Mısır Cumhurbaşkanı Sisi kentsel genişleme planlarını savunuyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, aşırı nüfusun kalkınmayı engellediğini söyledi

Sisi dün, güvensiz bölgeler halkı için inşa edilecek dizi alternatif konut projesinin açılışındayken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi dün, güvensiz bölgeler halkı için inşa edilecek dizi alternatif konut projesinin açılışındayken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi kentsel genişleme planlarını savunuyor

Sisi dün, güvensiz bölgeler halkı için inşa edilecek dizi alternatif konut projesinin açılışındayken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi dün, güvensiz bölgeler halkı için inşa edilecek dizi alternatif konut projesinin açılışındayken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, hükümetinin çalışma alanlarının tüm sosyal sınıfların çıkarına olduğunu belirterek, kentsel genişleme, yeni şehirler ve topluluklar inşa etme planlarını “şüpheciler” ve “önyargılı” olarak nitelendirdiği kesimlere karşı savundu.
Mısır Cumhurbaşkanı, güvensiz bölgelerdeki insanlar için inşa edilecek olan bir dizi alternatif konut projesinin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Yeni idari başkent de dahil olmak üzere yeni şehirler inşa etme projelerini başlattığımızda gerçekten çok büyük bir kampanya başlatıldı. Projeleri anlamayanların yanı sıra, her zamanki gibi amaçları insanları şüpheye düşmek ve güvensizlik ortamı oluşturmak olan kötü niyetli kişiler de var.”
Cumhurbaşkanı halka seslenirken “Bu kadar zamandan sonra hala sadece orta sınıfı ve zenginlerle mi yoksa herkesle mi ilgilendiğimizi göremiyor musunuz?” sorusunu da dile getirdi.
Sisi konuşmasını “Ülke için hayalim milyonlar konuttan elde edilenler değil, Mısırlılara yakışır 3 milyon yeni konut inşa etmeyi ve yaşam standartlarını yükseltmeyi umuyorum” ifadeleri ile sürdürdü.
Konunun sadece bir konut sorunu olmadığını, güvenli olmayan bölgelerde yaşayanların her iyi şeyleri reddediyor olduklarının dikkate alınması gerektiğini belirten Mısır cumhurbaşkanı, hala yapılacak çok iş olduğunu belirterek, insanları bu güvenli olmayan bölgelerde yaşadıkları durumdan çıkarmak için daha fazla programın geliştirilmesi ve uygulanması çağrısında bulundu.
Sisi ayrıca, ülkedeki yürütme makamlarının yaptığı şeyin, para tasarrufu amacıyla sübvansiyonları yeniden düzenlenme ve bunları güvenli olmayan bölgelere konut inşası gibi projelerin finanse edilmesi üzere doğru yerde kullanılması gibi konularla ilgilenmek olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı güvenli olmayan bölgelerdeki duruma herkes için son vermek için projelerin insanların yaşamlarında aşamalı olarak büyük bir değişiklik yapacağını söyledi.
Sisi vatandaşlarına nüfus artışını düzenleme konusundaki çağrılarına cevap vermeleri zorunluluğunu hatırlatarak, artışın şu anki oranlarda devam etmesinin kalkınma çabalarını engellediğini, yılda iki milyonluk bir nüfus artışının, çok sayıda okul ve konut inşa edilmesini ve yeni iş imkanlarının sağlanmasını gerektirdiğini belirtti.
Mısır İskan ve Altyapı Bakanı Asım el-Cezzar ise, 2014’ten bu yana 14 ila 20 milyon kişinin Mısır’da güvenli olmayan bölgelerde yaşadığını açıklayarak, devletin yakın zamanda başlattığı insan hakları stratejisine uygun olarak vatandaşın konut güvenliğini sağlamaya çalıştığını söyledi.
Cezzar, yıl sonuna kadar alternatif konut projeleri kapsamında 250 bin konutun inşa edileceğini belirtti.
Mısır cumhurbaşkanı dünkü açılış töreninde, herkese hakkını vermek, haksız olarak destek alma ve benzeri uygunsuz uygulamaları sona erdirmek için devletin şu anda tüm sektörlerde net bir vizyon oluşturmak amacıyla dijitalleşmeye geçiş için çaba sarf ettiğine dikkat çekerek doğru veri eksikliği sorununa değindi.
Mısır Cumhurbaşkanı, dijitalleşmeyle ilgili sorunlar olduğunu zira dikkat çekici bir şekilde el-Minya şehrinde (Yukarı Mısır) kendi adını (yani Sisi) taşıyan, gıda desteği için harcanan bir karnenin varlığını keşfettiğini söyledi.



Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.


Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
TT

Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Doğu Kudüs’te “İsrail işgal makamlarının zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını” kınayarak, uluslararası toplumu bunu durdurmak için “daha kararlı adımlar atmaya” çağırdı.

İsrail makamları çarşamba günü, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Silvan kasabasındaki Batn el-Hava mahallesinde 11 Filistinli aileyi yerleşimcilerin yararına tahliye etme kararlarını uyguladı. İnsan hakları örgütü “B'Tselem” ve “Fransız Basın Ajansı” bu durumu doğruladı. İsraillilerin Filistinlilerin yerine yerleşmesine izin vermeyi amaçlayan operasyonlar giderek artıyor.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, «Resmi Haber Ajansı (WAFA)» tarafından yayınlanan açıklamada, «İsrail işgal makamlarının işgal altındaki Kudüs şehrinde halkımıza yönelik zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını ve son olarak Silvan’ın Batn el-Hava bölgesinde 15 ailenin evlerinden sürülmesini» kınadı. Ayrıca, “işgal belediyesinin, Kalandiya kasabasındaki yedi ev için temyiz edilemez acil yıkım emirleri çıkarmasını” da kınadı.

Bakanlık, uluslararası toplumu «halkımıza yönelik zorla tahliyenin devam etmesini önlemek için diplomatik baskı araçlarını devreye sokmak ve sahadaki uluslararası varlığı güçlendirmek de dahil olmak üzere, daha kararlı ve kesin adımlar atmaya» çağırdı.

İsrail makamları, Doğu Kudüs’ün Eski Şehir’in güneyinde yer alan Silvan mahallesindeki evlerin boşaltılmasına ilişkin kararlarında, 1970 yılında çıkarılan ve 1948’de İsrail’in kurulmasından önce sahip oldukları mülkleri kaybeden Yahudilerin bu mülkleri geri almalarına izin veren bir yasaya dayanmaktadır.

Ayrıca, 19. yüzyıl ve Osmanlı dönemine ait belgelere de dayanıyor. Bu belgeler, Yemen kökenli Yahudilerin bu topraklarda yaşadığını ve 1929 ile 1936 yılları arasında meydana gelen Filistin devrimleri sırasında burayı terk ettiklerini gösteriyor.

İsrail makamları son yıllarda bölgeden birçok aileyi tahliye ederken, diğer aileler kendilerine yönelik çıkarılan kararların uygulanmasını beklemektedir. 1980’lerde başlayan Silvan’daki yerleşimcilerin varlığı yasadışı kabul edilmektedir. Bu mahalle, İsrail’in 1967’de işgal ettiği ve daha sonra uluslararası toplumun tanımadığı bir adımla ilhak ettiği Doğu Kudüs’ün bir parçasıdır.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Silvan'da, yaklaşık 50 bin Filistinli arasında yüzlerce yerleşimci yaşıyor. Bu kişilerin evleri, çatı ve pencerelere asılan İsrail bayraklarından veya evlere yerleştirilen güvenlik kameralarından ayırt edilebiliyor. Ayrıca, tel örgülerle çevrili bir spor sahası gibi gelişmiş tesisler de bu evlerin yakınında bulunuyor.

Uluslararası hukuka göre, işgalci güçler işgal altındaki topraklardan nüfusu başka bir yere nakledemez veya bu nüfusu başka vatandaşlarla değiştiremez. Filistinliler, Doğu Kudüs’ün gelecekteki devletlerinin başkenti olması konusunda ısrarcıdır.

Filistinlilerin haklarını savunan İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Ir Amim, dün yaptığı açıklamada, "Silvan'daki zorla tahliyeler ve yıkımlar" durdurulmazsa, "1967'den bu yana Doğu Kudüs'ten en büyük tahliye dalgalarından birine yol açacağı ve 2 binden fazla Filistinliyi etkileyeceği" konusunda uyardı.