Gürcistan Başbakanı Garibaşvili: Saakaşvili dönerse tutuklanır ve hapse girer

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Gürcistan Başbakanı Garibaşvili: Saakaşvili dönerse tutuklanır ve hapse girer

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili, Ukrayna'daki eski Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin, 2 Ekim'de ülkesine dönmesi halinde hemen tutuklanacağını söyledi.
Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili, hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan Saakaşvili'nin 2 Ekim'de Kiev-Tiflis uçağıyla ülkesine döneceğini açıklamasıyla ilgili "Cevap basit, ona devlet cevap verecek. Saakaşvili topraklarımıza girer girmez, ayak basar basmaz, anında tutuklanacak ve hapse gönderilecek" ifadelerini kullandı.
Saakaşvili'nin amacının yıllar sonra Gürcistan'da "istikrarsızlık, karışıklık ve kaos yaratmak" olduğunu kaydeden Garibaşvili, eski Cumhurbaşkanı'nın 8 yıldır adaletten korktuğunu ve ülkesine dönemediğini belirtti.
Garibaşvili, Saakaşvili'nin Gürcistan'da çeşitli suçlardan yargılandığını anımsatarak "Bu topraklarda kimse hukukun uygulanmasına karşı çıkamaz ve engelleyemez, karşı çıkanlar da hapse girer" dedi.

Saakaşvili'den 2 Ekim'de dönme kararı
Saakaşvili, dün akşam, Facebook hesabından, 2 Ekim'deki yerel seçimde Gürcistan'a döneceğini açıklayarak uçak biletini paylaşmıştı.
Halkı seçim günü oylarını kullandıktan sonra meydanlara çağıran Saakaşvili, "Dediğim gibi 2 Ekim akşamı Tiflis'te sizinle olmak, iradenizi savunmak ve Gürcistan'ın kurtarılmasında yer almak için bilet aldım" ifadesini kullanmıştı.

Saakaşvili 2013'ten bu yana ülkesine dönemiyor
Gürcistan Savcılığı, 2007'de muhaliflerin mitingini dağıtmak, İmedi televizyon kanalının kurucusu Badri Patarkaçişvili'nin mal varlığına el koymak, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanmak ve bir milletvekilini dövdürmekle suçladığı Saakaşvili hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Tiflis Şehir Mahkemesi de 2018'de Saakaşvili'ye bir cinayet davasında af yetkisini kötüye kullandığı gerekçesiyle 3 yıl hapis cezası vermişti.
Ukrayna'da yaşayan ve bu ülkenin Milli Reform İcra Komitesi Başkanı olan Saakaşvili, 2013'te Gürcistan'da cumhurbaşkanlığı görev süresinin dolmasının ardından ülkeden ayrılarak ABD'ye gitmişti. Saakaşvili, hakkındaki tutuklama kararı nedeniyle 2013'ten bu yana ülkesine dönemiyor.
Dönemin Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Saakaşvili'ye Mayıs 2015'te Ukrayna vatandaşlığı vermişti. Saakaşvili, Odessa Valiliği görevine atanmış ama 2016'da bu görevden istifa etmişti.
Saakaşvili, 4 Aralık 2015'te Gürcistan vatandaşlığından çıkarılmıştı. Ukrayna'da Yeni Güçler Hareketi Partisini kuran Saakaşvili, muhalefette yer alıyordu.
26 Temmuz 2017'de de Ukrayna vatandaşlığından çıkarılan Saakaşvili'ye, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy geçen yıl yeniden Ukrayna vatandaşlığı vermişti.
Saakaşvili, 2020'den bu yana Ukrayna Milli Reform İcra Komitesi Başkanı olarak görev yapıyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.