Orta Afrika’da sokağa çıkma yasağı uzatıldı

Fildişi Sahili sınırı yakınlarında meydana gelen patlamada iki Burkina Faso askeri yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler’e bağlı güçler Orta Afrika’daki misyonlarına devm ediyor. (Reuters)
Birleşmiş Milletler’e bağlı güçler Orta Afrika’daki misyonlarına devm ediyor. (Reuters)
TT

Orta Afrika’da sokağa çıkma yasağı uzatıldı

Birleşmiş Milletler’e bağlı güçler Orta Afrika’daki misyonlarına devm ediyor. (Reuters)
Birleşmiş Milletler’e bağlı güçler Orta Afrika’daki misyonlarına devm ediyor. (Reuters)

Orta Afrika Bölge Emniyet Müdür Yardımcısı cumartesi günü Afrika Basın Ajansı'na yaptığı açıklamada askerlere düzenlenen isyancı saldırıların ardından Bangui'nin 380 km kuzeydoğusundaki Bambari şehrine uygulanan sokağa çıkma yasağı uzatıldı.
2013'ten bu yana dünyanın en az gelişmiş ülkeleri arasında ikinci sırada yer alan Orta Afrika Cumhuriyeti, 2018'den beri ciddi bir siyaset-ordu krizi yaşıyor.
AFP’ye konuşan Bölge Emniyet Müdür Yardımcısı Saturnin Nikis Gribandit’in aktardığına göre ülkenin dördüncü büyük şehri olan Bambari'de yetkililerin güvenlik konusunda düzenlediği toplantının ardından, yürürlükte olan ve sabah saat 05.00’e kadar devam eden sokağa çıkma yasağı saat 22.00’den 18.00’e çekildi.
Bölge Emniyet Müdür Yardımcısı’nın ifade ettiğine göre bu karar, ülkenin doğusundaki önde gelen silahlı gruplardan Değişim için Vatanseverler Koalisyonu (CPC) isyancılarının yakın zamanda ordudan 2 askeri öldürmesinin ardından alındı.
17 Aralık'ta birleştiklerini duyurarak sekiz yıldır iç savaştaki Orta Afrika Cumhuriyeti'nin üçte ikisini kontrol altına alan altı silahlı grup, başkanlık ve yasama seçimlerinden sekiz gün önce, 19 Aralık'ta da Devlet Başkanı Faustin Archange Touadera’nın yeniden seçilmesini önlemeye yönelik eylem ilanında bulunmuştu. Ancak isyancılar; ordunun yanı sıra 2014'ten beri konuşlu yaklaşık 12 bin askerden oluşan Birleşmiş Milletler (BM) gücü, Kigali’nin gönderdiği Ruandalı yüzlerce asker ve Touadera'yı kurtarmak için Moskova'dan gelen Rus paramiliter güçler gibi birçok üstün kuvvet ile karşı karşıya kaldı.
Orta Afrika Cumhuriyeti cuma günü başta çoğu isyancılar, aynı zamanda Orta Afrika askerleri ve Rus eğitmen müttefikleri tarafından işlenen suçlar ve işkenceler olmak üzere mart ayında BM’de sunulan iddiaların bir kısmını kabul etti.
Saldırılar sürüyor
Güvenlik kaynaklarının belirttiğine göre Fildişi Sahili sınırı yakınlarında, ülkenin güneybatısındaki Cascade bölgesinde cumartesi günü meydana gelen patlamada Burkina Fasolu 2 asker yaşamını yitirdi. Bunun, ağırlıklı olarak radikaller tarafından gerçekleştirilen saldırılardan biri olduğu kaydedildi.
AFP’ye konuşan bir güvenlik kaynağı, “Bir güvenlik ekibi önceki gün terör saldırısına hedef oldu. El yapımı bir patlayıcının infilak etmesi sonucu 2 üyesi yaşamını yitirdi” açıklamasında bulundu.
Diğer yandan Sakoani’de gerçekleşen bir diğer patlamada da 2 asker yaralanırken bu hafta başlarında ülkenin kuzeyinde devriye gezen 5 asker de el yapımı bir patlayıcının infilak etmesi sonucu öldü.
Komşu Mali'deki radikal isyan hareketi 2015 yılında Burkina Faso'ya sıçradı. Söz konusu silahlı grupların El Kaide ve DEAŞ ile bağlantılı olduğu biliniyor. Burkina Faso'da çoğu ülkenin kuzey ve doğusunda, Mali ve Nijer sınırları yakınlarında gerçekleşen saldırılarda en az bin 500 kişi yaşamını yitirirken 1,4 milyon kişi de evini terk etmek zorunda kaldı.



Prens Harry: Gazze’deki yıkım görüntüleri endişe verici… İngiltere’deki Antisemitizm ise “son derece kaygı uyandırıcı"

 Prens Harry (EPA)
 Prens Harry (EPA)
TT

Prens Harry: Gazze’deki yıkım görüntüleri endişe verici… İngiltere’deki Antisemitizm ise “son derece kaygı uyandırıcı"

 Prens Harry (EPA)
 Prens Harry (EPA)

Prens Harry, İngiltere’de antisemitizm eğilimlerinin artış gösterdiği uyarısında bulunarak, Yahudilere yönelik düşmanca söylemlerdeki yükselişi “son derece kaygı verici” olarak nitelendirdi. Harry, Ortadoğu’daki gelişmelere duyulan öfkenin bireylere ya da dinlere yönelik nefrete dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Harry, “New Statesman” dergisinde yayımlanan makalesinde, İsrail politikalarına dolaylı eleştiriler yöneltirken, meşru protestoların Yahudi toplumlarına karşı nefret veya kışkırtmaya dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Kral Charles III’ün küçük oğlu olan Harry, İngiltere’de “oldukça endişe verici bir antisemitizm artışı” yaşandığını belirterek, çok sayıda Yahudi aile, çocuk ve toplum üyesinin artık yaşadıkları ülkeyi güvenli hissetmediğini söyledi.

Harry, “Bu kaygı verici bir durum, ancak aynı zamanda bizi birlik olmaya yöneltmeli” ifadelerini kullandı.

Prens Harry’nin açıklamaları, Hamas’ın 2023 yılında İsrail’e düzenlediği saldırının ardından başlayan Gazze savaşı sonrası İngiltere’de antisemitik olayların artış gösterdiği bir dönemde geldi. Son haftalarda Londra’daki Yahudi kurumlarına yönelik kundaklama girişimleri ile nisanda iki Yahudi’nin bıçaklandığı ve polisin “terör saldırısı” olarak değerlendirdiği olay dikkat çekmişti.

Bazı siyasetçiler ve Yahudi toplumunun önde gelen isimleri de Filistin yanlısı gösteriler sırasında aşırılıkçı söylemlerin arttığı uyarısında bulunmuştu. Londra polisi ise kısa süre önce, Filistin yanlısı ve göç karşıtı büyük protestolar öncesinde “benzeri görülmemiş” güvenlik önlemleri alınacağını açıkladı.

Harry, İsrail’in adını doğrudan vermeden, Ortadoğu’daki insani kayıplara ilişkin “derin ve haklı bir endişe” bulunduğunu ifade etti. Gazze, Lübnan ve diğer bölgelerdeki yıkım görüntülerinin dünya genelinde insanlar üzerinde derin etki bıraktığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kaliforniya’da yaşayan Harry, “Ortadoğu’daki devlet politikalarına yönelik meşru protestoların, ülke içinde Yahudi toplumlarına karşı düşmanlıkla birlikte ortaya çıktığını görüyoruz. Aynı şekilde, bu politikalara yönelik eleştirilerin kolayca görmezden gelinebildiğine veya çarpıtılabildiğine de tanık oluyoruz” dedi.

Prens Harry, “Hiçbir şey; ister bir hükümete yönelik eleştiri olsun ister şiddet ve yıkım gerçeği, bir halka veya dine yönelik düşmanlığı asla haklı çıkaramaz” ifadelerini kullandı.

Harry ayrıca yaklaşık 20 yıl önce bir kostüm partisinde Nazi üniforması giymesi nedeniyle gündeme gelen olaya da değindi. O dönemde büyük tepki çeken olayla ilgili olarak, “Geçmişte yaptığım hataların tamamen farkındayım. Bunlar düşüncesiz davranışlardı. Özür diledim, sorumluluğunu üstlendim ve ders çıkardım” ifadelerini kullandı.


Trump: Şi ile görüşmeler çok olumlu ve verimli geçti

Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)
Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)
TT

Trump: Şi ile görüşmeler çok olumlu ve verimli geçti

Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)
Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerin “son derece olumlu” geçtiğini açıkladı.

Trump, Pekin’de düzenlenen zirvenin ilk gününde verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “Bugün Çin heyetiyle son derece verimli ve olumlu görüşmeler ve toplantılar gerçekleştirdik” dedi. Trump, akşam yemeğini ise “dostlar arasındaki diyalog için değerli bir fırsat” olarak nitelendirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bugün Pekin’de Trump’ı resmî törenle karşıladı. İki liderin, ticaret, İran ve Tayvan başta olmak üzere birçok ihtilaflı konuyu ve bunların küresel etkilerini ele alacağı bir zirve gerçekleştireceği belirtildi.

Şi, Trump’ı yerel saatle 10.00’dan kısa süre sonra Büyük Halk Salonu’nda karşıladı. Şi, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Çin karşıtı tutumuyla bilinen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda Amerikalı yetkiliyle tokalaştı.


Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
TT

Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)

İran’da dün, ABD ve İsrail’in daha geniş çaplı bir askerî harekâta hazırlandığı yönündeki uyarılar öne çıktı. Tahran’da, operasyonların güneydeki bazı adaların kontrolünü hedef alabileceğine dair kaygı ve endişeler dile getirildi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı “bir güç kaldıracına” dönüştürmek istediğini söyledi. Komisyon üyesi Alaeddin Burucerdi ise İran’ın “Hürmüz Boğazı kozunu kaybetmeyeceğini” ve uranyum zenginleştirme konusunda müzakere etmeyeceğini belirtti.

Devrim Muhafızları, alarm durumunu andıran bir atmosferde, Tahran’daki tatbikatlarının ikinci gününde ABD helikopterlerini düşürmeye yönelik senaryolar üzerinde eğitim gerçekleştirdi. Tahran Devrim Muhafızları Komutanı Hasan Hasanzade, birliklerinin “mümkün olan en kısa sürede” her türlü operasyonu gerçekleştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Pekin ziyareti sırasında tehdit dozunu artırarak, İran’ın “ya iyi bir anlaşmaya varacağını ya da yıkımla karşı karşıya kalacağını” söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’la bağlantılı 67 geminin uygulanan yaptırımlar nedeniyle rotasını değiştirmek zorunda kaldığını açıkladı.

Tahran yönetimi ise bugün Hindistan’da düzenlenecek BRICS toplantılarında, müttefiki Moskova’nın desteğiyle diplomatik mücadeleyi uluslararası platforma taşımayı hedefliyor.

Öte yandan Avrupa ülkeleri de Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlelerini hızlandırıyor. İtalya, Körfez çevresine iki mayın tarama gemisi göndereceğini açıklarken; İngiltere ve Fransa’nın boğazda savunma amaçlı bir deniz misyonu için istişareler yürüttüğü bildirildi.