Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Şarku’l Avsat’a konuştu: Uluslararası arenadan Abdiye olaylarına yönelik alınan pozisyon zayıf

Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek, Uluslararası Göç Örgütü Yemen Misyonu Başkanı Rothensteiner ile bir araya geldi.

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Şarku’l Avsat’a konuştu: Uluslararası arenadan Abdiye olaylarına yönelik alınan pozisyon zayıf
TT

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Şarku’l Avsat’a konuştu: Uluslararası arenadan Abdiye olaylarına yönelik alınan pozisyon zayıf

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Şarku’l Avsat’a konuştu: Uluslararası arenadan Abdiye olaylarına yönelik alınan pozisyon zayıf

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek,  İran destekli darbeci Husiler konusunda konumunu ‘zayıf’ olarak nitelendirdiği uluslararası toplumu, milislerin şiddeti durdurması ve ciddi bir barış sürecine girmesi için harekete geçmeye çağırdı.
Mübarek önceki gün Birleşmiş Milletler’in yeni Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile telefonda gerçekleştirdiği görüşmede,  Yemen’in Abdiye bölgesindeki sivillere saldırılarda bulunan Husi milislerin işlediği suçları ele aldığını bildirdi.
Yemen Dışişleri Bakanı, son iki gün içerisinde BM yetkilileriyle bulunduğu temaslarda Marib valiliğinde Husi milisler tarafından işlenen insan hakları ihlalleri ve savaş suçları hakkında bilgi verdiğini vurguladı. Mübarek, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Uluslararası arenadan Abdiye olaylarına yönelik alınan pozisyon zayıf” ifadesini kullandı.
Husi milislerinin sivillere ve yaralılara karşı birçok suç işlediğine işaret eden Mübarek, BM ve diğer uluslararası toplumu sorumluluk üstlenmeye, sivilleri kurtarmaya ve bölgede işlenen suçlara son vermeye çağırdı.
Bakan, BM Temsilcisi ile yaptığı görüşmede Yemen’deki siyasi duruma değinerek Husi milislerin savaş ya da barış konusunda herhangi bir karar vermediklerinin altını çizdi. Mübarek açıklamasında, uluslararası toplumu Husileri şiddeti durdurmaya ve Yemen halkının acılarına son verecek ciddi ve gerçek bir barış sürecine girmeye zorlamak için gerçek ve etkili baskı araçları bulmaya davet ettiği bilgisini verdi.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Yemen Misyonu Başkanı Christa Rothensteiner de Mübarek ile gerçekleştirdiği görüşmede, örgütün Yemen’in çeşitli bölgelerindeki bazı faaliyetlerini ve planlarını gözden geçirdi, yerinden edilenlerin ve mültecilerin koşullarının korunmasına ve şartlarının iyileştirilmesine yönelik programlarını genişletme çabalarını ele aldı.
Diğer yandan Aidarous Zubaidi başkanlığındaki Güney Geçiş Konseyi dün Aden’de gerçekleştirilen toplantıda Arap Koalisyonu ülkelerini, Uluslararası Dörtlü’yü ve hükümeti, ekonomik durumun bozulmasını ve para biriminin çökmesini engellemek ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesini artırmak için sorumluluklarını üstlenmeye davet etti. Ayrıca maaşların ödenmesi ve ülke ekonomisinin yeniden canlandırılması için harekete geçilmesi stendi. Açıklamada, genel çöküşün devam etmesi halinde karşılaşılacak zorlu koşulara dair uyarıda bulunuldu.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.