanın ilerlemeden önce aşması gereken uzaktan kumandalı veya yarı otomatik sistemler kullanılarak yoğun bir gözetim bölgesi kurulacak.

İzmir'deki NATO Müttefik Kara Komutanlığı Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Lowen, gazeteye verdiği demeçte, doğu sınırındaki gözetimin, karada, havada, uzayda ve dijital alanda veri toplayan sistemlere dayanacağını söyledi.

Lowen, bilgilerin NATO müttefiklerine gerçek zamanlı olarak sunulacağını ve radar, akustik ve optik sensörler gibi sabit ve mobil sistemlerin yanı sıra uydu, insansız hava araçları (İHA) ve keşif uçaklarından elde edilen verilerin de kullanılabileceğini ifade etti.

NATO, sınır boyunca Lowen'in "sıcak bölge" olarak adlandırdığı, saldırganları erken aşamada durdurmak veya yavaşlatmak için tasarlanmış bir bölge kurmayı planlıyor. Şarku’l Avsat2ın edindiği bilgiye göre bu bölge, silahlı insansız hava araçları (İHA), yarı otonom savaş araçları, otomatik sistemler ve otomatik hava savunma yeteneklerini içerebilir.


İran’da sular ısınıyor: “ABD’nin saldırısını topyekun savaş ilanı sayarız”

USS Abraham Lincoln saldırı grubunun Basra Körfezi'ne gönderilmesiyle ABD'nin askeri sığınağı artırılıyor (AP)
USS Abraham Lincoln saldırı grubunun Basra Körfezi'ne gönderilmesiyle ABD'nin askeri sığınağı artırılıyor (AP)
TT

İran’da sular ısınıyor: “ABD’nin saldırısını topyekun savaş ilanı sayarız”

USS Abraham Lincoln saldırı grubunun Basra Körfezi'ne gönderilmesiyle ABD'nin askeri sığınağı artırılıyor (AP)
USS Abraham Lincoln saldırı grubunun Basra Körfezi'ne gönderilmesiyle ABD'nin askeri sığınağı artırılıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı askeri yığınağı artırırken Tahran yönetimi "topyekun savaş" uyarısı yaptı.

İsrail'in kamu yayıncısı Kan'ın aktardığına göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, bugün İsrail'de üst düzey yetkililerle bir araya gelecek.

Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'la ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner da İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'yla bu akşam görüşecek.

Times of Israel (ToI), ABD'li yetkililerin ziyaretinde Hamas ve Gazze'nin yanı sıra İran meselesinin de gündeme gelebileceğini yazıyor.

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

ABD Başkanı, perşembe günkü açıklamasında her türlü seçeneğin masada olduğunu ve İran'a karşı "armada" gönderdiklerini bildirmişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de dünkü açıklamasında, askeri yığınakla ilgili "Başkan, İranlıların çok aptalca bir şey yapması durumunda buna cevap verebilecek kaynaklara sahip olduğumuzu göstermek istiyor" dedi.

Amerikan donanmasına ait uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve ona eşlik eden üç muhrip, bu hafta başında Güney Çin Denizi'nden ayrılıp Basra Körfezi'ne doğru yola çıkmıştı.

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla konuşan bir askeri yetkili, Lincoln saldırı grubunun cuma itibarıyla Hint Okyanusu'na ulaştığını söyledi.

Haberde, saldırı grubunun CENTCOM'un yetki alanına girip İran'ı vurabilecek mesafeye gelmesinin en fazla bir hafta süreceği belirtiliyor. Gemilerin rotayı tamamlamasıyla bölgeye ek 5 bin 700 ABD askeri sevk edilmiş olacak. ABD ordusu, F-15E savaş jetlerinin de Ortadoğu'ya vardığını bildirdi.

Diğer yandan Birleşik Krallık (BK) da 4 adet Typhoon saldırı jetinin Katar'daki Duhan Hava Üssü'ne "savunma kapasitesini geliştirmek" için gönderildiğini duyurdu.

BK Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, jetlerin Katar yönetiminin talebi üzerine gönderildiği belirtildi.

Uçuş takip verilerini analiz eden uzmanlar, birçok ABD askeri kargo uçağının da bölgeye doğru yola çıktığını aktarıyor.

Telegraph'ın analizinde, Patriot ve THAAD füze savunma sistemlerinin de bölgeye konuşlandırdığı, olası saldırı halinde İran'dan gelebilecek misillemelere karşı hazırlık yapıldığı yazılıyor.

Tahran yönetimi, Trump'ın saldırı tehditlerine başından beri tepki gösteriyor. Adının paylaşılmaması şartıyla ToI'ye konuşan bir İranlı yetkili, "en kötü senaryoya karşı hazır olduklarını" söylüyor ve ekliyor:

Bu sefer sınırlı, sınırsız, nokta atışı, kinetik, artık adına ne derseniz deyin, her türlü saldırıyı bize karşı topyekun bir savaş ilanı olarak değerlendireceğiz. Buna karşı mümkün mertebe en sert şekilde karşılık vereceğiz.

İran ve İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle tırmanan gerginlik haziranda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. İsrail'in 13 Haziran'daki saldırısıyla başlayan çatışmalarda İran vakit kaybetmeden misilleme yapmıştı.

Çatışmalarda ABD'ye ait bombardıman uçakları İran'daki İsfahan, Fordo ve Natanz tesislerine 22 Haziran'da hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı.

"Mezarlıklarda cesetler yığılıyor"

İran'daki gösterilerle ilgili ilk resmi rakam İran Şehit ve Gaziler Vakfı'nın Adli Tıp Kurumu tarafından dün 3 bin 117 olarak paylaşılmıştı. Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre eylemlerde en az 5 bin 137 kişi hayatını kaybederken, 27 bin 797 kişi de gözaltına alındı.

Protestocuların yakınları, eylemcilerin cesetlerine kötü muamele yapıldığını söylüyor.

New York Times'ın haberinde, Tahran ve Meşhed kentlerindeki mezarlıklarda yetkililerin soğutucu kamyonlarla taşıdıkları cesetleri üst üste yığıp gittiği yazılıyor.

Tahran'daki Behişt-i Zehra mezarlığında yaşanan kaosu gören bir kişi şunları söylüyor:

O an insanlar mahvoldu. Cesetlerin öylece atılmasını izleyemediler. Bir anne çocuğunun cesedinin üzerinde yatmış, onu bir yere atmamaları için yardım istiyordu.

Independent Türkçe, Times of Israel, Haaretz, Telegraph, New York Times


Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)
TT

Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) dün yayınladığı politika belgesi, bakanlığın Kuzey Kore'yi caydırmada "daha sınırlı" bir rol oynamasını ve sorumluluğun büyük bir kısmını Güney Kore'ye devretmesini beklediğini gösteriyor. Bu, Seul'de endişelere yol açabilecek bir adım.

Güney Kore, Kuzey Kore'den gelebilecek herhangi bir askeri tehdide karşı ortak savunmanın parçası olarak yaklaşık 28 bin 500 ABD askerine ev sahipliği yapıyor ve Seul bu yıl savunma bütçesini yüzde 7,5 artırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Pentagon politikasını yönlendiren bir belge olan Ulusal Savunma Stratejisi, "Güney Kore, ABD'nin hayati ancak daha sınırlı desteğiyle Kuzey Kore'yi caydırma konusunda birincil sorumluluğu üstlenebilecek kapasitededir" ifadesini içermekte.