Marmara Denizi'nin küresel iklim değişikliği ve kirliliğe bağlı ısındığı belirtildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Marmara Denizi'nin küresel iklim değişikliği ve kirliliğe bağlı ısındığı belirtildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Marmara Çevresi İzleme Projesi Yöneticisi hidrobiyolog Mehmet Levent Artüz, küresel iklim değişikliği ve kirliliğe bağlı olarak Marmara Denizi'nin ısındığını söyledi.
Edirne Kent Konseyi ev sahipliğinde Edirne Belediyesi Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Türkiye Kent Konseyleri Platformu 27. Genel Kurulunda "İklim Krizi ve Denizler" başlıklı sunum yapan Artüz, iklim krizinin denizleri olumsuz etkilediğini belirtti.
Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen 4 farklı karakterde denizin bulunduğunu ifade eden Artüz, bunlardan Marmara'nın farklı özgün bir yapıya sahip olduğunu dile getirdi.
Küresel ısınmaya bağlı olarak kara ve denizlerde sıcaklıkların arttığına dikkati çeken Artüz şöyle devam etti:
"Küresel iklim krizi dediğimiz zaman kuraklık bazlı olarak hava sıcaklığının artmasından bahsediyoruz. Aynı oranda bir doğal klima ortamı olan denizlerde de sıcaklıklar artıyor. Ancak Marmara Denizi özelinde baktığımızda yine kirlenme bazlı olarak küresel ısınmanın iki buçuk katı kadar artan su sıcaklıklarına rastlıyoruz. Niye? Çünkü biz Marmara Denizi'ni kirletirken askıdaki katı madde miktarını artırıyoruz. Yani Marmara Denizi'nin bulanıklığı artıyor. Siyah bir kabın içinde güneşin altına bıraktığımız su gibi Marmara Denizi ısınıyor."
Artüz, Marmara Denizi'ndeki sıcaklık artışının biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilediğinin altını çizdi.
Marmara'da 2000'li yıllardan beri atmosferik farklılıklar görüldüğünü aktaran Artüz şunları kaydetti:
"Isınma, küresel ısınmadan iki buçuk kat önünde gidiyorsa, demek ki iki buçuk kat atmosferde ve global olarak ne olacağını çok kaba bir şekilde modelleyebiliriz. Söylenen 1 derecelik bir artışta tür çeşitliliğinin belirli bir oranla azalacağı. Ama Marmara Denizi’nin üst su sıcaklığını 2,5 derece arttırdığımızda ticari öneme sahip balıklardan bakalım, 124 tane farklı türden pat diye sıfıra geliyoruz. Şu anda Marmara Denizi’nin ısınan üst su kütlesinde Marmara Denizi’ne özgü olan bir türe rastlamak mümkün değil. Sadece göçmen türler mevcut. Eğer böyle giderse ve biz yaptıklarımıza böyle devam edersek çok kısa süre sonunda Karadeniz’i de Marmara Denizi gibi kaybedeceğiz."



Trump, ABD'nin çıkarlarını korumak için 2,9 milyon dolarlık çip anlaşmasından çekilme emri verdi

Trump, Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuşurken (Reuters)
Trump, Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuşurken (Reuters)
TT

Trump, ABD'nin çıkarlarını korumak için 2,9 milyon dolarlık çip anlaşmasından çekilme emri verdi

Trump, Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuşurken (Reuters)
Trump, Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen yuvarlak masa toplantısında konuşurken (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, “HieFo” adlı şirketi ile yapılan çip anlaşmasının ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini öne sürerek, 2,9 milyon dolarlık bilgisayar çipi satın alma anlaşmasının iptalini emretti.

Trump’ın emri, eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde, 2024 yılının mayıs ayında havacılık ve savunma şirketi Emcore Corporation'un bilgisayar çipleri ve yonga plakası üretim faaliyetlerini HieFo çip şirketine 2,92 milyon dolar karşılığında satmasını içeren anlaşmaya dikkat çekiyor. Bu rakama 1 milyon dolar olduğu tahmin edilen yükümlülükler de dahil. Anlaşma imzalandığı dönemde de sınırlı ilgi çekmişti.

Ancak Trump, şirketin mevcut sahibinin Çin vatandaşı olduğuna dair ‘güvenilir kanıtlar’ olduğunu gerekçe göstererek, HieFo'dan 180 gün içinde bu teknolojiyi devretmesini talep ediyor.

HieFo, Dr. Jinzhao Zhang ve Harry Moore tarafından kuruldu. Anlaşma açıklandıktan sonra yayınlanan basın bülteninde, Emcore Corporation'dan satın alınması planlanan teknolojinin, şirketin Kaliforniya, Alhambra'daki genel merkezinde çalışan aynı ekipler tarafından denetleneceği belirtildi.


İspanya Başbakanı: ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini tanımayacağız

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez (X hesabı)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez (X hesabı)
TT

İspanya Başbakanı: ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini tanımayacağız

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez (X hesabı)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez (X hesabı)

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez dün yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin uzun süredir Venezuela'yı yöneten Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu gece yarısı düzenlenen bir operasyonda tutuklamasının ardından, İspanya'nın uluslararası hukuku ihlal eden ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini tanımayacağını söyledi.

Sanchez, X platformunda yaptığı paylaşımda, “İspanya, Maduro rejimini tanımamıştır. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve düşmanlık ufkuna iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Sanchez ayrıca tüm tarafları “sivil halkı düşünmeye, Birleşmiş Milletler Şartı'na saygı göstermeye ve diyalog yoluyla adil bir geçiş süreci ifade etmeye” çağırdı.

ABD Başkanı Donald Trump dün, ABD'nin Venezuela'ya saldırı başlattığını ve uzun süredir iktidarda olan Nicolas Maduro'yu tutukladığını açıkladı. Bu, 1989'da Panama'nın işgalinden bu yana Washington'un Latin Amerika'ya yaptığı en doğrudan müdahale oldu.

Trump, Truth Social'da yaptığı paylaşımda şunları yazdı: “Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela ve lideri Başkan Nicolás Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenledi. Maduro, eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarıldı.”

Gece yarısı yapılan baskınlardan önce Washington, Maduro'yu “uyuşturucu devleti” yönetmek ve 2024 seçimlerini manipüle etmekle suçlamıştı.


Amerikan basını, Venezuela operasyonunu nasıl gördü?

ABD ordusu, Venezuela'nın en büyük askeri kompleksi Fuerte Tiuna' yı da vurdu (AFP)
ABD ordusu, Venezuela'nın en büyük askeri kompleksi Fuerte Tiuna' yı da vurdu (AFP)
TT

Amerikan basını, Venezuela operasyonunu nasıl gördü?

ABD ordusu, Venezuela'nın en büyük askeri kompleksi Fuerte Tiuna' yı da vurdu (AFP)
ABD ordusu, Venezuela'nın en büyük askeri kompleksi Fuerte Tiuna' yı da vurdu (AFP)

ABD'nin Venezuela lideri Nicolas Maduro'yu kaçırıp Latin Amerika ülkesini bombalaması dünya gündemine oturdu.

Başkent Karakas'ta yerel saatle saat 02.00 sularında gelen patlama sesleri, alçaktan uçtuğu gözlemlenen uçak ve helikopterlerle kentte paniğe yol açtı.  

Karakas'ın kuzeyindeki La Guaira eyaletinde, ülkenin kıyı kesimlerinde ve Miranda eyaletine bağlı sahil kenti Higuerote'de de patlama sesleri duyuldu. Higuerote Havalimanı'nın yanı sıra askeri tesisler de hedef alındı.

Maduro yönetimi olağanüstü hal ilan ederken, askeri birlikler ve yerel savunma birimleri konuşlandırıldı. Karakas, ABD ordusunun sivil bölgelere de saldırı düzenlediğini savundu. Operasyonda can kaybı olup olmadığı henüz bilinmiyor.  

Venezuela halkı daha saldırıların şokunu atlatamamışken ABD Başkanı Donald Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores'in ülke dışına çıkarıldığını duyurdu.

Amerikan basınında gelişmelerle ilgili çeşitli analizler yayımlandı.   

Wall Street Journal: Usame bin Ladin'i öldüren ekip Maduro operasyonuna katıldı

CBS, ABD'nin Delta Gücü komandolarının Maduro'yu yakaladığını bildirdi. Bu özel harekatçılar, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi'nin 2019'da Suriye'nin İdlib şehrinde ölümüyle sonuçlanan operasyona da imza atmıştı.

Wall Street Journal, operasyonda 160. Özel Harekât Havacılık Alayı'nın da yer aldığını aktarıyor.

ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 160. Alay, 2011'de Pakistan'ın Abbottabad şehrinde Usame Bin Ladin'in öldürüldüğü operasyona da katılmıştı.

New York Times: Yasadışı ve akılsızca

New York Times'da (NYT) yayımlanan başyazıda, Trump'ın Venezuela'ya saldırı emrinin "yasadışı ve akılsızca olduğu" ifade ediliyor.

Maduro'nun "demokrasiden uzak ve baskıcı" bir rejime liderlik ettiği savunulurken, ABD'nin müdahaleci yaklaşımının her şeye rağmen gerekçelendirilemeyeceği belirtiliyor.

Analizde, Washington'ın 20 yıl boyunca Afganistan'da istikrarı sağlayamadığı ve 2003'teki Irak savaşının trajik sonuçlarının Amerika ve Ortadoğu'yu etkilemeye devam ettiği yazılıyor.

Beyaz Saray'ın geçmişte Şili, Küba, Guatemela ve Nikaragua'ya müdahaleleriyle Latin Amerika'yı istikrarsızlaştırdığına da dikkat çekiliyor.

Washington Post: Kongre, Maduro kaçırıldıktan sonra bilgilendirildi

Trump operasyonun ardından NYT'ye yaptığı açıklamada, ABD Kongresi'nden yetki alıp almadığı ve Venezuela'ya yönelik sonraki adımlarının ne olacağı hakkındaki sorulara yanıt vermedi.

Ancak kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Washington Post'a konuşan bir yetkili, Kongre'nin Maduro yakalandıktan sonra bilgilendirildiğini söylüyor.

Kaynağa göre Trump, Maduro yönetiminin ABD için tehdit oluşturduğunu öne sürerek, Anayasa'nın ikinci maddesi uyarınca Başkomutan olarak yetkilerini kullandığını savunmuş.

CNN: Sınır tanımayan küresel gücün yeni bir boyutu

CNN'in analizinde, Trump'ın Venezuela operasyonunda "sonuçları ve uluslararası hukuku hiçe sayarak" hareket ettiği belirtiliyor.

Beyaz Saray'ın, Meksika ve Kolombiya'daki çok daha güçlü karteller yerine Venezuela'daki uyuşturucu kaçakçılığına odaklandığı ifade ediliyor. Trump'ın hamlesinin uyuşturucu kaçakçılığını engelleme kisvesi altında "ABD'nin arka bahçesi üzerindeki kontrolünü artırma" amacı taşıdığı yazılıyor.

Ayrıca Maduro'nun yerinden edilmesiyle Venezuelalı göçmenlerin ABD'den sınır dışı işlemlerinin daha da hızlandırılabileceğine işaret ediliyor.

Axios: Amerika'nın müdahaleci politikası yeniden sahnede

Axios, "Önce Amerika" sloganı altında Başkan Trump'ın dünyanın dört bir yanındaki ülkelere saldırdığını yazıyor.

Karakas'a gece yarısı operasyonuyla Maduro'nun kaçırılmasının, "Amerika'nın müdahaleci politikasının geri döndüğünün" işareti olduğu belirtiliyor.

Politico: ABD halkının desteği yoktu

Politico, Trump'ın Amerikan halkının desteğini almadan Venezuela'ya operasyon düzenlediğine işaret ediyor.

ABD'deki Quinnipiac Üniversitesi'nin geçen ay düzenlediği ankete göndermeyle, Amerikan halkının büyük kısmının Venezuela'ya müdahaleye ve Karayipler'deki gemilerin vurulmasına karşı çıktığı hatırlatılıyor.

The Hill: Demokratlar, Venezuela operasyonunu "utanç verici" buluyor

The Hill, Venezuela operasyonuna karşı çıkan Demokrat siyasetçilerin tepkilerini derledi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Karayipler'deki gemilere düzenlenen saldırılarla ilgili aralıkta Kongre'de yaptığı açıklamada, bölgedeki operasyonların rejim değişikliğini hedeflemediğini iddia etmişti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da benzer açıklamalarda bulunmuştu.

Ancak Demokrat Senatör Andy Kim, X'teki gönderisinde Rubio ve Hegseth'i ABD Kongresi'ne yalan söylemekle suçladı.

Amerikan halkının böyle bir müdahaleye karşı çıktığını, Trump'ın da bu yüzden Kongre'den onay almadan davrandığını belirtti.

Demokrat Senatör Ruben Gallego da sosyal medya paylaşımında "Bu savaş yasadışıdır, bir yıldan kısa bir sürede dünya polisi konumundan dünyanın zorbası konumuna düşmemiz utanç verici" diye yazdı.

Independent Türkçe, CNN, New York Times, Wall Street Journal, Axios, The Hill, Politico