Eski Nissan Üst Yöneticisi Ghosn, Japonya'dan neden kaçtığını anlattı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Eski Nissan Üst Yöneticisi Ghosn, Japonya'dan neden kaçtığını anlattı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Carlos Ghosn, 'Yüzde 99,4 hüküm giyme oranı bulunan bir ülkede kendimi savunamayacağımı anladım' dedi.
Eski Nissan Üst Yöneticisi Lübnan asıllı Carlos Ghosn, "yüzde 99,4 hüküm giyme oranı bulunan bir ülkede kendisini savunamayacağı" için ev hapsinde tutulduğu Japonya'dan Lübnan'a kaçtığını söyledi.
Lübnan'da yaşayan ve Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatının (Interpol) arananlar listesinde yer alan eski Nissan Üst Yöneticisi Ghosn, Japonya'da kamu yayıncısı NHK'ye verdiği röportajda, kaçış sürecini anlattı.
Ghosn, Aralık 2019'da yasa dışı olarak Japonya'dan kaçış nedenini, "mahkemeyi hiçbir şekilde kazanma şansının olmamasına" bağladı.
"Yüzde 99,4 hüküm giyme oranı bulunan bir ülkede kendimi savunamayacağımı anladım." diyen Ghosn, hem kendisine hem ailesine "sıkıntılar çektirildiğini" belirterek, kendisini savunmanın "tek yolunun Japonya'yı terk etmek" olduğunu kaydetti.
Ghosn, kaçış gecesinin en kritik safhalarını, özel jete getirilmeden önce kendisinin kutu içerisinde taşınması ve "yakında Japonya'dan ayrılacağı" bilgisini edinmesi olduğunu söyledi.
Kutunun x-ray cihazına girmemesini "talih" olarak nitelendiren Ghosn, Japon otoritelerinden, soruşturma materyallerini Lübnan otoritelerine iletmelerini istedi.
Ghosn, Japon otoritelerin, Nissan ile kendi aralarındaki komplonun ortaya çıkmasından korktuğu için dosyaları paylaşmadığını savundu.
Lübnan'da mutlu bir hayat sürdürdüğü dile getiren Ghosn, "Mutlu ve meşgulüm, sevdiğim işi yaprak hayatımı sürdürüyorum. Gönüllü olarak üniversitede iş stratejileri dersleri veriyor, kitap yazıyorum. Lübnanlı olmaktan gurur duyuyorum, halkım da beni destekliyor" ifadelerini kullandı.

Kasım 2018'de gözaltına alınmıştı
Eski Renault-Nissan-Mitsubishi Alliance'ın Yönetim Kurulu Başkanı da olan Ghosn, yıllık kazancını düşük gösterdiği ve kişisel yatırımlarından doğan zararları şirketine ödettiği gerekçesiyle "mali usulsüzlük" ve "görevini kötüye kullanma" suçlamalarıyla 19 Kasım 2018'de Japonya'da gözaltına alınmıştı.
Bir süre gözaltında kaldıktan sonra kefaletle serbest bırakılan Ghosn, adli kontrol altında tutulduğu Japonya'dan 31 Aralık 2019'da özel uçakla İstanbul üzerinden Lübnan'a kaçmıştı.
Lübnan asıllı iş insanının, evine konser vermeye gelen müzik grubunun ses sistemlerinin taşındığı büyük kutunun içinde Japonya'dan kaçtığı iddia edilmişti.
Interpol, 2 Ocak'ta Japon hükümetinin talebi üzerine şartlı serbestlik koşullarını ihlal eden Ghosn hakkında "kırmızı bülten" uyarısı yayımlamış, bu bülten kaydının 6 Ocak'ta resmi makamlara ulaştığı bildirilmişti.



Bağdat, "istihbarat oyun alanı"... ve İran'ın son savaşı

Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
TT

Bağdat, "istihbarat oyun alanı"... ve İran'ın son savaşı

Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)

İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaşın tırmanmasıyla Bağdat bir "istihbarat oyun alanı" haline geldi. Kudüs Gücü subayları, Tahran'daki huzursuzluğu önlemek amacıyla yıpratma operasyonlarını yönetmek ve Devrim Muhafızları için alternatif bir operasyon merkezi kurmak üzere şehre akın etti.

İran ağları, Yüksek Lider Ali Hamaney'in suikastının ardından geçen günlerde hızla yeniden örgütlenerek, merkezi olmayan bir yapı benimsedi ve Irak fraksiyonları aracılığıyla faaliyet gösteren birbirine bağlı hücreler kullandı. Saldırılar Amerikan çıkarlarına, gözetleme ve iletişim sistemlerine odaklanırken, başkentte İranlılar, Amerikalılar ve Iraklı aktörler arasında bir casusluk savaşı yoğunlaştı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu savaş, Bağdat'taki Irak istihbarat servisine yapılan saldırıyla doruk noktasına ulaştı.

Buna karşılık, “Jurf al-Sakhr”, komuta ve kontrol merkezlerini hedef alan hassas saldırılara maruz kaldıktan sonra stratejik bir üsten güvenlik ve istihbarat yüküne dönüştü; bu saldırılar İran'ın konuşlanmasının doğasını ortaya çıkardı, milis gruplarını şaşkına çevirdi ve artan ifşa riskleri ile insan kayıpları karşısında saha önceliklerini yeniden belirlemelerine neden oldu.


Avrupa'nın İran saldırganlığına karşı Suudi Arabistan'la dayanışması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Avrupa'nın İran saldırganlığına karşı Suudi Arabistan'la dayanışması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Belçika, Yunanistan ve Hollanda, İran'ın tekrarlanan saldırıları karşısında Suudi Arabistan'la dayanışmalarını, egemenliğini ve güvenliğini korumaya yönelik önlemlerine desteklerini teyit ettiler.

Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre bu teyit bugün, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in Belçika Kralı Philippe, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Hollanda Başbakanı Rob Jetten ile yaptığı telefon görüşmelerinde geldi.

Görüşmeler sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, bölgedeki askeri gerilimin artması ve bunun bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ışığında son gelişmeleri ele aldı.

Hollanda Başbakanı da ülkesinin güvenlik ve istikrarı tehdit eden bu saldırıları kınadığını ifade etti.


Londra, İran büyükelçisini çağırdı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
TT

Londra, İran büyükelçisini çağırdı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)

İngiltere Dışişleri Bakanlığı dün Londra'daki İran büyükelçisini çağırarak, Birleşik Krallık'ta ve dışında İran'ın “pervasız ve istikrarı bozan eylemlerini” kınadı.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, büyükelçinin çağrılmasının, İranlı bir vatandaş ile İngiliz ve İran çifte vatandaşı bir kişiye İran'a “yardım sağladıkları şüphesiyle” suçlamaların yöneltilmesinin ardından gerçekleştiğini söyledi.

Londra'da iki kişi, perşembe günü Tahran adına Yahudi topluluğunu gözetlemekle suçlanarak mahkemeye çıkarıldı. Suçlamalar arasında bir sinagog gibi potansiyel hedeflerin izlenmesi de yer alıyordu.

Geçen yıl 9 Temmuz ile 15 Ağustos tarihleri arasında, yabancı bir istihbarat teşkilatına yardım edebilecek iletişim faaliyetlerine karışmakla suçlananlar arasında, İran asıllı İngiliz vatandaşı 40 yaşındaki Nimatullah Şahsevani ve İran vatandaşı Ali Rıza Feraseti (22) hakkında, yabancı bir istihbarat teşkilatına yardım edebilecek iletişim faaliyetlerine karıştıkları suçlaması yöneltildi.