Mısır’da Beni Hasan arkeolojik alanında ziyaretçi hizmetlerinin geliştirilmesi projesi tamamlandı

Minye’deki Beni Hasan arkeolojik alanının bir görüntüsü (Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı)
Minye’deki Beni Hasan arkeolojik alanının bir görüntüsü (Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı)
TT

Mısır’da Beni Hasan arkeolojik alanında ziyaretçi hizmetlerinin geliştirilmesi projesi tamamlandı

Minye’deki Beni Hasan arkeolojik alanının bir görüntüsü (Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı)
Minye’deki Beni Hasan arkeolojik alanının bir görüntüsü (Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı)

Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı, Hollanda Flaman Enstitüsü ile birlikte ülkenin güneyindeki Minye valiliğinde bulunan Beni Hasan arkeolojik alanının ziyaretçi hizmetlerini geliştirmeye yönelik projenin ikinci aşamasının çalışmalarını tamamladı. Çalışma Hollanda’nın Kahire Büyükelçiliği tarafından finanse edildi.
Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, projenin, bakanlığın çeşitli müze ve arkeolojik alanlarda Mısırlı ve yabancı ziyaretçilere sunulan hizmetlerin yanı sıra ziyaret deneyimlerini geliştirecek ve onları tekrar ziyaret etmeye teşvik edecek şekilde geliştirme planı çerçevesinde alındığı belirtildi.
Projenin bu aşamasının çalışmaları, arkeolojik alana yapılacak ziyaretin güzergahının belirlenmesini ve alanın bir haritasının hazırlanmasını kapsıyor. Arkeolojik alanlar ve müzelerdeki hizmetlerin geliştirilmesinin genel sorumlusu İman Zeydan’a göre, daha fazla bilgi edinmek veya dijital ortamda görüntülemek için kare kod ile ziyarete açık mezarlıkların yanı sıra alanın önemini tanımlamak için tarihi bilgileri içeren bir dizi gösterge ve açıklayıcı panel kuruldu.

Beni Hasan arkeolojik alanı, Minye Valiliği'ndeki en önemli arkeolojik alanlardan biri olup günlük ve askeri hayattan sahnelerin fresklerini gösteren çarpıcı renkli yazıtlarla ziyarete açık dört mezar dahil, spor, ritmik danslar, avcılık gibi eğlencelerin yanı sıra kayaya oyulmuş çok sayıda mezarı içeriyor.
Proje insanların rahat hareket edebilmeleri için koridorlar, konforlu koltuklar, geri dönüşüm ve çevreyi korumak amaçlı çöp ayrıştırma sisteminin hazırlanmasının ve mobil tuvaletlerin yenileriyle değiştirilmesinin yanı sıra Breil alfabesiyle yazılmış yönlendirme panolarını da kapsıyor.
Arkeolojik Sitler ve Müzeler Turizm Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Basim İbrahim’e göre, başta çocuklar olmak üzere Mısırlı aileleri arkeolojik sit alanına ve atalarının uygarlığına bağlayan tüm aile bireylerine yönelik bir dinlenme ve sosyal hizmet alanı sağlandı.

Geliştirme projesinin ilk aşamasının uygulanması 2018'de başladı. Teknik uzmanlar tarafından arkeolojik alanlar ve müzeler için yönetim planları ilkeleri konusunda bir dizi eski eser müfettişi ve müze küratörüne eğitim verilmesini içeren projeyle arkeolojik alanların yönetiminin temelleri üzerine bir kitap tamamlandı. Kitap Arapça ve İngilizce olarak yayınlandı.
Minye Valiliği, Yukarı Mısır'ın çeşitli dönemlerinde Mısır tarihine tanıklık eden en önemli valiliklerinden biridir. Çünkü Tel el Amarna, Tuna el Cebel, el Ashmunin, el Bahnasa ve Malavi Müzesi gibi bir dizi arkeolojik alana ve turistik cazibe merkezine ev sahipliği yapmaktadır.

Öte yandan Bakanlık dün, ülke çapındaki arkeoloji müzelerinde Ekim ayının başyapıtları olarak seçilen arkeolojik eserleri açıkladı. Bu, müzelerin Facebook’da kendi sayfaları aracılığıyla halka açık olarak aylık olarak yaptığı geleneğin bir parçası.
İslam Eserleri Müzesi, yeşimden yapılmış çelik saplı bir hançer sergiliyor. Kıpti Müzesi, içi boş, yarı dairesel bir taban üzerinde duran bronzdan yapılmış bir haç sergilerken, haçın köşeleri her iki yanında yazıt bulunan kırmızı loblarla süslenmiş.
İskenderiye Ulusal Müzesi ise, ince kırmızı çizgilerle süslenmiş, altın rengi su ile kamufle edilmiş, kuş biçimli bir niş sergiliyor. Nişin kenarı, mavi emaye ile kamufle edilmiş bir zemin üzerine kırmızı ince çizgilerle işlenmiş bitkisel motiflerin yer aldığı bir bantla süslenmiş.

Kraliyet Mücevherler Müzesi, altından yapılmış, yuvarlak kapağı yağlı oniks olan ve üzerinde Kraliçe Farida'nın bir portresi, platin bir taç ve elmaslarla süslenmiş bir hilal bulunan bir kutu sergileniyor. Ayrıca Emniyet Müdürlüğü Müzesi'nde Osmanlı döneminden kalma fildişi saplı demir bir kılıç ve çiçek motifli bakır süslemeli tahta bir sandık sergileniyor.
Tahrir’deki Mısır Müzesi, Ekim zaferinin anısına, 18. Hanedan döneminde Mısır'ı yöneten Kral III. Thutmose'un mermer büstünü sergiliyor. Kral III. Thutmose, seçkin askeri planlar yapan, askerleri en iyi tatbikatlar üzerine eğiten, ordusunu kalbe ve kanatlara bölen ve daha önce bilinmeyen askeri taktik ve manevraları kullanan ve kaleler inşa eden ilk kişi.

Kral III. Thutmose, Krallar Vadisi'ndeki 34 No'lu mezara gömülü ve bu mezar 1898 yılında keşfedildi. Mumyası ise modern devlet döneminin diğer mumyalarıyla birlikte 1881'de Deyrü’l Bahri’deki Kraliyet Önbellek’de ortaya çıktı. III. Thutmose’un mumyası, geçtiğimiz Nisan ayında Mısır Müzesi’nden Ulusal Mısır Medeniyeti Müzesi’ne transfer edildi.



Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
TT

Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam’a yakın kaynaklar, dün akşam Zintan kentinde yaşanan silahlı çatışmalar sırasında Seyfülislam’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Kentte meydana gelen olayların ardından ölümünün koşullarına ilişkin çelişkili bilgiler bulunduğu belirtildi.

rgtbhyjuk

Seyfülislam Kaddafi’nin üvey kardeşi Muhammed Kaddafi, kendisine ait olduğu belirtilen Facebook hesabından yaptığı paylaşımla, dün akşam yaşanan ölümü doğruladı. Muhammed Kaddafi paylaşımında, “Kardeşin kaybı çok acı. Bu musibetin ağırlığını kelimeler tarif etmekte yetersiz kalıyor. Onu Allah’a emanet ediyor, rahmetiyle kuşatmasını ve bize sabır ve metanet vermesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhammed Kaddafi ayrıca, “Kardeşimin kaybından duyduğumuz üzüntüyü ailemiz ve sevdiklerimizle paylaşırken, Allah’tan vatanımızı her kaybın ardından telafi etmesini, tüm Libyalılara sabır ve teselli vermesini, bu anların ayrışma ve çekişmeye değil, sağduyuya ve merhamete vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Seyfülislam’ın çatışmalar sırasında öldürüldüğü yönündeki anlatımlar ağırlık kazanırken, Muhammed Kaddafi, kardeşinin ‘ani bir felç sonucu’ hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan Libyalı bir siyasetçi, Seyfülislam’ın ölümünün “Libya’da yeni bir kan dökülmesi sürecinin önünü açacağı, kaosu artıracağı ve ulusal uzlaşmaya dair tüm umutları sona erdireceği” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfülislam’ın avukatı Halid ez-Zaidi de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ölümü doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Öte yandan, Seyfülislam’ın Libya Siyasi Diyalog Forumu’ndaki temsilcisi Abdullah Osman, Seyfülislam’ın dün akşam ülkenin batısında yaşanan kanlı çatışmaların ardından hayatını kaybettiğini teyit etti.

Bu gelişme, zaten karmaşık olan Libya siyasi tablosunda ani ve köklü bir değişime işaret ediyor. Zira Seyfülislam Kaddafi, temsilcileri aracılığıyla, Başkanlık Konseyi tarafından yürütülen ‘ulusal uzlaşı’ sürecinin etkili aktörlerinden biri olarak görülüyordu.

rbhyju

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı 444. Muharebe Tugayı, Zintan kentinde yaşanan çatışmalar ve Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğüne ilişkin haberlerle herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları ‘kesin bir dille’ yalanladı.

Tugaydan yapılan açıklamada, “444. Muharebe Tugayı’nın Zintan kenti içinde ya da coğrafi çevresinde herhangi bir askeri varlığı veya saha konuşlanması bulunmamaktadır. Ayrıca Seyfülislam Kaddafi’nin takibine yönelik tugaya verilmiş herhangi bir talimat ya da emir söz konusu değildir. Bu tür bir görev, askeri ya da güvenlik sorumluluklarımız arasında yer almamaktadır” denildi.

Açıklamada, tugayın Zintan’da yaşananlarla ilgisi olmadığı vurgulanarak, “Orada meydana gelen çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı herhangi bir bağımız yoktur” ifadesi kullanıldı.

444. Muharebe Tugayı, medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarına da çağrıda bulunarak, bilgilerin aktarımında titiz davranılmasını, resmî açıklamalara dayanılmasını ve ‘kafa karışıklığı yaratmayı, kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan söylentilere’ itibar edilmemesini istedi.

Seyfülislam Kaddafi, Muammer Kaddafi’nin ikinci oğluydu ve iktidara geri dönme arayışında olan tek oğul olarak öne çıkıyordu. Ancak 2011’deki ‘devrim’ sırasında, aralarında ülkenin ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürüten Mutasım Billah’ın da bulunduğu üç kardeşi gibi hayatını kaybetti.

ujuj

Kaddafi rejiminin son sözcüsü Musa İbrahim de Seyfülislam Kaddafi’nin ölümünü duyurarak, “Onu haince öldürdüler. O, tüm halkı için birleşik, egemen ve güvenli bir Libya istiyordu. Bir umudu ve geleceği katlettiler, kin ve nefreti ektiler” ifadelerini kullandı.

Musa İbrahim, bunun arkasındaki amacın ‘daha fazla kan dökülmesi, Libya’nın bölünmesi ve ulusal birlik yönündeki her türlü projenin yok edilmesi’ olduğunu savundu.

Açıklamasında, “Seyfülislam’la iki gün önce konuşmuştum; onun gündeminde sadece huzurlu bir Libya ve güvende yaşayan Libyalılar vardı. Filistin ve ümmetin davalarına destek için yazdı ve açıklamalar yaptı. Buna karşın, ülkeyi yöneten ve yabancılar tarafından iktidara getirilenler sessiz kaldı” diyen Musa İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı: “Onun en güçlü aday ve ülke genelinde en geniş tabana sahip isim olduğunu biliyorlardı.”

Seyfülislam Kaddafi, Trablus’un 160 kilometre güneybatısında bulunan Zintan kentinde, sıkı güvenlik önlemleri altında yaşamını sürdürüyordu. Yaklaşık 10 yıl boyunca kamuoyunun karşısına çıkmayan Seyfülislam, 2021’de yapılması planlanan seçimler için adaylık başvurusu yapana kadar gözlerden uzak kaldı. Bu süreçte Zintan ile Libya’nın güneyindeki bazı kentler arasında gidip geldiği belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch – HRW), geçtiğimiz haziran ayında Libya’daki adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve yetkililerden ‘Seyfülislam’ın tutuklanarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesini’ talep etmişti.

Seyfülislam’ın öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ardından, Zintan ve ülkenin kuzeybatısındaki Beni Velid kentlerinde silahlı ve sivil kalabalıkların toplandığı bildirildi. Bu gelişmeler, 444. Muharebe Tugayı’nın suikasta karıştığı yönündeki suçlamalar eşliğinde yaşandı.

Çatışmalar sırasında, Seyfülislam Kaddafi’nin yakın koruması Tuğgeneral el-Acmi el-Uteyri’nin yaralandığına dair bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Öte yandan, Zintan’daki bazı yerel güçlerin Seyfülislam’a yönelik tutumunda dikkat çekici bir değişim yaşandı. 12 Ocak’ta, ‘kendisine atfedilen suçların zaman aşımına uğramadığı’ gerekçesiyle adalete teslim edilmesi yönünde çağrılar yapıldığı ve bunun kentte bölünmeye yol açtığı belirtildi.

Zintan kentini kontrol eden silahlı gruplardan biri olan Ebu Bekir es-Sıddık Tugayı, Doğu Libya Parlamentosu tarafından çıkarılan genel af yasası uyarınca Seyfülislam’ı Haziran 2017’de serbest bırakmıştı. Tugayın, Seyfülislam’ı yaklaşık 10 yıl boyunca gözetimi altında tuttuğu, 2021’de seçimlere adaylık başvurusunda bulunmasıyla birlikte kamuoyunun karşısına çıktığı kaydedildi.


Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
TT

Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)

Suriye hükümeti güvenlik güçleri dün, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile varılan ve Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin Suriye devletine entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşması kapsamında, kuzeydoğudaki Haseke kentine konuşlandı.

Gazeteciler, öğleden sonra İçişleri Bakanlığı'na ait 20'den fazla araçtan oluşan bir konvoyun Haseke'ye doğru hareket etmeye başladığını gözlemledi. Bir güvenlik kaynağı da Suriye TV'ye "güvenlik güçleri Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab (Kobani) şehrinin güneyindeki Şeyh bölgesine girdi ve kademeli olarak tüm bölgeye yayılacak" dedi.

Askeri uzman ve siyasi analist İsmat el-Absi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşma gereği Haseke ve Kamışlı'ya konuşlandırılacak iç güvenlik güçlerinin "sadece şehir merkezlerinde olacağını, tüm mahallelere yayılmayacağını" belirtti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere de konuşlandırma yapılacağını belirten el-Absi, bunun "bölgedeki güvenlik, askeri ve idari kurumların yeniden birleştirilmesi sürecinde kalıcı bir adım olduğunu ve sadece kısa vadeli bir güvenlik önlemi olmadığını" ifade etti.


Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Kudüs'te ABD elçisi Steve Wittkoff'a, Filistin Yönetimi'nin savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetiminde "hiçbir şekilde" yer almayacağını söyledi.

Netanyahu'nun ofisi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başbakan, Filistin Yönetimi'nin (Gazze) sektörünün yönetimine hiçbir şekilde katılmayacağını açıkça belirtti" ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği Gazze ateşkes planına göre, savaş sonrasında Filistin Yönetimi'nin rolü belirsizliğini koruyor.