Mısır, Pfizer aşılarını teslim aldı

Hükümet, tüm devlet çalışanlarını Kovid-19 aşısı olmaya çağırdı.

ABD’nin gönderdiği Pfizer aşıları Mısır’a ulaştı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)
ABD’nin gönderdiği Pfizer aşıları Mısır’a ulaştı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)
TT

Mısır, Pfizer aşılarını teslim aldı

ABD’nin gönderdiği Pfizer aşıları Mısır’a ulaştı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)
ABD’nin gönderdiği Pfizer aşıları Mısır’a ulaştı. (Mısır Sağlık Bakanlığı)

Mısır hükümeti, Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) girişimi kapsamında ABD'den hibe olarak gönderilen Pfizer aşı dozlarını teslim aldı. Hükümetten yapılan açıklamada tüm devlet çalışanlarının hızlı bir şekilde aşı olmaları gerektiği vurgulandı.
Nüfusu 100 milyonun üzerinde olan Mısır aşı tedarikine hız verdi.
Mısır geçtiğimiz dönemde, AstraZeneca, Sinopharm, Sputnik, Johnson & Johnson'ın yanı sıra yerel olarak üretilen Sinovac’tan da aşı almıştı.
Mısır Sağlık Bakanı Hala Zayed dün akşam yaptığı açıklamada, unları söyledi:
"Koronavirüse karşı 1 milyon 612 bin 260 doz Pfizer aşısı, Mısır halk sağlığı girişimlerinden sorumlu bakan yardımcısı Muhammed Hassani, ABD'nin Kahire Büyükelçisi Yardımcısı Nicole Champagne, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF temsilcilerinin huzurunda teslim alındı. Bu adım, Mısır devletinin salgına karşı mücadelenin kazanımlarını korumak için vatandaşlara aşı tedarikini çeşitlendirme ve genişletme planı kapsamında atıldı.”
Mısır Sağlık Bakanlığı sözcüsü Halid Mücahid, Pfizer aşısından iki doz yapılmasının WHO ve Mısır İlaç Kurumu tarafından onaylandığını belirtti. Aşılar ülke geneline yayılmış bin 1100 aşı merkezine sevk edilmeden önce Mısır İlaç Kurumu (EDA) laboratuvarlarında analiz edileceğini söyledi.
Nicole Champagne, ABD'ye Mısır'a verdiği destek için teşekkür etti. Bunun, ABD'den Mısır'a gönderilecek yaklaşık 5 milyon dozluk sevkiyatın ilk partisi olduğunu belirterek ‘sevkiyatın Mısır'a son derece korunaklı kutularda geldiğini’ vurguladı.
Champagne, koronavirüs salgınına yönelik hükümetler arasındaki iş birliğinin ve halkların dayanışmasının önemine dikkat çektiği açıklamasında Mısır'ın salgının başlangıcında ABD'ye tıbbi malzeme göndermesi dolayısıyla minnettar olduklarını söyledi.
Mısır Sağlık yetkilileri, laboratuvar analizleri pozitif çıkan 741 yeni Kovid-19 vakası tespit edildiğini ve 37 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Bakanlık verilerine göre Mısır’da dün akşam itibariyle toplam 304 bin 524 vaka kayıtlara geçti. Bunlardan 256 bin 886’sının iyileştiği, 17 bin 331’sinin ise yaşamını yitirdiği aktarıldı.
Bakanlık, yeni akademik yıl başlamadan önce aşılama sürecini hızlandırmak için önceden çevrimiçi kayıt gerektirmeyen ve üniversiteler ile yüksek lisans öğrencilerini aşılamak için oluşturulan 270 gençlik merkezinin listesini yayınladı.
Mısır Kabinesi Sözcüsü Nader Saad, "Hükümet, uygulanan ihtiyati tedbirler ve aşı kampanyasının genişletilmesi sayesinde eğitim ve teknik eğitim çalışanları ile üniversite öğrencileri için gelecek akademik yılın güvenli bir şekilde geçeceği konusunda güvence verdi" dedi.



Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)

Lübnan yargısı, Lübnanlılar, Suriye kökenli bir İsveçli ve Lübnan kökenli Fransız vatandaşlarından oluşan yerel-Avrupa bir ağın, İsrail istihbarat teşkilatı (Mossad) tarafından yürütülen karmaşık bir operasyonu kolaylaştırdığı sonucuna vardı. Bu operasyonda, Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli bir subay geçen yılın sonlarında doğu Lübnan'dan kaçırılarak İsrail'e teslim edilmişti.

Askeri mahkemeye hükümet temsilcisi olarak atanan Yargıç Claude Ganem, davada bir tutukluyu ve halen firari olan üç kişiyi suçladı. Onları “Mossad ile iletişim kurmak ve para karşılığında Lübnan'da Mossad adına çalışmak, 17 Aralık 2025'te Ahmed Şükr'ün kaçırılmasını gerçekleştirmekle" suçladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir adli kaynak, "Özellikle Şükr'ün Lübnan dışına nasıl transfer edildiği de dahil olmak üzere, kaçırma operasyonunun tam olarak hangi güzergahı izlediğini belirlemek için soruşturmalar hâlâ devam ediyor" dedi.

Ön soruşturmalar, tuzağa düşürme ve kaçırma olayının nasıl gerçekleştiğine dair kesin kanıtlar ortaya çıkardı.


Şaas, Gazze'nin yeniden inşası konusunda iyimser ancak İsrail engeller çıkarıyor

Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
TT

Şaas, Gazze'nin yeniden inşası konusunda iyimser ancak İsrail engeller çıkarıyor

Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)

Gazze Şeridi yönetim komitesi başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı İsrail savaşının ardından Şeridin yeniden inşasının yedi yıl içinde tamamlanacağına dair dikkat çekici bir iyimserlik dile getirdi.

Filistin radyosuna dün verdiği röportajda, ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi'ni yönetmekle görevlendirilen Şaas, savaş enkazını Akdeniz'e taşımayı da içeren iddialı bir planın ana hatlarını açıkladı.

Şaas, Hamas'ın yıllarca süren iktidarının ardından Filistin bölgesini yönetmekle görevli 15 kişilik Filistinli uzman grubunun başına geçecek.Şarku’l Avsat’ın Filistin radyosundan aktardığına göre Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize dökersek ve denizde yeni adalar yaratırsak... üç yıl içinde Gazze için yeni toprak kazanmış ve enkazı temizlemiş olacağız” dedi. “Gazze yedi yıl öncesinden daha iyi bir hale gelecek” ifadesini kullandı.

Buna karşılık İsrail, barış planının ikinci aşamasının duyurusunu “sembolik” olarak değerlendirerek sektörün geleceğini engellemeye çalıştı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise Gazze Yönetim Komitesi'nin kurulmasına destek verdiğini belirterek, “Filistin Yönetimi kurumları arasında bağlantı kurulmasının ve ikilik ve bölünmeyi sürdüren idari, hukuki ve güvenlik sistemleri kurulmamasının önemini yeniden teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.


Halep'te SDG kontrolündeki bölgelerden kaçanlara yönelik sığınma evleri açıldı

Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)
Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)
TT

Halep'te SDG kontrolündeki bölgelerden kaçanlara yönelik sığınma evleri açıldı

Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)
Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)

Suriye yetkilileri dün, Halep'in doğusundaki Menbiç şehrinde, bölgede Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgelerden kaçan sakinler için üç sığınak açıldığını duyurdu.

Suriye ordusu, Deyr Hafir ile Halep arasındaki yolda Hamime köyü üzerinden bir insani yardım koridoru açıldığını doğruladı ve son tarih bugün saat 17:00'ye kadar uzatıldı. Sakinlere “Suriye devlet televizyonunda yayınlanan, ordu tarafından belirlenen SDG ve PKK milislerinin bulunduğu tüm yerlerden uzak durmaları” çağrısında bulundu.

Suriye ordusu, sivillerin geçişini engelleyen her türlü yeri “uygun şekilde” hedef alacağı tehdidinde bulunarak, bölgenin güvenliğini sağlamak için saha hazırlıklarının tamamlandığını ifade etti.

Ordu, SDG güçlerini sivillerin Deyr Hafir koridorundan geçişini engellemekle suçlarken, SDG güçleri ise bu iddiayı reddederek, "Bölgedeki sivil hareketliliğinin engellenmesi, Şam fraksiyonlarının gerçekleştirdiği askeri gerilim, seferberlik ve sürekli bombardımanın bir sonucudur" açıklamasını yaptı.