Husiler, özel elektrik santrali sahiplerine baskı uyguluyor

​Sana’da eski şehir binaları önündeki Yemenliler (Reuters)
​Sana’da eski şehir binaları önündeki Yemenliler (Reuters)
TT

Husiler, özel elektrik santrali sahiplerine baskı uyguluyor

​Sana’da eski şehir binaları önündeki Yemenliler (Reuters)
​Sana’da eski şehir binaları önündeki Yemenliler (Reuters)

Yemenli kaynaklar, Husi milislerin ticari elektrik santrallerinin sahiplerini, Sanaa ve kontrolleri altındaki diğer şehirlerde sokakları, mahalleleri ve binaları aydınlatmaya zorladığını bildirdi. Öte yandan Husi milisler, Mevlid Kandili’nde grubun siyasi ve mezhepsel kutlamalarına harcama bahanesiyle haraç toplama faaliyetleri yürütüyor.
Kaynaklar Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, örgütün kontrolü altındaki Elektrik Bakanlığı'nın bir hafta önce Sanaa'daki ticari elektrik şirketlerine, milislerin kontrolü altındaki şehirlerde ve bölgelerde sokakları aydınlatmaları yönünde talimat verdiğini ortaya koydu.
Kaynaklara göre, Husilerin kurduğu ve uluslararası olarak tanınmayan hükümetteki Topluluk Bakanlığına bağlı komiteler, kendilerine bağlı olmayan istasyon sahiplerinin talimata uyup uymadıklarını denetlemek, şantaj ve baskı yapmak için sahaya indiler.
Aynı kaynaklara göre, darbeciler, kontrolleri altındaki bölgelerde ‘Mevlid Kandili Süslemeleri’ni aydınlatmayan istasyon sahiplerine en ağır cezayı uygulama sözü verdiler. Gerçekte ise örgüt üyeleri dini günleri, istismar ederek bir çeşit vergi dönemi gibi kullanıyor.
Sanaa'daki özel elektrik santrallerinin sahipleri, Husilerin kendilerine tekrar eden baskılarından dert yanıyorlar. Husilerin son olarak kendilerine sadık elektrik santrallerinin bayilerini dışarıda tutarak kendilerine hukuk dışı talimatlar gönderdiklerini ifade ettiler.
Bu istasyonların sahiplerinden bazıları, Şarku'l Avsat’a yaptıkları açıklamada, milislerin elektrik santralleri sahipleri de dahil olmak üzere vatandaşlardan ve tüccarlardan silah zoruyla para topladıklarını belirttiler.
İran'ın Yemen'deki kolu olan örgüt, daha önce 4 Ekim'de Sanaa'daki istasyonların sahipleri ile ‘Mevlid Kandiline hazırlıkta Elektrik ve Enerji Bakanlığı’nın rolü’ sloganıyla kapsamlı bir toplantı düzenlemişti.
Sanaa'daki kaynaklara göre, toplantı sırasında örgüt, istasyon sahiplerini herhangi bir karşılık almadan başkent Sanaa’daki mahalleleri, sokakları, meydanları ve bazı binaları aydınlatma ve süsleme projesine başlamaya zorladı.
İstasyon sahiplerini hedef alan bu girişimin ardından Sanaa’daki vatandaşlar, ticari şirketler aracılığıyla kendilerine sağlanan elektrikte önemli bir zayıflama meydana geldiğini belirttiler. Ayrıca elektrik sektöründeki yatırımcılara yönelik Husi baskısının bir sonucu olarak özel şirketler aracılığıyla sağlanan elektriğin sık sık kesildiğini ifade ettiler.
Özel bir elektrik santralinin sahibi, kendi adına çeşitli isimler ve bahaneler ile Husilerin tekrar tekrar hedefi olduğunu belirterek yerel ve uluslararası insan hakları kuruluşlarını bu sektördeki yatırımcıları kurtarmaya ve sistematik Husi eylemlerini durdurmak için çalışmaya çağırdı.
İsmi "NH" ile sembolize edilen bir istasyonun sahibi, “Milisler, kendi destekçilerinin bu sektörde tekelleşmesi için diğer istasyon sahiplerini tekrar tekrar hedef alıyor ve boğmak istiyor” açıklamasında bulundu.
Husiler, birkaç ay önce de elektrik sektöründe faaliyet gösterin iş insanlarını hedef alan operasyonlar gerçekleştirmişti. Nisan ayı sonlarında örgüt, Sanaa da ve kontrolü altındaki diğer bölgelerde kendisine bağlı olmayan düzinelerce istasyon sahibini hedef almıştı. Milisler bu faaliyetler ile eş zamanlı olarak bir dizi hayati sektörü ve çeşitli Yemenli tarafı hedef alan kampanyalar yürütmüştü.
O sırada Sanaa'daki yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a, iki gün içinde başkent Sanaa’da bulunan 19 ticari elektrik santralinin Husi vergi kampanyasına dahil edildiğini belirtmişti.
Kampanyanın 12'den fazla mal sahibinin tutuklanmasıyla sonuçlandığına dikkati çeken kaynaklar, vatandaşların Husi liderlerini elektrik fiyatlarının ikiye katlanmasının arkasında olarak gördüklerini aktardılar.



Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.


Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.