Suriye'nin güneyinde Rus destekli Beşinci Kolordu’nun dağıtılması planlanıyor

Çözüm merkezinin açılması ardından Nahta ilçesindeki Rus askeri polisi (Horan Free League)
Çözüm merkezinin açılması ardından Nahta ilçesindeki Rus askeri polisi (Horan Free League)
TT

Suriye'nin güneyinde Rus destekli Beşinci Kolordu’nun dağıtılması planlanıyor

Çözüm merkezinin açılması ardından Nahta ilçesindeki Rus askeri polisi (Horan Free League)
Çözüm merkezinin açılması ardından Nahta ilçesindeki Rus askeri polisi (Horan Free League)

Rus tarafı ve Suriye rejiminin Dera'daki Güvenlik Komitesi, Dera'nın doğu kırsalında 2018'den bu yana uzlaşım anlaşmasına tabi olan bölgelerde Rus haritasının uygulamasını tamamlıyor. Diğer yandan Hmeymim Hava Üssü’ne bağlı Beşinci Kolordu askeri gücünün dağıtılacağına dair haberler mevcut.
Çarşamba sabahı Rus polisi, Suriye rejim güçleri ve Güvenlik Komitesi’ne bağlı subaylar, dün sabah, Dera'nın doğusundaki Nahta, el-Meliha eş-Şarkıyye ve el-Garbiyye ilçelerine girdi. Bu gelişme, kasabaların ileri gelenleri ile yeni bir uzlaşı anlaşması hükümlerinin uygulanması ve hafif silahların teslim edilmesi yönünde iki gün önce varılan anlaşmanın ardından geldi. Rus polisi, Nahta’daki Belediye Meclisi binasına Suriye ve Rusya bayrakları altında çözüm ve silah teslimi merkezi kurdu.
Nahta, Meliha eş-Şarkıyye ve el-Garbiyye kasabalarından silah teslim etme ve uzlaşıda bulunma yönünde aranan 140 kişinin ismini yayınlayan Güvenlik Komitesi ise bölgenin ileri gelenlerine yaptığı açıklamada, anlaşmanın uzlaşıda bulunmak isteyen sivilleri içereceğini açıkça belirtti. Suriye ordusundan kaçanların haklarında askeri yargıdan af kararı çıkarılarak askeri birliklere teslim edileceklerini belirten komite, uzlaşının Suriye ordusunda zorunlu ve yedek hizmeti yerine getirmeyenleri kapsadığını, bunun için başvuranların teslimlerini bir yıl süreyle erteleyebileceklerini açıkladı.
Yerel kaynakların bildirdiğine göre, söz konusu uzlaşı merkezinin açılışı ardından yapılan toplantıda Güvenlik Komitesi, isimlerinin listede geçmesi ardından aranan ancak kasabayı terk edenler geri dönmedikleri taktirde takip edilmeleri gereğini belirtti. Aynı zamanda daha fazla silahın teslim edilmesini talep etti. Diğer yandan durumu sakinleştirmeye ve uzlaşı prosedürlerini normal şekilde tamamlamaya yönelik sivil çabalar da kaydedildi.
Kasabanın ileri gelenleri ise kasabayı terk edip arananların Suriye devletine karşı herhangi bir eylemde bulunmayacağına dair söz verdi. Rejime bağlı bir askeri gücün iki gün önce Nahta kasabasından aranan kişilerden ikisinin evine baskın düzenleyerek mallarına el koyması ve evlerini yakması ardından aranan şahısların tutuklanma korkusuyla kaçtığı da belirtildi.
Rejim güçleri, Dera'nın doğusundaki el-Hirak şehri ile es-Sura ve Alma kasabalarında güvenlik şeridi çekerek giriş ve çıkışları kapattı. Güvenlik Komitesi, bu adımların gerekli tüm silahlar teslim edilene kadar geçici olduğunu, rutin bir tarama ve denetim yapıldığını bölge ileri gelenlerine bildirdi. Bu işlemlerin tamamlanması ardından yolların yeniden açılacağı, gerekli silah miktarı konusunda bölgenin ileri gelenleri ile komite arasındaki anlaşmazlığın çözüleceği ve güvenlik şeridinin kaldırılacağı tahmin ediliyor.
Dera'dan aktivistler, Hava Kuvvetleri İstihbaratı’na bağlı rejim güçlerinin Salı akşamı el-Kavs Kontrol Noktası olarak bilinen el-Gariya eş-Şarkıyye beldesindeki en önemli askeri kontrol noktalarını kaldırdığını bildirdi. Bu gelişme, Rus haritasının uygulanması ve son birkaç gün içinde Dera'nın doğu kırsalındaki el-Gariya eş-Şarkıyye ve el-Garbiyye ve Hirbet Gazale ilçelerindeki yeni uzlaşı sağlanması ardından geldi.
Yeni Rus haritası ve Dera'nın doğusundaki Busra eş-Şam'da bulunan Beşinci Kolordu konusundaki yeni anlaşma yaklaşırken, Güney Suriye'deki Beşinci Kolordu'nun dağıtılması veya bağlılığının Askeri İstihbarat Şubesi’ne aktarılması konusunda bazı haberler mevcut. Ancak 2018 yılından bu yana uzlaşı gruplarından oluşan Beşinci Kolordu'ya bağlı 8. Tugay güçleri liderliği tarafından resmi bir açıklama yapılmadı.
Dera'dan aktivistler ise nereye bağlı olursa olsun söz konusu askeri oluşumu dağıtmanın kolay olmayacağını, zirâ kolordunun 2018'de rejimin bölgeyi kontrol altına alması öncesinde Rusya ile uluslararası veya bölgesel bir mutabakatla geldiğini belirtti. Son üç yılda Rusların dikkatini kazanan kolordu, ek özellikler de elde etti. Suriye'nin güneyinde önde gelen eski muhalefet liderlerinden sayılan lideri Ahmed el-Avde, 2018'de Rus tarafıyla müzakere ve uzlaşıyı yürüten ilk kişi sayılıyor.



Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
TT

Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam’a yakın kaynaklar, dün akşam Zintan kentinde yaşanan silahlı çatışmalar sırasında Seyfülislam’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Kentte meydana gelen olayların ardından ölümünün koşullarına ilişkin çelişkili bilgiler bulunduğu belirtildi.

rgtbhyjuk

Seyfülislam Kaddafi’nin üvey kardeşi Muhammed Kaddafi, kendisine ait olduğu belirtilen Facebook hesabından yaptığı paylaşımla, dün akşam yaşanan ölümü doğruladı. Muhammed Kaddafi paylaşımında, “Kardeşin kaybı çok acı. Bu musibetin ağırlığını kelimeler tarif etmekte yetersiz kalıyor. Onu Allah’a emanet ediyor, rahmetiyle kuşatmasını ve bize sabır ve metanet vermesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhammed Kaddafi ayrıca, “Kardeşimin kaybından duyduğumuz üzüntüyü ailemiz ve sevdiklerimizle paylaşırken, Allah’tan vatanımızı her kaybın ardından telafi etmesini, tüm Libyalılara sabır ve teselli vermesini, bu anların ayrışma ve çekişmeye değil, sağduyuya ve merhamete vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Seyfülislam’ın çatışmalar sırasında öldürüldüğü yönündeki anlatımlar ağırlık kazanırken, Muhammed Kaddafi, kardeşinin ‘ani bir felç sonucu’ hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan Libyalı bir siyasetçi, Seyfülislam’ın ölümünün “Libya’da yeni bir kan dökülmesi sürecinin önünü açacağı, kaosu artıracağı ve ulusal uzlaşmaya dair tüm umutları sona erdireceği” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfülislam’ın avukatı Halid ez-Zaidi de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ölümü doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Öte yandan, Seyfülislam’ın Libya Siyasi Diyalog Forumu’ndaki temsilcisi Abdullah Osman, Seyfülislam’ın dün akşam ülkenin batısında yaşanan kanlı çatışmaların ardından hayatını kaybettiğini teyit etti.

Bu gelişme, zaten karmaşık olan Libya siyasi tablosunda ani ve köklü bir değişime işaret ediyor. Zira Seyfülislam Kaddafi, temsilcileri aracılığıyla, Başkanlık Konseyi tarafından yürütülen ‘ulusal uzlaşı’ sürecinin etkili aktörlerinden biri olarak görülüyordu.

rbhyju

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı 444. Muharebe Tugayı, Zintan kentinde yaşanan çatışmalar ve Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğüne ilişkin haberlerle herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları ‘kesin bir dille’ yalanladı.

Tugaydan yapılan açıklamada, “444. Muharebe Tugayı’nın Zintan kenti içinde ya da coğrafi çevresinde herhangi bir askeri varlığı veya saha konuşlanması bulunmamaktadır. Ayrıca Seyfülislam Kaddafi’nin takibine yönelik tugaya verilmiş herhangi bir talimat ya da emir söz konusu değildir. Bu tür bir görev, askeri ya da güvenlik sorumluluklarımız arasında yer almamaktadır” denildi.

Açıklamada, tugayın Zintan’da yaşananlarla ilgisi olmadığı vurgulanarak, “Orada meydana gelen çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı herhangi bir bağımız yoktur” ifadesi kullanıldı.

444. Muharebe Tugayı, medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarına da çağrıda bulunarak, bilgilerin aktarımında titiz davranılmasını, resmî açıklamalara dayanılmasını ve ‘kafa karışıklığı yaratmayı, kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan söylentilere’ itibar edilmemesini istedi.

Seyfülislam Kaddafi, Muammer Kaddafi’nin ikinci oğluydu ve iktidara geri dönme arayışında olan tek oğul olarak öne çıkıyordu. Ancak 2011’deki ‘devrim’ sırasında, aralarında ülkenin ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürüten Mutasım Billah’ın da bulunduğu üç kardeşi gibi hayatını kaybetti.

ujuj

Kaddafi rejiminin son sözcüsü Musa İbrahim de Seyfülislam Kaddafi’nin ölümünü duyurarak, “Onu haince öldürdüler. O, tüm halkı için birleşik, egemen ve güvenli bir Libya istiyordu. Bir umudu ve geleceği katlettiler, kin ve nefreti ektiler” ifadelerini kullandı.

Musa İbrahim, bunun arkasındaki amacın ‘daha fazla kan dökülmesi, Libya’nın bölünmesi ve ulusal birlik yönündeki her türlü projenin yok edilmesi’ olduğunu savundu.

Açıklamasında, “Seyfülislam’la iki gün önce konuşmuştum; onun gündeminde sadece huzurlu bir Libya ve güvende yaşayan Libyalılar vardı. Filistin ve ümmetin davalarına destek için yazdı ve açıklamalar yaptı. Buna karşın, ülkeyi yöneten ve yabancılar tarafından iktidara getirilenler sessiz kaldı” diyen Musa İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı: “Onun en güçlü aday ve ülke genelinde en geniş tabana sahip isim olduğunu biliyorlardı.”

Seyfülislam Kaddafi, Trablus’un 160 kilometre güneybatısında bulunan Zintan kentinde, sıkı güvenlik önlemleri altında yaşamını sürdürüyordu. Yaklaşık 10 yıl boyunca kamuoyunun karşısına çıkmayan Seyfülislam, 2021’de yapılması planlanan seçimler için adaylık başvurusu yapana kadar gözlerden uzak kaldı. Bu süreçte Zintan ile Libya’nın güneyindeki bazı kentler arasında gidip geldiği belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch – HRW), geçtiğimiz haziran ayında Libya’daki adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve yetkililerden ‘Seyfülislam’ın tutuklanarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesini’ talep etmişti.

Seyfülislam’ın öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ardından, Zintan ve ülkenin kuzeybatısındaki Beni Velid kentlerinde silahlı ve sivil kalabalıkların toplandığı bildirildi. Bu gelişmeler, 444. Muharebe Tugayı’nın suikasta karıştığı yönündeki suçlamalar eşliğinde yaşandı.

Çatışmalar sırasında, Seyfülislam Kaddafi’nin yakın koruması Tuğgeneral el-Acmi el-Uteyri’nin yaralandığına dair bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Öte yandan, Zintan’daki bazı yerel güçlerin Seyfülislam’a yönelik tutumunda dikkat çekici bir değişim yaşandı. 12 Ocak’ta, ‘kendisine atfedilen suçların zaman aşımına uğramadığı’ gerekçesiyle adalete teslim edilmesi yönünde çağrılar yapıldığı ve bunun kentte bölünmeye yol açtığı belirtildi.

Zintan kentini kontrol eden silahlı gruplardan biri olan Ebu Bekir es-Sıddık Tugayı, Doğu Libya Parlamentosu tarafından çıkarılan genel af yasası uyarınca Seyfülislam’ı Haziran 2017’de serbest bırakmıştı. Tugayın, Seyfülislam’ı yaklaşık 10 yıl boyunca gözetimi altında tuttuğu, 2021’de seçimlere adaylık başvurusunda bulunmasıyla birlikte kamuoyunun karşısına çıktığı kaydedildi.


Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
TT

Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)

Suriye hükümeti güvenlik güçleri dün, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile varılan ve Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin Suriye devletine entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşması kapsamında, kuzeydoğudaki Haseke kentine konuşlandı.

Gazeteciler, öğleden sonra İçişleri Bakanlığı'na ait 20'den fazla araçtan oluşan bir konvoyun Haseke'ye doğru hareket etmeye başladığını gözlemledi. Bir güvenlik kaynağı da Suriye TV'ye "güvenlik güçleri Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab (Kobani) şehrinin güneyindeki Şeyh bölgesine girdi ve kademeli olarak tüm bölgeye yayılacak" dedi.

Askeri uzman ve siyasi analist İsmat el-Absi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşma gereği Haseke ve Kamışlı'ya konuşlandırılacak iç güvenlik güçlerinin "sadece şehir merkezlerinde olacağını, tüm mahallelere yayılmayacağını" belirtti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere de konuşlandırma yapılacağını belirten el-Absi, bunun "bölgedeki güvenlik, askeri ve idari kurumların yeniden birleştirilmesi sürecinde kalıcı bir adım olduğunu ve sadece kısa vadeli bir güvenlik önlemi olmadığını" ifade etti.


Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Kudüs'te ABD elçisi Steve Wittkoff'a, Filistin Yönetimi'nin savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetiminde "hiçbir şekilde" yer almayacağını söyledi.

Netanyahu'nun ofisi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başbakan, Filistin Yönetimi'nin (Gazze) sektörünün yönetimine hiçbir şekilde katılmayacağını açıkça belirtti" ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği Gazze ateşkes planına göre, savaş sonrasında Filistin Yönetimi'nin rolü belirsizliğini koruyor.