Fenerbahçe ve Galatasaray, Avrupa Ligi'nde galibiyet peşinde... "En büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi"

UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA
UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe ve Galatasaray, Avrupa Ligi'nde galibiyet peşinde... "En büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi"

UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA
UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe Antwerp'i konuk edecek. Galatasaray ise Lokomotiv Moskova deplasmanına çıkacak / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, üçüncü maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos ve Eintracht Frankfut maçlarını geride bırakan Fenerbahçe, üçüncü hafta maçında Antwerp ile karşı karşıya gelecek. 
21 Ekim Perşembe günü Kadıköy'deki Ülker Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Rus hakem Sergey Ivanov yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenilerek üçüncü sırada kaldı.
İstanbul temsilcisinde Serdar Aziz ile Mert Hakan Yandaş sakatlıkları, Miguel Crespo, Burak Kapacak ve Serdar Dursun da UEFA listesine isimleri bildirilmediği için Antwerp karşısında forma giyemeyecek.

Galatasaray ise Lazio ve Marsilya maçlarının ardından E Grubu'ndaki üçüncü maçını  Lokomotiv Moskova ile oynayacak.
Moskova'daki RZD Arena'da saat 22.00'de başlayacak müsabakada Avusturya Futbol Federasyonu'ndan Harald Lechner düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrılarak grup liderliğini sürdürdü.
Galatasaray, Moskova deplasmanında Arda Turan ve Sacha Boey'den sakatlıkları, Fatih Öztürk, Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara ve Gustavo Assunçao'dan da UEFA listesinde yer almadıkları için yararlanamayacak.

"Moskova maçını aldığı taktirde yüzünü Batı'ya çevirme olanağı doğacak"
Spor yorumcusu Serdar Kelleci, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin son durumunu ve rakipleri karşısındaki şansını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Galatasaray'ın grupta 4 puanla zirvede yer almasının kendisi için büyük bir avantaj sağladığını söyleyen Kelleci, "Galatasaray'ın 4 puanının olması büyük avantaj. Bu maçı aldığı taktirde yüzünü Batı'ya çevirme olanağı doğuyor. Galatasaray'ın uzun yıllardır Avrupa'da bir başarısı yok. Bu gruptan çıkabilmesi adına hedef maçı olduğu için büyük önem arz ediyor" şeklinde konuştu. 
Sarı-kırmızıların Lokomotiv Moskova maçının ardından Beşiktaş ile derbi maça çıkacağını hatırlatan Kelleci, "Fatih Terim'in maç maç baktığını biliyoruz. Bu karşılaşmaya tam kadro çıkacağını düşünüyorum. Moskova'da Galatasaray'ın alacağı üç puan nihayetinde hedef belirleyecek" yorumunu yaptı. 
Galatasaray'ın rakibi karşısındaki oyun planına da değinen Kelleci, "Galatasaray'ın geride bekleyeceğini düşünüyorum. Lazio ve Marsilya maçlarında bunu denedi. Oyunun belli anlarında arkada bekleyip belli alanlarda sete yerleşti. Lokomotiv Moskova, Marsilya ve Lazio maçlarına göre daha kolay bir karşılaşma olabilir. Burada alınacak bir beraberlik bile çok önemli olur. İçeride tekrar Lokomotiv Moskova ile oynanacak. Yenilgisiz götürmek Galatasaray'ı bir adım öne çıkartabilir" değerlendirmesinde bulundu. 

Galatasaray'da Mostafa Muhammed, son haftalarda formunu yükseltmeyi başardı / Fotoğraf: AA
"Galatasaray, Berkan ve Marcao'nun da etkisiyle Moskova'dan galibiyetle dönecektir"
Sacha Boey'in eksikliğinin takım için çok önemli olduğunu aktaran Kelleci, "Orada Yedlin olacak. Konyaspor maçında kötü bir performans sergilemedi. Galatasaray, Berkan ve Marcao'nun da etkisiyle Moskova'dan galibiyetle dönecektir. Bu da takıma bir momentum, bir özgüven kazandırır" dedi.
Galatasaray'da Moskova deplasmanının lige yansımalarının da olabileceğini aktaran Kelleci, şu noktaya dikkat çekti:
"Lokomotiv Moskova galibiyeti takıma momentum ve özgüven kazandırır. Derbi maça bile çok olumlu sirayet edebilir. Burada tek dezavantaj maçın perşembe günü oynanması ve Moskova'dan dönüş saat. Oyuncular ertesi gün sabah ancak uyuyabilecekler. Bunun etkisini hissedebilir Galatasaray. Bir uyku düzensizliğine yol açabilir. Pazartesi oynanacak Beşiktaş maçına etki edebilir."

"Moskova ve Marsilya maçları sonrası gruptan çıkmayı garantiler"
"Galatasaray'ın gruptan rahat çıkacağını düşünüyorum" diyen Kelleci, İstanbul ekibinin gruptaki şansını şöyle yorumladı:
"Lokomotiv Moskova'dan deplasmanda 1, içeride 3 puan alabilir. Sonra tekrar içeride Marsilya ile maçı var. Bu üç maç sonunda da gruptan çıkmayı garantiler diye düşünüyorum. Sonrasında oynanacak derbi maçına da olumlu sirayet edecektir."

"Fenerbahçe'nin en büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi"
Gruptaki ilk iki maçında bir galibiyet ve bir beraberlik alan Fenerbahçe'nin Olympiakos karşısında oyunun 45-60. dakikalar arasını çok iyi geçirdiğini hatırlatan Kelleci, "Tam gol gelecek diye düşünürken 62'de Olympiakos gol buldu. Bu da tüm gardın düşmesine neden oldu. Bu maçta yine Fenerbahçe'nin benzer senaryo ile oyunu rakip sahaya yıkacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Serdar Kelleci / Fotoğraf: Independent Türkçe
Sarı-lacivertlilerin geliştirilen atakları başarısız sonuçlandırmasının en büyük sebeplerinden birinin rakip sahaya yerleşirken fazla oyuncu gönderememesi olduğunu dile getiren Kelleci, "Fenerbahçe'nin en büyük dezavantajı çok oyuncuyla rakibin üstüne gidememesi. Bu da Pereira'nın oynattığı sistemden kaynaklı. Olympiakos maçında geride Kim-Szalai-Novak üçlüsü, önlerinde Gustavo ve Mert çok fazla çıkmadılar. Hücumda sadece Ferdi, Samuel, Valencia, Pelkas ve Rossi'nin katkısı oldu. Bazı maçlarda 1 oyuncu fazla göndermek zorundasınız. Olympiakos gibi biraz daha geride bekleyen takımlara karşı 6. oyuncuyu göndermek zorundasınız. Fenerbahçe bunu eksik yapıyor. En büyük sıkıntısı hücuma 6. oyuncuyu gönderememesi" şeklide görüş belirtti.

"Antwerp'in Zulte Waregem maçına yakın bir kadroyla çıkmasını bekliyorum"
Fenerbahçe'nin rakibi Antwerp'i de değerlendiren Kelleci, Belçika temsilcisinin öne çıkan özelliklerini şöyle aktardı:
"Fenerbahçe'den yaptığı transferlerden Frey'in çok büyük katkısını gördü. Burada beğenilmeyen Frey orada 12 gollük performansa imza attı. Onların da Fenerbahçe karşısında Zulte Waregem maçına yakın bir kadroyla çıkmasını bekliyorum. Belki Frey yerine Samatta veya tek başına Samatta ile başlayabilir. Bol gollü bir müsabaka olabilir. Samatta'nın da lig itibariyle iyi bir konumda olduğunu unutmamak lazım. Bazen takımların isimleriyle ölçüyoruz ama bu hata. Antwerp 11 maç sonunda ilk dörde oynuyor ve deplasman performansı iç sahaya göre daha iyi bir takım. Burada önde Samatta olursa Fenerbahçe geride pozisyon da verebilir. Fenerbahçe'nin buradaki en büyük avantajı ise iki stoperinin kalitesinin oldukça yüksek olması. Avrupa standartlarının da üstündeler."

"Fenerbahçe, yeni bir başlangıç gibi bakacak"
Trabzonspor maçı sonrası yaşananların takım üzerindeki olası etkilerine de değinen Kelleci, şunları kaydetti: 
"Bizim algımız ile Fenerbahçe'nin algısının çok farklı olduğunu düşünüyorum. Genel olarak kamuoyunun bakışı Fenerbahçe, 3-1 yenildi. Ancak havaalanındaki görüntüler Fenerbahçe'nin bu maçı kaybetmemesi gerektiği, hakem hatalarıyla kaybettiği gibi bir algı var. Dolayısıyla bunun takıma da sirayet ettiğini düşünüyorum. Takım içerisinde de 'Biz hakem hatası olmasa Trabzonspor'u rahatlıkla yenerdik' gibi bir algı kayması var. Özellikle Mesut Özil ve Ali Koç'un yaptıkları konuşma tüm takıma sirayet etmiştir. Bunun büyük bir tehlike olduğunu düşünüyorum. Oyuncular nasıl sahada penaltı yaptırıp hata yapıyorsa hakem de hata yapıyor. Bunlar oyunun içinde olan şeyler. Eğer hakem hatası var ise bunu da oyunun bir parçası olarak kabul etmek gerekiyor."

Tüm yaşananlara rağmen Fenerbahçe'nin Antwerp karşısında olumsuz etkilenmeyeceğini belirten Kelleci, "Fenerbahçe, yeni bir başlangıç gibi bakacak. Burası çok ayrı bir mecra ve orada olmak isteyecektir. Çünkü Fenerbahçe Avrupa'da iyi performanslar sergilediğinde mevcutta olan tribünlerin ihtişamını da tekrar yakalamak isteyecektir" yorumunu yaptı. 

"Olmypiakos-Frankfurt maçının berabere bitmesi Fenerbahçe için avantaj"
Fenerbahçe'nin gruptan çıkma şansını da değerlendiren Kelleci, sözlerini şöyle tamamladı:
"Antwerp'i yenerse 4 puana ulaşacak ve Eintracht Frankfurt ile puanları eşitleyecek. Diğer tarafta Olympiakos-Frankfurt maçı var. Oradaki maçtan bir beraberlik çıkmasını bekliyorum ki bizim için daha büyük avantaj olur. Kimsenin kopup gitmesini istemediğim bir grup burası. 'Olmypiakos kazansın, biz Frankfurt ile kozlarımızı paylaşalım' diye düşünenler var buna katılmıyorum. Çünkü Frankfurt toparlamaya geçen bir takım. Bizim son maçımız Frankfurt ile olacak. Oraya bırakmamak lazım. Bu maçın ardından Antwerp deplasmanı olacak orada alınacak 3 puan bizi liderlik konumuna getirebilir."
Independent Türkçe



İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN


Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
TT

Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, İspanyol teknik adam Pep Guardiola’nın sezon sonunda görevinden ayrılacağını açıkladı.

Manchester City’nin pazar günü Premier Lig’de Aston Villa ile oynayacağı karşılaşmanın, Guardiola’nın kulüpteki 10 yıllık teknik direktörlük kariyerinin son maçı olacağı belirtildi.

Açıklama, son günlerde yoğunlaşan ayrılık iddialarının ardından geldi ve İngiliz futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlük dönemlerinden biri böylece sona ermiş oldu.

2016 yılında göreve başlayan 55 yaşındaki Guardiola, Manchester City’nin başında toplam 20 kupa kazandı. Bu başarılar arasında altı Premier Lig şampiyonluğu ile UEFA Şampiyonlar Ligi zaferi de yer aldı.

Ayrılığına ilişkin konuşan Guardiola, “Neden ayrıldığımı sormayın. Belirli bir sebep yok ama içten içe bunun benim zamanım olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre Guardiola, “Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Eğer öyle olsaydı burada kalırdım. Kalıcı olacak şey hisler, insanlar, anılar ve Manchester City’ye duyduğum sevgi olacak” dedi.


Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım
TT

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Jorge Jesus: Ronaldo'ya verdiğim sözü tuttum… El-Nasır'dan ayrılacağım

Portekizli teknik direktör Jorge Jesus, Al Nassr FC ile Suudi Arabistan Ligi şampiyonluğuna ulaştıktan sonra görevinden ayrılacağını açıkladı. Jesus, Cristiano Ronaldo ile olan görevini tamamladığını belirterek, yıldız futbolcuya kulüpte şampiyonluk yaşatma sözünü yerine getirdiğini söyledi. Deneyimli teknik adam, geleceği konusunda ise Türkiye ve Suudi Arabistan dışındaki seçeneklere açık kapı bıraktı.

Şampiyonluğun ardından televizyon kanalına konuşan Jesus, “Cristiano Ronaldo ile ilk görüştüğümüzde bana iki yıllık sözleşme teklif edildi. Ancak ben yalnızca bir yıllık kontrat istedim. Çalıştırdığım kulüplerde hep böyle yaparım. Çok zor bir sezon geçirdik ve birçok karar almak zorunda kaldık. Çoğu zaman baskıyı üzerime aldım. Bu da ciddi bir yıpranma yaratıyor. Harika bir yıldı ama artık başka bir yerde yeni bir deneyim yaşamalıyım” dedi.

Portekizli teknik adam, “Bu tür kararlarda ilk dakikalarda her zaman bir tedirginlik olur. Takım zamanla rahatladı, rakibimiz alanları iyi kapattı. Duran toptan golü bulduk ve çok zor bir maç oynadık. Cristiano Ronaldo ve Nélson Semedo beni davet ettiğinde bunun kariyerimin en büyük meydan okuması olacağını biliyordum. Bu ligi kazanabilmek için rakiplerimizden çok daha iyi olmamız gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

Jesus, Ronaldo’ya verdiği sözü de anlatarak, “Ona ‘Seni şampiyon yapacağım, sonra da kendi yoluma gideceğim’ dedim” şeklinde konuştu.

Portekiz basınından A Bola, Jesus’un Al Nassr macerasının sona erdiğini net şekilde duyurduğunu yazarken, deneyimli çalıştırıcının Avrupa’ya dönmeyi düşünmediğini belirtti. Jesus, Avrupa kulüplerinin Suudi Arabistan’daki maaş seviyesine yaklaşamayacağını söyledi.

Tecrübeli teknik adam, “Avrupa’da bana finansal olarak yaklaşabilecek bir kulüp yok. Suudi Arabistan’da devam etmeyeceğim ama yeni projeme nerede başlayacağımı göreceğiz. Futbol benim tutkum. Bazen kaybeden ama çoğu zaman kazanan bir teknik direktörüm. Projelerim sona erdiğinde genelde önümde birkaç seçenek olur, şu anda da öyle. Hâlâ zihinsel ve fiziksel olarak çok güçlüyüm” dedi.

Brezilya’ya dönüş ihtimalini de değerlendiren Jesus, “Sanırım geri dönmeyeceğim. Brezilya’da yalnızca CR Flamengo ya da milli takımı çalıştırabilirim. Geçen yıl ocak ayında Brezilya Milli Takımı teklifini reddettim. Pişmanım demiyorum ama Al Hilal SFC’e sadık kalmak istedim. Kulüpler Dünya Kupası’na katılmak ve Asya Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istiyordum ama başaramadım” ifadelerini kullandı.

Jesus, yerine Pep Guardiola’nın gelebileceği yönündeki iddialara ise dikkat çeken bir yanıt verdi: “Bununla gurur duymam mı gerekiyor? Hayır. Neden duyayım? Asıl onun benim yerime geleceği için gurur duyması gerekir.”

Portekizli çalıştırıcı, Türkiye’ye dönüş ihtimalini de gündeme getirerek, “Belki Fenerbahçe SK ile tamamlanmamış bir hikâyem vardır. Bu ihtimallerden biri ve düşüneceğim” dedi.

Fenerbahçe taraftarlarının umutlanabileceğini belirten Jesus, “Evet, hayal kurabilirler. Sadece Fenerbahçe değil, başka bir Türk kulübü de benimle ilgilendi. Türkiye’de üç büyük kulüp var: Fenerbahçe SK, Galatasaray SK ve Beşiktaş JK. Bu üç kulüpten ikisi benimle temas kurdu. Diğer kulübün adını ise şimdilik açıklayamam” diye konuştu.

Cristiano Ronaldo’nun şampiyonluk sonrası gözyaşlarına da değinen Jesus, “Onun futbola karşı büyük bir tutkusu var. Başından beri ona, ‘Bu projeyi yalnızca senin için kabul ediyorum, yoksa gelmezdim. Birlikte kazanacağız ve sen buradan bir şampiyonlukla ayrılacaksın’ dedim. Gerçekten de öyle oldu” ifadelerini kullandı.

Maç sonrası Ronaldo ile konuşmaya fırsat bulamadıklarını söyleyen Jesus, “O da yorgundu ben de. Ben Portekiz’e döneceğim, o ise milli takıma katılacak. Geleceğimle ilgili kararımı haziran ayında vereceğim” dedi.

Deneyimli teknik adam, SL Benfica’ya dönüş ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. “Portekiz’e dönmem neredeyse imkânsız. Finansal açıdan mümkün değil. Portekiz’de bir yılda kazanacağım paradan fazlasını burada bir ayda kazanıyorum ve çok daha az baskı var” diyen Jesus, Benfica’daki başarılarına rağmen yeterince takdir görmediğini savundu.

Jesus sözlerini şöyle tamamladı: “Bu beni üzen konulardan biri. Benfica ile birçok kupa kazandım. Türkiye’de statlar ismimi haykırıyordu, bugün burada da aynısını gördünüz. Brezilya’da da aynıydı. Ama Portekiz’de, Benfica ile kazandığım tüm başarılara rağmen bunu hiç yaşamadım. Benfica büyük bir kulüp ve onu çalıştırdığım için gururluyum. Kulüp tarihinin en çok kupa kazanan teknik direktörüyüm ama şu an geri dönüş söz konusu değil.”