Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başkanlık sisteminden memnunuz... Biden ile F-35 sorunu da görüşeceğiz, ya uçaklarımızı verecekler ya da parayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başkanlık sistemiyle inşallah yolumuza devam edeceğiz. Bizi yıllarca geride bırakmış olan eski vesayetçi sistemi tekrar denemenin anlamı yok." dedi.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başkanlık sisteminden memnunuz... Biden ile F-35 sorunu da görüşeceğiz, ya uçaklarımızı verecekler ya da parayı

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de yaptığı görüşmenin ardından Türkiye dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Putin'in davetine icabetle Soçi'ye yaptığı çalışma ziyaretini verimli şekilde tamamladıklarını vurgulayan Erdoğan, sürekli telefon görüşmesi yaptıkları Putin'le uzun aradan sonra yüz yüze yaptıkları bu ikili görüşmede, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri ve bölgesel konuları ayrıntılı şekilde ele alma imkanı bulduklarını söyledi.
Hem ikili ilişkilere yeni ve güçlü bir ivme kazandırmak hem de bölgede yaşanan gelişmeler konusunda Putin'le 3 saati aşkın görüştüklerini aktaran Erdoğan, "Bu çerçevede, bu senenin ilk 8 ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 50'ye yakın artışla 21 milyar doları aşan ticaret hacmimizi, ortak hedefimiz olan 100 milyar dolar seviyesine ulaştırmak için atılacak adımlara odaklandık." diye konuştu.
Stratejik iş birliği alanı olarak gördükleri enerji alanında Rusya'yla mevcut iş birliğini ilerletme konusunda mutabık kaldıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"TürkAkım ve Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projelerine ilişkin durumu değerlendirdik. Malum, kısa bir süre önce Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'ni ziyaret etmiştik. Burada 10 bin genç Türk mühendis çalışıyor. Bunun yanında 3 bin genç Rus mühendis çalışıyor. Bu sayıyı daha da artıracaklar. Nasip olursa 2023'ün mayıs ayında birinci üniteyi bitirme sözünü kendilerinden aldık. Ondan sonra iki, üç, dört numaralı üniteler var. Tabii bizim 3 nükleer santral yapma hedefimiz var. Sayın Putin'le 'Bu iki nükleer santrali de sizinle birlikte yapabilir miyiz?' diye de görüştük. O zaman Türkiye, 3 nükleer enerji santraline sahip olacak. 'Bu konuyla ilgili çalışalım' dediler."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, turizm, tarım ve diğer alanlarda iş birliğini geliştirmenin önemini de vurguladıklarını belirterek, turizmde Rusya'nın, Türkiye'ye çok ciddi destek verdiğini, turizmde yaşanan sıkıntıların Rusya'dan gelen turistlerle ciddi manada aşıldığını dile getirdi.

"Görüşmemizin odak noktasını bölgesel konular oluşturdu"
Bunun yanında görüşmenin odak noktasını bölgesel konuların oluşturduğunu aktaran Erdoğan, Suriye, Karabağ, Libya ve Afganistan'daki gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını, aynı şekilde Azerbaycan konusunu değerlendirdiklerini söyledi. Ortak adımlar hususunda samimi ve verimli görüş alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Erdoğan, Afganistan'daki gelişmelerin de ele alınan bir diğer güncel başlık olduğunu kaydetti.
İdlib başta olmak üzere Suriye ile ilgili konuları da ayrıntılı şekilde ele aldıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Uzun yıllardır süren Suriye krizi, ülkelerimiz başta olmak üzere tüm bölgeye ağır maliyetler getirdi. İnsani dramlar yanında sürecin ekonomik yükü hepimiz için katlanılmaz boyutlara ulaştı. Kaldı ki Türkiye olarak şu an itibarıyla 4,5 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. Ayrıntıların ötesine geçip bu meseleye kalıcı, nihai ve sürdürülebilir bir çözüm bulma vaktinin geldiğini konuştuk. Bu konuda birlikte atacağımız adımların gerekliliği üzerinde durduk. Sayın Putin'le görüşmemizde, bu yöndeki her türlü gerçekçi ve adil adıma açık olduğumuzu özellikle belirttik.
Birçok aktörün sahada olduğu ve çetrefilli yönleri bulunan bölgesel konularda zaman zaman bazı fikir ayrılıkları da olmuyor değil. Ama bu ikili görüşmemizde hemen hemen bütün konularda bir birlikteliğin olduğunu gördük. Bu tabii işin sevindirici yönüdür."
Putin'den kısa zamanda bir iadeiziyaret istediğini ve Putin'in buna olumlu yaklaştığını aktaran Erdoğan, "Bir de 'Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı'nı bu yıl bitmeden Türkiye'de yapalım' dedim. Ona da olumlu cevap verdi." dedi.

"Aynı yaklaşımı muhataplarımızdan da bekliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Putin'e, Rusya'nın 2018 Soçi Mutabakatı'nın gereği olan taahhütlerini yerine getirmesi yönünde bir talep iletilip iletilmediği ve Rusya'nın İdlib konusunda herhangi bir teminat verip vermediği sorusu üzerine Erdoğan, "Türkiye olarak Suriye'de Rusya'yla birlikte kararlaştırdığımız her hususa bağlılığımızı sürdürüyoruz. Buralardan herhangi bir geri adım atmak söz konusu değil. Bütün mutabakatlara uymaya ve güvenlik koridorundaki radikal unsurların temizlenmesine de Türkiye olarak biz devam ettik. Bundan da taviz yok. Ama tabii aynı yaklaşımı muhataplarımızdan da bekliyoruz." diye konuştu.
İdlib'de, Türkiye'nin güvenliğini sağladığı bölgelerde zaman zaman bazı sıkıntılar yaşandığını ancak ilgili birimlerin muhataplarıyla görüşerek bunları çözmenin gayreti içinde olduğunu anlatan Erdoğan, "Bu konuda da birlikte hareket etmenin önemine vurgu yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de özellikle liderler düzeyinde telefon diplomasisiyle, bunun yanında dışişleri ve savunma bakanlarımızın, istihbarat örgütlerimizin müşterek çalışmalarıyla bunları çözmenin gayreti içerisinde olalım dedik ve bu konuda da mutabakatımızı ortaya koyduk." görüşünü paylaştı.
Bölgede ateşkesin sağlıklı bir şekilde devamının, özellikle Türkiye'den geri dönüşleri hızla artıracağını dile getiren Erdoğan, "400 bini İdlib bölgesine olmak üzere 1 milyondan fazla kişi evlerine, topraklarına dönüş yaptı. Bu olumlu bir gelişme. Bu rakamı artırmak ve ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyelilerin güvenle topraklarına dönüşü için gerekli çalışmaları aralıksız sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Benim özellikle üzerinde durduğum bir diğer konu da PKK/YPG'nin Moskova'da olmasıydı. Bunu kendilerine hatırlattım. Aynı şekilde bu örgüt ABD'de de Beyaz Saray'da ağırlandı. Burada da bunlara ilgi, maalesef ileri derecede. Malum Amerikalı McGurk denilen bir adam var. Bu adam terör örgütlerinin adeta sevk ve idaresini yapıyor. 'Terörle mücadele konusuyla ilgili dayanışmamızı daha da artırmamız gerekir' dedik." ifadesini kullandı.

"Daha önce varılan mutabakatların gereği yapılmalıdır"
"ABD'nin PKK/YPG'ye verdiği destek söz konusu. Rusya ile 2018 Mutabakatı'ndan sonra Münbiç ve Tel Rıfat'tan terör unsurlarının ayıklanmasıyla ilgili yeni bir mutabakat sözlü de olsa söz konusu olur mu? Bölgede terör örgütlerinin saldırı girişimlerine karşı Rusya yeni bir adım atacak mı?" şeklindeki soruya ise Erdoğan, "Terör örgütü PKK/YPG'nin, bu bölgelerdeki varlığının sonlandırılmasıyla ilgili daha önce varılan mutabakatların gereği yapılmalıdır." yanıtını verdi.
Bu görüşmede bölgedeki mevcut durumu değerlendirmekle birlikte, gündemi ağırlıklı olarak iki ülke ilişkilerinin daha da geliştirileceği hususlar, savunma sanayisinden siyasi ve askeri konulara kadar atılabilecek ortak adımlar ve beraber yapılabilecek yatırımların oluşturduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu konularda Sayın Putin çok açık ve net yapabileceğimiz yatırımları gündeme getirdi. Örneğin Akkuyu'nun yanı sıra ikinci ve üçüncü nükleer enerji santralleri konusunu, savunma sanayisine yönelik atılabilecek adımları görüştük. Tüm bunlarla beraber mesela Türkiye'nin uzay çalışmalarını konuştuk. Sayın Putin, uzayla ilgili Türkiye ile beraber çalışmaya var. Uzayla ilgili atılabilecek adımlarla ilgili de heyetlerimizi, ekiplerimizi çalıştıracağız. Yapılacak çalışmayla da bunun zamanlamasını, yol haritası belirleyeceğiz. Ona göre de inşallah ilerleyeceğiz. Yani uzay çalışmalarında da çok daha ileri boyutta bir teklif var. Bir tane karada, bir tane denizde platform oluşturmak suretiyle, buradan uzaya roket fırlatma çalışmalarını beraber yapabileceğimizin teklifini sağ olsun yaptılar. Bu konuda da ilgili arkadaşlarımızı görevlendirerek çalışacağız."



ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
TT

ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)

ABD basını bu haftanın başlarında, İslamabad’da gerçekleşen müzakerelerde ABD’nin İran'dan 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyeceğini kabul etmesini istediğini bildirdi.

Haber sitesi Axios ve Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün bir ABD'li yetkiliye, bilgili bir kaynağa ve konuyu bilen kişilere dayandırdıkları haberlerde, Washington’ın Pakistan'da yapılan müzakereler sırasında Tahran'a bu öneriyi sunduğunu bildirdi.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bu talep ABD'nin tutumunda bir yumuşama anlamına geliyor. Çünkü ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran'ın zaman sınırı belirlemeden uranyum zenginleştirmeyi bırakması konusunda ısrarcıydı.

Ancak İran daha kısa bir süre önerdi. Axios, Tahran'ın ‘tek basamaklı bir rakamdan oluşan’ bir süre, yani 10 yıldan az bir süre önerdiğini belirtirken, WSJ sadece birkaç yıl önerdiğini yazdı.

Raporlara göre İran, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerinin derinliklerinde depolandığı düşünülen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasına yönelik talebini de reddetti.

Hafta sonu Pakistan'da ABD ile İran arasında yürütülen doğrudan müzakereler bir anlaşmaya varılamadan sona erdi.

ABD Başkanı Trump, temel anlaşmazlık noktasının ABD'nin İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusundaki ısrarı olduğunu söyledi.

Trump dün gazetecilere, İranlıların bunu kabul etmediklerini, ancak daha sonra kabul edeceklerini düşündüğünü belirterek “Kabul etmezlerse, anlaşma olmaz” dedi.

İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını ve ABD'nin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu alacağını vurgulayan Trump, “İranlılar uranyum stoklarını ya kendileri teslim eder ya da biz alırız” şeklinde konuştu.


İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu, dün, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde yer alan en büyük şehirlerden biri olan Bint Cubeyl'e bir saldırı başlattı. Bu saldırı, bugün Lübnan ve İsrail'in ABD büyükelçilerini bir araya getirecek ‘Washington Toplantısı’nın arifesinde gerçekleşti. Bu sırada Tel Aviv, sahada yeni bir statüko oluşturmaya çalışıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'daki çatışmaların devam edeceğini ve bugün odak noktasının Bint Cubeyl'deki çatışmalar olduğunu söyleyerek “Artık beş bölgeden bahsetmiyoruz. Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın işgal tehdidini ortadan kaldırmak ve zırh delici roket tehdidini uzaklaştırmak için sağlam ve derin bir güvenlik kuşağı oluşturmaktan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Lübnan, bugünkü toplantının bir ateşkes anlaşmasıyla sonuçlanmasını ve böylece taraflar arasında Kıbrıs'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilebilecek müzakere sürecinin başlamasının önünü açmasını umuyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavad, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'dan ‘ateşkes talep etme’ konusunda ‘kesin talimatlar’ aldı.


Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
TT

Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu,dün akşam Holokost Anma Günü etkinliklerinin açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin müttefiki Washington’un desteğiyle İran rejimine tarihindeki "en güçlü darbeyi" vurduğunu söyledi.

Netanyahu, Kudüs'teki Yad Vashem Holokost anıtında düzenlenen ve televizyonda yayınlanan törende, "İran terörist rejimine tarihindeki en güçlü darbeyi vurduk," dedi. İran nükleer tesislerini Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırarak, "Eğer harekete geçmeseydik, Natanz, Fordow ve İsfahan gibi isimler... Auschwitz, Treblinka, Majdanek ve Sobibor gibi sonsuza dek rezillikle anılacaktı" ifadesini kullandı.

İsrail, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen altı milyon Yahudiyi anmak için dün akşamından bugüne kadar Holokost Anma Günü'nü kutluyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İbrani takvimine göre her yıl nisan veya mayıs aylarında düzenlenen resmi törenler, Ortadoğu'daki düşmanlıkların başlamasından bir aydan fazla bir süre sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kırılgan ateşkes ortamında başladı.

Bu arada, İsrail, İran destekli militan grup Hizbullah ile Lübnan'daki savaşını sürdürüyor.