Fenerbahçe ve Galatasaray, Avrupa Ligi'nde galibiyet peşinde... "En büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi"

UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA
UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe ve Galatasaray, Avrupa Ligi'nde galibiyet peşinde... "En büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi"

UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA
UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, üçüncü maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos ve Eintracht Frankfut maçlarını geride bırakan Fenerbahçe, üçüncü hafta maçında Antwerp ile karşı karşıya gelecek. 
21 Ekim Perşembe günü Kadıköy'deki Ülker Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Rus hakem Sergey Ivanov yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenilerek üçüncü sırada kaldı.
İstanbul temsilcisinde Serdar Aziz ile Mert Hakan Yandaş sakatlıkları, Miguel Crespo, Burak Kapacak ve Serdar Dursun da UEFA listesine isimleri bildirilmediği için Antwerp karşısında forma giyemeyecek.

Galatasaray ise Lazio ve Marsilya maçlarının ardından E Grubu'ndaki üçüncü maçını  Lokomotiv Moskova ile oynayacak.
Moskova'daki RZD Arena'da saat 22.00'de başlayacak müsabakada Avusturya Futbol Federasyonu'ndan Harald Lechner düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrılarak grup liderliğini sürdürdü.
Galatasaray, Moskova deplasmanında Arda Turan ve Sacha Boey'den sakatlıkları, Fatih Öztürk, Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara ve Gustavo Assunçao'dan da UEFA listesinde yer almadıkları için yararlanamayacak.

"Moskova maçını aldığı taktirde yüzünü Batı'ya çevirme olanağı doğacak"
Spor yorumcusu Serdar Kelleci, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin son durumunu ve rakipleri karşısındaki şansını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Galatasaray'ın grupta 4 puanla zirvede yer almasının kendisi için büyük bir avantaj sağladığını söyleyen Kelleci, "Galatasaray'ın 4 puanının olması büyük avantaj. Bu maçı aldığı taktirde yüzünü Batı'ya çevirme olanağı doğuyor. Galatasaray'ın uzun yıllardır Avrupa'da bir başarısı yok. Bu gruptan çıkabilmesi adına hedef maçı olduğu için büyük önem arz ediyor" şeklinde konuştu. 
Sarı-kırmızıların Lokomotiv Moskova maçının ardından Beşiktaş ile derbi maça çıkacağını hatırlatan Kelleci, "Fatih Terim'in maç maç baktığını biliyoruz. Bu karşılaşmaya tam kadro çıkacağını düşünüyorum. Moskova'da Galatasaray'ın alacağı üç puan nihayetinde hedef belirleyecek" yorumunu yaptı. 
Galatasaray'ın rakibi karşısındaki oyun planına da değinen Kelleci, "Galatasaray'ın geride bekleyeceğini düşünüyorum. Lazio ve Marsilya maçlarında bunu denedi. Oyunun belli anlarında arkada bekleyip belli alanlarda sete yerleşti. Lokomotiv Moskova, Marsilya ve Lazio maçlarına göre daha kolay bir karşılaşma olabilir. Burada alınacak bir beraberlik bile çok önemli olur. İçeride tekrar Lokomotiv Moskova ile oynanacak. Yenilgisiz götürmek Galatasaray'ı bir adım öne çıkartabilir" değerlendirmesinde bulundu. 

Galatasaray'da Mostafa Muhammed, son haftalarda formunu yükseltmeyi başardı / Fotoğraf: AA
"Galatasaray, Berkan ve Marcao'nun da etkisiyle Moskova'dan galibiyetle dönecektir"
Sacha Boey'in eksikliğinin takım için çok önemli olduğunu aktaran Kelleci, "Orada Yedlin olacak. Konyaspor maçında kötü bir performans sergilemedi. Galatasaray, Berkan ve Marcao'nun da etkisiyle Moskova'dan galibiyetle dönecektir. Bu da takıma bir momentum, bir özgüven kazandırır" dedi.
Galatasaray'da Moskova deplasmanının lige yansımalarının da olabileceğini aktaran Kelleci, şu noktaya dikkat çekti:
"Lokomotiv Moskova galibiyeti takıma momentum ve özgüven kazandırır. Derbi maça bile çok olumlu sirayet edebilir. Burada tek dezavantaj maçın perşembe günü oynanması ve Moskova'dan dönüş saat. Oyuncular ertesi gün sabah ancak uyuyabilecekler. Bunun etkisini hissedebilir Galatasaray. Bir uyku düzensizliğine yol açabilir. Pazartesi oynanacak Beşiktaş maçına etki edebilir."

"Moskova ve Marsilya maçları sonrası gruptan çıkmayı garantiler"
"Galatasaray'ın gruptan rahat çıkacağını düşünüyorum" diyen Kelleci, İstanbul ekibinin gruptaki şansını şöyle yorumladı:
"Lokomotiv Moskova'dan deplasmanda 1, içeride 3 puan alabilir. Sonra tekrar içeride Marsilya ile maçı var. Bu üç maç sonunda da gruptan çıkmayı garantiler diye düşünüyorum. Sonrasında oynanacak derbi maçına da olumlu sirayet edecektir."

"Fenerbahçe'nin en büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi"
Gruptaki ilk iki maçında bir galibiyet ve bir beraberlik alan Fenerbahçe'nin Olympiakos karşısında oyunun 45-60. dakikalar arasını çok iyi geçirdiğini hatırlatan Kelleci, "Tam gol gelecek diye düşünürken 62'de Olympiakos gol buldu. Bu da tüm gardın düşmesine neden oldu. Bu maçta yine Fenerbahçe'nin benzer senaryo ile oyunu rakip sahaya yıkacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Serdar Kelleci / Fotoğraf: Independent Türkçe
Sarı-lacivertlilerin geliştirilen atakları başarısız sonuçlandırmasının en büyük sebeplerinden birinin rakip sahaya yerleşirken fazla oyuncu gönderememesi olduğunu dile getiren Kelleci, "Fenerbahçe'nin en büyük dezavantajı çok oyuncuyla rakibin üstüne gidememesi. Bu da Pereira'nın oynattığı sistemden kaynaklı. Olympiakos maçında geride Kim-Szalai-Novak üçlüsü, önlerinde Gustavo ve Mert çok fazla çıkmadılar. Hücumda sadece Ferdi, Samuel, Valencia, Pelkas ve Rossi'nin katkısı oldu. Bazı maçlarda 1 oyuncu fazla göndermek zorundasınız. Olympiakos gibi biraz daha geride bekleyen takımlara karşı 6. oyuncuyu göndermek zorundasınız. Fenerbahçe bunu eksik yapıyor. En büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi" şeklide görüş belirtti.

"Antwerp'in Zulte Waregem maçına yakın bir kadroyla çıkmasını bekliyorum"
Fenerbahçe'nin rakibi Antwerp'i de değerlendiren Kelleci, Belçika temsilcisinin öne çıkan özelliklerini şöyle aktardı:
"Fenerbahçe'den yaptığı transferlerden Frey'in çok büyük katkısını gördü. Burada beğenilmeyen Frey orada 12 gollük performansa imza attı. Onların da Fenerbahçe karşısında Zulte Waregem maçına yakın bir kadroyla çıkmasını bekliyorum. Belki Frey yerine Samatta veya tek başına Samatta ile başlayabilir. Bol gollü bir müsabaka olabilir. Samatta'nın da lig itibariyle iyi bir konumda olduğunu unutmamak lazım. Bazen takımların isimleriyle ölçüyoruz ama bu hata. Antwerp 11 maç sonunda ilk dörde oynuyor ve deplasman performansı iç sahaya göre daha iyi bir takım. Burada önde Samatta olursa Fenerbahçe geride pozisyon da verebilir. Fenerbahçe'nin buradaki en büyük avantajı ise iki stoperinin kalitesinin oldukça yüksek olması. Avrupa standartlarının da üstündeler."

"Fenerbahçe, yeni bir başlangıç gibi bakacak"
Trabzonspor maçı sonrası yaşananların takım üzerindeki olası etkilerine de değinen Kelleci, şunları kaydetti: 
"Bizim algımız ile Fenerbahçe'nin algısının çok farklı olduğunu düşünüyorum. Genel olarak kamuoyunun bakışı Fenerbahçe, 3-1 yenildi. Ancak havaalanındaki görüntüler Fenerbahçe'nin bu maçı kaybetmemesi gerektiği, hakem hatalarıyla kaybettiği gibi bir algı var. Dolayısıyla bunun takıma da sirayet ettiğini düşünüyorum. Takım içerisinde de 'Biz hakem hatası olmasa Trabzonspor'u rahatlıkla yenerdik' gibi bir algı kayması var. Özellikle Mesut Özil ve Ali Koç'un yaptıkları konuşma tüm takıma sirayet etmiştir. Bunun büyük bir tehlike olduğunu düşünüyorum. Oyuncular nasıl sahada penaltı yaptırıp hata yapıyorsa hakem de hata yapıyor. Bunlar oyunun içinde olan şeyler. Eğer hakem hatası var ise bunu da oyunun bir parçası olarak kabul etmek gerekiyor."

Tüm yaşananlara rağmen Fenerbahçe'nin Antwerp karşısında olumsuz etkilenmeyeceğini belirten Kelleci, "Fenerbahçe, yeni bir başlangıç gibi bakacak. Burası çok ayrı bir mecra ve orada olmak isteyecektir. Çünkü Fenerbahçe Avrupa'da iyi performanslar sergilediğinde mevcutta olan tribünlerin ihtişamını da tekrar yakalamak isteyecektir" yorumunu yaptı. 

"Olmypiakos-Frankfurt maçının berabere bitmesi Fenerbahçe için avantaj"
Fenerbahçe'nin gruptan çıkma şansını da değerlendiren Kelleci, sözlerini şöyle tamamladı:
"Antwerp'i yenerse 4 puana ulaşacak ve Eintracht Frankfurt ile puanları eşitleyecek. Diğer tarafta Olympiakos-Frankfurt maçı var. Oradaki maçtan bir beraberlik çıkmasını bekliyorum ki bizim için daha büyük avantaj olur. Kimsenin kopup gitmesini istemediğim bir grup burası. 'Olmypiakos kazansın, biz Frankfurt ile kozlarımızı paylaşalım' diye düşünenler var buna katılmıyorum. Çünkü Frankfurt toparlamaya geçen bir takım. Bizim son maçımız Frankfurt ile olacak. Oraya bırakmamak lazım. Bu maçın ardından Antwerp deplasmanı olacak orada alınacak 3 puan bizi liderlik konumuna getirebilir."
Independent Türkçe



Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthony Joshua'nın çenesini kırmasının ardından iyileşme sürecinde olan Jake Paul, bir daha boks yapamayabileceğini itiraf etti.

Aralık ayında Paul, Joshua'ya 6. rauntta nakavt olmuş, eski dünya ağırsıklet şampiyonu, YouTube fenomenliğinden boksörlüğe geçiş yapan ismi Miami'de yenmişti.

36 yaşındaki "AJ", bu karşılaşmada Paul'un çenesini kırmış ve 29 yaşındaki boksör acilen ameliyata alınmıştı. Hatta şubatta ikinci bir ameliyat daha geçiren Paul, boks kariyerinin geleceğinin belirsiz olduğunu itiraf etti.

Paul, Ariel Helwani Show'da, "İyileşme süreci hakkında bilgi almak için birkaç gün içinde çenemin yeni taramalarını yaptıracağım. Doktorlarımın ne diyeceğini göreceğiz" diye konuştu.

Sanırım tekrar dövüşüp dövüşemeyeceğime dair daha kesin bir zaman dilimi belirleyebileceğim. Bu kesinlikle olasılıklar arasında. Haftalar ve zaman geçtikçe kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ama öncelikle antrenman yapabilmem için kesinlikle onay almam gerekiyor ancak formumu korumaya çalışıyorum. Yine de neredeyse her zaman spor salonundayım, sadece formumu koruyorum ve lapa antrenmanlarının tadını çıkarıyorum. Kesinlikle, [tekrar dövüşememe ihtimalim var]. Sanırım bu, kemiğin nasıl iyileştiğine bağlı ve ayrıca burada eksik bir dişim var, büyük olasılıkla bir tür implant yaptırmam gerekecek. Ayrıca bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum. Ama benim için en akıllıca olanın ne olduğunu görüp anlamamız gerekiyor. Doktorum Arman kesinlikle tekrar dövüşmemi istemiyor. Bunu istemediğini söylüyor. Arada sırada 'Bunu yapmana gerek yok' diyen iş insanları da oluyor. [Nişanlım] ise her iki tarafa da yakın. Bir sporcu olmanın, içindeki o duyguyu, kendini daha fazla kanıtlamak istemenin, rekabet etmenin ve bunu çok sevmenin ne demek olduğunu anlıyor.

Sonuç olarak Amerikalı şöyle dedi:

Henüz işim bitmedi. Ruhumda, kalbimde ve içimde daha çıkacak çok maçım ve tamamlanmamış işlerim olduğunu hissediyorum.

Paul'un Joshua'ya yenilgisi, kariyerindeki ikinci mağlubiyet oldu. Daha önce 2023'te eski ağırsıklet şampiyonu Tyson Fury'nin üvey kardeşi Tommy Fury'ye puanla yenilmişti.

Ancak Paul'un, eski UFC şampiyonları Anderson Silva ve Tyron Woodley'le eski boks şampiyonları Julio Cesar Chavez Jr. ve Mike Tyson'a karşı kazandığı zaferler de dahil 12 galibiyeti bulunuyor.

Independent Türkçe


Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)
TT

Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)

Kylian Mbappé ile Jordan Bardella arasında, Fransa’da aşırı sağın yükselişi konusunda yaşanan kamuoyu tartışması yeniden gündeme geldi.

Fransız futbolunun yıldız isimlerinden Mbappe ile aşırı sağ siyasetin yükselen figürü Bardella arasındaki görüş ayrılığı, gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Birlik partisinin iktidara gelme ihtimali etrafında şekilleniyor.

İki genç Fransız figür arasındaki bu anlaşmazlık, Fransa’nın kimliği ve geleceği üzerine ülke genelinde süren daha geniş çaplı tartışmanın da küçük bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı, seçim atmosferinde dikkat çeken isimlerden biri konumunda bulunuyor.

Real Madrid forması giyen forvet oyuncusu Mbappe (27) ile Ulusal Birlik Partisi lideri Bardella (30) arasında yalnızca üç yaş farkı bulunsa da siyasi görüşleri birbirinden oldukça uzak görünüyor.

Bardella, geçmişte dışlanan aşırı sağ çizginin günümüzdeki temsilcilerinden biri olarak görülüyor. Parti, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve sosyal yardım sisteminin Fransız vatandaşlarına öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi vaatleriyle önemli ölçüde destek kazanmış durumda.

Salı günü yayımlanan Vanity Fair dergisine verdiği röportajda Mbappe, Ulusal Birlik Partisi’nin 2027’de iktidara gelme ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

dfvfvfd
Kylian Mbappe (Reuters)

Derginin aktardığına göre Mbappe, “İnsanlar bazen para ve şöhrete sahip olduğumuz için bu sorunların bizi etkilemediğini düşünüyor. Ancak bu beni etkiliyor. Çünkü onların iktidara gelmesinin ülkem açısından ne anlama geldiğini ve bunun doğurabileceği sonuçları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Mbappe’nin sözcüsü henüz konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Fransız futbolcu daha önce de Ulusal Birlik Partisi’nin UEFA Euro 2024 sırasında yükselişini “felaket” olarak nitelendirmişti.

Düşünce kuruluşu Le Millénaire’den William Thay ise Bardella’nın verdiği yanıtın siyasi açıdan akıllıca olduğunu söyledi. Thay’e göre Mbappe’nin Paris Saint-Germain takımından ayrılmasının ardından Fransa’daki popülaritesi geriledi. Ayrıca bazı kesimler futbolcuyu kibirli bulurken, Real Madrid performansının beklentilerin altında kaldığı değerlendiriliyor.


2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)

2026 Dünya Kupası’nın başlamasına bir ay kala geri sayım pazartesi günü başlarken, atmosfer beklenti ile endişe arasında gidip geliyor. Bilet fiyatlarındaki artış, Donald Trump döneminde ABD’de yaşanan siyasi gerilimler ve İran’daki savaşın dünyanın en büyük futbol organizasyonu üzerindeki etkileri, turnuvaya gölge düşürüyor.

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek turnuvaya rekor sayıda 48 milli takım katılacak. Ayrıca milyonlarca taraftarın akın etmesi bekleniyor. Bu organizasyon, üç ülkenin ortaklaşa düzenlediği ilk Dünya Kupası olacak.

Altı hafta sürecek turnuva, 11 Haziran’da Mexico City’deki ünlü Azteca Stadı’nda başlayacak ve 19 Temmuz’da New Jersey’de 82 bin 500 seyirci kapasiteli MetLife Stadı’nda oynanacak final maçıyla sona erecek.

Ancak hazırlık sürecindeki karmaşık atmosfer, 23. Dünya Kupası’nın daha başlamadan “parti sonrası baş ağrısı” havasında açılabileceği yönündeki yorumları artırdı. Artan maliyetler, siyasi çekişmeler ve uluslararası çatışmaların birleşimi kamuoyundaki havayı olumsuz etkiledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Gianni Infantino ise bu kaygıların abartıldığını savunarak eleştiri dalgasını “olumsuz medya söylemi” olarak nitelendirdi.

Infantino, Beverly Hills’te düzenlenen bir ekonomi konferansında, “Gerçek şu ki bu turnuvada olumsuz bir yön bulmak son derece zor” dedi.

Ancak bu iyimser yaklaşım futbol çevrelerinde geniş kabul görmedi. Dünya Kupası öncesindeki sorunlar hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Bilet fiyatlarına büyük tepki

Dünya Kupası biletlerindeki sert fiyat artışı küresel çapta tepki toplarken, FIFA ve Başkanı Infantino büyüyen medya baskısını kontrol altına almaya çalışıyor.

Avrupa Futbol Taraftarları Birliği, bilet fiyatlandırma sistemini “aşırı derecede fahiş” ve “büyük bir ihanet” olarak tanımladı. Kuruluş, FIFA’ya yaklaşık 13 milyar dolar gelir getirmesi beklenen turnuvanın geniş taraftar kesimleri için ulaşılamaz hale geldiğini belirtti.

2022 Dünya Kupası finalinin en pahalı bileti yaklaşık 1600 dolar seviyesindeyken, 2026 organizasyonunda en yüksek bilet fiyatı yaklaşık 32 bin 970 dolara kadar çıktı. Bu benzeri görülmemiş artış geniş eleştirilere yol açtı.

Infantino ise bu fiyat politikasını savunarak, bunun turnuvanın büyük bölümüne ev sahipliği yapan ABD’deki piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu söyledi.

“Piyasaya bakmamız gerekiyor. Dünyanın en gelişmiş eğlence pazarlarından birindeyiz, dolayısıyla piyasa fiyatlarını uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.

FIFA verilerine göre biletler için 500 milyondan fazla başvuru yapıldı. Bu sayı, 2018 ve 2022 Dünya Kupaları için yapılan toplam 50 milyon başvurunun çok üzerinde.

Ancak biletlerin tükendiği yönündeki açıklamalara rağmen yeniden satış platformlarında hâlâ birçok maç için yer bulunabiliyor. Buna, 12 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak ABD–Paraguay açılış maçı da dahil.

Hatta Infantino’nun önemli destekçilerinden Donald Trump bile fiyatlara şaşırdığını dile getirdi. Açılış maçı biletinin yaklaşık 1000 dolar olduğunu öğrendiğinde tepki gösteren Trump, New York Post gazetesine, “Bu rakamı bilmiyordum. Kesinlikle gitmek isterdim ama açıkçası ben de bu parayı ödemem” dedi.

Siyasi gerilimlerin gölgesi

Taraftarlar turnuvayı takip etmenin maliyetleriyle ilgilenirken, eleştirmenler de turnuvadaki 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak ABD’deki gergin siyasi atmosfere dikkat çekiyor.

Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, organizasyonun adaylık sürecinde çizilen tabloyu köklü biçimde değiştirdi. O dönemde “birlik dosyası” sloganıyla tanıtılan organizasyon, Kuzey Amerika’daki üç ev sahibi ülke arasındaki uyumu temsil eden bir etkinlik olarak sunulmuştu.

Trump yeniden göreve geldikten sonra Kanada’yı “ABD’nin 51. eyaleti” yapma söylemini tekrarlaması ve Kanada ile Meksika’ya karşı ticaret savaşı başlatmasıyla tartışma yarattı.

Bu çerçevede İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), turnuvanın göç, protestolar ve basın özgürlüğüne yönelik sert politikalar nedeniyle “dışlanma ve korku” ile anılabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü ise organizasyonun “baskı platformuna dönüşebileceğini” belirtti.

İran savaşı ve katılım tartışmaları

Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları da küresel tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Saldırıların ekonomik şoklara yol açtığı, Dünya Bankası’nın da Orta Doğu’daki çatışmanın milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.

Süren çatışma, İran’ın Dünya Kupası’na katılımı konusunda da belirsizlik yarattı. Bu durum, turnuvaya katılan bir ülkenin doğrudan askeri çatışma yaşadığı rakibini ağırlayacağı ilk örnek olarak dikkat çekiyor.

Donald Trump başlangıçta İran’ın “güvenlik ve emniyet nedenleriyle” turnuvadan çekilmesi gerektiğini ima etmişti.

Ancak Infantino, İran’ın turnuvaya normal şekilde katılacağını vurguladı. İran’ın grup maçlarının Meksika’ya alınması yönündeki talebin reddedildiği ve maçların planlandığı gibi ABD’de oynanacağı açıklandı.

Infantino, 30 Nisan’da Vancouver’da düzenlenen FIFA Kongresi’nde, “Elbette İran 2026 Dünya Kupası’na katılacak ve elbette maçlarını ABD’de oynayacak” dedi.

Trump ise daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın turnuvaya katılımına artık “itiraz etmediğini” söyledi.

Favoriler ve ilk kez katılacak takımlar

FIFA ve Başkanı Infantino, turnuva başladığında siyasi tartışmaların geri planda kalmasını ve futbol heyecanı ile sahne gösterilerinin tüm gerilimleri gölgelemesini umut ediyor.

Son dünya şampiyonu Arjantin, Lionel Messi liderliğinde turnuvanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor. Avrupa şampiyonu İspanya, 2018 dünya şampiyonu Fransa ve 1966’dan bu yana ilk büyük kupasını kazanmayı hedefleyen İngiltere de öne çıkan takımlar arasında yer alıyor.

Öte yandan genişletilmiş format sayesinde tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılacak yeni milli takımlar da turnuvada boy gösterecek. Bunların başında, Dünya Kupası’na katılan nüfus bakımından en küçük ülkeler olan Curaçao ile Yeşil Burun Adaları geliyor.