Expo 2020 Dubai’nin açılışı devasa bir törenle gerçekleştirildi

Dubai’ye gelen ziyaretçiler büyük bir festivalle karşılandı.

Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum ve Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid dünkü açılış törenine katıldılar. (WAM)
Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum ve Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid dünkü açılış törenine katıldılar. (WAM)
TT

Expo 2020 Dubai’nin açılışı devasa bir törenle gerçekleştirildi

Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum ve Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid dünkü açılış törenine katıldılar. (WAM)
Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum ve Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid dünkü açılış törenine katıldılar. (WAM)

Expo 2020 Dubai’nin açılışı dün, fuarın merkezinde yer alan ve ‘Fırsatlar’, ‘Devinim’ ve ‘Sürdürülebilirlik’ alanlarını birbirine bağlayan Al Wasl Plaza’da düzenlenen devasa törenle gerçekleşti. Fuarda ülkeler kendilerine özel pavyonları aracılığıyla kültürlerini ve bölgeyle olan bağlarını yansıtacak. Etkinlik 192 ülkenin katılımıyla 182 gün boyunca devam edecek.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutan Yardımcısı ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın huzurunda Expo 2020 Dubai’nin açılışını gerçekleştirdi. Geçen yıl düzenlenmesi gereken ve en kapsamlı küresel etkinlik sayılan Expo 2020 Dubai koronavirüs salgını nedeniyle bir yıl ertelenmişti.
Muhammed bin Raşid Al Maktum ve Şeyh Muhammed bin Zayid, altı ay sürecek kültürel ve yaratıcı diyaloga katılmak için Dubai'ye gelen 192 ülke temsilcilerini ve uluslararası örgütlerin ve kurumların heyetlerini ağırladı.
Expo 2020 Dubai’nin açılışıyla BAE'nin tarihi olağanüstü bir ana tanık olduğunu vurgulayan Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum sözlerine şöyle devam etti:
“Fuara, BAE'nin gerçekleştirdiği bu küresel medeniyet projesinin bir parçası olmaktan gurur duyan tüm sektörlerden ekipler de katılıyor. Bugün BAE, yeni bir amaç ile gelecek yolculuğunda başka bir aşamaya geçiyor. Tüm arzular, güçlü bir irade ve akıllı bir yönetimle gerçekleştirilebilir. Ülkelerin en yüksek başarılarını, yaratıcılıklarını ve yeniliklerini kutlayan Expo 2020 Dubai, zihinlerin, fikirlerin, birikimlerin ve insan deneyimlerin buluştuğu bir platform. Bu küresel etkinlik; yeni iş birliği ufukları keşfetmeye, halklar arasında güven köprüleri kurmaya, herkes için barış, istikrar ve refahın olduğu daha iyi bir gelecek inşa etmede ortak eylemi teşvik etmeye yardımcı oluyor. Bu yılki fuarın istisnai olacağına, Expo tarihinde bir dönüm noktasını teşkil edeceğine söz vermiştik. Şimdi bu sözlerin gerçekleştiğine tanık oluyoruz. Bugün toprağımız olan dünya bize elinden gelenin en iyisini verdiği gibi biz de ona elimizden gelenin en iyisini vermeye çalışıyoruz. BAE önümüzdeki aylarda insani, kültürel, medeni ve ekonomik açıdan en güzel küresel deneyimi sunacak.”
BAE topraklarının tüm dünyaya kollarını ve kalbini açtığını vurgulayan Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan da ‘bu toprakların tarih boyunca medeniyetlerin ve kültürlerin, Doğu ile Batı'nın buluştuğu yer, eski çağlardan beri hoşgörü ve bir arada yaşamanın adresi olduğunu’ söyledi.
Açılışta yaptığı konuşmada bu kapsamlı uluslararası etkinliğe Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya'da ilk kez BAE'nin ev sahipliği yaptığının altını çizen Zayid Al Nahyan, bunun küresel güveni gösterdiğini, ülkesinin iyiliği, kalkınmayı, iş birliğini ve barışı talep eden politikaları ve eğilimlerini somut hale getirdiğini vurguladı.  Expo 2020 Dubai’nin dünyanın koronavirüs salgınının yansımalarından kurtulma yolunda yeni ekonomik ve kalkınma ufukları arayışında olduğu bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çeken Zayid Al Nahyan etkinliğin ayrıca ‘Fikirleri Buluşturmak, Geleceği Yaratmak’ sloganıyla küresel zorluklara (sangın ve iklim değişikliği gibi) etkili çözümler bulma yönünde diyalog, vizyon ve deneyim alışverişinin kaydedildiği küresel bir platform olduğunu kaydetti.
Expo 2020 Dubai Genel Komiseri konumundaki Hoşgörü ve Birlikte Yaşam Bakanı Şeyh Nahyan bin Mubarak Al Nahyan da konuşmasında şunları söyledi:
“Bugün 192 ülke kendine has pavyonlarıyla bir araya geliyor. 170 yıllık Expo tarihinde bunun eşi benzeri görülmedi. Dünya sıkıntılarla karşı karşıya gelirken burada olmak, dünyayı herkes için daha iyi bir yer haline getirme konusundaki kararlılığımızı ve arzumuzu gösteriyor. Expo 2020'ye ev sahipliğimiz, hoşgörünün bizim yaklaşımımız olduğuna dair harika bir mesajı içerisinde barındırıyor. Tüm dünya halkları ile çalışmayı ve iş birliğini memnuniyetle karşılıyoruz. Zihinlerimiz önümüzdeki 50, hatta 100 yıl için ilerleme tohumlarını ekmeye devam ederken aklımızda tutmamız gereken vizyon işte bu.”
Expo etkinlikleri organizatörü konumundaki Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Sekreteri Dimitri Kerkentzes de Expo 2020 Dubai’nin dünya çapında milyonlarca insanın uluslararası alanla yeniden bağlantı kurması ve bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlara yenilikçi ve gelişmiş çözümler bulmaya katılması açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Expo 2020’nin dünyanın dört bir yanını sarsan büyük bir sıkıntı zamanında gerçekleştirildiğini vurgulayarak etkinliğin Dubai’nin daha iyi bir dünyanın şekillenmesine yardımcı olmada örnek teşkil edeceğini söyledi. Kerkentzes, burada çeşitli halkların bu sıkıntıyı aşma yönünde etkili çözümler bulmak ve daha esnek ve işbirlikçi bir dünya yaratmak için birleşerek anlaşmazlıkların aşıldığının altını çizdi. Ayrıca zenginler ile yoksullar arasındaki uçurumu azaltma, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği sağlama yönünde stratejiler bulmanın ve herkes için eşit fırsatları teşvik etmenin de bu yöndeki amaçlar arasında olduğunu ifade etti.
Expo 2020 Dubai’nin resmi açılışını gerçekleştiren Veliaht Prens Şeyh Hamdan bin Muhammed bin Raşit Al Maktum konuşmasında “Tüm dünyanın BAE topraklarında buluştuğu bugün, hep birlikte yeni bir başlangıca tanıklık ediyoruz. Allah'ın izniyle Expo 2020 Dubai’nin açılışını gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 25 milyon ziyaretçinin katılması beklenen 35’inci küresel fuar Expo 2020 Dubai’nin açılışında özel ses, ışık ve lazer tekniklerinin yer aldığı nefes kesici performanslar sergilendi. Al Wasl Plaza’nın aydınlatılmasında 30 bin ışık kullanıldı.
İlk Dünya Fuarı, Londra'da bu amaç için özel olarak inşa edilen Kristal Saray'da (Crystal Palace) gerçekleşmişti. 1889’da Fransa’da düzenlenen fuar için ise özel olarak Paris’teki Eyfel Kulesi inşa edildi. Bu fuara Ortadoğu’da ilk kez ev sahipliği yapan ise Dubai oluyor. Bunun bölgedeki en kapsamlı etkinlik olması bekleniyor. Expo 2020 Dubai, Tokyo Olimpiyatları geçtiğimiz yaz seyircisiz yapıldığı için, salgın başladığından bu yana düzenlenen en büyük organizasyon sayılıyor.



ABD, Suudi Arabistan'a 9 milyar dolarlık Patriot füze satışını onayladı

Suudi Arabistan ordusuna ait bir Patriot füze sistemi (Arşiv)
Suudi Arabistan ordusuna ait bir Patriot füze sistemi (Arşiv)
TT

ABD, Suudi Arabistan'a 9 milyar dolarlık Patriot füze satışını onayladı

Suudi Arabistan ordusuna ait bir Patriot füze sistemi (Arşiv)
Suudi Arabistan ordusuna ait bir Patriot füze sistemi (Arşiv)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) dün yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Suudi Arabistan'a tahmini dokuz milyar dolarlık bir maliyetle gelişmiş Patriot füzeleri ve ilgili ekipmanların potansiyel satışını onayladığını duyurdu.

Açıklamada, bu anlaşmada ana yüklenicinin Lockheed Martin olduğu belirtilirken, ABD Dışişleri Bakanlığı da Riyad'ın Amerika Birleşik Devletleri'nden bu türden 730 füze satın almayı planladığını duyurdu.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.