Kuzey Kore’den BMGK’ya tepki

Pyonyang yönetimi egemenliğine yönelik ‘haksız bir saldırı’ yapıldığını vurguladı.

Kuzey Kore cuma günü uçaksavar füzesi fırlattı. (Reuters)
Kuzey Kore cuma günü uçaksavar füzesi fırlattı. (Reuters)
TT

Kuzey Kore’den BMGK’ya tepki

Kuzey Kore cuma günü uçaksavar füzesi fırlattı. (Reuters)
Kuzey Kore cuma günü uçaksavar füzesi fırlattı. (Reuters)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) cuma günü, Kuzey Kore’nin hipersonik füze fırlatmasını görüşmek üzere düzenlediği acil toplantıya Pyonyang’ın tepksi sert oldu. Kuzey Kore söz konusu toplantıya katılan ülkelere "saatli bombayla" oynadıkları uyarısında bulundu.
BMGK, bir buçuk saat süren toplantıda ortak bir bildiriye varamadı. Toplantı, Washington, Paris ve Londra’nın Kuzey Kore tarafından hipersonik bir füzenin başarıyla fırlatıldığını duyurulması konusunda talebi üzerine düzenlenmişti.
AFP'ye açıklamalarda bulunan bir diplomat "Fransa bir basın açıklaması yapmak istedi ancak Rusya ve Çin zamanlamanın doğru olmadığını ve durumu analiz etmek için daha fazla zamana ihtiyaçları olduğunu savundu” dedi.
Bildiri yayınlanmamasına rağmen toplantı Pyongyang'ın tepkisini çekti. Bunu egemenliğine yönelik ‘haksız bir saldırı’ ve ‘tolere edilemeyecek ciddi bir provokasyon’ olarak nitelendirdi.
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Örgütler Departmanı direktörü Cho Cheol-soo yaptığı, ülkenin resmi haber ajansı tarafından yayınlanan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Kendimizi savunma hakkımızdan vazgeçmemizi istemeleri, Kore'yi egemen bir ülke olarak tanımama niyetlerini gösteriyor. Birlemiş Miletler Güvenlik Konseyi’nin tehlikeli bir saatli bombayla oynamasından dolayı derin endişe duyuyorum."
Kuzey Kore, BMGK’nın cuma günü toplanmasından birkaç saat önce bir uçaksavar füzesini başarıyla test etti. Pyonyang yönetimi bir süre önce birkaç füze fırlatma denemesi daha gerçekleştirmişti. Kuzey Kore, son açıklamasında güdümlü bir hipersonik füzenin başarılı bir şekilde test edildiğini duyurdu.
Hipersonik füzelerin hızı, ses hızından 5 kat fazla. Bu nedenle bu hamle dünya siyasetinde dengeleri değiştirebilecek bir adım olarak görülüyor.
Pyongyang eylül ayı ortasında uzun menzilli bir seyir füzesinin de başarılı bir şekilde test edildiğini duyurmuştu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2017 yılında, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın girişimiyle nükleer ve füze denemeleri sebebiyle Kuzey Kore'ye ağır ekonomik yaptırımları uygulama kararı almıştı.
Trump’ın halefi Joe Biden, Kuzey Kore ile müzakerelere ön koşulsuz olarak devam etme isteğini defalarca dile getirirken Pyongyang yönetimi ise kendisine uygulanan ağır yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.



İran'daki protestolarda 3 binden fazla kişi öldü... ve internet hizmetinde kısmi bir iyileşme yaşandı

Tahran'da düzenlenen protestolar sırasında yanmış bir otobüs (Reuters)
Tahran'da düzenlenen protestolar sırasında yanmış bir otobüs (Reuters)
TT

İran'daki protestolarda 3 binden fazla kişi öldü... ve internet hizmetinde kısmi bir iyileşme yaşandı

Tahran'da düzenlenen protestolar sırasında yanmış bir otobüs (Reuters)
Tahran'da düzenlenen protestolar sırasında yanmış bir otobüs (Reuters)

İnsan hakları örgütü HRANA bugün yaptığı açıklamada, İran'ı saran protestolarda 3 binden fazla kişinin öldüğünü, sekiz günlük internet kesintisinin ardından ise ülkede internet kullanımında "kısmi iyileşme" kaydedildiğini duyurdu.

Birçok bölge sakini, başkent Tahran'ın son dört gündür nispeten sakin olduğunu söyledi. Güvenlikleri için kimliklerinin açıklanmasını istemeyen bölge sakinleri, şehrin üzerinde insansız hava araçlarının (İHA) uçtuğunu gördüklerini bildirdi. Ancak Reuters perşembe veya cuma günleri büyük çaplı protestoların belirtisi olmadığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre birkaç bölge sakini, başkent Tahran'ın son dört gündür nispeten sakin olduğunu belirtti. Güvenlikleri için isimlerinin açıklanmasını istemeyen sakinler, şehir üzerinde insansız hava araçlarının (İHA) uçtuğunu ancak perşembe veya cuma günleri büyük çaplı protestoların hiçbir belirtisinin olmadığını söyledi.

Hazar Denizi kıyısındaki kuzey şehirlerinden birinde yaşayan bir kişi, oradaki sokakların da sakin göründüğünü belirtti.

28 Aralık'ta ekonomik zorluklar nedeniyle başlayan protestolar, o zamandan beri İran'da dinî yönetime son verilmesini talep eden yaygın gösterilere dönüştü ve geçen haftanın sonlarında yaygın şiddet olaylarıyla doruğa ulaştı.

İnternet izleme grubu NetBlocks, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, "200 saatlik kesintinin ardından İran'da internet bağlantısında bu sabah çok hafif bir artış gözlemlendi" dedi. İnternet bağlantısının normal seviyelerin yaklaşık yüzde 2'si civarında olduğunu belirtti.

Yurtdışında yaşayan bazı İranlılar, sosyal medyada bugün erken saatlerde İran'da yaşayan kullanıcılara mesaj göndermeyi başardıklarını söylediler.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın protestocuları idam etmesi halinde "çok sert önlemler" alınacağı tehdidinde bulunmuş, ardından Tahran liderlerinin toplu idam fikrinden vazgeçtiğini açıklamıştı.

Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Trump, "Dün yapılması planlanan tüm idamların (800'den fazla) İran yönetimi tarafından iptal edilmesini büyük saygıyla karşılıyorum. Teşekkür ederim!" ifadelerini kullandı.

İran bu infazları gerçekleştirme planlarını açıklamamış, iptal ettiğini de söylememişti.

İran'dan dönen Hintli öğrenciler, ülkede kaldıkları süre boyunca büyük ölçüde oldukları yerlerde mahsur kaldıklarını ve aileleriyle iletişim kuramadıklarını söylediler.

 Uluslararası Havalimanı'na geldi (Reuters)Hindistan vatandaşları, Tahran'dan kalkan ticari bir uçakla Indira Gandhi Uluslararası Havalimanı'na geldi (Reuters)

Tahran'daki bir üniversitede üçüncü sınıf tıp öğrencisi, "Sadece şiddet içeren protestolarla ilgili hikayeler duyduk. Bir adam elinde yanan sopayla arabamızın önüne atladı ve bağırarak yerel dilde bir şeyler söyledi, gözlerinde açıkça öfkeyle tepki vardı" dedi.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, ticari uçuşların devam ettiğini ve Yeni Delhi'nin Hint vatandaşlarının güvenliğini ve rahatlığını sağlamak için adımlar atacağını bildirdi.


Rusya, İran-İsrail gerilimini azaltmaya yönelik bir adım attı

İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
TT

Rusya, İran-İsrail gerilimini azaltmaya yönelik bir adım attı

İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)

Moskova, İran-İsrail gerilimini azaltmak için diplomatik çabalarını yoğunlaştırırken, bir yandan da İranlı yetkililerin yeni protestoları önlemek için sıkı güvenlik önlemleri aldığı bir dönemde, ABD'nin olası gerilim artırma endişelerini gidermeye çalışıyor.

Kremlin dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu telefonla ayrı ayrı arayarak arabuluculuk rolünü sürdürme ve durumun doğrudan bir çatışmaya dönüşmesini önlemek için siyasi ve diplomatik çabaları yoğunlaştırma teklifinde bulunduğunu duyurdu.

Bu gelişme, İsrail'in Mossad istihbarat teşkilatının direktörü David Barnea'nın ABD başkanlık özel temsilcisi Steve Wittkoff ile görüşmek üzere Washington'a gelmesinin sonrasında yaşandı.

Trump dün, İran hükümetine protestoculara yönelik çarşamba günü planlanan 800 infazın tamamını iptal ettiği için teşekkür etti.

Beyaz Saray, Tahran'a yönelik uyarıların geçerliliğini koruduğunu, ABD ordusunun ise olası gelişmelere karşı bölgedeki hazırlığını güçlendirmeye devam ettiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre İsrailli yetkililer, açıklanan ertelemeye rağmen, ABD'nin birkaç gün içinde İran'a karşı askeri bir harekat düzenlemesini bekliyor.

Bu durum, Başkan Trump'ın protestoların bastırılmasıyla bağlantılı ölümlerin azaldığını belirten açıklamalarının ardından ABD'nin saldırı düzenleyeceği yönündeki endişelerin azalmasıyla eş zamanlı olarak geliyor; Beyaz Saray ise "tüm seçenekler masada" diyerek, gerilimi azaltma ve baskıyı sürdürme arasında değişen çeşitli olasılıklara açık bir ortam yarattı.


Trump: Venezüela petrolü şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor

Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
TT

Trump: Venezüela petrolü şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor

Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, “Venezuela'nın petrolünün şu anda ABD'ye taşındığını” vurgulayarak, “Venezuela'nın petrolünü elde etmek için kimseye danışmaya gerek duymadığını” belirtti.

Venezuela'nın 303 milyar varil ile dünyanın en büyük petrol rezervine sahip olduğu biliniyor. Ancak, on yıllardır süren kötü yönetim ve yetersiz yatırımlar nedeniyle üretim günlük 900 bin varilin altına düştü.