Expo 2020 Dubai Direktörü Rim el-Haşimi, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘BAE, uluslararası alandaki en kapsamlı sergiye ev sahipliği yapmak için tüm imkanları seferber etti’

Rim el-Haşimi, etkinliğin şirketleri ve işletmeleri yenilik yapmaya ve ekonomik fırsatlar sunmaya teşvik edecek bir platform olduğunu söyledi.

BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)
BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)
TT

Expo 2020 Dubai Direktörü Rim el-Haşimi, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘BAE, uluslararası alandaki en kapsamlı sergiye ev sahipliği yapmak için tüm imkanları seferber etti’

BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)
BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)

Dubai, 26 Kasım 2013'te yapılan oylamayla, 164 ülkenin 116’sının desteğini alarak  Expo 2020 etkinliğine ev sahipliği yapacak şehir olmuştu. Dubai Veliaht Prensi ve Yürütme Konseyi Başkanı Şeyh Muhammed ise fuar tarihindeki en iyi oturumun düzenleneceğini vurguladı.
192 katılımcı ülke ile 25 milyon ziyaretçinin katılması beklenen, en az 182 gün boyunca günde 60 canlı etkinliğin düzenleneceği Expo 2020 Dubai, 438 hektar (613 futbol sahası büyüklüğünde) alan üzerine kurulu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Uluslararası İşbirliği Bakanı ve Expo 2020 Dubai Genel Müdürü Rim el-Haşimi, söz konusu etkinlik için tüm kaynakları ve enerjileriyle hazır olduklarını vurguladı. Fuar tarihinde ilk kez katılımcı her ülkenin kendi standı olacağına dikkat çeken Haşimi, etkinlikte ‘Fırsatlar’, ‘Devinim’ ve ‘Sürdürülebilirlik’ olmak üzere üç farklı temanın işleneceği bilgisini verdi.
Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte Expo 2020 Dubai’nin dünya için daha iyi bir gelecek yaratmak yolunda önemli olduğunu belirten Haşimi, hazırlanan programların ve etkinliklerin fuar deneyimini zenginleştireceğini vurguladı. Şarku’l Avsat’a etkinliğin mevcut koşullarda düzenlenebilmesinin önemi hakkında bilgi veren Haşimi, BAE'ninki ardından en büyük ikinci standa sahip Suudi Arabistan'ın katılımına ve bölgedeki ekonomik yansımalara ilişkin de birçok açıklamada bulundu:

Expo 2020 Dubai yarın başlıyor. Bu uluslararası çaptaki etkinlik için hazırlıklarınız neler?
Bu uluslararası etkinliğin yaklaşık 170 yıl önceki kuruluşundan bu yana ilk kez bir Arap ve bir İslam ülkesi tarafından düzenlendiği göz önüne alındığında BAE liderliği tüm standartlar doğrultusunda, seçkin bir uluslararası fuar düzenleme sözü verdi. Expo 2020 Dubai'ye ev sahipliği yapma hakkını kazandığımızdan bu yana olağanüstü ve ilham verici bu deneyimi gerçekleştirmek için çalışıyoruz. BAE, bu amaç için gerekli tüm kaynağı ve enerjiyi kullandı. Bu uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmak için dünyanın en yüksek sürdürülebilir standartlarına sahip bir alan inşa ettik. Dünya halkları arasında iletişim kurabilmesi, ‘Fikirleri Buluşturmak, Geleceği Yaratmak’ sloganıyla gelecek nesillere daha iyi bir yarın yaratabilmesi için bu alanı son teknoloji araçlar ve ilham verici mimari yeniliklerle donattık. Böylesine uluslararası çapta bir etkinlik bölgede ilk kez düzenleniyor. Geleneksel dağıtım modelinden uzakta, fuar tarihinde ilk kez katılımcı her ülkenin kendi standı olacak. Ülkelerin katılımı, Expo 2020 Dubai'nin temel aldığı üç temadan biri çerçevesinde gerçekleşecek. Bunlar ‘Fırsatlar’, ‘Devinim’ ve ‘Sürdürülebilirlik’. Bu konular dünyadaki birçok temel meselenin de merkezinde yer alıyor. Bu nedenle bu özel etkinlik, dünyanın hepimizin karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler aramak ve iş birliği yapmak için, böyle bir küresel platforma şiddetle ihtiyaç duyduğu bir zamanda, önde gelen modern zorlukları ele alacak. Bu deneyimi zenginleştirme, herkes için daha iyi bir gelecek yaratma yönündeki nihai hedefimize ulaşmak için herkese uygun, gerek ciddiyet, gerek eğlence, gerek ise sporun yer aldığı, iş dünyası, ülkeler ve şirketlerin ilgisini çekecek çeşitli programlar ve etkinlikler hazırladık. Sanatçıları, akademisyenleri, müzik yıldızlarını, düşünce liderleri ve yarının öncülerini ağırlayacak olan Expo 2020 Dubai, bilgi, eğlence ve gerilimi bir araya getiren ilham verici bir deneyimle 182 gün boyunca günde sayısı 60'a varan canlı etkinlik sunacak. Başta Arap dünyası ve Körfez ülkeleri olmak üzere her coğrafyadan gelecek ziyaretçiler, etkinlik süresince hem yeniliklerle karşı karşıya kalacak hem de eğlenecek. Diğer halkların kültürleri ve gelenekleri hakkında bilgi edinecek olan ziyaretçiler, kendi kimliği, özgünlüğü ve isteklerini öne çıkaran etkinliklere de şahit olacaklar.”

Mevcut veriler ışığında, Expo 2020 Dubai lansmanı için koşulların uygun olmasını bekliyor musunuz?
Dünyanın zorlukları ele alıp tartışmak ve çözümler geliştirmek için bu uluslararası foruma her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğundan eminiz. Küresel Expo fikri, dünya halklarını ve ülkelerini ortak hedefler ve zorluklar etrafında bir araya getirerek bunları tartışmak ve mümkün olan en iyi çözümleri bulmak üzerine kurulu. Küresel gerçeklik, yeni zorlukları, dolayısıyla yeni hedefleri ortaya koydu. Bu nedenle insanlığın bunların üstesinden gelme yönünde birleşmesi gerekiyor. Salgın, bilhassa teknoloji, eğitim, sağlık, lojistik ve çevresel altyapıda az gelişmiş ülkelerde küresel sağlık ve eğitim sistemi veya diğerlerinde yenilikçi modern düşünce gerektiren birçok zayıflığı ortaya çıkardı. Dolayısıyla dünyanın bu zorlukları ve salgının maruz bıraktığı dengesizlikleri bir an önce ele almak için bu önemli fırsattan faydalanması gerektiğini söylüyoruz.
Hava trafiği, seyahat ve turizmin geri dönüşüne de olumlu ve iyimser bakıyoruz. Bu, salgın ile mücadelede çevremizdeki olumlu gelişmelerin göstergesidir. BAE vatandaşları ve sakinleri aşılamada inanılmaz ilerleme kaydederken Dubai, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere kapılarını yeniden açmayı başardı. Bu uluslararası etkinliğe dahil olan tüm Expo 2020 Dubai çalışanlarının, katılımcılarının ve ziyaretçilerinin sağlık ve güvenliği bizim için önceliktir. Tüm ziyaretçiler için güvenli bir deneyim sağlamak amacıyla Expo 2020 Dubai'de bu hedefe ulaşma yolunda çeşitli önlemler aldık. BAE Sağlık ve Önleme Bakanlığı ve Dubai Sağlık Otoritesi ile yakın iş birliği içinde hayata geçirilen bu prosedürler, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) en son veri ve yönergeleri doğrultusunda hazırlandı. Gelişmeleri takip ediyor, prosedürlerimizi ve yönetmeliklerimizi yurt içi ve dünyadaki gelişmelere göre güncellemek için çalışıyoruz. Tedbirler kapsamında, 18 yaş üzeri ziyaretçilerin Kovid-19 aşısı olmuş olmaları ya da en fazla 72 saat öncesinde test yaptırmış ve negatif sonuç almaları gerekiyor. Maske takma zorunluluğu, dezenfekte istasyonları ve sosyal mesafe kuralları da bu kapsamda uygulanıyor. Expo alanında tıbbi bakım, Kovid-19 testi ve ücretsiz aşı stantları da bulunuyor.

Suudi Arabistan'ın katılımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu katılımdan beklentileriniz neler?
Expo 2020 Dubai kapsamındaki ikinci en büyük stand sayılan Suudi pavyonu, Fırsatlar başlığı altındaki BAE’ninkinin bitişiğinde 13 bin 69 metrelik bir alanda bulunuyor. Bu, kardeş Suudi Arabistan Krallığı'nın güçlü bir varlığa sahip olma, vizyonu ve arzularını dünyaya sunma, medeniyet, kültür ve mirasını, insani ve coğrafi zenginliğini tanıtma, bölge ve dünya düzeyindeki aktif rolüne katkıda bulunma isteğini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda bu katılım, söz konusu istisnai etkinliğin başarısına kuşkusuz katkı sağlayacak. Bu,entegrasyon ve iş birliğini derinleştirmeye ve Körfez’in mesajını dünyaya iletmeye katkısı nedeniyle tüm Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin başarısıdır. Nitekim Krallığın Expo 2020 Dubai’ye katılımı, tüm dünyanın Suudi Arabistan gibi önemli, bölgesel ve uluslararası ağırlığa sahip bir ülkenin aktif katılımına ihtiyaç duyduğu bu istisnai uluslararası etkinliğe daha fazla ivme sağlıyor. Suudi Arabistan halkının, ikinci ülkeleri konumundaki BAE’de seçkin varlığını göstereceği beklentisindeyiz. Böylece yeni ufuklar keşfedebilir, yarının fırsatlarını kucaklayabilir, hayatımızı değiştirecek, anlamlı olumlu etkileri olacak yenilikleri keşfederek yeni bir dünya kurabiliriz. Expo 2020 Dubai herkes için, Krallık’tan her yaş ve ilgi alanından gelenler için var. Keşif, macera, yemek ve kültür tutkunlarını, çocuklar ve yetişkinler, girişimciler, düşünce liderleri, şirketler ve hükümetler ile geleceği şimdi yaşamak isteyen turistleri ve meraklıları çeşitli etkinlikler bekliyor.

Etkinlikte Dubai'ye ziyaretçi çekebilecek ne gibi faktörler var?
Kovid-19 salgını ardından tüm dünyada gerçekleştirilen ilk büyük etkinliklerden biri olan Expo 2020 Dubai, tek bir yerde buluşmak, en son yenilikleri öğrenmek, birçok yenilikçi kültür ve fikir hakkında bilgi edinmek, eğlenceli, göz kamaştırıcı ve ilham verici bilgi deneyimi sağlayan çok sayıda çeşitli kültürel ve sanatsal etkinliğin keyfini çıkarmak için dünyanın beklediği bir fırsat.
Ziyaretçilerin tüm duyularıyla hissettiği, yaşamı boyunca kalıcı bir etki bırakan benzersiz tecrübeler edinmesi için özenle tasarlanmış ve uygulanmış programlarıyla tekrarı olmayan bir deneyim sunan Expo 2020 Dubai aynı zamanda konuklarına çok sayıda etkileyici mimari yapıyı ziyaret etme imkanı da verecek. Dubai’deki modern mimariyi temsil eden, dev kubbesi ile Al Wasl Plaza, BAE ve dünyada sürdürülebilir inşanın temsili Sürdürülebilirlik Pavyonu, Fırsatlar ve Devinim Pavyonları, çeşitli ülkelere ait pavyonlar da bu mimari eserlerden bazıları. Mehşur uluslararası mimarlar tarafından tasarlanan tüm büyük pavyonlar, modern mimari şaheserleri ve geleceğin şehirlerini temsil ediyor. Ayrıca alan genelinde görsel sanatlar programları, uluslararası sanatçıların elinden çıkan birçok benzersiz sanat eserleri de olacak. Herkesin daha iyi bir gelecek inşasına katılmasına olanak sağlayan, birey ve toplumların geleceği şekillendirme potansiyelini açığa çıkaran ilham verici deneyimler yoluyla dünyanın çeşitli bölgelerinde kalıcı ve olumlu bir etki bırakmaya çalışıyoruz. Expo 2020 Dubai kapsamındaki ilham verici sanat ve kültür programı kapsamında BAE’li sanatçıların çağdaş tasarım ve eserlerinin yanısıra Al Wasl Opera ve kadınlardan oluşan Firdaus Orchestra (Firdevs Orkestrası) da performans gösterecek.

Son olarak; bu uluslararası etkinlik başta Dubai ekonomisi olmak üzere genel olarak BAE’yi ve bölgeyi nasıl etkileyecek?
BAE, bölge ve dünyadan çeşitli büyüklükteki şirket ve girişimcilerin iletişim kurduğu, etkileşimde bulunduğu, verimli fırsatlarlar karşılaştığı bir platform olacak olan Expo 2020 Dubai, yeniliğe ve ekonomik fırsatların kilidini açmaya dayalı şirket ve işletmeleri teşvik edecek. Diğer yandan elbette ki bu büyüklükte bir proje, şirketlerin işleyişine ve iş olanaklarının yaratılmasına katkı sağlayan büyük yatırımlar gerektiriyor. Nitekim Expo 2020 Dubai’nin sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji, aynı zamanda BAE ve bölgenin geleceği için önemli diğer sektörleri desteklemede de ciddi bir etkisi oldu. Gelecekteki büyümeyi sağlama ve iş fırsatları yaratmada temel şirketlerin önemi konusundaki farkındalıktan yola çıkarak özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere odaklanan Expo 2020 Dubai, BAE ve bölgenin gelecekteki refahının temeli olarak gördüğü küçük ve orta ölçekli şirketlere doğrudan ve dolaylı harcamalarının yüzde 20'sini tahsis etti. Her türden işletme, gençler ve yeni iş liderlerine yönelik etkileşime sahip gündemimiz tarafından sağlanacak birçok ortaklık fırsatı sunulacak. Böylece ekonomik büyüme teşvik edilecek, dünyanın en genç ve en hızlı büyüyen nüfusunun potansiyeli açığa çıkarılacak. Suudi iş sektörünün ve Suudi girişimcilerin bu kapsamdaki katkısı da bu etkinliklerin başarısında ve sonuçlarından yararlanılmasında önemli bir etkiye sahip olacak.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.