Sudan istihbaratından üst düzey yetkililere siyaset yasağı

Sudan İstihbaratı, bir konsey üyesi ve bir bakanın seyahat etmesini yasakladı. Öte yandan Başbakan Hamduk, anlaşmazlıkları çözmek için geçiş hükümetinin ortakları ile gayri resmi görüşmeler gerçekleştiriyor.

Sudan Egemenlik Konseyi Üyesi Muhammed el-Faki Süleyman (SUNA)
Sudan Egemenlik Konseyi Üyesi Muhammed el-Faki Süleyman (SUNA)
TT

Sudan istihbaratından üst düzey yetkililere siyaset yasağı

Sudan Egemenlik Konseyi Üyesi Muhammed el-Faki Süleyman (SUNA)
Sudan Egemenlik Konseyi Üyesi Muhammed el-Faki Süleyman (SUNA)

Sudan geçiş hükümetindeki yetkili kaynaklara göre, Sudan Genel İstihbarat Servisi, havalimanı güvenlik yetkilileriyle görüştü ve aralarında Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi üyesi Muhammed el-Faki Süleyman, Kabine Bakanı Halid Ömer Yusuf ve 30 Haziran Rejimini Tasfiye Komitesi üyeleri gibi üst düzey yetkililerin bulunduğu bazı isimlere seyahat yasağı konulduğu bildirdi. Bu, ülke tarihinde bir ilk. Diğer taraftan Başbakan Abdulllah Hamduk, “devrimci güçler”i birleştirme girişimi çerçevesinde iktidar koalisyonu ve muhaliflerle bir dizi gayri resmi görüşme gerçekleştiriyor.
Dün Şarku'l Avsat'a konuşan bir kaynak, Genel İstihbarat Teşkilatı'nın havaalanı güvenlik yetkililerine, başarısız darbe girişimiyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle seyahat yasağı konulan isimlerin listesini teslim ettiğini söyledi. Listede Geçici Egemenlik Konseyi üyesi Muhammed el-Faki Süleymani, Kabine Bakanı Halid Ömer Yusuf, 30 Haziran Rejimini Tasfiye Komitesi’nin raportörü Vecdi Salih, komitenin sözcüsü Salah Menna ve komitenin diğer üyeleri Babiker Faysal ve Taha Osman İshak gibi isimler yer alıyor.
Edinilen bilgiye göre, havaalanı güvenlik yetkilileri, komitenin sözcüsü Salah Menna'nın Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat etmesini engellemelerine rağmen sonrasında seyahat etmesine izin verdiler. Haberin öğrenilmesi üzerine, Kabine Bakanı Halid Ömer, olayı araştırmak, ayrıntılarını ve arkasındaki yetkilileri öğrenmek için Kabine ve İstihbarat Teşkilatı arasında ortak bir soruşturma komitesi kurdu.
Öte yandan Başbakan Hamduk, devrim güçlerini birleştirme girişimi çerçevesinde iktidar yer alan ve yer almayan tüm Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların ele alındığı gayri resmi görüşmeler düzenliyor. Görüştüğü isimler arasında Maliye Bakanı Cibril İbrahim ve Darfur Bölgesi Valisi Minni Arko Minavi gibi önemli isimler bulunuyor.
Şarku'l Avsat'a konuşan kaynağa göre Hamduk, ÖDBG içerisindeki iki tarafın da kendisini ÖDBG olarak adlandırması ve ÖDBG’nin resmi temsilcisi görmesi sebebiyle, toplantıyı “Siyasi liderler toplantısı” başlığı altında düzenledi. Dün gece geç saatlere kadar devam eden toplantı hususunda henüz bir açıklama yapılmadı.
Aralarında başta Maliye Bakanı Cibril İbrahim ve Darfur bölgesi Valisi Minni Arko Minavi gibi isimlerin bulunduğu, Cuba Barış Anlaşması uyarınca hükümette temsil hakkına sahip olup geçiş hükümetinde birden fazla bakanlığı bulunan ÖDBG’deki muhalif grup, iktidar koalisyonunu kendilerini dışlamak ve devrimi devrimcilerin elinden almakla suçluyor.
İktidar koalisyonu, muhaliflerin, geçiş hükümetinin beyaz darbe girişiminde bulunan askeri kanadı ile bağlantılı olduğunu, geçiş hükümetindeki koalisyon ve ordunun ortaklığını açıkça tanımlayan geçiş dönemi anayasal metinlerinden kurtulmaya çalıştığını söylüyor. Cuba Anlaşması’ndan sonra “silahlı mücadele güçleri” de muhaliflerin saflarına katıldı ve topluluk “Özgürlük ve Değişim” adıyla ikinci bir ittifak oluşturarak siyaset sahnesini karıştırdı. Bu durum orduya, ÖDBG adı altında iki ittifak olduğunu iddia ederek kendilerine yakın olan muhalif gruba katılma fırsatı veriyor.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.