Şin Bet: Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında büyük bir artış yaşandı

Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)
Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)
TT

Şin Bet: Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında büyük bir artış yaşandı

Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)
Filistinli göstericiler ve İsrailli barış aktivistleri, el-Halil'in güneyindeki köylere el konulmasını ve suların kesilmesini protesto ediyor. (AFP)

İsrail İç İstihbarat Servisi (Şin-Bet) tarafından hazırlanan bir iç raporunda, Yahudi yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli vatandaşlara yönelik gerçekleştirdiği saldırıların çarpıcı bir şekilde artarak 3 yıl içinde ikiye katlandığı ve özellikle bu yıl daha da şiddetlendiği kaydedildi.
İsrail merkezli Haaretz gazetesinin dünkü (Pazar) haberine göre, Şin Bet tarafından kapalı görüşmelerde güvenlik görevlilerine ve siyasi düzeydeki temsilcilere sunulan raporda, Kovid-19 pandemisinin ardından geçen yıl ve bu yıl boyunca İsrail ve yerleşim bölgelerinde getirilen hareket kısıtlamalarına rağmen 2019-2021 arasındaki dönemde saldırı sayısında bir artış yaşandığı belirtildi. Yetkililer söz konusu saldırıları "ırkçı saldırılar" olarak nitelendirirken, bazı konuşmacılar bunları terörizm olarak değerlendirdi. Ayrıca yerleşimcilere koruma sağlayan ve onlarla mücadeleden kaçınan güvenlik güçlerini saldırıların artmasından sorumlu tuttu. 
Veriler, yerleşimcilerin 2019'da Filistinlilere yönelik 363 saldırı gerçekleştirdiğini, ancak sayının artarak 2020'de 507 saldırıya ulaştığını gösteriyor. Verilere göre bu yıl saldırılarda bir sıçramaya tanık olundu. 2021’de saldırılar bir önceki yıla göre yüzde 60 artış yaşanarak sadece ilk altı ayda 416 saldırı kaydedildi. 2020'nin ilk yarısında yerleşimciler Filistinlilere 263 saldırı gerçekleştirdi ve 2019'un ilk yarısında ise 224 saldırı gerçekleştirdi.
Saldırıların içeriğine ilişkin bir analizde, yerleşimcilerin bu yılın ilk yarısında özel mülke saldırı, taş atma gibi saldırılarla yaklaşık 139 saldırı gerçekleştirdikleri, 2020'de ise bu türde 111 saldırı, 2019’da 83 saldırı yaşandığı kaydedildi. Bu yılın ilk yarısında yerleşimciler Filistinlilere 130 fiziksel saldırı gerçekleştirdi. Bu türde saldırı 2020'de 52, 2019'da ise 63 saldırı olarak gerçekleşti.
Buna paralel olarak raporda, Batı Şeria'da Yahudilerin başlattığı sözlü çatışmalar ve isyanlar belgelendi. Şin-Bet, Batı Şeria'daki Yahudi Aralık 2020’de terör saldırılarındaki artışın, Cenin bölgesinde bir yerleşimcinin bir Filistinli tarafından öldürülmesinin ve İsrail polisi tarafından kovalamaca sırasında başka bir yerleşimcinin öldürüldüğünü kaydetti.
Saldırıların çoğu son iki yılda Halil, Ramallah ve Nablus'ta gerçekleşti. 2019'daki 104 saldırıya kıyasla 2020'de Halil kentinde 200 Yahudi saldırısı belgelendi. Nablus’ta 2019'daki 90 saldırıya kıyasla 2020'de Filistinlilere yönelik 141 saldırı gerçekleşti. Veriler, aşırılıkçı yerleşimcilerin kalelerinden biri olan Yitzhar yerleşim bölgesinin (Nablus'un güneyinde), Filistinlilere yönelik en fazla sayıda Yahudi yerleşim saldırısına tanık olduğunu gösterdi. Bölgede 2020'de 84 saldırı gerçekleşirken, Halil kentinde aynı yıl yerleşimciler 83 terörist saldırı gerçekleştirdi. Raporda ayrıca, 2020'de her biri Filistinlilere yaklaşık 25 Yahudi terör saldırısı gerçekleştiren Emek Shilo, Rehelim ve Bat Ayin yerleşim bölgelerine atıfta bulunuldu.
Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarından alıntı yaparak, İsrail ordusu ve polisinin izlediği politikanın  Filistinlilere karşı ulusal suçların artmasına yol açtığını söyledi. Hükümet, iki yıl önce yerleşimcilerden birinin ölümünden bu yana, yerleşimcilerle mücadeleden kaçınmaya çalışıyor. Böylece aralarındaki aşırılık yanlılarının Batı Şeria'da istedikleri gibi hareket etmelerine izin veriliyor.
Bir güvenlik kaynağı gazeteye yaptığı açıklamada, “Bir dizi seçim turundaydık ve kimsenin "Tepe Gençliği (Hilltop Youth) ile mücadele etmek istemediği açıktı. Bu durum, ileri karakollara dağılmış şiddetli aşırılık yanlısı yerleşimciler ve isyancı grupları tarafından kullanıldı. Şeyh Cerrah'taki olaylar ve Surların Muhafızı adlı askeri operasyon (5 ay önce Gazze'ye yapılan savaş), bu aşırılıkçı grupları eylemlerini gerçekleştirmeye teşvik etti.



Husiler: ABD ve İngiltere ülkenin çeşitli kentlerine 22 hava saldırısı düzenledi

(AA)
(AA)
TT

Husiler: ABD ve İngiltere ülkenin çeşitli kentlerine 22 hava saldırısı düzenledi

(AA)
(AA)

Husilere bağlı SABA haber ajansına göre, ülkenin güneybatısında yer alan Taiz kentindeki iletişim hatları üç kez hedef alındı.

Husilerin kontrolündeki Sana kenti ve kırsalı 17 defa ABD ve İngiliz hava saldırılarına maruz kaldı. Kuzeybatıdaki Hacce kentinde bulunan çiftliklere de iki hava saldırısı düzenlendi.

(AA)

Haberde, saldırılar sonucu oluşan can kaybı veya hasara ilişkin detay verilmedi.

ABD ve İngiltere'den söz konusu saldırılara dair henüz açıklama yapılmadı.


İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'da 15 Filistinliyi daha gözaltına aldı

(AA)
(AA)
TT

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'da 15 Filistinliyi daha gözaltına aldı

(AA)
(AA)

İsrail güçlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'da 15 Filistinliyi daha gözaltına aldığı bildirildi.

Filistin Esirler Cemiyeti ile Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyetinin ortak açıklamasında, İsrail güçlerinin Batı Şeria ve Kudüs kentindeki baskınlarına devam ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin dünden bu yana işgal altındaki Doğu Kudüs'ün yanı sıra Batı Şeria'nın El Halil, Beytullahim, Ramallah, Nablus ve Cenin kentlerinde düzenlediği baskınlarda aralarında gazeteci Sami eş-Şami ile eski tutukluların da olduğu 15 Filistinliyi gözaltına aldığı ifade edildi.

İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da gözaltına aldığı Filistinlilerin sayısı 7 bin 225'e yükseldi.

İsrail güçlerinin Batı Şeria ve Kudüs'teki baskınlarda Filistinlileri darbettiği ve gözaltına alınanların ailelerini tehdit ettiğine işaret edilen açıklamada, İsrail güçlerinin aynı zamanda Filistinli vatandaşların evlerine ve araçlarına da zarar verdiği aktarıldı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarında artış yaşanıyor.


Gazze ateşkesi: Paris toplantısının ‘olumlu atmosferi’ Kahire ve Doha'nın arabuluculuk çabalarını artıracak mı?

İsrail'in Gazze şehrine yönelik bombardımanı nedeniyle yıkılan binalar. (AFP)
İsrail'in Gazze şehrine yönelik bombardımanı nedeniyle yıkılan binalar. (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: Paris toplantısının ‘olumlu atmosferi’ Kahire ve Doha'nın arabuluculuk çabalarını artıracak mı?

İsrail'in Gazze şehrine yönelik bombardımanı nedeniyle yıkılan binalar. (AFP)
İsrail'in Gazze şehrine yönelik bombardımanı nedeniyle yıkılan binalar. (AFP)

Hava sahasının İsrail askeri uçakları tarafından ihlal edildiğini yalanlayan Mısır, aynı zamanda ateşkesin Ramazan ayından önce sağlanabileceği iyimserliğiyle Gazze Şeridi'nde ‘yeni bir ateşkes’ konusunda anlaşmaya varma çabalarını sürdürdü.

Mısırlı bir güvenlik kaynağı, dün Mısır hava sahasının İsrail askeri uçakları tarafından ihlal edildiğini yalanladı. El-Kahire el-İhbariyye televizyon kanalı, kaynağın bu konuyla ilgili medyada çıkan haberlerin ‘yanlış ve temelsiz’ olduğunu söylediğini aktardı.

Mısır, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki son güvenli şehir olan ve Mısır sınırına doğrudan komşu olan Refah’a herhangi bir askeri operasyon düzenlemesine karşı defalarca uyarıda bulundu ve bunun sonuçlarının ‘ağır olacağını’ vurguladı. Kahire, çeşitli vesilelerle, Gazze Şeridi'ndeki son güvenli bölge olması nedeniyle şu anda yerinden edilmiş yaklaşık 1,4 milyon Filistinliye ev sahipliği yapan Refah'ın hedef alınmasını önlemek için tüm uluslararası ve bölgesel çabaların birleştirilmesi gerekliliği konusunda çağrıda bulundu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, bu ayın ortasında yaptığı açıklamada, Refah'ın hedef alınmasını ve İsrail'in insani yardıma erişimi engelleme politikasını, ‘Filistin halkını yerinden etme ve davalarını tasfiye etme politikasının uygulanmasına yönelik gerçek bir adım’ olarak değerlendirdi.

Mısır ve Katar, Ramazan ayından önce Gazze Şeridi'nde İsrail'in Refah şehrine yönelik geniş çaplı bir askeri işgal gerçekleştirmesini önleyecek yeni bir ateşkesin onaylanması konusunda anlaşmaya varmak için zamana karşı yarışıyor.

Şu ana kadar Gazze Şeridi’nde yeni bir ateşkes sağlama çabaları, Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğuyla varılan tek ateşkesin geçen kasım ayı sonunda sona ermesinin ardından, çatışmaların ikinci kez durdurulmasını engelleyen zorluklarla karşı karşıya. ABD merkezli internet sitesi Axios, cuma günü Fransa'nın başkenti Paris'in ev sahipliğinde düzenlenen ve Mısır, Katar, ABD ve İsrail temsilcilerinin katıldığı toplantının sonuçlarının ‘müzakerelerin gidişatında ilerleme’ gösterdiğini bildirdi.

Kudüs Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Dr. Eymen er-Rakab “Paris toplantısının ardından ortaya çıkan göstergelerin ateşkesin ilk aşamasının Ramazan ayından önce başlayabileceğini” gösterdiğine dikkat çekti. Rakab ayrıca, İsrail ile Hamas arasında daha az sayıda esir takas edileceğini ve bunların çoğunlukla kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşacağını ifade etti.

Şarku'l Avsat'a konuşan Rakab, şu ifadeleri kullandı:

Kahire, önümüzdeki iki hafta içinde, yani Ramazan ayından önce yürürlüğe girecek bir anlaşmaya varmak amacıyla hareketlerini ve iletişimini yoğunlaştırdı. Hamas ise altı hafta sürmesi beklenen ateşkesin ilk aşamasına ilişkin Paris toplantısının tutanaklarıyla alakalı vizyonu doğrultusunda, Kahire'ye hareket etme ve uygun gördüğü adımları atma yetkisi verdi.

Bir Hamas yetkilisi, cuma günü yaptığı açıklamada, hareketin Kahire'deki ateşkes görüşmelerini tamamladığını ve “şimdi arabulucuların İsrail'le hafta sonu yapılan görüşmelerden ne gibi bir sonuç çıkaracağını görmeyi beklediğini” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye başkanlığındaki bir heyet, Gazze Şeridi'ndeki durum ve esir takası konusunu görüşmek üzere geçtiğimiz hafta Mısır'da Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kâmil ile bir araya geldi.

Diğer yandan el-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Dr. Muhammed Abbas Naci, “Ateşkes için gösterilen tüm çabalara rağmen, altıncı ayına yaklaşan savaşın yakın zamanda sona ereceğine dair bir işaret yok” dedi.

Merkezin internet sitesinde yayınlanan bir analizde Naci, şu ifadeleri kullandı:

Bunun birçok nedeni var. Bunlar arasında, İsrail'deki aşırı sağcı hükümetin, Filistin davasını tasfiye etme yönündeki kendi vizyonunu çeşitli yollarla empoze etmek için savaşı istismar etme girişimi yer alıyor. Yine bunların arasında, ABD'nin bölge dosyalarında aktif olan ana uluslararası güç olarak rolünü teyit etme ve kendisine karşı çıkan taraflar arasındaki caydırıcılık düzeylerini ölçme çabaları da bulunuyor.

Naci, Gazze'deki savaşın yakın zamanda sona ereceğine dair hiçbir emarenin bulunmamasının nedenlerinden birinin de savaşın her iki tarafı ve onları destekleyen güçler açısından ‘zafer’ ve ‘yenilginin’ anlamının belirsizliği olduğuna dikkat çekti. İsrail'deki siyasi liderliğin, baştan beri tanımladığı manaya uygun bir ‘zafer’ elde edemediğini ve bu ‘zaferi’ başka yollardan aramaya başladığına işaret eden Naci, İsrail liderliğinin Hamas'ın tüm tutukluların serbest bırakılması yönündeki ​​talebini reddetmesini kendisi için bir ‘zafer’ olarak kullanmaya başladığını belirtti. Naci ayrıca İsrail yönetiminin, yaşadığı sivil, askeri ve ekonomik kayıplara rağmen ‘iki devletli çözüm’ ilkesine siyasi darbeler yöneltmeye çalıştığını ifade etti.

İsrail hükümetinin, Filistin devletinin tek taraflı tanınmasını reddeden bir karar taslağını 18 Şubat'ta oybirliğiyle onaylaması dikkat çekiyor. Karar Knesset'te de geniş bir onay aldı; 99 üye karara destek verirken, yalnızca dokuz temsilci karşı çıktı.


İsrail, Gazze'ye gece boyu düzenlediği saldırılarda onlarca Filistinliyi öldürdü

(AA)
(AA)
TT

İsrail, Gazze'ye gece boyu düzenlediği saldırılarda onlarca Filistinliyi öldürdü

(AA)
(AA)

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail güçleri gece boyu hava, kara ve denizden başta Gazze kent merkezi, Han Yunus ve Beyt Lahiya olmak üzere farklı noktalara yoğun saldırılar düzenledi.

İsrail ordusunun Gazze kent merkezi ile es-Sabra Mahallesi ve Han Yunus'un batı kesimine düzenlediği yoğun saldırılarda onlarca kişi öldü ve yaralandı.

İsrail ordusunun ayrıca savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) ile Gazze kent merkezinin doğusundaki eş-Şaaf bölgesinde bulunan evlere düzenlediği saldırıda ölen ve yaralananlar oldu.

Gazze'nin güneyindeki Ez-Zeytun mahallesinde şiddetli çatışmalar yaşandı ve patlamalar duyuldu.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde bir evin bombalanması sonucu ölen ve yaralananlar oldu.

Gazze Şeridi'ndeki Eş-Şati Mülteci Kampı'na ise gece boyunca hava saldırısı gerçekleştirildi. Saldırıda çok sayıda kişi öldü ve yaralandı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 606 Filistinli öldürüldü, 69 bin 737 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.


Paris’te başlayan yeni müzakere süreci ateşkesi sağlayacak mı?

Kasım 2023'teki esir değişimi sırasında iki El Kassam savaşçısı iki mahkumla birlikte (Fransız Haber Ajansı- AFP)
Kasım 2023'teki esir değişimi sırasında iki El Kassam savaşçısı iki mahkumla birlikte (Fransız Haber Ajansı- AFP)
TT

Paris’te başlayan yeni müzakere süreci ateşkesi sağlayacak mı?

Kasım 2023'teki esir değişimi sırasında iki El Kassam savaşçısı iki mahkumla birlikte (Fransız Haber Ajansı- AFP)
Kasım 2023'teki esir değişimi sırasında iki El Kassam savaşçısı iki mahkumla birlikte (Fransız Haber Ajansı- AFP)

Hamas’tan önde gelen bir kaynak yaptığı açıklamada, arabulucuların, takas anlaşması ve ateşkes konusunda anlaşmaya varmak için yeni "Paris süreci" olarak bilinen müzakerelerin ayrıntılarını harekete aktarmadıklarını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı'na (AWP) göre kaynak, açıklamasında şunları söyledi: “Hamas müzakerelerde henüz bir şey elde etmedi ve müzakerelere dair sızıntıların çoğu medya aracılığıyla önce Gazze halkının örgüte baskı yapmasını sonra da bizzat Hamas’ın kendisine baskı yapmayı” amaçlıyor.

Ancak Beyrut’taki üst düzey bir Hamas lideri AWP'ye yaptığı açıklamada ilk aşamadaki müzakerelerin tamamlanması karşılığında, ateşkesin süresine ilişkin ayrıntılarda Hamas’ın esneklik gösterdiğini doğruladı.

Kaynak, Hamas heyetinin Kahire'de yetkili makamlarla birçok ayrıntıyı görüştüğünü ve Paris sürecinin son zamanlarda Kahire'de tartışılanların sınırları ve çerçevesi dahilinde işlemesini beklediklerini belirtti.

Kaynak, ateşkesin ilk aşamasının tüm sivil İsrailli rehinelerin serbest bırakılması olması konusunda Hamas’ın anlaşmaya vardığını kaydetti. Söz konusu kaynak rehine sayısının 40'ı geçmediğine ve yalnızca Hamas’ın elinde olmadıklarına, her İsrailli rehineye karşılık 15 ağır ceza almış ya da kronik hastalığı olan Filistinli mahkumun serbest bırakılacağına ve serbest bırakılan her İsrailli rehine için bir gün ateşkes ilan edileceğine işaret etti. Ayrıca anlaşmanın uygulanmasına başlamadan önce bir haftalık ateşkesin sağlanması için karşılıklı olarak isim ve detaylar üzerinde mutabakatın sağlanmasının beklendiğini ifade etti.

Kaynak, hareketin Gazze Şeridi'nin tüm bölgelerine çadırlar ve prefabrik evler de dahil olmak üzere kitlesel insani yardım sağlanması konusundaki ısrarını belirtti. Bunun yanında Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine doğru yerinden edilenlerin evlerine dönüşlerine ilişkin ayrıntılar üzerinde anlaşmaya varılması konusundan da bahsetti.

İslami Cihad Hareketi’nden bir kaynak da Arap Dünyası Haber Ajansı’na (AWP) yaptığı açıklamada, İslami Cihad’ın herhangi bir yeni teklif aldığını yalanlayarak İslami Cihad, Hamas ve diğer direniş örgütleri arasında, son zamanlarda Kahire'de önerilenlerle ilgili tartışmanın devam ettiğini belirtti.

Söz konusu kaynak, İslami Cihad ve Hamas hareketlerini tüm saha detaylarında bir araya getiren birlik duruşuna vurgu yaparak, İslami Cihad Hareketi’nin onayı olmadan hiçbir anlaşmanın hayata geçirilemeyeceğine inandığını ifade etti.


İsrail’in Suriye’deki saldırısında iki Hizbullah üyesi öldü

Bir İsrail askeri, Lübnan sınırına yakın bir topçu birliğinin yanında duruyor (Reuters)
Bir İsrail askeri, Lübnan sınırına yakın bir topçu birliğinin yanında duruyor (Reuters)
TT

İsrail’in Suriye’deki saldırısında iki Hizbullah üyesi öldü

Bir İsrail askeri, Lübnan sınırına yakın bir topçu birliğinin yanında duruyor (Reuters)
Bir İsrail askeri, Lübnan sınırına yakın bir topçu birliğinin yanında duruyor (Reuters)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), İsrail’in Suriye’de, Lübnan sınırı yakınında düzenlediği saldırıda iki Hizbullah üyesinin öldüğünü bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından aktardığına göre, SOHR tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in bu sabah erken saatlerde, Suriye-Lübnan sınırı yakınında Humus ile Şam kırsalı arasındaki bölgede sivil bir kamyonu füzeyle hedef aldığı bilgisi verildi.

Açıklamada, saldırı sonucu Lübnan uyruklu ve Hizbullah üyesi olan iki kişinin öldüğü ifade edildi.

SOHR Çarşamba günü de, İsrail’in Humus ve Suriye’nin merkezindeki kırsal bölgelerde bulunan yerleşim alanlarını hedef alması sonucu, aralarında iki Hizbullah üyesinin de bulunduğu 8 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirmişti.

Özellikle İsrail ile Lübnan arasında sınır bölgesi, Gazze Şeridi’nde savaşın başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail ordusu ile Hizbullah arasında karşılıklı bombardımanlara sahne oldu.


İsrail’den bir heyet takas anlaşmasını Hamas ile görüşmek üzere Doha’ya gidiyor

İsrail’in Refah’a düzenlediği hava saldırılarında ağır hasar gören bir evdeki Filistinliler (AP)
İsrail’in Refah’a düzenlediği hava saldırılarında ağır hasar gören bir evdeki Filistinliler (AP)
TT

İsrail’den bir heyet takas anlaşmasını Hamas ile görüşmek üzere Doha’ya gidiyor

İsrail’in Refah’a düzenlediği hava saldırılarında ağır hasar gören bir evdeki Filistinliler (AP)
İsrail’in Refah’a düzenlediği hava saldırılarında ağır hasar gören bir evdeki Filistinliler (AP)

İsrail Savaş Konseyi, rehine ve tutuklu takas anlaşmasına ilişkin Hamas ile görüşmeleri sürdürmek üzere bir heyetin Katar’a gitmesine izin vermeyi kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, İsrailli yetkililer, müzakereci ve arabulucuların Paris’te yapacağı toplantının ardından, müzakerelerin planlandığı gibi gitmesi halinde anlaşmanın uygulanmasına yönelik bir takvim belirliyor.

İsrailli bir yetkili, anlaşmanın Ramazan ayından önce uygulamaya konmasını ve 10 Mart’ta yürürlüğe girmesinin beklendiğini bildirdi.

Tel Aviv heyetinin, birkaç gün içinde anlaşmanın ayrıntılarını görüşmek üzere Doha’ya gitmesinin planlandığı da belirtti.

İsrail Yayın Kurumu’nda kısa bir süre önce yer alan, Paris görüşmelerine aşina olan kaynaklara dayandırılan habere göre, Savaş Konseyi tarafından onaylanan yeni çerçeve kapsamında, toplamda yaklaşık altı hafta boyunca çatışmalar duracak.

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyinde yerinden edilenlerin kuzeydeki evlerine dönmeleri ve yeniden inşası konusunda da görüşecek.

Tel Aviv’deki kaynaklar, Ramazan ayı öncesinde mutabakata varılması konusunda iyimser olduklarını ve Kahire’de müzakere yapma ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı zamanda bir güvenlik yetkilisi, potansiyel anlaşmanın Refah’ta bir kara operasyonunun uygulanmasını engellemeyeceğini söyledi.

Üst düzey bir İsrailli yetkili ise, “Hamas bazı taleplerinden vazgeçti ama biz hala bir anlaşmaya varmaktan uzağız” diye konuştu.


Tunus'ta Nahda Hareketi'nden ayrılanların kurduğu Çalışma ve Başarı Partisi'nin ilk kongresi yapıldı

(AA)
(AA)
TT

Tunus'ta Nahda Hareketi'nden ayrılanların kurduğu Çalışma ve Başarı Partisi'nin ilk kongresi yapıldı

(AA)
(AA)

Başkent Tunus'ta "Azim ve İnşa" sloganı altında düzenlenen 1. Çalışma ve Başarı Partisi Kongresine, partilerin ve ulusal kuruluşların başkanları ile sivil toplum temsilcileri katıldı.

Nahda Hareketi'nden ayrılan eski Sağlık Bakanı olan Çalışma ve Başarı Partisi Genel Sekreteri Abdullatif el-Mekki, yaptığı konuşmada, partilerin siyasi hayattaki önemli rolünü vurgulamak için ilk kongrenin, ülkenin içinde bulunduğu hassas siyasi süreçte gerçekleştiğini belirtti.

Partisinin bu yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım durumunu görüştüklerini belirten Mekki, uzlaşı içinde bir aday gösterilmesi için muhalif Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin de arasında olduğu çeşitli siyasi oluşumlar arasında ciddi bir diyalog için umut verici başlangıçlar olduğunu dile getirdi.

Mekki ayrıca iktidar için özgür ve şeffaf rekabet koşullarının sağlanması, tüm siyasi tutukluların ve gazetecilerin serbest kalması gerektiğini vurguladı.

Kongreye videokonferans yöntemiyle katılan Hamas'ın yurt dışı sorumlusu Halid Meşal de Tunus'un Filistin davasını destekleyen tutumunu "oldukça onur verici" olarak nitelendirdi.

Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların durdurulması için birçok yolun olduğuna işaret eden Meşal, bunların en önemlileri arasında İsrail'i destekleyen ABD ve Batılı ülkelere karşı dayanışma içinde olmak ve baskı kurmak için sokaklara çıkmak olduğunu kaydetti.

Meşal ayrıca Gazze halkına, çocuklara ve direnişe su, ilaç ve yiyecek ulaştırmak, barınma sağlamak için her türlü insani yardıma ve mali desteğe ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, 13 Şubat'ta, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bu yıl içinde zamanında yapılacağını açıklamıştı.

Çalışma ve Başarı Partisi'nin kuruluşu

Nahda Hareketi'nden 100'den fazla üye, Eylül 2021'de "yönetiminin yanlış siyasi tercihlerini" eleştirerek istifa etmişti.

Nahda'dan ayrılan grup, 28 Haziran 2022'de "Çalışma ve Başarı Partisi" adlı yeni bir siyasi parti kurmuştu.

Nahda Hareketi'nden ayrılanlar arasında eski Sağlık Bakanı Mekki'nin yanı sıra eski Tarım Bakanı Muhammed bin Salim ve eski İnsan Hakları ve Geçici Adalet Bakanı Semir Dilu gibi isimler yer alıyor.


Libya: Sudan'da istikrarın yolu taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesinden geçiyor

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (AA)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (AA)
TT

Libya: Sudan'da istikrarın yolu taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesinden geçiyor

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (AA)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (AA)

Libya hükümetinden yapılan yazılı açıklamaya göre Dibeybe, telefon görüşmesinde Muhammed Hamdan Dagalu'yu ülkesine davet etti.

Dibeybe, "Sudan'a barış ve istikrarın getirilmesi için taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesi gerektiğini" vurguladı.

Hükümetin açıklamasında ayrıca, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan'ın gelecek hafta Libya'ya ziyaret düzenlemesinin beklendiği bilgisi paylaşıldı.


İsrail Heyeti müzakereler hakkında Savaş Kabinesi’ni bilgilendirecek

24 Şubat 2024 Cumartesi günü Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Refah’a yönelik bir İsrail saldırısının ardından oluşan sonra enkazı inceliyor (AP)
24 Şubat 2024 Cumartesi günü Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Refah’a yönelik bir İsrail saldırısının ardından oluşan sonra enkazı inceliyor (AP)
TT

İsrail Heyeti müzakereler hakkında Savaş Kabinesi’ni bilgilendirecek

24 Şubat 2024 Cumartesi günü Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Refah’a yönelik bir İsrail saldırısının ardından oluşan sonra enkazı inceliyor (AP)
24 Şubat 2024 Cumartesi günü Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Refah’a yönelik bir İsrail saldırısının ardından oluşan sonra enkazı inceliyor (AP)

İsrailli bir yetkilinin bildirdiğine göre İsrail Savaş Kabinesi bakanları, Fransa’nın başkenti Paris’te süren Gazze’de ateşken müzakerelerinden dönen İsrail heyetiyle görüşecek.

Paris’te ABD, Mısır ve Katar heyetleri ile görüşen İsrail müzakere heyeti savaş kabinesini bilgilendirecek.   

Şarku’l Avsat’a konuşan ancak meselenin hassasiyetinden ötürü isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Hamas’ın bazı taleplerden vazgeçtiğini ileri sürse de detay vermedi.

Katar’la birlikte İsrail ve Hamas arasında arabuluculuk yapan Mısır’dan üst düzey bir yetkilinin ifadesine göre İsrail heyetine önerilen anlaşma taslağı, İsrail tarafından alıkonan ve çoğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere yaklaşık 300 Filistinli tutuklunun serbest bırakılması karşılığında, Gazze’de tutulan yaklaşık 40 kadın ve yaşlı rehinenin serbest bırakılmasını içeriyor.

Mısırlı yetkili, önerilen 6 haftalık ateşkes kapsamında her gün yüzlerce yardım kamyonunun kuşatılmış bölgenin kuzeyi de dahil olmak üzere Gazze’ye girişine izin verileceğini belirtti. Yetkilinin ifadesine göre iki taraf da daha fazla kişinin serbest bırakılması ve kalıcı bir ateşkes sağlanması için, ateşkes sırasında müzakerelere devam edilmesi konusunda hemfikir. Devam eden müzakereler hakkında konuşmak için isminin açıklanmamasını şart koşan yetkili, arabulucuların İsrail’in resmî cevabını beklediğini söyledi.

İsrail’in Refah’a yönelik planladığı saldırısının Müslümanların oruç ayı olan ramazan ayı başlangıcında (10 Mart civarında) başlayacağı göz önünde bulundurulursa müzakereciler, resmî olmayan bir zaman sınırıyla karşı karşıya.

Hamas’ın görüşmelerde bulunmadığını belirten Hamas Siyasi Büro Sorumlusu Usame Hamdan ise cuma günü (23 Şubat) Beyrut’taki gazetecilere yaptığı açıklamada Hamas’ın “İsrail’in saldırılarını durdurması ve Gazze Şeridi’nden geri çekilmesi” gibi ana taleplerinin İsrail tarafından reddedildiğini belirtti.  

Öte yandan Gazze’deki Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, son 24 saat içerisinde hastanelere, İsrail bombardımanlarında ölen 92 Filistinlinin cenazesinin getirildiğini belirtti. Böylece yaklaşık beş aydır devam eden savaştaki toplam ölü sayısı 29 bin 606’ya yükseldi. Toplam yaralı sayısı ise yaklaşık 70 bine çıktı.

Bakanlığın ölüm verilerine ilişkin bu açıklamasında siviller ile savaşçılar arasında ayrım yapılmamakla birlikte, ölenlerin üçte ikisinin çocuk ve kadın olduğu söylendi.

İsrail, askerlerinin 10 binden fazla Hamas savaşçısını öldürdüğünü iddia etmekle birlikte detay vermedi.

İsrail tarafından Gazze’nin en güneyindeki Refah kentinde bir eve düzenlenen hava saldırısında en az sekiz kişi hayatını kaybetti. Sağlık yetkililerine göre ölenler arasında dört kadın ve bir de çocuk bulunuyor. Bir Associated Press (AP) muhabiri, cenazeleri Ebu Yusuf en-Neccar Hastanesi’nde gördüğünü belirtti.

Ölenlerin cesetlerinin yanmasını engelleyemediği için kendini suçlayan komşu Abdulkadir Şubeyr, “Yeter artık. Ya İsrailliler ya da biz durmalıyız. Ateşkes olmalı” dedi.