Sisi, Mısır’ın su güvenliğinin korunmasını istedi

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi. (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi. (AFP)
TT

Sisi, Mısır’ın su güvenliğinin korunmasını istedi

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi. (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi. (AFP)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün yaptığı açıklamada Nahda (Rönesans) Barajı'nın dolum ve işletimi konusunda, Mısır’ın su güvenliğini koruyacak, tüm tarafların çıkarlarını himaye altına alacak ve bölgesel istikrarı koruyacak şekilde adil ve dengeli yasal bir anlaşmaya varılmasının önemini vurguladı.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi dün ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Robert Menendez’i ağırladığı. Sisi görüşme sırasında yaptığı açıklamada, tarafların barajın dolum ve işletim süreci konusunda net kuralları garanti eden, tüm tarafların ortak çıkarlarını koruyan adil ve bağlayıcı yasal bir anlaşmaya kısa sürede varmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Sisi, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile yaptığı telefon görüşmesinde de uluslararası toplumun söz konusu dosyada ciddi bir rol oynamaya devam etmesi gerektiğini bildirdi. Tüm tarafların müzakere sürecinde gerekli iyi niyeti ve siyasi iradeyi göstermesi gereğinen altını çizdi.  
Nil Havzası ve Afrika ülkelerinde kalkınmayı desteklediğini vurgulayan Mısır, Nahda Barajı'nın yasal, adil ve bağlayıcı bir anlaşma olmaksızın inşa edilmesi ve Etiyopya tarafından tek taraflı olarak yönetilmesinin tüm nehir sisteminde büyük bir karışıklığa neden olacağını savunuyor. Mısır, Sudan ve Etiyopya 10 yıldır, Nil'in ana kolu üzerindeki barajın dolum ve işletimi konusunda bir anlaşmaya varmak için aralıklı olarak müzakereler yürütüyor. Birleşmiiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından bu yıl 15 Eylül’de yayınlanan başkanlık bildirisinde üç ülke ‘makul bir süre içerisinde’ müzakerelere devam etmeye çağırılmıştı.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'da İklim Değişikliği konulu Güney Kıbrıs başkanlığında düzenlenen ikinci uluslararası konferansı kapsamında düzenlenen online görüşmelere katıldı. Doğu Akdeniz Bölgesi’nde İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi başlığı ile düzenlenen oturumda şu açıklamalarda bulundu:
“Nil Havzası ülkelerinin kalkınmasına karşı olmayan Mısır, aksine Nil Havzası ve Afrika ülkelerinde hayata geçirilen birçok proje ile kalkınmaya destek vermektedir. Nitekim Mısır, su havzalarından uzaktaki bölgelere temiz içme suyu sağlamak için yağmur suyu toplama barajları ve yeraltı içme suyu istasyonları kurdu. Uganda'da finanse ettiği Owen Rezervuarı gibi Nil Havzası ülkelerinde bazı baraj inşalarına onay veren ülkemiz, Etiyopya’daki Tkezi Barajı, Tana Pals Barajı, Şarşara Barajı gibi barajlara da itiraz etmedi. Ancak devasa büyüklükteki Nahda Barajı’nın Etiyopya tarafının yasal bir anlaşma olmadan tek taraflı doldurulması ve işletimi, tüm nehir sisteminde ciddi karışıklara neden olacak. Özellikle de Etiyopya tarafının nehir sistemindeki karışıklığı artıran birçok yanlış beyan ve bilgi vermesiyle, nehrin denize döküldüğü bölge ülkeleri zarara uğruyor. Bu tek taraflı adımlar kaynaklı olumsuz etkileri hafifletmeye çalışmak için tahminen milyarlarca dolar değerinde büyük meblağlar gerekiyor. Mısır Nil'in ortak sularına yüzde 97 oranında bağımlı iken kaynak ülkeleri ciddi bir su bolluğunun tadını çıkarıyor. Kişi başına düşen su payının su kıtlığı sınırında, yılda 570 metreküpe düştüğü Mısır, dünyada en fazla su kıtlığı yaşayan ülkelerden biri sayılıyor.”

Kahire, ABD ve Avrupa’dan yardım talep etti
Ancak baraj meselesi, Kahire yönetiminin tepki gösterdiği başlıklardan yanızca biri. Türkiye'nin Etiyopya'ya insansız hava aracı (İHA) ihraç ettiğine yönelik iddalar da Mısır’da rahatsızlık uyandırıyor. Kahire’den kaynaklar söz konusu iddiaların yer aldığı haberlere ilişkin yorum yapmayı kabul etmezken Mısırlı uzmanlar ise yaptıkları değerlendirmelerde şunları öne sürdüler.
“Olup bitenler, Etiyopya'nın tanık olduğu bölünmeler ışığında uluslararası düzeyde istenmeyen diplomatik davranışlardır. Türkiye'nin Etiyopya'ya İHA ihraç edeceğine dair haberler uluslararası toplum tarafından tedirginlikle karşılanacak.”
Reuters’ın dün atıfta bulunduğu kaynaklar şu açıklamaları yaptılar:
“Türkiye; Fas ve Etiyopya ile sözleşme imzalamak için müzakereler yaparak silahlı insansız hava aracı ihracatını genişletti. Kahire; ABD ve bazı Avrupa ülkelerinden anlaşmayı dondurma yönünde yardım istedi. Herhangi bir anlaşma, Kahire ile Ankara arasındaki görüşmelerde de sunulmalı ve netleştirilmeli. Ancak Türkiye, Etiyopya ve Fas, silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) ilgili herhangi bir anlaşmayı resmi olarak henüz açıklamadı.”
Şarku’l Avsat’a konuşan Mısır Parlamentosu üyesi Yahya Kidvani de konuya dair şunları söyledi:
“Olup bitenler, uluslararası düzeyde istenmeyen diplomatik davranışlardır. Etiyopya topraklarında yaşanan, Etiyopya ve Afrika Boynuzu'nda bölünme ve kaosu körükleyen ihlallere tüm dünya karşı çıkıyor. İddia edilen bu anlaşma, uluslararası toplum tarafından tedirginlikle karşılanacak. Tüm dünya Tigray bölgesinde yaşananlara karşı.”
Mısırlı güvenlik uzmanı, eski İçişleri Bakan Yardımcısı ve Mısır Senatosu üyesi Tümgeneral Faruk el-Mugrahi Şarku’l Avsat’a şunları aktardı:
“Bu haberler doğruysa Türkiye’nin Etiyopya'yı bölgede desteklemesi kabul edilemez. O halde Mısır, anlaşmayı dondurmak için yardım istemek de dahil olmak üzere her yola başvurma hakkına sahip. Diğer yandan Etiyopya'da birçok ekonomik sorun mevcut.”
Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada söz konusu haberlerin doğruluğunu sorgulayan eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Cemal Bayumi de açıklamasında “Mısır'ın Etiyopya'nın İHA sahibi olması konusunda herhangi bir hassasiyeti yok. Ancak Nahda Barajı krizinin askeri güçle çözüleceği gerçeğini kimse gündeme getirmiyor” ifadelerini kullandı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.