Şin Bet: Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında büyük bir artış yaşandı

Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)
Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)
TT

Şin Bet: Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında büyük bir artış yaşandı

Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)
Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)

İsrail İç İstihbarat Servisi (Şin-Bet) tarafından hazırlanan bir iç raporunda, Yahudi yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli vatandaşlara yönelik gerçekleştirdiği saldırıların çarpıcı bir şekilde artarak 3 yıl içinde ikiye katlandığı ve özellikle bu yıl daha da şiddetlendiği kaydedildi.
İsrail merkezli Haaretz gazetesinin dünkü (Pazar) haberine göre, Şin Bet tarafından kapalı görüşmelerde güvenlik görevlilerine ve siyasi düzeydeki temsilcilere sunulan raporda, Kovid-19 pandemisinin ardından geçen yıl ve bu yıl boyunca İsrail ve yerleşim bölgelerinde getirilen hareket kısıtlamalarına rağmen 2019-2021 arasındaki dönemde saldırı sayısında bir artış yaşandığı belirtildi. Yetkililer söz konusu saldırıları "ırkçı saldırılar" olarak nitelendirirken, bazı konuşmacılar bunları terörizm olarak değerlendirdi. Ayrıca yerleşimcilere koruma sağlayan ve onlarla mücadeleden kaçınan güvenlik güçlerini saldırıların artmasından sorumlu tuttu. 
Veriler, yerleşimcilerin 2019'da Filistinlilere yönelik 363 saldırı gerçekleştirdiğini, ancak sayının artarak 2020'de 507 saldırıya ulaştığını gösteriyor. Verilere göre bu yıl saldırılarda bir sıçramaya tanık olundu. 2021’de saldırılar bir önceki yıla göre yüzde 60 artış yaşanarak sadece ilk altı ayda 416 saldırı kaydedildi. 2020'nin ilk yarısında yerleşimciler Filistinlilere 263 saldırı gerçekleştirdi ve 2019'un ilk yarısında ise 224 saldırı gerçekleştirdi.
Saldırıların içeriğine ilişkin bir analizde, yerleşimcilerin bu yılın ilk yarısında özel mülke saldırı, taş atma gibi saldırılarla yaklaşık 139 saldırı gerçekleştirdikleri, 2020'de ise bu türde 111 saldırı, 2019’da 83 saldırı yaşandığı kaydedildi. Bu yılın ilk yarısında yerleşimciler Filistinlilere 130 fiziksel saldırı gerçekleştirdi. Bu türde saldırı 2020'de 52, 2019'da ise 63 saldırı olarak gerçekleşti.
Buna paralel olarak raporda, Batı Şeria'da Yahudilerin başlattığı sözlü çatışmalar ve isyanlar belgelendi. Şin-Bet, Batı Şeria'daki Yahudi Aralık 2020’de terör saldırılarındaki artışın, Cenin bölgesinde bir yerleşimcinin bir Filistinli tarafından öldürülmesinin ve İsrail polisi tarafından kovalamaca sırasında başka bir yerleşimcinin öldürüldüğünü kaydetti.
Saldırıların çoğu son iki yılda Halil, Ramallah ve Nablus'ta gerçekleşti. 2019'daki 104 saldırıya kıyasla 2020'de Halil kentinde 200 Yahudi saldırısı belgelendi. Nablus’ta 2019'daki 90 saldırıya kıyasla 2020'de Filistinlilere yönelik 141 saldırı gerçekleşti. Veriler, aşırılıkçı yerleşimcilerin kalelerinden biri olan Yitzhar yerleşim bölgesinin (Nablus'un güneyinde), Filistinlilere yönelik en fazla sayıda Yahudi yerleşim saldırısına tanık olduğunu gösterdi. Bölgede 2020'de 84 saldırı gerçekleşirken, Halil kentinde aynı yıl yerleşimciler 83 terörist saldırı gerçekleştirdi. Raporda ayrıca, 2020'de her biri Filistinlilere yaklaşık 25 Yahudi terör saldırısı gerçekleştiren Emek Shilo, Rehelim ve Bat Ayin yerleşim bölgelerine atıfta bulunuldu.
Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarından alıntı yaparak, İsrail ordusu ve polisinin izlediği politikanın  Filistinlilere karşı ulusal suçların artmasına yol açtığını söyledi. Hükümet, iki yıl önce yerleşimcilerden birinin ölümünden bu yana, yerleşimcilerle mücadeleden kaçınmaya çalışıyor. Böylece aralarındaki aşırılık yanlılarının Batı Şeria'da istedikleri gibi hareket etmelerine izin veriliyor.
Bir güvenlik kaynağı gazeteye yaptığı açıklamada, “Bir dizi seçim turundaydık ve kimsenin "Tepe Gençliği (Hilltop Youth) ile mücadele etmek istemediği açıktı. Bu durum, ileri karakollara dağılmış şiddetli aşırılık yanlısı yerleşimciler ve isyancı grupları tarafından kullanıldı. Şeyh Cerrah'taki olaylar ve Surların Muhafızı adlı askeri operasyon (5 ay önce Gazze'ye yapılan savaş), bu aşırılıkçı grupları eylemlerini gerçekleştirmeye teşvik etti.



Batı Şeria’da İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu aynı aileden dört kişi hayatını kaybetti

Ramallah’ta İsrailli yerleşimcilerin saldırıları sonucu 3 Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından ağlayan bir kadın (Arşiv – Reuters)
Ramallah’ta İsrailli yerleşimcilerin saldırıları sonucu 3 Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından ağlayan bir kadın (Arşiv – Reuters)
TT

Batı Şeria’da İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu aynı aileden dört kişi hayatını kaybetti

Ramallah’ta İsrailli yerleşimcilerin saldırıları sonucu 3 Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından ağlayan bir kadın (Arşiv – Reuters)
Ramallah’ta İsrailli yerleşimcilerin saldırıları sonucu 3 Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından ağlayan bir kadın (Arşiv – Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde bir Filistinli erkek, eşi ve iki küçük çocuğunun bugün İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.

Filistin Kızılayı da ekiplerinin, Tubas’ın güneyindeki Tamun beldesinde İsrail güçlerinin ateş açtığı bir araçtan iki yetişkin ile iki çocuğun cansız bedenlerini çıkardığını bildirdi.

İsrail ordusu ise AFP’ye olaya ilişkin haberleri soruşturduğunu açıkladı.

Ramallah merkezli Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, ‘Tamun’da açılan ateş sonucu aynı aileden dört şehidin Tubas’taki Türk Devlet Hastanesi’ne ulaştığını’ belirtti.

Açıklamada hastaneye 37 yaşındaki bir erkek, 35 yaşındaki bir kadın ile 5 ve 7 yaşlarında iki çocuğun cenazelerinin getirildiği, hepsinin kurşun yaraları bulunduğu ifade edildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise çiftin diğer iki çocuğunun, 8 ve 11 yaşlarında olduklarını ve kurşun parçalarıyla yaralandıklarını aktardı. Ajans, İsrail güçlerinin bugün erken saatlerde ailenin bulunduğu araca ateş açtığını bildirdi.

İsrail, Batı Şeria’yı 1967 yılından bu yana işgal altında tutuyor. Bölgede şiddet, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşından bu yana artış gösterdi.

Yerleşimci şiddeti de artış gösterdi. Özellikle İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olarak nitelendirilen mevcut hükümetin, yerleşim faaliyetlerini hızlandırmasıyla bu artış dikkat çekti. Hükümetin 2025 yılında 54 yeni yerleşim biriminin inşasına onay verdiği, bunun da rekor bir sayı olduğu belirtildi.

Gazze Şeridi’nde 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen şiddetin seviyesi düşmedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Gazze savaşının başlamasından bu yana Batı Şeria’da bazıları savaşçı olmak üzere bin 45’ten fazla Filistinli, İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından öldürüldü.

Aynı dönemde resmi İsrail verilerine göre, Filistin saldırılarında ya da İsrail askeri operasyonları sırasında aralarında siviller ve askerlerin de bulunduğu en az 45 İsrailli hayatını kaybetti.


El-Hamidavi… İran’ın Irak’taki gizemli adamı

El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
TT

El-Hamidavi… İran’ın Irak’taki gizemli adamı

El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.
El-Hamidavi olduğu ifade edilen kişinin, 6 Kasım 2021’de kamuoyu önündeki tek görünümünde maske, güneş gözlüğü ve kefiye taktığı görülüyor.

Irak’ta Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi’nin akıbetine ilişkin çelişkili haberler gelmeye devam ediyor. Bazı kaynaklar, dün sabaha karşı Bağdat’ın Kerade semtinde örgüte ait bir evi hedef alan saldırıda Hamidavi’nin öldürüldüğünü ileri sürerken, bazıları ise saldırıdan kurtulduğunu belirtti. Olayın ardından sosyal medyada paylaşılan bir videoda, Hamidavi olduğu düşünülen bir kişinin başından yaralandığı görüldü. Peki yıllardır ‘İran’ın Irak’taki gizemli adamı’ olarak anılan bu isim kim?

Eski Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis tarafından kurulan Ketaib Hizbullah, Irak’ta önemli bir nüfuza sahip. 2021 yılında Bağdat Havalimanı yakınlarında düzenlenen ABD saldırısında öldürülen el-Mühendis’in kurduğu örgüt, hem Haşdi Şabi içindeki ana silahlı yapılardan birini oluşturması hem de Irak’taki Amerikan çıkarlarına yönelik saldırılardaki rolüyle dikkat çekiyor. Buna karşın örgütün önde gelen isimleri, medyada görünmemeleri ve üst düzey kadrolar için uygulanan sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle uzun süredir büyük bir gizlilik ve belirsizlik perdesiyle çevrili bulunuyor.

İran’ın gizemli adamı

Ahmed Muhsin Ferec el-Hamidavi’nin adı, son yıllarda Irak’ta meydana gelen birçok olayla ilişkilendiriliyor. ‘Ebu Hüseyin’ lakabıyla bilinen bu isim hakkında dolaşan bilgilerin çoğu ise kişiliğine dair kesin bir tablo ortaya koymuyor. Babası Muhsin el-Hamidavi’ye ait olduğu belirtilen fotoğraflar zaman zaman dolaşıma girse de, Ebu Hüseyin’in görüntüsü yıllardır medyada yer almıyor.

frgbth
Bağdat’ta, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) karargahını hedef alan hava saldırısında hayatını kaybeden Ketaib Hizbullah mensupları için cenaze töreni düzenlendi. (Reuters)

Hamidavi hakkında paylaşılan bilgilere göre 1971 yılında Bağdat’ta doğdu. Ailesinin Irak’ın güneyindeki Meysan vilayetinden geldiği, 1950’li ya da 1960’lı yıllarda başkent Bağdat’a göç etmiş olabileceği belirtiliyor.

Bazı rapor ve analizler ise Hamidavi’nin örgüt içinde etkili bir aileye mensup olduğunu öne sürüyor. Buna göre oğlu Zeyd el-Hamidavi’nin, örgütün X platformu üzerinden yayımlanan açıklamalarını paylaşan ve ‘Ebu Ali el-Askeri’ adıyla bilinen hesabı yöneten kişi olduğu düşünülüyor. Kardeşlerinin de silahlı grupta üst düzey görevlerde bulunduğu ifade ediliyor.

Haşdi Şabi’ye yakın kaynaklar, Hamidavi’nin son derece güçlü bir güvenlik hassasiyetine sahip olduğunu belirtiyor. Bu kaynaklara göre Hamidavi cep telefonu veya elektronik cihazları doğrudan kullanmıyor; yalnızca güvendiği yardımcıları aracılığıyla iletişim kuruyor. Hareketlerini ise genellikle çok dar bir çevre dışında kimse bilmiyor.

gtrhbtg
4 Mart 2026’da Irak’ın güneyinde düzenlenen bir hava saldırısında öldürülen Ketaib Hizbullah üyesi için Bağdat’ta düzenlenen cenaze töreninden (AFP)

Hamidavi hakkındaki gizemli tabloya rağmen, birçok çevrede ‘İran’ın Irak’taki gizemli adamı’ olarak nitelendiriliyor. Yıllardır yürüttüğü askeri faaliyetler de onu ABD’nin hedef listesine sokmuş durumda. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamidavi’yi Şubat 2020’de ‘özel olarak belirlenmiş küresel terörist’ (SDGT) olarak listeye aldı. Bu kararın, Washington tarafından 2009’dan bu yana terör örgütü olarak sınıflandırılan Ketaib Hizbullah’ın liderliğindeki rolü nedeniyle alındığı belirtiliyor.

Ketaib Hizbullah’ın sicili

Ketaib Hizbullah ve lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, 2019 yılında Irak’ta düzenlenen protesto hareketlerine katılan bazı gruplar tarafından, bazı aktivistlere yönelik cinayet ve suikastlara karışmakla suçlanıyor.

Örgütün, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ile Amerikan güçlerinin bulunduğu bölgeler ve askeri kamplara yönelik çok sayıda saldırının arkasında olduğu yönünde yaygın bir kanaat bulunuyor. Bazı Şii çevreler ise Ketaib Hizbullah’ı İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) talimatlarına bağlı hareket eden en güçlü Iraklı silahlı gruplardan biri olarak nitelendiriyor.

ABD Hazine Bakanlığı Kasım 2023’te Iraklı silahlı grupların bazı liderlerini hedef alan ek yaptırımlar uyguladı ve örgütün bir numaralı sorumlusu olarak görülen Hamidavi’ye yönelik kısıtlamaların sürdüğünü duyurdu.

Benzer bir adım Ocak 2024’te de atıldı. Bu kapsamda örgüt mensupları arasında yer alan kişiler yaptırım listesine alındı. Listede Hamidavi’nin kardeşi Ukad el-Hamidavi de yer aldı. Söz konusu kişilerin, örgüte lojistik destek sağlamak ve operasyonel faaliyetlerin yürütülmesini kolaylaştırmakla suçlandığı belirtildi.


Füze ve İHA Savaşları Gecesi, Irak'ta gerginliğin tırmanacağına işaret etti

Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
TT

Füze ve İHA Savaşları Gecesi, Irak'ta gerginliğin tırmanacağına işaret etti

Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)
Dün bir İHA’lı saldırıya uğrayan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'nden dumanların yükseldiğini gösteren bir videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Dün şafak vakti Bağdat'ta yaşanan “Füze ve İHA Savaşları Gecesi”, Irak'ın başkentini sarsan bir dizi saldırı ve karşılıklı hava saldırısının ardından, ABD ile İran yanlısı silahlı gruplar arasındaki çatışmada yeni bir tırmanışa işaret ediyor. Polis kaynaklarına göre gerginlik, Karrada Mahallesi’nde Hizbullah milislerinin alternatif karargahı olarak kullanılan bir evin hedef alınmasıyla başladı. Saldırı sonucunda ev yıkıldı, üç milis öldü, bir kişi de yaralandı.

Yaklaşık iki saat sonra, Bağdat'ın doğusundaki el-Belediyyat bölgesinde silahlı kişileri taşıyan bir araç hedef alındı. Saldırı sonucunda araçtaki üç kişi hayatını kaybetti. Bu olayın üstünden henüz bir saat geçmeden, Yeşil Bölge içindeki ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği roket ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırıya uğradı. Saldırılardan birinde kompleks içindeki bir iletişim sistemi hedef alındı.

Bir güvenlik kaynağı, kompleks içindeki ABD hava savunma sistemi ‘C-RAM’ın, hedefini isabetli bir şekilde vuran İHA’yı durduramadığını belirtti; güvenlik yetkilileri bu gelişmeyi dikkat çekici buldu. Basında yer alan haberlere göre saldırının ardından diplomatik kompleksin içinde yangın çıktı, ayrıca füzelerden biri elçilik içindeki helikopter pistini vurarak maddi hasara yol açtı. Yeşil Bölge çevresinde yaşayanlar, büyükelçiliğin son yıllarda maruz kaldığı bu en şiddetli saldırıda, birkaç güçlü patlamanın sesinin yakındaki konut binalarını sarstığını söyledi. Gözlemciler, saldırıların art arda gelmesinin Irak'ta güvenlik durumunun daha da tehlikeli bir aşamaya girdiğinin işareti olduğunu düşünüyor.