Irak’ta seçimleri boykot eden partilere ilişkin belirsizlik sürüyor

Seçimleri boykot eden partiler, kendilerine üye adayları dolaylı yoldan destekliyor.

Kerbela’daki seçim afişleri. (AFP)
Kerbela’daki seçim afişleri. (AFP)
TT

Irak’ta seçimleri boykot eden partilere ilişkin belirsizlik sürüyor

Kerbela’daki seçim afişleri. (AFP)
Kerbela’daki seçim afişleri. (AFP)

Irak’ta 10 Ekim’de düzenlenecek olan seçimleri boykot etme kararı alan Irak Komünist Partisi ile Irak’ın eski Başbakanı İyad Allavi’nin koalisyonu gibi geleneksel siyasi oluşumların yanı sıra 2019’daki Ekim Hareketi’nden sonra kurulan siyasi partiler açısından belirsizlik sürüyor. Zira geçtiğimiz aylarda seçimi boykot edeceklerini ilan eden partilerin adaylarına ait seçim afişlerinin cadde ve sokaklara asılması kafa karışıklığına yol açtı.
‘Boykotçu’ partilerin içinde bulunduğu belirsizliğin en belirgin örneği İyad Allavi’nin kızı Sara Allavi olarak gösterilebilir. Zira başkent Bağdat’ın Kerh semtinden aday olan Sara oldukça yoğun bir seçim kampanyası yürütüyor. Allavi’nin koalisyonuna mensup adaylar, Bağdat ve diğer şehirlerde de seçim kampanyaları düzenliyor. Aynı durum Irak Komünist Parti için de geçerli. Parti temmuz ayı sonlarında yaptığı resmi açıklamada seçimleri boykot edeceğini ilan etmişti. Fakat seçim kampanyaları arasında partiye mensup veya yakın duran, az sayılamayacak kadar adayın olduğu görüldü.
Ekim Hareketi’nden sonra doğan İmtidad ve adı “sokağa çıkıp hakkımı al” anlamına gelen “Nazil Ahiz Hakki” hareketleri seçimlere katılacağını açık bir biçimde ilan ettiler. Fakat aynı şekilde protestolardan sonra kurulan El-Beyt El-Vatani (Evim Vatanım) ile Çalışma ve Haklar Birliği hareketleri ise yaptıkları resmi açıklamalarla seçimlere katılmayacaklarını duyurmuşlardı. Ancak aktivist Musa Rahmetullah, bu hareketlerin “siyasal İslamcı gruplarla bağlantısı bulunmayan tanınmış bazı toplumsal şahsiyetleri desteklemesini” ihtimal dahilinde gördüğünü belirtti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Rahmetullah, seçime katılmayacak olan protestocu grupların tutumuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu grupların içinde bir çeşit isyan var. Zira grupların bazı kurucu kadroları, daha önce seçimlerde aday olmamış veya siyasal İslamcı grupların bir parçası olmayan genç adayları ve toplumdaki saygın isimleri desteklemeyi arzuluyor. Seçimleri boykot eden partilerin çoğunluğu katılımını açık bir şekilde ilan etmese de bölgelere göre kendi adaylarını destekliyor. Bunun sebebi muhtemelen bu partilerin içinde bulunduğu özel durumlardan kaynaklanıyor.”
Bazı kesimler ise seçimlerde oy kullanmama kararı almasına rağmen bazı adayları desteklemesinin arkasında belki de ‘bu partilerin arzu etmediği sonuçları almaktan korkmaları ve daha sonraları halka karşı katılmama bahanesini ileri sürme’ düşüncesi olabileceğine dikkat çekiyor.
Diğer yandan Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği Sözcüsü Cumane el-Galavi, seçim kampanyalarının başlamasından bu yana 160’ın üzerinde seçim yasağı ihlali tespit ettiklerini açıkladı.
Galavi dün basına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu ihlaller, başta Bağdat olmak üzere diğer belediye dairelerinin desteğiyle vatandaşlar, adaylar, Milli Ofis’te ve şehirlerdeki ofislerde yer alan ana ve alt komiteler tarafından tespit edildi. Bazı adaylar kendilerine haber verildikten sonra ihlallerine son verdiler. Seçim Komiserliği, Bağdat Belediyesi ve belediye daireleri duvarlara, beton bloklara, parklara ve sokak aralarına herhangi bir seçim ilanının yapıştırılmasını yasakladı. Hükümet dairelerinin, okulların, üniversitelerin, türbelerin ve kutsal mekanların binaları ve duvarları ile köprülerin, kültürel mekanların ve heykellerin üzerinde parti veya adaylarının reklamları yapmayı da yasakladılar.”
Galavi, yasakları çiğneyenlere uygulanacak hukuki yaptırımlara ilişkin de şu bilgileri verdi:
“Bu yaptırımlar para cezasına, hapise ya da her ikisi birden ve adaylığın iptaline kadar varabilir. Seçim Komiserliği son dönemde seçim kampanyalarıyla ilgili şartları aykırı hareket eden bazı isimlerin  adaylığını iptal etti.”
Yüksek Seçim Güvenlik Komitesi Sözcüsü Galib el-Atiyye de dün Irak resmi haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamada, seçim günüyle ilgili yeni güvenlik talimatları verdiklerini bildirdi.Attiye açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Seçim Güvenlik Komitesi tüm şehirlerdeki alt komitelere talimatlar ve emirler gönderdi. 9 Ekim’den 11 Ekim sabahına kadar şehirler arası seyahat sınırlandırılacak, tüm havalimanları ve sınır kapıları kapatılacak. Bu önlemler seçim süreci boyunca tam bir güvenlik sağlamak için alındı.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.