Hindistan'da bir adam karısını öldürmek için kobra "kiralamaktan" suçlu bulundu

Uzmanlara göre Hint kobrasının zehri bir insanı 60 dakikada öldürebilir (Nature)
Uzmanlara göre Hint kobrasının zehri bir insanı 60 dakikada öldürebilir (Nature)
TT

Hindistan'da bir adam karısını öldürmek için kobra "kiralamaktan" suçlu bulundu

Uzmanlara göre Hint kobrasının zehri bir insanı 60 dakikada öldürebilir (Nature)
Uzmanlara göre Hint kobrasının zehri bir insanı 60 dakikada öldürebilir (Nature)

Hindistan'ın güneyindeki Kerala eyaletinde bir adam, zehirli bir kobra kullanarak geçen yıl 25 yaşındaki eşini öldürmekten suçlu bulundu.
Eyaletin Kollam bölgesindeki sulh mahkemesinde görülen ek duruşmada, kimliği sadece Sooraj diye belirtilen zanlı pazartesi günü cinayetten suçlu bulundu. 
Adamın bir yılan avcısı aracılığıyla iki yılan "kiraladığı" ve yılanları iki ay içinde iki kez, kimliği sadece Uthra diye belirtilen eşinin üzerine saldığı iddia edildi. 
Mart 2020'de gerçekleşen ilk saldırıda Uthra, kocasının Pathanamthitta bölgesindeki Adoor kasabasında bulunan evinde bir engerek tarafından ısırılarak yaralanmıştı. 
7 Mayıs'taysa Uthra, Kollam bölgesindeki Anchal kasabasında yer alan kendi evinde ölü bulunmuştu. İlk raporlarda ölüm nedeninin yılan ısırığı olduğu tespit edilmişti. 
Uthra'nın ölümünün ardından ailesi, suç şüphesiyle polise şikayette bulunmuştu. Aile, Uthra'nın çeyiz ödemeleri nedeniyle damadın ailesinin tacizine maruz kaldığını öne sürmüştü.
Sooraj daha sonra eşini öldürme suçlamasıyla tutuklanırken ebeveynleri ve kız kardeşi de aile içi şiddetle suçlanmıştı.
Tutuklanmasının ardından sanık temmuzda suçunu itiraf etti ve Uthra'yı uyku haplarıyla sakinleştirdiğini ve ona saldırması için bir kobrayı serbest bıraktığını söyledi. 
Polise göre sanık suçu titizlikle planladı ve eşini öldürmek için üzerine hem engerek hem de kobrayı serbest bıraktı.
Sanık, martta engereğin Uthra'ya saldırmasını sağlamıştı. Yılanın ısırığı Uthra'yı 52 gün boyunca yatağa bağlamış ve estetik ameliyat olmak zorunda bırakmıştı. 
Uthra mayısta evine dönmüş fakat iyileşmesinden günler sonra Sooraj, Uthra'nın evine onu ısırarak öldüren kobrayı salmıştı. 
Suçla mücadele müdürlüğü soruşturma sırasında yılana bir otopsi ve DNA analizi yaptı. Polis, Eylül 2021'de suç mahallini yeniden canlandırmak için "temsili" bir deneme de gerçekleştirdi. 
Polise göre suçun ardındaki motivasyonun para olduğuna inanılıyor. Sooraj evlenirken bir miktar para ve altın almış olsa da tatmin olmamıştı. 
Polis, sanığın yargılama sürecinde hiçbir zaman suçluluk duygusu göstermediğini iddia etti. 
The News Minute'un aktardığına göre polis müfettişi S. Harisankar, "Sooraj'ı suçluluk duymayan deneyimli bir suçlu olarak görüyoruz. Sunduğumuz kanıtlardan ötesini asla kabul etmedi. Hesaplı bir şekilde açıklamalarda bulundu" dedi. 
Mahkeme, Sooraj'ı mülk gaspı amacıyla zarara neden olmak ve cinayet de dahil olmak üzere Hindistan Ceza Kanunu'nun 4 bölümü uyarınca suçlu buldu. Cezası 13 Ekim'de verilecek.
Savcı G. Mohanraj, pazartesi günkü duruşmada sulh hakiminden bunun "nadirin de nadiri" bir suç olarak değerlendirilmesini isteyerek Sooraj'a idam cezası verilmesini talep etti. 



Muhammed Ali'den Giancarlo Esposito'ya... İslam'ı seçen ünlüler

Muhammed Ali'den Giancarlo Esposito'ya... İslam'ı seçen ünlüler
TT

Muhammed Ali'den Giancarlo Esposito'ya... İslam'ı seçen ünlüler

Muhammed Ali'den Giancarlo Esposito'ya... İslam'ı seçen ünlüler

Amerikalı oyuncu ve yönetmen Giancarlo Esposito, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’da "7 Dogs" filminin çekimleri sırasında gördüğü insani ve ahlaki muameleden derinden etkilendi. Rol arkadaşlarının ve set ekibinin kendisine gösterdiği hüsnüniyetin (iyi niyetin) etkisi, sadece bir rahatlık ve şükran duygusuyla sınırlı kalmadı; bunu çok daha öteye taşıdı. Suudi Arabistan Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı  Turki Al Şeyh tarafından paylaşılan videoya göre 68 yaşındaki Esposito, "Krallık'taki çekimler sırasında Müslümanlarla kurduğu iletişimdeki samimiyet ve huzurdan etkilenerek" camide namaz kıldı ve Kelime-i Şehadet getirdi.

dvfdebf
ABD’li aktör ve yönetmen Giancarlo Esposito, Kızıldeniz Film Festivali’nde (Instagram)

Dünyaca ünlü "Breaking Bad" dizisinin yıldızı, İslam'ı seçtiğini ilan eden ilk Batılı ünlü değil. Tarih; aktörlerden müzisyenlere, sporculardan sanatçılara kadar İslamiyet'i seçen dünyaca ünlü isimlerle dolu. Gençliğinde Katolik bir eğitim alan ve bir dönem rahip olmayı bile düşünen Esposito, Muhammed Ali "Clay" ile başlayan bu uzun zincirin son halkalarından biri oldu.

Dave Chappelle ve Zemzem Suyu

Binlerce insanın karşısında esprilerini ve komik hikayelerini anlatmasını beklediği dünyaca ünlü Amerikalı komedyen Dave Chappelle, henüz 17 yaşındayken bir pizzacıda çalışan bir gencin karşısında adeta büyülenmişti. Amerikalı usta televizyoncu David Letterman ile 2020 yılında yaptığı röportajda Chappelle, İslam'ı seçiş öyküsünü paylaştı.

Washington'daki evinin tam karşısında bulunan pizzacıdaki çalışanlardan biri, dinine son derece bağlı bir Müslümandı. Chappelle ile bu genç arasında ahlak, insanlık ve maneviyat üzerine derin sohbetler başladı. Genç adamın üzerinde bıraktığı ve ruhunun derinliklerine işleyen bu sohbetlerin ardından Chappelle, henüz reşit olma arifesindeyken İslam'ı seçti.

Hayatı boyunca İslami ibadetlerine bağlı bir yaşam süren Chappelle'in, özellikle zemzem suyu ile çok özel bir bağı bulunuyor. "Time" dergisine verdiği bir röportajda, Mekke-i Mükerreme'deki Zemzem Kuyusu'na yaptığı ziyareti anlatan Chappelle, bu mübarek suyun kendisi için tam bir huzur kaynağı olduğunu belirtmişti. Dinî inancının mesleğinde de kendisine rehberlik ettiğine inanan 52 yaşındaki Chappelle, çocuklarına İbrahim, Süleyman ve Sana isimlerini verdi.

Cat Stevens'ın "Yusuf İslam" Olduğu Gün

Dünyaca ünlü şarkıcı Cat Stevens, 1948 yılında Londra’da, Ortodoks Kıbrıslı bir baba ile Baptist İsveçli bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Katolik okulunda eğitim gördü, ardından hayat yolu olarak müziği seçti.

1970'lerde Fas'ta yaptığı bir tatil sırasında ilk kez ezan sesini duydu ve bu ses onda büyük bir merak uyandırdı. Ancak bu çağrının hayatındaki tam karşılığını bulması için birkaç yıl daha geçmesi gerekecekti. 1976 yılında ABD’nin Malibu sahillerinde yüzerken boğulma tehlikesi geçirdi. O ölüm kalım anında Tanrı'ya yalvardığını belirten sanatçı, "Tanrım, eğer beni kurtarırsan hayatımı senin için yaşayacağım" dediğini aktarır.

Boğulmaktan kurtulduktan kısa bir süre sonra, erkek kardeşi kendisine Kur'an-ı Kerim'in bir çevirisini hediye etti. Kur'an'ın içeriğinden derinden etkilendiğini ve kutsal kitabı okumasının hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirten sanatçı, İslamiyet'i kabul etti. Hz. Yusuf’a ithafen "Yusuf İslam" adını aldı ve pop müzik kariyerine son vererek insani ve manevi içerikli eserlere yöneldi. Sanatçı, çalışmalarından elde ettiği gelirleri ise başta ihtiyaç sahibi yüzlerce Müslüman çocuğa ücretsiz eğitim sağlamak olmak üzere çeşitli insani yardım faaliyetlerine vakfetti.

Sinéad O'Connor başını örttü

Sinéad O'Connor, 1999 yılında rahibeliğe kadar uzanan ve "Rahibe Bernadette Mary" adını aldığı fırtınalı bir manevi arayışın ardından İslam'ı seçen en ünlü şarkıcılardan biri olarak hafızalara kazındı.

İrlandalı merhum şarkıcı, 2018 yılında 52 yaşındayken Müslüman olduğunu duyurdu. İslam alimi Şeyh Ömer El-Kadri'nin eşlik ettiği bir merasimle başını örten O'Connor, "Shuhada' Sadaqat" (Şüheda Sadakat) ismini aldı.

Kardeş Jackson Bahreyn'den Müslüman olarak döndü

Amerikalı pop ikonları Jackson ailesinin bir üyesi ve Michael Jackson’ın ağabeyi olan şarkıcı Jermaine Jackson, 1989 yılında Bahreyn’e yaptığı bir seyahat sırasında bölge halkının dindarlığından, takvasından ve inançlarına olan bağlılığından derinden etkilendi.

Tüm aile bireylerinin "Yehova'nın Şahitleri" öğretisine bağlı olarak yetiştiği bir aileden gelmesine rağmen, bu seyahatin ardından İslam'ı seçmeye karar verdi ve "Muhammed Abdülaziz Şerif" adını aldı.

sdvfdev
Jermaine Jackson, 1989 yılında Bahreyn’e yaptığı bir ziyaretin ardından İslam’ı din olarak seçti (Reuters)

Müzik kariyerine orijinal ismiyle devam eden Jackson, İslamiyet'in kendisine her zaman iç huzuru, tevazu ve doğru yolu bulma bilinci aşıladığını sık sık dile getirdi.

Cassius Marcellus'tan Muhammed Ali'ye

Sanat dünyasında olduğu gibi spor dünyasında da İslamiyet'i seçen efsane isimlerin sayısı bir hayli fazla. Bu alanda hikayesi tüm dünyaya ilham veren en ikonik isim şüphesiz, 1942 yılında ABD’de Cassius Marcellus Clay adıyla doğan efsanevi boksör Muhammed Ali'dir.

sdvgfr
Muhammed Ali Clay, 1986 yılında Kahire’deki bir camide namaz kılarken (AFP)

Irkçılığın gölgesinde geçen çocukluğu sırasında Baptist Hristiyan okulunda eğitim gören ve 12 yaşında vaftiz edilen Clay, 5 yıl sonra ABD’de "Nation of Islam" (İslam Milleti) olarak bilinen hareketle tanıştı. Bu grubun toplantılarına katılan Clay, burada kendisinin manevi ve siyasi hamisi (rehberi) olacak olan insan hakları savunucusu Müslüman lider Malcolm X ve hayatı boyunca kendisine eşlik edecek diğer İslam alimleriyle bir araya geldi.

dfrbr
Muhammed Ali, 1988 yılında Sudan’da namaz kılarken (Wikipedia)

Çok geçmeden İslam'ı kabul eden Clay, "Muhammed Ali" adını aldı. Kendisini bu dine çeken en güçlü unsurun İslam'ın sunduğu adalet ve eşitlik mesajı olduğunu her fırsatta vurguladı. Dinî bağlılığını, 1972 ve 1988 yıllarında Mekke-i Mükerreme'ye yaptığı iki kutsal hac ziyaretiyle de pekiştirdi.

Mike Tyson da Müslüman Oldu

Muhammed Ali’nin izinden giden bir diğer efsane boksör ise 1992 yılında, henüz 26 yaşındayken Müslüman olan Mike Tyson’dı. Kamuoyunda yaygın olarak bilinen anlatıya göre Tyson, Indiana’da cezaevindeyken Malcolm X’in otobiyografisini okuduktan sonra etkilenerek İslam'ı seçti ve "Malik Abdülaziz" ismini aldı.

erbfr
Boksör Mike Tyson, 2022 yılında DJ Khaled ile birlikte Umre ibadetini yerine getirirken (Instagram)

Tyson bu iddiayı doğrudan doğrulamayıp İslam'ı cezaevine girmeden önce seçtiğini belirtse de, İslam öğretilerinin kendisine hayatını tamamen değiştirmek için ihtiyaç duyduğu huzuru, disiplini ve ahlaki pusulayı kazandırdığını her zaman dile getirdi.

Abdülcabbar ve Anelka

Spor dünyasında İslam'ı seçen diğer ünlü isimler arasında, 1970'li yılların efsane basketbol yıldızı Kerim Abdülcabbar (doğum adıyla Ferdinand Lewis Alcindor) yer alıyor. Katolik okul ve kilise kültürüyle büyüyen Abdülcabbar, 1968 yılında 24 yaşındayken Kelime-i Şehadet getirdi.

Benzer şekilde, Fransız futbol yıldızı Nicolas Anelka da 2004 yılında İslam'ı seçerek "Abdüsselam Bilal" adını aldı ancak profesyonel hayatında orijinal ismini kullanmaya devam etti. Anelka, çocukluğundan itibaren İslam dinine aşina olduğunu, bu inancı Paris’teki çocukluk arkadaşları olan ünlü aktörler Omar Sy ve Jamel Debbouze vasıtasıyla tanıdığını belirtmişti.


Bilim insanlarından kasırgalara karşı "hava jiu-jitsusu" yöntemi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Bilim insanlarından kasırgalara karşı "hava jiu-jitsusu" yöntemi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Bilim insanlarının "hava jiu-jitsusu" adını verdiği bir teknikle, kasırgalar gibi aşırı hava olayları bir gün yoğun nüfuslu bölgelerden uzaklaştırılarak verdikleri hasar sınırlandırılabilir.

İklim değişikliği, kuraklık, sel, sıcaklık dalgaları ve ani soğuklar gibi aşırı hava olaylarını daha sık ve şiddetli hale getirerek can ve mal kayıplarının artmasına yol açıyor. Aşırı hava koşullarının geçen yıl sadece ABD'de 417 milyar dolarlık hasara neden olduğu tahmin ediliyor.

Ancak hava durumunu kontrol etmeye yönelik çabalar, yerel yağışları teşvik etmek için yapılan bulut tohumlama gibi küçük ölçekli operasyonlarla sınırlı kalıyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacılar, bazı afetlerin en yıkıcı etkilerini önleyebileceğini öne sürdükleri, atmosfer üzerinde müdahaleler öneriyor.

Araştırmacılar bu teoriyi test etmek için yapay zeka ve atmosfer döngüsü modellerini kullanarak kavram kanıtı simülasyonları gerçekleştirdi.

Simülasyonlardan biri, 2012'deki Sandy Kasırgası'ndan birkaç gün önce dikkatle zamanlanmış küçük çaplı bulut tohumlama operasyonlarının, kasırganın rotasını yaklaşık 485 km kaydırarak New York'u ıskalamasını sağlayabileceğini gösterdi.

Başka bir simülasyon ise benzer bir hava operasyonunun 2021'de Teksas'taki soğuk hava dalgasında görülen en düşük sıcaklığı yaklaşık -7 dereceye yükseltebileceğini gösterdi. Eyalet, bu ani soğuk hava dalgasında -19 dereceye kadar düşen sıcaklıklara maruz kalmıştı.

Çalışma, "hava jiu-jitsusunun" mümkün olabileceğini öne sürse de araştırmacılar, bunun gerçek hayatta uygulanabilmesi için hava durumunu izleme teknolojisinde daha fazla ilerleme gerektiğini belirtiyor.

Ayrıca çeşitli aşırı hava olaylarının nerede ve nasıl kontrol edilebileceğine dair daha iyi bir teorik anlayışa da ihtiyaç var.

Yaygın kanı, atmosferik dolaşımda değişiklikler yaratmak için muazzam miktarda enerjiye ihtiyaç duyulduğu yönünde. Ancak yeni teoriye göre, çok daha az enerji gerektiren ve doğru zamanda uygulanan küçük müdahaleler, kasırgalar gibi tehlike oluşturan hava sistemlerinin izlediği rotaları değiştirebilir.

Araştırmacılar, hakemli dergi PLOS Water'da yayımlanan makalede şöyle yazıyor:

Kasırga modifikasyonu sorusunu yeni bir çerçeveye oturtarak kasırganın gücünü değiştirmekten ziyade, onun rotasını belirleyen rüzgarları değiştirmenin daha etkili olup olamayacağını sorduk.

Ancak bu yaklaşımın sosyal ve siyasi sonuçlarının kapsamlı bir şekilde araştırılması ve ele alınması gerekiyor.

Makalede, "Hedefe yönelik atmosferik müdahaleler, ulusal sınırların ötesinde kazananlar ve kaybedenler yaratabilir. Bu da sınır ötesi sorumluluk, rıza ve adil risk dağılımı gibi kritik soruları gündeme getirir" ifadelerine yer veriliyor.

DSVDFV
Hava jiu-jitsunun kavramsal illüstrasyonu (Qin Huang/Moyan Liu/Upmanu Lall)

Ancak araştırmacılar, önerilen yaklaşım başarılı olursa geleneksel afet yönetimini tamamlayıcı bir rol oynayabileceğini belirtiyor.

Bilim insanları, "Aşırı hava olaylarının toplum üzerindeki artan etkisi; barajlar, setler ve sigorta gibi geleneksel yaklaşımların tek başına bu tehlikelerin geniş çaplı sonuçlarına karşı koymaya yetmeyebileceğini vurguluyor" diyor. 

Hava jiu-jitsusu yeni bir paradigma öneriyor: Atmosferin kendi dinamiklerinden yararlanmak için dikkatle zamanlanmış ve yerleştirilmiş küçük müdahaleler kullanarak aşırı olayları zarar vermeden önce yönlendirme veya etkisini azaltma potansiyeli sunuyor.

Independent Türkçe


Kült fantastik filmin devamı 28 yıl sonra geliyor

Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın başrolü paylaştığı, Susanne Bier yönetmenliğindeki Aşkın Büyüsü 2, teyzeleri tarafından büyütülen Owens kardeşlerin fantastik hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın başrolü paylaştığı, Susanne Bier yönetmenliğindeki Aşkın Büyüsü 2, teyzeleri tarafından büyütülen Owens kardeşlerin fantastik hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
TT

Kült fantastik filmin devamı 28 yıl sonra geliyor

Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın başrolü paylaştığı, Susanne Bier yönetmenliğindeki Aşkın Büyüsü 2, teyzeleri tarafından büyütülen Owens kardeşlerin fantastik hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın başrolü paylaştığı, Susanne Bier yönetmenliğindeki Aşkın Büyüsü 2, teyzeleri tarafından büyütülen Owens kardeşlerin fantastik hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)

Sinema tarihinin unutulmaz cadıları yeniden sahnede. 

Warner Bros., 1998 yapımı kült film Aşkın Büyüsü'nün (Practical Magic) merakla beklenen devam halkasından ilk kapsamlı fragmanı seyirciyle buluşturdu. 

Başrolleri paylaşan Sandra Bullock ve Nicole Kidman, nesiller boyu süren ve ailelerindeki kadınların aşık olmasını engelleyen laneti kırmak için Dryden'a geri dönen Sally ve Gillian Owens kardeşler rolünde yeniden izleyici karşısına çıkıyor.

Fragman, Owens kardeşlerin cadı teyzesi Franny Owens'ın sözleriyle açılıyor:

Hiçbir büyü, kız kardeşlik bağından daha güçlü değildir. Kaderle sınanmış, zamanla sınanmış ve asla kopmamış bir bağ.

Fragmanın devamında Owens kardeşler aile lanetini bozmanın yollarını ararken, teyzeleri Jet'in yönlendirmesiyle karizmatik bir akademisyenle tanışıyor.

Akademisyenin üzerindeki büyüyü bozmak için Gillian, telaşlı ablası Sally'yi yardım etmeye zorluyor. İkilinin ayini sırasındaki komik atışmalarının ardından büyü bozuluyor ve adamın göğsünden fırlayan kara dumanlarla birlikte lanet ortadan kalkıyor. 

Bu gizemli akademisyen, ilerleyen sahnelerde Sally'nin gerçek gücünü kullanmasını sağlıyor. Bu durum, Sally'nin kayıp kızı Kylie'yi bulma yolculuğunda hayati bir rol oynayacak gibi görünüyor.

Sally'nin fragmandaki, "Gücümün neler yapabileceğini gördüm. Kızlarımın da aynı güce sahip olabileceği fikri beni dehşete düşürüyor" sözleri ise yaşayacakları dramanın habercisi. 

Nitekim genç cadı Kylie, Owens ailesine aşık olan her erkeğin ölümüne yol açan bu laneti tek başına kırmaya karar vererek tehlikeli bir yola sapıyor. 

Teyzeleri Franny, "Bu onu karanlık bir yola sürükleyecek. Eğer onu bulmak istiyorsanız, birlikte çalışmalısınız" diyerek kız kardeşleri uyarıyor. 

Kylie'nin boyunu aşan bir işe kalkıştığı, alevler içindeki bir pentagrama bağlanıp pelerinli bir figür tarafından sihirli gücünün elinden alındığı sahnelerle netleşiyor. 

Bu tehlikeli macerada Kylie'ye, Game of Thrones'la yıldızı parlayan Maisie Williams'ın canlandırdığı kardeşi Antonia eşlik ediyor.

Aşkın Büyüsü 2'nin (Practical Magic 2) senaryosu, ilk filmin de senaristi olan isim Akiva Goldsman'la Succession'ın yazarı Georgia Pitchett'ın imzasını taşıyor. 

Hem Sandra Bullock'un hem de Nicole Kidman'ın yapımcı koltuğunda da yer aldığı bu proje, aynı zamanda Bullock'un 2022'den bu yana rol aldığı ilk sinema filmi.

Aşkın Büyüsü 2, 11 Eylül'de sinema salonlarında izleyiciyle buluşacak.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, People, Deadline