Ezher ve Vatikan, diyalog değerlerini pekiştirmeye yönelik çabalarını sürdürüyor

Tayyib ve Papa Francis, bölünmeden ‘kaçmanın yolunun’ dinlerin öğretilerine geri dönmek olduğunu vurguladılar

Tayyib ve Papa Francis, Vatikan’dabir araya geldiler. (el-Ezher medya merkezinden)
Tayyib ve Papa Francis, Vatikan’dabir araya geldiler. (el-Ezher medya merkezinden)
TT

Ezher ve Vatikan, diyalog değerlerini pekiştirmeye yönelik çabalarını sürdürüyor

Tayyib ve Papa Francis, Vatikan’dabir araya geldiler. (el-Ezher medya merkezinden)
Tayyib ve Papa Francis, Vatikan’dabir araya geldiler. (el-Ezher medya merkezinden)

Vatikan dün, İngiliz ve İtalyan büyükelçilerinin de katılıyla, İnanç ve Bilim başlığı altında düzenlenen İklim Değişikliği Dini Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Dünyanın dört bir yanından dini liderlerin ve bilim adamlarının katıldığı zirvenin amacı, 1-12 Kasım tarihleri ​​arasında İskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenecek 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na ortak bir çağrı göndermek vardı. Dünyaya karşı daha fazla sorumluluk üstlenmek ve iklim değişikliğinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin ve kaynaklarının sürdürülebilirliğini azaltmak için dayanışma göstermenin önemine vurgu yapılan zirvede ortak endişeler ve istekler aktarıldı.
 Mısır'daki Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib ve Papa Francis yaptıkları açıklamalarda diyalog değerlerini pekiştirmek için çabalarını sürdürdüklerini vurguladılar. İkili dün gerçekleştirdikleri görüşmede bölünmeden ‘kaçmanın yolunun’ dinlerin öğretilerine geri dönmek olduğunun altını çizdiler.
Ezher tarafından dün yapılan açıklamaya göre Tayyib ve Papa Francis, bugün dünyayı rahatsız eden dini, insani ve ahlaki konuları ayrıca uluslararası sahnedeki değişimlerin ve olayların ortaya çıkardığı zorlukları ele aldılar. İki lider ayrıca dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan savaşların ve bölünmelerin yoğunluğunu azaltmada etkili bir rol oynamak ve hoşgörülü ilahi mesajlara aykırı uygulamalarla ve radikal fikirlerle mücadele etmek için dini liderlerin ve din alimlerinin rolünün önemine işaret ettiler. Ezher Şeyhi ve Papa Francis, tüm insanlar arasında kardeşliği teşvik etmedeki önemi ve etkisi nedeniyle 2019'da Abu Dabi’de birlikte başlattıkları yapıcı diyalogu, ortak iş birliğini, dayanışmayı ve kardeşliği sürdürme konusundaki kararlılıklarını dile getirdiler. Dini liderlerin ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Birçok zorluk, sorun ve sıkıntılara dayanmak için güç ve kararlılık gerekir. Dünyayı aşırıcılıktan, bölünmeden ve zulümden kurtarmanın rolü yolu dinlerin öğretilerine dönüştür.”
Ezher’in açıklamasına göre Ezher Şeyhi ve Papa, İnsan Kardeşliği Yüksek Komitesi'nin bir arada yaşama için İnsan Kardeşliği Belgesi’nin değerlerini etkinleştirme ve pekiştirme çabalarına ve girişimlerine övgüde bulundular.
Dini Liderler Zirvesi’ne katılan dini liderler arasında dün ortak bir de deklarasyon imzalandı. Dini liderler tarafından başlatılan ortak çağrıda, önümüzdeki ay gerçekleştirilmesi beklenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na katılacaklara ‘dünyayı (benzeri görülmemiş bir çevresel krizden) kurtarmak için somut çözümler sağlamanın gerekliliğine yönelik mesaj gönderildi. Ayrıca iklim değişikliği risklerini azaltmak için gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasında dayanışma araçlarını harekete geçirmek için çok çalışılması ve bu acil krize yönelik tüm dinlerdeki ortak ahlaki değerlerin harekete geçirilmesi istendi.



Suriye’de Abdi’nin cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak atanmasına Kürt ve Araplardan destek

Suriye Devlet Başkanı Şar’a, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Mazlum Abdî ile görüştü (Arşiv-AP)
Suriye Devlet Başkanı Şar’a, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Mazlum Abdî ile görüştü (Arşiv-AP)
TT

Suriye’de Abdi’nin cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak atanmasına Kürt ve Araplardan destek

Suriye Devlet Başkanı Şar’a, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Mazlum Abdî ile görüştü (Arşiv-AP)
Suriye Devlet Başkanı Şar’a, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Mazlum Abdî ile görüştü (Arşiv-AP)

Suriye’de Kürt ve Arap siyasi çevreler, feshedilen Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) eski lideri Mazlum Abdî’nin Devlet Başkanlığı Danışmanlığı görevine atanmasını memnuniyetle karşıladı. Kararın, ülkenin kuzeydoğusu başta olmak üzere Suriye genelinde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinde kritik bir rol oynayacağı belirtildi.

Mülga "Özerk Yönetim"in Şam temsilciliğini yürütmüş olan Kürt siyasetçi Abdülkerim Ömer yaptığı açıklamada, "Bu atamayı olumlu karşılıyor; yeni bir diyalog ve uzlaşı döneminin kapısını aralayacak önemli bir adım olarak görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Haseke bölgesinin önde gelen Arap kanaat önderlerinden, Suriye Mülteci Hakları Derneği Direktörü Şeyh Mudar Hammad el-Esad da kararı desteklediğini belirterek, "Bölgede güvenlik ve huzuru pekiştirmek adına entegrasyon sürecinin hızla tamamlanmasını umuyoruz. Bu durum genel olarak bütün Suriye’ye olumlu yansıyacaktır" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şar’a, perşembe günü yayımladığı kararnameyle Abdî’yi Başkanlık Danışmanı olarak atadı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu hamle; Şar'a'nın, ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı savaşan SDG’nin "görevini tamamladığı" gerekçesiyle feshedildiğini açıklamasından üç gün sonra geldi. Böylece Kürtlerin iç savaş sürecindeki en önemli askeri yapılanmalarından birinin dosyası kapanmış oldu.


Hizbullah: İsrail Güney Lübnan’da bir yerleşim yeri kurmaya cesaret edemez

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Hizbullah: İsrail Güney Lübnan’da bir yerleşim yeri kurmaya cesaret edemez

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Naim Kasım dün yaptığı açıklamada, Lübnan yönetiminin İsrail ile doğrudan müzakerelere başlayarak ülkenin onuruna yakışmayan bir yol izlediğini söyledi.

Lübnan merkezli El-Manar televizyonunun haberine göre Kasım, hükümetin yürüttüğü müzakerelerin savaşı durdurmak yerine İsrail saldırılarına meşruiyet kazandırdığını belirterek, bu durumun "hiçbir karşılık alınmaksızın düşmana zillet içinde teslim olmak" anlamına geldiğini ifade etti. Kasım, "İsrail ile suç ortağı olan ABD’yi memnun etmek adına müzakereler yoluyla ülkeye bedel ödetiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Süreci bir savaştan ziyade "İsrail'in kademeli olarak artırdığı açık bir saldırganlık" olarak nitelendiren Hizbullah lideri, İran'ın desteği ve varılan mutabakat olmasaydı saldırıların dozunun düşmeyeceğini savundu.

İsrail Güney Lübnan’da yerleşim yeri kurmaya cesaret edemez

Savaş yanlısı olmadıklarını ve 27 Kasım 2024 tarihli ateşkes anlaşmasına bağlı kaldıklarını vurgulayan Kasım, İsrail’in işgal ettiği alanların ötesinde yeni bir sınır çizmeye cesaret edemediğini, çünkü direnişten ve Lübnan halkından korktuğunu belirtti. Kasım, "Düşman, direnişin varlığı nedeniyle bugün Güney Lübnan'da yeni bir yerleşim yeri kurmaya cesaret edemiyor. Büyük İsrail projesini çökerttik; İsrail'in Beyrut'a ulaşmasını ve Lübnan'ı gücünden mahrum bırakmasını engelledik" şeklinde konuştu.

Şarku’l Avsat’ın El-Manar’dan aktardığına göre mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Kasım, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 1701 sayılı kararı çerçevesinde 27 Kasım anlaşmasının uygulanmasını kabul ettiklerini, bunun haricinde başka bir şartı tanımayacaklarını kaydetti.


İsrail’in “hayırları”, Güney Lübnan’da çözümün önünü tıkıyor

Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL) güney Lübnan'da (Reuters)
Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL) güney Lübnan'da (Reuters)
TT

İsrail’in “hayırları”, Güney Lübnan’da çözümün önünü tıkıyor

Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL) güney Lübnan'da (Reuters)
Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL) güney Lübnan'da (Reuters)

İsrail’in “hayır” cevapları Güney Lübnan’da çözüm ihtimalinin önünü tıkıyor. Tel Aviv’in görüşmeyi reddettiği üç başlık öne çıkıyor: bölgedeki pilot uygulama alanında denetim görevinin yürütülmesi için önerilen İtalyan gücünün görevlendirilmesine karşı çıkılması, pilot bölgelerin genişletilmesinin reddedilmesi ve UNIFIL güçlerinin bölgeden çekilmesinin ardından yapılacak düzenlemelere yönelik engeller çıkarılması.

Lübnanlı bakanlık kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “İsrailliler daha önce İtalya’nın katılımına itiraz etmiyordu. Ancak bugün tutumları değişti ve bu durum, güneyde gelecekteki güvenlik düzenlemelerine Fransa’nın katılımına yönelik itirazlarına eklendi” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmelerin ortasında UNIFIL misyonu dün, sorumluluk alanındaki durumun hâlâ kırılgan olduğu uyarısında bulundu. Misyon, 6 gün içinde Güney Lübnan’a 1000’den fazla mühimmatın düştüğünü bildirdi.