Atina, Fransa ile imzalanan anlaşmayı onayladı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Atina, Fransa ile imzalanan anlaşmayı onayladı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yunanistan Parlamentosu, Fransa ile imzalanan Savunma ve Güvenlik Alanlarında İş Birliğine Yönelik Stratejik Ortaklık Anlaşması'nı onayladı.
Parlamentodaki oylamada iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi ile muhalefetteki Değişim Hareketi Partisi (KINAL), Yunan Çözümü Partisi ve bağımsız milletvekili Konstantina Adamu anlaşmaya "evet" oyu verdi. Ana muhalefet Partisi Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA), Yunanistan Komünist Partisi (KKE) ve Mera 25 partisinin tercihi ise "hayır" oldu.
Parlamentodaki müzakerelerde Başbakan Kiryakos Miçotakis, anlaşmanın Yunanistan'ı Akdeniz'de güçlendireceğini ifade ederek bunun Avrupa’nın stratejik özerkliğine yönelik ilk cesur adım olduğunu savundu. Miçotakis, anlaşmanın Avrupa'nın Akdeniz'deki çıkarlarının korunması için yeni bir içerik sağladığını da ifade etti.
Anlaşmanın ulusal çıkarlar açısından avantajlı olduğunu belirten Miçotakis, "Hepimiz, Doğu Akdeniz'de kimin kimi 'casus belli' (savaş nedeni) ile tehdit ettiğini biliyoruz" diye konuştu.
Ana muhalefetin anlaşmaya yönelik eleştirilerine yanıt veren Miçotakis "Casus belli tehdidi ile karşımda Türkiye durduğunda endişeleniyorum. Benim büyük bir endişem var ve ülkeyi koruma altına almak öncelikli kaygımdır" yorumunda bulundu.
Miçotakis, anlaşma çerçevesinde Yunanistan'ın Fransa'dan 3 adet Balherra sınıfı fırkateyn alma kararına da dikkati çekerek Yunan Silahlı Kuvvetlerinin bu kararla güçleneceğini iddia etti.
Fransa'nın anlaşma çerçevesinde Atina'ya vermesi öngörülen desteği değerlendiren Miçotakis "Bir saldırı halinde Avrupa'nın tek nükleer gücü ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan tek Avrupa Birliği ülkesi (Fransa) ülkemizin yanında olacak" dedi.

Ana muhalefetten anlaşmaya tepki
Ana muhalefet lideri Aleksis Çipras ise parlamentoda yaptığı konuşmada, anlaşmanın taraflar arasında denge oluşturmadığını ve Yunanistan'ın ulusal çıkarları ile örtüşmediğini belirtti. Çipras, anlaşmanın Yunanistan'ı yurt dışında son derece tehlikeli maceralara sürükleyeceğini ifade etti.
Anlaşmayı sert sözlerle eleştiren Çipras, "Fransa, Rafale (savaş uçağı) ve fırkateynler için, Yunanistan gibi borç yükü yüksek olan, borcu gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 210'una ulaşmış bir ülkeden, Yunan savunma sanayinin katılımına dair hiçbir garanti olmaksızın 7 milyar avro alıyor" dedi.
Anlaşmanın, onlarca Fransız askerinin hayatını kaybettiği Sahel'e Yunan askerlerinin gönderilmesine neden olacağını söyleyen Çipras, buna rağmen Türkiye ile deniz yetki alanlarında yaşanabilecek bir gerginlik sırasında Fransa'ya, Yunanistan'a yardım yükümlülüğü getirmediğini savundu. Çipras, SYRIZA'nın iktidara gelmesi halinde anlaşmanın ilgili hükümlerini değiştireceklerini belirtti.

Anlaşma savunma, dış politika ve silahlanmada iş birliği öngörüyor
Yunanistan ile Fransa arasında 28 Eylül’de Paris'te imzalanan Savunma ve Güvenlik Alanlarında İş Birliğine Yönelik Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke arasında savunma, dış politika ve silahlanma konularında iş birliğini içeriyor. Anlaşma, taraflardan birinin, egemenlik alanında silahlı saldırıya uğraması halinde, diğer tarafın yardım etmesini öngörüyor.
Yunanistan, söz konusu anlaşmanın imzalanmasıyla Fransa'dan 3 adet Belharra sınıfı fırkateyn alacağını da duyurmuştu.



Rusya - ABD hattında tanker krizi: Moskova donanmayı gönderdi

ABD, tankerin Rusya'nın "gölge filosuna" ait olduğunu öne sürüyor (Reuters)
ABD, tankerin Rusya'nın "gölge filosuna" ait olduğunu öne sürüyor (Reuters)
TT

Rusya - ABD hattında tanker krizi: Moskova donanmayı gönderdi

ABD, tankerin Rusya'nın "gölge filosuna" ait olduğunu öne sürüyor (Reuters)
ABD, tankerin Rusya'nın "gölge filosuna" ait olduğunu öne sürüyor (Reuters)

Rusya, ABD'nin el koymak için takip ettiği Bella 1 tankerini koruma amacıyla donanma gemilerini gönderdi.

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Wall Sreet Journal'a  (WSJ) konuşan ABD'li bir yetkili, Rusya'nın petrol tankerine eşlik etmesi için denizaltı ve gemiler gönderdiğini söyledi.

ABD Sahil Güvenlik ekipleri, yaklaşık bir haftadır Bella 1'i takip ediyor. İran'dan Venezuela'ya giden tanker Karayipler'de durdurulmuştu.

Beyaz Saray, tankerin geçerli bir ulusal bayrak taşımadığını, uluslararası hukuka göre gemiye çıkma haklarının bulunduğunu savunuyor. Washington yönetimi yaptırımları ihlal ederek İran petrolü taşıdığı gerekçesiyle gemiye el konmasını istiyor.

Ancak herhangi bir yük taşımayan gemi, sahil güvenlik ekiplerinin güverteye çıkmasına izin vermeyerek Atlantik Okyanusu'na yönelirken, mürettebat tankerin yan tarafında Rus bayrağı çizmişti.

Daha sonra geminin adının Marinera olarak değiştirildiği ve kaydının Rusya'ya alındığı ortaya çıkmıştı. Bunun ardından Kremlin, ABD'den tankeri takibi durdurmasını istediğini Washington'a iletmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan dün (6 Ocak Salı) yapılan açıklamada, tankerle ilgili gelişmelerin "endişeyle takip edildiği" belirtildi.

Analistler, ABD'nin gemiye el koymaya kalkışması halinde Rusya'yla diplomatik krizin patlak verebileceği uyarısında bulunuyor.

Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün eski hukuk direktörü Tuğamiral Fred Kenney, Rus tescili nedeniyle ABD'nin gemiyi alıkoymasının süreci karmaşıklaştıracağına dikkat çekiyor:

Bir gemi yasal olarak tescil edildiğinde, uluslararası hukuk uyarınca o bayrağın koruması altına girer. İki hafta önce vatansız bir gemi olabilir ancak artık tankerin bir devlete ait olmadığını söyleyemezsiniz.

BBC'nin aktardığına göre Marinera, dün İskoçya'yla İzlanda arasında bir bölgeye ulaştı. Geminin Rusya'nın Murmansk şehrine doğru gidebileceği belirtiliyor.

Trump, Venezuela'ya yönelik baskı stratejisinin parçası olarak ülke limanlarında yaptırıma tabi tankerlere "tam abluka" uygulanması talimatını geçen ay vermişti. ABD ordusu, Skipper ve Centuries adlı iki tankere el koymuştu.  

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Moskova, Washington'ın askeri müdahalesini kınamış, Maduro yerine geçici olarak ülkenin başına geçen Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'e destek verildiğini açıklamıştı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, New York Times


İsrail skandal yerleşim projesi için ihaleleri açtı: “Filistin devleti kurulmayacak”

E1 projesi nedeniyle Batı Şeria'da 5 binden fazla Filistinli zorla yerlerinden edilebilir (AP)
E1 projesi nedeniyle Batı Şeria'da 5 binden fazla Filistinli zorla yerlerinden edilebilir (AP)
TT

İsrail skandal yerleşim projesi için ihaleleri açtı: “Filistin devleti kurulmayacak”

E1 projesi nedeniyle Batı Şeria'da 5 binden fazla Filistinli zorla yerlerinden edilebilir (AP)
E1 projesi nedeniyle Batı Şeria'da 5 binden fazla Filistinli zorla yerlerinden edilebilir (AP)

İsrail, Filistin devleti fikrini ortadan kaldırmayı amaçlayan yasadışı yerleşim projesi E1'i hayata geçirmek için çalışmalara başladı.

Tel Aviv yönetiminin Batı Şeria'yı ikiye bölerek 3 bin 401 yasadışı yerleşim birimi inşa edilmesini öngören projesi için ihale alımları açıldı.

Guardian'ın aktardığına göre ihale için verilecek tekliflerin son tarihi mart ortası olarak belirlendi.

Batı Şeria'da kanunsuz yerleşim yerlerini takip eden sivil toplum kuruluşu Peace Now'la birlikte çalışan Settlement Watch'un kurucu ortaklarından Yonatan Mizrachi, E1 kapsamındaki inşaatların hızlandırılması için böyle bir adım atıldığını söylüyor:

Bu zaman çizelgesine göre buldozerler bir yıldan az bir süre içinde çalışmaya başlayabilir.

E1 projesinin son hali, radikal sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich tarafından ağustosta duyurulmuş, aynı ayda İsrail Sivil İdare Birimi Yüksek Planlama Kurul tarafından onaylanmıştı.  

İsrail İnşaat ve İskan Bakanlığı da Başbakan Binyamin Netanyahu'nun da katıldığı eylüldeki basın açıklamasında projenin fonlanacağını duyurmuştu.

Netanyahu, açıklamasında "Filistin devleti olmayacak demiştik ve gerçekten de Filistin devleti kurulmayacak! Burası bizimdir" demişti.

Proje kapsamında Ma'ale Adumim yerleşim bölgesinde inşa edilecek konutlarla Doğu Kudüs ve Batı Şeria arasındaki bağlantının koparılması amaçlanıyor. Böylelikle Kudüs'ün de doğrudan yasadışı yerleşim bölgesine bağlanması amaçlanıyor.

E1 uzun süredir gündemdeydi fakat uluslararası kamuoyunun tepkisi nedeniyle rafa kaldırılmıştı. Smotrich'in projenin onaylanacağını açıklamasıyla tartışmalar yeniden alevlenmişti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, projenin Birlemiş Milletler (BM) kararını hiçe saydığı belirtilerek, "Filistin Devleti'nin toprak bütünlüğü, iki devletli çözüm zemini ve kalıcı barış umutları hedef alınmaktadır" denmişti.

Filistin Ulusal Yönetimi, Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleri de Batı Şeria'daki Filistin bölgelerini birbirinden koparmayı ve Kudüs'ü dört bir yandan Filistin topraklarından ayrıştırmayı planlayan E1 projesine itiraz etmişti.

Mizrachi, projenin Filistin devletinin geleceğini yok edeceğine dikkat çekiyor:

E1 projesi, apartheid rejimine dönüşecek tek devletli bir gerçekliğe yol açacak geri dönüşü olmayan bir durum yaratmayı amaçlamaktadır.

Peace Now'dan Hagit Ofran da bir yerleşim planının onaylanmasından sonra ihale hazırlıklarının genellikle altı ay ila bir yıl sürdüğünü ancak E1 inşaatı için bu sürenin sadece dört aya indirildiğine işaret ediyor.

İhale kapanışından birkaç gün sonra kazanan teklifler açıklanabilir. Sonraki aşamadaysa sözleşme detaylarında karar kılınıyor. Birkaç hafta süren bu sürecin ardından sözleşmeler imzalanınca, inşaat için belediyeden ruhsat alınması gerekiyor. Bunun da birkaç ay içinde tamamlanabileceği ifade ediliyor.

Sürecin bu hızla ilerlemesi durumunda proje, ekimde düzenlenmesi öngörülen yasama seçiminden önce başlayabilir.

Independent Türkçe, Guardian, BBC


ABD ordusu, Venezuela’nın hava savunma sistemini nasıl etkisiz hale getirdi?

Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)
Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)
TT

ABD ordusu, Venezuela’nın hava savunma sistemini nasıl etkisiz hale getirdi?

Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)
Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)

ABD ordusu, Venezuela'nın hava savunma sistemlerine takılmadan operasyon düzenlemek için elektronik harp jeti Boeing EA-18G Growler'ı kullanmış.

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberinde, Amerikan donanmasında "Zappers" kod adlı filo tarafından kontrol edilen Growler'ın Venezuela operasyonunda önemli rol oynadığı yazılıyor.

Amerikan hava gücünün elektronik savaş bileşeninin bel kemiğini oluşturan Growler, Boeing'in F/A-18F Super Hornet modelinden yola çıkarak tasarlandı.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü'nden (RUSI) Thomas Withington, Growler'ın Venezuela ordusuna ait radarların yerini tespit edip sinyallerini bozmuş olabileceğini belirtiyor.

Growler, düşman radarına yanıltıcı sinyaller göndererek birden fazla düşman uçağı varmış gibi gösterebiliyor. Ayrıca yerlerini tespit ettiği radar ve telsiz sistemlerini anti-radyasyon füzeleriyle etkisiz hale getirebiliyor. 

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

WSJ'nin aktardığına göre operasyonda F-22, F-35, F-18 savaş jetlerinin yanı sıra B1 bombardıman uçakları ve insansız hava araçları (İHA) da kullanıldı.

Growler ve diğer ABD uçaklarının, Venezuela'nın ağırlıklı olarak Sovyet döneminden kalma hava savunma sistemlerinin kolaylıkla aştığına işaret ediliyor.

Diğer yandan araştırma şirketi Agency Partners'tan Nick Cunningham, Rusya veya Çin gibi iyi donanımlı, neredeyse ABD'yle eşit güçteki rakiplere karşı olası bir operasyonun bu kadar kolay olmayabileceğini vurguluyor.

Rusya ve Çin'in aksine ABD ve Avrupa, Soğuk Savaş'ın ardından elektronik harp teknolojilerine yatırımları azalttı. Ancak analizde, özellikle Rusya - Ukrayna savaşı ve yapay zeka alanındaki ilerlemelerle bu teknolojilerin tekrar gündeme geldiğine dikkat çekiliyor.

Ukrayna, drone'larla Rus savunma sistemlerinin sinyallerini bozarak birçok operasyon düzenlemişti.

Rus birlikleri de ABD üretimi HIMARS çoklu roketatar sistemlerinin elektronik aksamını hedef alan saldırılar yapmıştı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Military Watch Magazine