Organ naklinde bir ilk gerçekleşti: Genetiğiyle oynanmış domuzun böbreği insana nakledildihttps://turkish.aawsat.com/home/article/3257201/organ-naklinde-bir-ilk-ger%C3%A7ekle%C5%9Fti-geneti%C4%9Fiyle-oynanm%C4%B1%C5%9F-domuzun-b%C3%B6bre%C4%9Fi-insana
Organ naklinde bir ilk gerçekleşti: Genetiğiyle oynanmış domuzun böbreği insana nakledildi
Fotoğraf: Reuters
İstanbul/Şarkul Avsat
TT
TT
Organ naklinde bir ilk gerçekleşti: Genetiğiyle oynanmış domuzun böbreği insana nakledildi
Fotoğraf: Reuters
ABD'de bilim insanları dünyada ilk defa bir domuz böbreği, insana nakledildi.
Reuters’ta yer alan habere göre, New York'taki NYU Langone Health’te gerçekleştirilen operasyonda genetiğiyle oynanan ve böylece dokuları insan vücudunun reddedeceği molekülü içermeyen bir domuzun böbrekleri kullanıldı.
Operasyon; beyin ölümü gerçekleşmiş, böbrek fonksiyonlarında sorun olan hasta ailesinin onayıyla yaşam desteğinden çekilmeden önce gerçekleşti.
Domuz böbreği üç gün boyunca hastanın kan damarlarına bağlı bir şekilde, vücudun dışında tutuldu böylece araştırmacılar süreci gözlemleyebildi.
Nakli gerçekleştiren cerrah Dr. Robert Montgomery, test sonuçlarına bakarak nakledilen böbreğin fonksiyonlarının “oldukça normal” göründüğünü söyledi. Montgomery, böbreğin beklenecek miktarda idrar ürettiğini söyledi. Hastanın böbrek fonksiyonlarındaki sorun, nakil sonrası normale döndü.
Söz konusu operasyonun, organ nakli alanında çığır açıcı olabileceği belirtildi.
Operasyon için kullanılan domuzun genetiğiyle oynanarak, insan vücudunun normalde anında reddettiği molekül alpha-gal vücudundan çıkarıldı. Genetiğiyle oynanmış domuzlar, ete alerjisi olan insanların gıda olarak kullanımı için ABD’de üretilmiş, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden onay almıştı.
Hayvanların tıbbi operasyonlarda kullanımının yine FDA’den onay alması gerektiği belirtildi.
Suudi Arabistan'daki camiler: Devleti, vakıfları ve toplumu birbirine bağlayan dev dini ağhttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5280081-suudi-arabistandaki-camiler-devleti-vak%C4%B1flar%C4%B1-ve-toplumu-birbirine-ba%C4%9Flayan-dev-dini
Suudi Arabistan'daki camiler: Devleti, vakıfları ve toplumu birbirine bağlayan dev dini ağ
Fotoğraf: Riyad'daki el-Rachi Camii'nin cephesi
Suudi Arabistan'daki camiler, İslam dünyasının en büyük dini ağlarından birini temsil etmektedir. Bu, devleti, bağışçıları, vakıfları, hayır kurumlarını ve on binlerce imamı, müezzini, vaizi ve personeli içeren geniş bir sistemdir.
Bu karmaşık görevin yönetimi, daha önce iç içe geçen yetki alanları ve bireysel faaliyetlerin hakimiyeti nedeniyle sorun teşkil eden sistemi yeniden düzenleyen ve sadeleştiren İslami İşler Bakanlığı'nın sorumluluğundadır. Söz konusu reformlar çok sorunsuz bir şekilde uygulanmış, ibadet yerlerinin daha disiplinli ve organize bir şekilde yönetilmesini ve topluma sundukları hizmetlerin genişlemesini sağlamıştır.
Son yıllarda, Suudi Arabistan’daki camiler ılımlılık ve orta yol için bir platform olarak programlandı. Uluslararası İslami kuruluşlar, Suudi Arabistan deneyimini ve İslami İşler Bakanlığı'nın camilere gösterdiği özeni, İslam mesajını yayma, ılımlılık ve hoşgörü değerlerini aşılamadaki rolünü övmektedir. Bakanlık bunun için insanlarda İslami değerleri geliştirmeye, aşırıcılık ve fanatizme karşı uyarmaya, hoşgörü ve birlikte yaşamı teşvik etmeye odaklanan eğitim ve bilgilendirme programları düzenliyor.
Son resmi rakamlar, Suudi Arabistan'daki cami, mescit ve bayram namazı alanlarının sayısının 2018 yılının sonu itibariyle yaklaşık 98 bin 356'ya ulaştığını gösteriyor. Bu sayı, cuma namazlarının kılındığı 15 bin 134 cami, 3 bin 843 bayram namazı alanı ve beş vakit namazın kılındığı yaklaşık 79 bin mescidi kapsamaktadır.
Suudi Arabistan’daki camiler, büyük şehirlerden köyler, kırsal yerleşimler ve otoyollar boyunca tüm bölgelere dağılıyor. Yukarıda verilen detaylı veriler, Asir’in ardından Riyad ve Mekke gibi bölgelerin en yüksek yoğunluğa sahip olduğunu gösteriyor
Son yıllarda devam eden inşaat, kentsel genişleme ve hayır projeleriyle birlikte, camilerin mevcut sayının 100 bin ila 102 bine yaklaştığını varsaymak makul görünüyor. Bu, resmi bir rakam değil, analitik bir tahmin; zira 2018 yılı resmi istatistiklerine göre toplam cami sayısı yaklaşık 98 bine ulaşmıştır.
Cami haritası: Çoğu Asir'de
Suudi Arabistan’daki camiler, büyük şehirlerden köyler, kırsal yerleşimler ve otoyollar boyunca tüm bölgelere dağılıyor. Yukarıda verilen detaylı veriler, Asir'in ardından Riyad ve Mekke'nin en yüksek sayıda cami, mescit ve namazgahlara sahip olduğunu gösteriyor.
Hail şehrindeki el-Rachi Cami (SPA)
Bu yoğun dağılım, başta nüfus artışı, kentleşme, toplumun dindar yapısı, vakıf ve bağış kültürü ve İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı'nın oynadığı önemli düzenleyici rol olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor.
Suudi Arabistanlı görevlilerin sayısı
Camilerde görev yapan Suudi Arabistanlıların sayısına ilişkin olarak, mevcut resmi veriler, imam, vaiz ve müezzinleri kapsayan 84 bin 455 doğrudan kadro da dahil olmak üzere, cami ve mescitlerde yaklaşık 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor. Bu kadroların son yıllarda yerlileştirme politikalarına tabi tutulduğu ve kendisine Suudi Arabistan vatandaşlarının atandığı göz önüne alındığında, bu görevleri üstlenenlerin büyük çoğunluğunun Suudi Arabistanlı olduğu söylenebilir. Yine de herhangi bir yılda Krallık genelinde camilerle ilgili kadrolarda fiilen görev alan Suudi Arabistan vatandaşlarının sayısını kesin olarak belirleyen yakın tarihli yayınlanmış istatistikler bulunmuyor. Bu nedenle, mevcut en yakın rakam 60 bini aşan bir imam, vaiz ve müezzinin bulunduğu ve camilerle ilgili hizmet ve idari pozisyonlar da dahil edildiğinde bu sayının daha da yükseldiği yönündedir.
En büyük vakıf kurumları
Süleyman bin Abdulaziz el-Rachi Hayır Vakfı, Muhammed ve Abdullah İbrahim el-Suba’i Hayır Vakfı (Gros), Şeyh Abdulaziz İbn Baz Hayır Vakfı ve Prenses el-Anud Hayır Vakfı gibi büyük vakıf ve hayır kurumları da camilerin inşasına ve geliştirilmesine destek vermektedir. Buna ilave olarak, Krallığın çeşitli bölgelerinde cami inşaatı, restorasyonu ve donatım projelerini finanse eden bir dizi aile vakfı, vakıf fonu ve uzman dernekler de bulunuyor.
Geniş ibadethane ağı nedeniyle cami görevlileri sistemi de büyük. İslami İşler Bakanlığı'nın 2019-2020 İstatistik Yıllığı, cami ve mescitlerde 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor
Bu rakamlar bayram namazı alanlarını da içerirken, bazıları camiler ve mescitler ile sınırlı kalmış, bazıları da yenilenmiş veya bir aşamadan diğerine geçiş yapmış camileri de içeriyor olabilir.
Camileri kim inşa ediyor?
Suudi Arabistan örneğinde dikkat çekici özellik, cami inşaatı ve bakımında birincil rolün devlete, özellikle de İslami İşler Bakanlığına ait olması ve bireysel katkıların da bulunmasıdır. Bağışçılar, hayırseverler, aile vakıfları ve yardım kuruluşları, camilerin inşasında, yenilenmesinde ve donatılmasında destekleyici bir rol oynuyor.
İslami İşler Bakanlığı, son beş yılda hayır amaçlı projelerin toplamının yaklaşık 5,844 milyar riyal olduğunu ve bunun inşaat, tadilat, döşeme ve klima gibi alanları kapsadığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, yaklaşık 8,696 milyar riyal maliyetle 3 bin 502 cami ve mescit inşa edildiğini belirtti.
İnşaatın yanı sıra, hükümet düzenleyici, işletmeci ve denetleyici bir rol de üstleniyor. Ruhsatlandırma, cami teslimi, imam ve müezzin atamalarını da denetleyip, bakım, temizlik ve işletme çalışmalarının büyük bir bölümünü yönetiyor.
Bağışlarla inşa edilen camiler
Bağışların açık ve önemli rolüne rağmen, Krallık'taki tüm mevcut camileri bağışlarla inşa edilenler ve devletin doğrudan finansmanı ile inşa edilenler olarak sınıflandıran istatistikler bulunmuyor.
İslami İşler Bakanlığı'nın son yıllarda sistemin bütünlüğünü sağlamak için cami inşaatını düzenlemeye çalıştığı ve son yıllarda binlerce caminin bağışlarla inşa edildiği kesin.
Bakanlık dışından yapılan bağışlar, mescitlere yapılacak yeni eklemeler için başka bir kanal oluşturmaya devam ediyor ve hepsi Bakanlığın denetimi altında değil.
İmamlar ve müezzinler: Yüz bin
Geniş ibadethane ağı nedeniyle cami görevlileri sistemi de büyük. İslami İşler Bakanlığı'nın 1441/1442 Hicri (2019-2020) İstatistik Yıllığı, cami ve mescitlerde 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor.
Son yıllarda Suudi Arabistan, yol kenarında inşa edilen camilere hizmet de dahil olmak üzere camilerin inşası, bakımı konusunda uzman kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda önemli bir genişlemeye sahne oldu
Bunların en önemlileri, imamlar, vaizler ve müezzinleri kapsayan 84 bin 455 doğrudan dini pozisyondur. Personelin dağılımı şu şekildedir: Yaklaşık 35 bin 031 mescit imamı, 28 bin 104 mescit müezzini, büyük camilerde 12 bin 875 imam ve vaiz ile 8 bin 445 müezzin, ayrıca hizmet alanında görev yapan 9 binden fazla görevli.
Son yıllarda Bakanlık, çeşitli kanallar aracılığıyla işe alım çabalarını genişletti. 2023 yılında Bakanlık, 25 bin 714 sözleşmeli imam ve müezzin ile 24 bin 180 kadrolu imam ve müezzin atandığını duyurdu. Daha sonra, cami personeli için maaşlı sistemle 31 bin yeni pozisyonun açıldığını duyurdu.
İmamlar ve müezzinler ne kadar maaş alıyor?
Suudi Arabistan'da imam ve müezzinlerin maaşları, sözleşmeli, teşvikli, özel pozisyon veya Harameyn-i Şerif’te görevlendirme gibi istihdam türüne bağlı olarak değişiyor.
Sözleşmeli imam ve müezzin pozisyonları için yapılan resmi bir ilanda, lisans derecesine sahip olanlar için aylık 6 bin riyal, lise diplomasına sahip olanlar için ise 4 bin 500 riyal maaş belirlendi.
Maaş sistemi ise cami türüne ve kategoriye göre değişiklik gösteriyor.
A Kategorisi’nde bir camide görevli imam yaklaşık 4 bin 570 riyal, B Kategorisi’nde bir camide görevli imam 3 bin 675 riyal ve A Kategorisi’nde bir mescit imamı 2 bin 980 riyal almaktadır. Bu maaşlar daha sonra diğer bazı kategoriler için 2 bin 385 ve bin 890 riyale kadar düşüyor. Cami müezzini yaklaşık bin 790 riyal, daha küçük olan mescit müezzini ise yaklaşık bin 395 riyal maaş almaktadır.
Bu rakamlar, konum ve hizmet süresine bağlı olarak değiştiği için kesin olmayabilir.
Harameyn-i Şerifeyn’e gelince, özel bir statüye sahip ve diğer camiler için geçerli olan maaş skalası onun için geçerli değil.
Devlet imam ve müezzinlerin maaşlarına ne kadar harcıyor?
Yaklaşık 84 bin 500 imam, vaiz ve müezzinin oluşturduğu istihdam tabanını ve yaygın olarak kullanılan maaş aralıklarını dikkate alırsak, sadece bu kategoriye yapılan tahmini yıllık harcama yaklaşık 3 milyar riyale ulaşabilir.
Camiler için uzman dernekler
Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanı Şeyh Abdullatif bin Abdulaziz Al Şeyh'in Independent Arabia’ya ruhsatsız veya özel devlet denetimi altında olmayan derneklere doğrudan bağış yapılmasından duyduğu memnuniyetsizlikle ilgili yaptığı açıklamalar, hararetli bir tartışma başlattı. Bakan Şeyh, devlet denetimi olmadan para toplamaya çalışan lisanssız derneklere güvenilmemesi konusunda uyardı.
Camilerin inşasını üstlenen derneklerin varlığına ilişkin bir soruya cevap olarak Bakan, Bakanlığın bu konuda derneklere güvenmediğini, camilerin doğrudan güvenilir hayırseverlere teslim edildiğini belirtti. Bakan, Mekke'de veya başka bir yerde, Bakanlıktan açık ve resmi onay almadan cami inşa etmek için bağış talep eden herhangi bir kuruluşun bağışçılar tarafından güvenilir olarak kabul edilmemesi gerektiğini de vurguladı.
Mekke'deki el-Tan'im Cami (SPA)
Son yıllarda Suudi Arabistan, yol kenarında inşa edilen camilere hizmet de dahil olmak üzere camilerin inşası, bakımı konusunda uzman kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda önemli bir genişlemeye sahne oldu.
Bu alanda uzman en az 20 ruhsatlı dernek de dahil olmak üzere, bu türden onlarca kuruluş olduğu söylenebilir. Kâr amacı gütmeyen sektörün resmi sicili sürekli olarak gelişiyor ve bazı genel derneklerin, isimlerinde açıkça bu alanda uzmanlaşmış oldukları belirtilmese bile, camiler için programları bulunuyor. Bu durum, son zamanlarda tartışmalara neden oldu, çünkü bu derneklerin bazıları İslami İşler Bakanlığı'na bağlı veya onun denetimi altında değil.
2025 yılında Suudi Arabistan, 6 bin 478 cami ve ibadethanenin bakım, temizlik ve işletmesi için toplam değeri yaklaşık 408,2 milyon riyal olan bir dizi sözleşme imzaladı. Bu rakam bütün cami harcamalarını temsil etmiyor, ancak işletme maliyetlerinin büyüklüğü hakkında net bir gösterge sunuyor
Camilere hizmet alanında çalışan en önde gelen dernek ve kuruluşlar arasında şunlar yer alıyor: Riyad'daki “Cami Bakım ve Hizmetleri Derneği” (Maazen); “Yol Kenarındaki Camilerin Bakımı Derneği”; Cidde şehrindeki “Cami Bakım Derneği”; Mekke'deki “Cami İnşaatı ve Bakım Derneği” (Ta'zim); Doğu bölgesindeki “Ya'mar Cami Bakım Derneği”; “Maharib Derneği”; Cübeyl, er-Ras, Uneyze, Kasım, Tebük, el-Cevf ve diğer bölgelerdeki yerel dernekler.
Bu dernekler sadece inşaat işleriyle uğraşmıyorlar. Çalışmaları ayrıca restorasyon, döşeme, klima, temizlik, tuvaletlerin donatılması ve uzun yollar üzerinde bulunan, yoğun kullanım nedeniyle sürekli bakıma en çok ihtiyaç duyan camilere hizmet vermeyi de kapsıyor.
Bağışçı, camiyi inşa ettikten sonra bakımını üstlenmekle yükümlü mü?
Bağışçı camiyi inşa edip Bakanlığa teslim ederse ve belirlenmiş prosedürlere göre cami kabul edilirse, otomatik olarak bakımını yapmakla yükümlülükten kurtuluyor.
Bunun önemli istisnaları da var. Bir bağışçı, özellikle bir cami için vakıf kurarsa, vakfın gelirleri, bağışçının şartlarına göre bakım veya işletme için tahsis edilir. Bağışçı, Bakanlıkla bakımı da içeren özel bir taahhüt veya anlaşma imzalarsa, anlaşmanın şartlarına bağlı kalmakla yükümlüdür. Ancak, nihai teslimattan önce, bağışçı sadece inşaat şartlarını tamamlamaktan ve gerekli teknik onayları almaktan sorumludur.
Bu durum, bazı camilerin bağımsız vakıflara veya daimî bağışçılara sahipken, diğerlerinin Bakanlığın sistemine, işletme ve bakım sözleşmelerine tabi olmasının nedenini sorgulayan tartışmalara kapıyı araladı.
Bakım ve işletme: Zorlu maliyet
Bir cami inşa etmek sadece başlangıçtır; günlük işletmeyse sürekli maliyet demektir. Bir cami elektrik, su, klima, temizlik, döşeme, düzenli bakım ve acil onarımlar gerektirir.
Cidde'deki el-Rahma Camii
Yaklaşık 100 bin cami, mescit ve namazgah ile bakım önemli bir mali ve idari zorluğa dönüşüyor.
İslami İşler Bakanlığı, 2025 yılında 6 bin 478 cami ve ibadethanenin bakım, temizlik ve işletmesi için toplam değeri yaklaşık 408,2 milyon riyal olan çeşitli sözleşmeler imzaladığını açıkladı. Bu rakam tüm cami harcamalarını temsil etmese de işletme maliyetlerinin büyüklüğü hakkında net bir gösterge sunuyor.
Bakanlık ayrıca, binin üzerinde cami ve mescidin bakımı için on milyonlarca riyali aşan değerde sözleşmeler gibi, çeşitli zamanlarda ve belirli bölgelerde sözleşmeler imzaladığını da duyurdu.
Camiler için ayrı bir bütçe var mı?
Cami bütçesi için tek ve kesin bir rakam vermek zordur. Daha doğru bir yaklaşım, bu bütçeyi üç bileşen üzerinden analiz etmektir:
Birincisi: Genellikle en büyük kalem olan maaşlar ve teşvikler.
İkincisi: Bakım, temizlik ve işletme sözleşmeleri.
Üçüncüsü: Hükümet veya bağışçılar tarafından finanse edilen inşaat ve yenileme projeleri.
Suudi Arabistan'da en az 100 bin ila 102 bin ibadet yeri bulunuyor. Son birkaç yıldır, İslami İşleri Bakanlığı çalışma yaklaşımını dönüştürerek daha verimli hale getirdi
Mevcut rakamlara göre, maaşlar, sözleşmeler, bakım ve projeler bir araya getirildiğinde camilerle ilgili harcamaların yıllık milyarlarca riyale ulaştığı söylenebilir. Ancak nihai rakam, İslami İşler Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı'ndan ayrıntılı bir açıklama gerektiriyor.
Suudi Arabistan'daki camilerin öyküsü, esasen devlet ve toplum arasında uzun süredir devam eden bir ortaklığın öyküsüdür. Devlet inşa eder, organize eder, denetler, atama yapar, izler ve yönetir. Bağışçılar da finanse eder ve vakıflar tahsis eder. Bazı dernekler ikisi arasında aracı görevi görerek bağış toplar, projeleri yönetir ve restorasyon ve bakım çalışmalarını yürütür. Bu ortaklık, Krallığın sadece sayı bakımından değil, coğrafi yayılım ve günlük işletme açısından da İslam dünyasının en büyük cami ağlarından birine sahip olmasını sağladı.
Özetle, Suudi Arabistan'da en az 100 bin ila 102 bin ibadet yeri bulunuyor. Son birkaç yıldır, İslami İşler Bakanlığı, on binlerce imam, vaiz ve müezzin gibi geniş bir kadroya ve son dönemdeki sözleşme ve teşviklerdeki genişlemeye dayanarak çalışma yaklaşımını dönüştürüp daha verimli hale getirdi. Sonuç olarak, Suudi Arabistan'daki camiler sadece dini kurumlar değildir. Sürekli finansman, günlük yönetim, bakım sözleşmeleri ve büyük bir iş gücü gerektiren devasa bir sosyal, idari ve ekonomik ağ oluşturmaktadırlar.
* "Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."
En ölümcül cilt kanserinin nüksetme ihtimalini yarı yarıya düşüren yöntem bulunduhttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5279946-en-%C3%B6l%C3%BCmc%C3%BCl-cilt-kanserinin-n%C3%BCksetme-ihtimalini-yar%C4%B1-yar%C4%B1ya-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCren-y%C3%B6ntem-bulundu
Araştırmacılar pazartesi günü yaptıkları açıklamada, yeni aşı-ilaç kombinasyonunun melanomun nüksetmesiyle mücadele edebileceğini belirtti. mRNA aşısı, hastanın tümörü kullanılarak tasarlandı (Unsplash)
En ölümcül cilt kanserinin nüksetme ihtimalini yarı yarıya düşüren yöntem bulundu
Araştırmacılar pazartesi günü yaptıkları açıklamada, yeni aşı-ilaç kombinasyonunun melanomun nüksetmesiyle mücadele edebileceğini belirtti. mRNA aşısı, hastanın tümörü kullanılarak tasarlandı (Unsplash)
New York'taki NYU Langone Perlmutter Kanser Merkezi'nden araştırmacılar, melanom hastaları için geliştirilen yeni bir tedavi stratejisinin, cilt kanserinin 5 yıl içinde nüksetme riskini neredeyse yarı yarıya azalttığını pazartesi günü açıkladı.
AIM at Melanoma Vakfı'na göre bu en ölümcül cilt kanseri türünde nüksetme vakalarının çoğu tedaviden sonraki ilk 2-3 yıl içinde görülüyor ancak melanom 10 yıldan uzun süre sonra bile yeniden ortaya çıkabiliyor.
Araştırmacıların tedavi yaklaşımı, hasta sonuçlarını iyileştirebilir.
İşin anahtarı, Amerikan biyoteknoloji şirketi Moderna'nın ürettiği deneysel bir aşı. Intismeran diye bilinen bu aşıyı ve Merck'ün kanser ilacı Keytruda'yı birlikte kullanan hastalar, tümörleri alındıktan sonra daha iyi sonuçlarla karşılaştı.
Aşıyı yaptıran Amerikalı ve Avustralyalı 107 hastanın yaklaşık yüzde 69'u 5 yıl sonra kansersiz durumdayken, sadece Keytruda alan hastaların yalnızca yüzde 49'u bu süre zarfında aynı sonucu elde etti.
NYU Langone, "Bu, [Keytruda] tedavisine intismeran eklemenin nüksetme veya ölüm riskini yüzde 49 azalttığı anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.
Tedavi ayrıca kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılma riskini yüzde 59 azaltırken aşı yaptıran hastalarda hayatta kalma oranı yüzde 20'nin üzerinde artış gösterdi.
Intismeran, kanser ortadan kalktıktan sonra bile bağışıklık sistemini, kanser hücrelerini hedef alacak şekilde harekete geçiren bir mRNA aşısı.
Araştırmacılar, ameliyat sonrası hastaların kanser tümörlerini analiz ederek her birinin bağışıklık sistemini tetikleyip koruyucu T hücreleri üretmesini sağlayan kişiselleştirilmiş aşılar geliştirdi.
T hücreleri, gizlenen kanser hücrelerini daha iyi bulabilmek için neoantijenler adı verilen, kanser hücrelerinin ürettiği anormal proteinleri arıyor.
Keytruda da bağışıklık sisteminin bu gizlenmiş kanser hücrelerini daha iyi görmesine yardımcı oluyor. Ancak Keytruda genellikle melanom tedavisinde kullanılsa da bu ilaçlar tüm hastalarda etki göstermiyor.
Araştırmacılar, melanom hücrelerinin kanser ilaçlarına direnç kazanabileceğini ve bu nedenle aşılar üzerinde çalıştıklarını belirtiyor.
Kanser merkezinin klinik araştırma müdür yardımcısı Dr. Janice Mehnert şöyle diyor:
Bulgularımız, yüksek mutasyon oranları nedeniyle hedef alınması zor olduğu kanıtlanmış diğer kanser türlerinde, intismeran gibi mRNA aşılarının immünoterapiyle birlikte iyi sonuç gösterebileceğine dair dünya çapındaki kanser araştırmacılarına da cesaret veriyor.
Yeni melanom tedavisinde bin hastanın katıldığı Faz 3 denemesi sürerken, aşının akciğer ve diğer kanserlerin nüksetmesini önlemede de etkili olup olmadığı test ediliyor.
Cilt kanseri, ABD'deki en yaygın kanser türü.
Amerikan Kanser Derneği'ne göre, bu yıl tahmini 112 bin yeni melanom vakası ve 8 bin 500 ölüm bekleniyor.
Independent Türkçe
Uzaydan gelen gizemli radyo sinyallerinin kökeni ortaya çıktıhttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5279945-uzaydan-gelen-gizemli-radyo-sinyallerinin-k%C3%B6keni-ortaya-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1
Uzaydan gelen gizemli radyo sinyallerinin kökeni ortaya çıktı
Fotoğraf: AP
Bilim insanları, uzaydan gelen en gizemli ve güçlü sinyallerin bazılarının kökenini çözmüş olabileceklerini düşünüyor.
Araştırmacılar, 1,4 saatlik bir döngüde düzenli olarak güçlü radyo dalgaları ve X ışınları patlamaları yayan "uzun periyotlu radyo geçişleri" karşısında uzun süredir şaşkınlık yaşıyor. Bu sinyaller, galaksimizin yalnızca birkaç ücra bölgesinden geliyor gibi görünüyor.
Artık araştırmacılar, bunların kaynağını bulduklarına inanıyor: Beyaz cüce adı verilen küçük, yoğun bir yıldız, daha büyük ve daha az yoğun yoldaş yıldızından madde çekiyor. Araştırmacılar, maddenin spiral çizerek içeri aktığını ve patlamaları ürettiğini düşünüyor.
Sidney Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan ve keşfe öncülük eden Kovi Rose "Bu sinyallerin kökenini ilk kez tam olarak belirledik ve kaynağın bir 'kataklizmik değişen' yani madde biriktiren bir beyaz cüce yıldız olduğunu doğruladık" diyor.
Uzun periyotlu radyo geçişleri, gökbilimcilerin kafasını yıllardır kurcalıyordu. Sadece bir düzine kadar tespit ettik ve bunların kökeni belirsizdi. Artık bu geçişlerden birinin kaynağının, yoldaş yıldızından aktif bir şekilde madde çeken bir beyaz cüce olduğunu gösterebildik.
Çalışmada tespit edilen ASKAP J1745−5051 adlı sistem, birbirlerinin yörüngesinde son derece yakın mesafede dönen iki yıldızdan oluşuyor. Yıldızlar birbirleriyle etkileşime girdiğinde ikinci yıldızdan gelen madde ısınarak X ışınları yayıyor ve iki yıldızın manyetik alanları düzenli radyo patlamalarına neden oluyor.
Daha önce araştırmacılar, bu patlamaların pulsar diye bilinen ve yavaş dönen nötron yıldızlarından kaynaklanabileceğini düşünüyordu. Ancak yeni çalışma, bu kadar yavaş dönen yıldızların bu tür sinyalleri üretemeyeceğini öne sürüyor.
Bilim insanları bu çalışmanın, diğer benzer sinyalleri deşifre etmeye yardımcı olarak bu tür sinyalleri anlamaya fayda sağlamasını umuyor.
Çalışma, hakemli dergi Nature Astronomy'de yayımlanan "Periodic radio and X-ray emission from an accreting white dwarf binary" (Madde biriktiren beyaz cüce yıldız çiftinden gelen periyodik radyo ve X ışını emisyonu) başlıklı yeni bir makalede anlatılıyor.
Independent Türkçe
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة