Kuveyt Emiri’nden af kararının önünü açmaya yönelik görevlendirme

Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Marzuk Ali El Ganim. (Şarku’l Avsat)
Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Marzuk Ali El Ganim. (Şarku’l Avsat)
TT

Kuveyt Emiri’nden af kararının önünü açmaya yönelik görevlendirme

Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Marzuk Ali El Ganim. (Şarku’l Avsat)
Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Marzuk Ali El Ganim. (Şarku’l Avsat)

Kuveyt Emirlik Divanı İşleri Bakanı Şeyh Muhammed Abdullah el Mübarek es-Sabah, Kuveyt Emir Şeyh Nevvaf el- Ahmed el-Cabir es-Sabah'ın Ulusal Meclis Başkanı, Başbakan ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’nı af kararının çıkarılmasına hazırlık yapılması için görevlendirildiğini duyurdu. Açıklamada görevlendirme kapsamında geçmiş dönemlerde hüküm giymiş aktivistler ve Kuveytli politikacıların affedilmesi için hüküm ve koşulların teklif edilmesi olduğu kaydedildi.
Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Marzuk Ali El Ganim, Kuveyt Emiri’nin Ulusal Meclis Başkanı, Başbakan’ı ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’nı af kararnamesinin yayınlanmasına hazırlık olarak geçmiş dönemlerde çeşitli davalardan hüküm giymiş bazı Kuveytlilerin affedilmesine dair kontrolleri ve koşulları önermeleri için görevlendirdiğini vurguladı.
Söz konusu gelişme, Kuveytlilerin yurt dışında ikamet eden parlamento muhalefetinin liderlerinin yanı sıra bazı aktivistleri ve yazarları, özellikle 2011'de Ulusal Meclis'i basmakla suçlananları affetmek için kararname yayınlanmasını bekledikleri bir zamanda geldi. Kamu kurumları ile ilişkili suçlardan hüküm giyen çok sayıda mahkum bundan yaralanırken gelişmeler muhalefetle yaşanan çok sayıda siyasi tartışmanın da sayfalarını aralıyor.
Kuveytli Bakan dün yaptığı açıklamada Kuveyt Emiri’nin, Ulusal Meclis'ten 40 milletvekilinin iş birliği yapma ve siyasi istikrarı sağlama konusundaki isteğini teyit eden çağrısının ardından halkın onurlu gelenekleri ve ülkesinin çıkarları için ulusal birliği korumak adına Kuveyt Ulusal Meclis ve Bakanlar Konseyi'ne mesajlarını ilettiğini söyledi. Kuveyt Emiri’nin anayasanın 75’inci maddesi uyarınca anayasal hakkını kullanmaya kara verdiğini ifade eden Bakan, Ulusal Meclis Başkanı’nı, Başbakan’ı ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’nı affın yayınlanmasına hazırlık olarak geçmiş dönemlerde davalardan hüküm giymiş bazı Kuveyt vatandaşları için af şart ve koşullarını önermekle görevlendirdiği bir kararname çıkardığını dile getirdi.
Hâlihazırda Türkiye'de bulunan eski muhalefet milletvekilleri 2011'de meclisi basmak suçundan hapis cezasına çarptırıldılar. Müslim el Berak, Faysal el Müslim ce Ceman el Herbeş’in af dosyası, hükümet ve muhalefet arasındaki diyalogun merkezinde bulunuyor.
Kuveytli Bakan ayrıca daha fazla siyasi istikrar sağlamanın yollarını tartışmak ve iki makam arasında iş birliğini geliştirmek için yasama ve yürütme makamları arasında ulusal bir diyalog başlatıldığını da duyurdu. Bakan, yasama ve yürütme makamlarının söz konusu yönergeyi takdir ettiğini ve bu diyalogun ülkedeki siyasi gerilimi sona erdirmesini istediklerini dile getirdi.
Kuveyt Emiri, geçtiğimiz ay iktidara gelişinin birinci yıl dönümü vesilesiyle ülkedeki yasama ve yürütme makamları arasında ulusal bir diyalog çağrısında bulunarak herkesi sorunları çözmeye  ve engelleri aşmaya davet etti.
Emir ayrıca her iki otoriteyi siyasi gerilimi azaltmak ve çözüm bekleyen sorunları çözmek için çalışmaya çağırdı.
Ulusal Meclis içinde af yasası ve diğer konulardaki anlaşmazlık, parlamento muhalefeti ile hükümet arasındaki ilişkinin sürekli olarak kötüleşmesine ve Kuveyt'in siyasi bir açmaz yaşamasına neden oldu. Bu anlaşmazlık, parlamentonun feshedilmesine, hükümetin istifasına,  ekonomik reformların engellenmesine ve yatırımların kesintiye uğramasına yol açtı.
Ulusal Meclis’ten 40 milletvekili dün, kapsamlı ulusal uzlaşının ilk adımları doğrultusunda af yasasını onaylaması için Emir’e çağrıda bulundu. Milletvekili Ubeyd el Vesmi önceki gün yaptığı açıklamada, siyasi görüşü nedeniyle hüküm giyen Kuveytliler için affın onaylanmasını kapsamlı ulusal uzlaşının ilk adımı olarak değerlendirdi.
Milletvekilleri tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamafa şu ifadeler kullanıldı:
“Dünyanın ve bölgenin tanık olduğu değişiklikler ve büyük zorluklar, hepimizin farklılıkları bir kenara bırakıp tek bir aile ruhu içinde çalışmasını gerektiriyor.”
Açıklamayı imzalayan milletvekilleri, af kararnamesi çıkarılmasının ‘kalıcı siyasi istikrar ve meclis içi ve dışındaki tüm taraflar arasında yeni bir sayfa açmak’ için yapıcı işbirliğine yol açacağını vurguladılar.



Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler kollarını terör örgütü olarak ilan etmesini memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, aşırıcılığı ve terörizmi kınadığını ve Arap devletlerinin güvenliği, istikrarı ve refahına, ayrıca bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkıda bulunan tüm çabalara destek verdiğini teyit etti.


El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.


El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.