Roma imparatorlarının öldürülmesinin ardındaki "karanlık ilke" ortaya çıktı

Araştırmacılara göre Roma imparatorlarının ölümünün ardındaki güç yasası, Pareto ilkesiyle aynıydı

İmparatorluğun en ünlü suikastlarından biri M.Ö. 46'dan M.Ö. 44'e kadar hüküm süren Jül Sezar'ın ölümüydü. Görselde ölümü resmedilen Sezar, 23 kez  bıçaklanmış ve 55 yaşında hayatını kaybetmişti (Wikimedia Commons)
İmparatorluğun en ünlü suikastlarından biri M.Ö. 46'dan M.Ö. 44'e kadar hüküm süren Jül Sezar'ın ölümüydü. Görselde ölümü resmedilen Sezar, 23 kez bıçaklanmış ve 55 yaşında hayatını kaybetmişti (Wikimedia Commons)
TT

Roma imparatorlarının öldürülmesinin ardındaki "karanlık ilke" ortaya çıktı

İmparatorluğun en ünlü suikastlarından biri M.Ö. 46'dan M.Ö. 44'e kadar hüküm süren Jül Sezar'ın ölümüydü. Görselde ölümü resmedilen Sezar, 23 kez  bıçaklanmış ve 55 yaşında hayatını kaybetmişti (Wikimedia Commons)
İmparatorluğun en ünlü suikastlarından biri M.Ö. 46'dan M.Ö. 44'e kadar hüküm süren Jül Sezar'ın ölümüydü. Görselde ölümü resmedilen Sezar, 23 kez bıçaklanmış ve 55 yaşında hayatını kaybetmişti (Wikimedia Commons)

Bilim insanları Roma imparatorlarının en az 4’te üçünün eceliyle ölmediğini ortaya çıkardı. Bu imparatorlar ya savaş alanında ölmüş ya da sarayda yapılan gizli planlarla öldürülmüştü.
İmparatorluk, M.S. 14'te hayatını kaybeden ilk imparator Augustus'tan, imparatorluğun Bizans ve Batı Roma diye ikiye bölündüğü M.S. 395'te ölen Theodosius'a kadar 69 kişi tarafından yönetilmişti.
Brezilya'daki São Paulo Üniversitesi'nden veri bilimcisi Francisco Rodrigues liderliğindeki araştırma ekibinin hesaplamaları, 69 hükümdarın sadece çeyreğinin hastalık veya yaşlılık gibi doğal sebeplerle öldüğünü ortaya koydu. 

Ölümlerin ardındaki matematiksel ilke
Rodrigues, "Bu ölümler rastgele gibi görünse de karmaşık sistemlerle ilişkili diğer birçok olguda güç yasası dağılımı tespit edilmiştir" dedi.
Rodrigues'e göre, Roma imparatorlarının ölümünün ardındaki güç yasası dağılımı, Pareto ilkesi diye adlandırılan istatistiksel ilkeyle aynıydı.
80/20 kuralı diye de bilinen bu ilke, çoğu olayda edilgenlerin kabaca yüzde 80'inin etkenlerin yüzden 20'sinden kaynaklandığını öne sürüyor. İlke, İtalya'daki arazilerin yaklaşık yüzde 80'inin, nüfusun yüzde 20'sine ait olduğunu gözlemleyen İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto'nun adıyla isimlendiriliyor.
Royal Society Open Science isimli hakemli bilimsel dergide yayımlanan araştırmanın yazarları, Roma imparatorlarının ölümlerinin herhangi bir matematiksel modelle ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceğini görmek istedi. 
Bu amaçla ölümleri analiz eden araştırmacılar, hükümdarların doğal yollarla ölene dek hayatta kalma şansının yalnızca yüzde 24,8 olduğu sonucuna vardı. Bu sonuç onları Pareto ilkesine götürdü.

Hükümdarlığın bazı dönemleri daha riskli
Araştırmacılar, hükümdarlık süreleri içindeki bazı yılların daha yüksek öldürülme tehlikesi içerdiğini de ortaya çıkardı.
Bulgulara göre bir imparatorun tahta geçtiği ilk dönemde öldürülme riski son derece yüksekti. Rodriguez, bu durumun yeni imparatorların yeteneklerine dair güvensizlikten kaynaklanmış olabileceğini düşünüyor.
İmparatorların tahta geçmesinden sonra 13 yıl boyunca öldürülme riskinin kademeli olarak düştüğü görüldü. Ancak 13. yılda risk yeniden yükseliyordu.
Araştırmacılar, bu noktada rakiplerin sabrının tükenmiş olabileceğini tahmin ediyor.
"Bu nokta için birkaç olası açıklama tasarladık" diyen Rodrigues, sözlerini şöyle sürdürdü:
"13 yıllık döngüden sonra imparatorun rakipleri, doğal yollarla tahta çıkmalarının mümkün olmadığı sonucuna varmış olabilir. Belki eski düşmanları yeniden bir araya geldi ya da yeni rakipler öne çıktı."
 
Independent Türkçe, ScienceAlert, Daily Mail



Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü hasar gördü

Soyuz MS-28 uzay aracı, Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü'nden Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir keşif gezisi için fırlatıldı. (EPA)
Soyuz MS-28 uzay aracı, Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü'nden Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir keşif gezisi için fırlatıldı. (EPA)
TT

Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü hasar gördü

Soyuz MS-28 uzay aracı, Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü'nden Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir keşif gezisi için fırlatıldı. (EPA)
Soyuz MS-28 uzay aracı, Rusya'nın Baykonur Uzay Üssü'nden Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir keşif gezisi için fırlatıldı. (EPA)

Rusya’nın Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü dün, iki Rus ve bir Amerikalı astronotun Uluslararası Uzay İstasyonu’na fırlatılmasının ardından zarar gördü.

scdfgt
Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsünde, Soyuz MS-28 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na fırlatılan görev ekibi görülüyor. (AP)

Rusya’nın uzun yıllar boyunca ulusal gurur kaynağı olarak görülen uzay programı, son yıllarda kronik finansman eksikliği ve yolsuzluk skandallarıyla mücadele ediyor.

Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nü inceledikten sonra sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ‘fırlatma platformunun bazı bileşenlerinde hasar tespit edildiğini’ duyurdu. Baykonur Uzay Üssü, Rusya’nın insanlı görevler için kullandığı tek fırlatma üssü olma özelliğine sahip.

Roscosmos, platformun durumunu değerlendirirken, “Tüm gerekli yedek parçalar mevcut ve hasarlar yakın gelecekte tamir edilecek” ifadelerini kullandı.

Uzay alanında uzman Rus blog yazarlarına göre, bu olay nedeniyle Roscosmos bir süreliğine fırlatma operasyonlarını gerçekleştiremeyecek. Kazakistan’daki tesisin ciddi şekilde zarar gördüğü belirtiliyor.

Dün saat 04:27’de Baykonur Uzay Üssü’nden fırlatılan Soyuz MS-28 uzay aracı, Rusya’dan iki astronot Sergey Kud-Sverchkov ve Sergey Mikaev ile NASA astronotu Chris Williams’ı taşıyordu. Şarku’l Avsat’ın Roscosmos’tan aktardığına göre araç, günün ilerleyen saatlerinde Uluslararası Uzay İstasyonu’na başarıyla kenetlendi.

Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova ile Washington arasındaki ilişkilerin neredeyse tamamen çökmesine rağmen, uzay hâlâ ABD ile Rusya arasında iş birliğinin az sayıdaki alanından biri olmayı sürdürüyor.

2022’deki Ukrayna saldırısının ardından Rusya’ya uygulanan yaptırımlar kapsamında, birçok Batılı ülke Roscosmos ile ortaklıklarını durdurmuş durumda.


Amerikan-Rus uzay mürettebatı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda sekiz aylık göreve başladı

Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsünde, Soyuz MS-28 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na fırlatılan görev ekibi görülüyor. (AP)
Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsünde, Soyuz MS-28 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na fırlatılan görev ekibi görülüyor. (AP)
TT

Amerikan-Rus uzay mürettebatı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda sekiz aylık göreve başladı

Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsünde, Soyuz MS-28 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na fırlatılan görev ekibi görülüyor. (AP)
Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsünde, Soyuz MS-28 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na fırlatılan görev ekibi görülüyor. (AP)

Üç kişilik Amerikan-Rus mürettebat, dün bir Rus uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na fırlatıldıktan sonra görevlerine başladı.

Rus Soyuz MS-28 uzay aracı Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden saat 04:27'de fırlatıldı.

Uzay aracında NASA astronotu Chris Williams ve iki Rus meslektaşı Sergey Mikaev ve Sergey Kud-Sverchkov bulunuyordu. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre uzay aracı Uluslararası Uzay İstasyonu'na başarıyla kenetlendi.

Jcjc
Soyuz MS-28 uzay aracı, Rusya'nın Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir keşif gezisi için fırlatılırken... 27 Kasım 2025 (Reuters)

Üç astronotun yörünge istasyonunda yaklaşık sekiz ay geçirmesi bekleniyor. NASA, fizikçi Williams ve askeri pilot Mikayev için bunun ilk uzay uçuşu olduğunu açıkladı. Kud-Sverchkov için ise bu, uzaya ikinci yolculuğu olacak.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda mürettebat, NASA astronotları Mike Fincke, Zena Cardman ve Johnny Kim, Japon Uzay Ajansı astronotu Kimiya Yui ve Rus kozmonotlar Sergey Ryzhikov, Alexey Zubritsky ve Oleg Platonov'a katılacak.

NASA, Williams'ın insan uzay keşiflerini ilerletmek ve dünyadaki yaşamın iyileştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla istasyonda bilimsel araştırmalar ve teknik deneyler yürüteceğini duyurdu.


OpenAI, intihar davasında sorumluluğu reddediyor

15 Mart 2023'te Washington DC'deki bir ofisteki ChatGPT logosu (AFP)
15 Mart 2023'te Washington DC'deki bir ofisteki ChatGPT logosu (AFP)
TT

OpenAI, intihar davasında sorumluluğu reddediyor

15 Mart 2023'te Washington DC'deki bir ofisteki ChatGPT logosu (AFP)
15 Mart 2023'te Washington DC'deki bir ofisteki ChatGPT logosu (AFP)

OpenAI, ChatGPT'nin "intihar koçu" olarak hareket etmekle suçlandığı davada bir gencin ölümünün sorumluluğunu reddediyor.

Nisanda hayatını kaybeden 16 yaşındaki Adam Raine'in ebeveynleri, ağustosta OpenAI'la CEO'su Sam Altman'a, OpenAI'ın yapay zeka sohbet robotunun kendini asmasını sağlayacak düğümün nasıl atılacağına dair yönergeler verdiğini ve intihar notu yazması için yardım teklif ettiğini öne sürerek dava açtı.

Salı günü San Francisco'daki Kaliforniya Yüksek Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde OpenAI, Raine'in ölümüne yol açan nedenlerin "ChatGPT'nin amaç dışı, yetkisiz ve kötüye kullanımı, öngörülemeyen kullanımı ve/veya uygunsuz kullanımı" olabileceğini belirtti.

Şirket ayrıca, "sohbet geçmişinin tam olarak incelenmesi, yıkıcı olsa da ölümünün ChatGPT'den kaynaklanmadığını gösteriyor" dedi.

Raine ailesini temsil eden avukat, OpenAI'ın dava dilekçesini "rahatsız edici" diye niteledi.

Avukat Jay Edelson Bloomberg'e yaptığı açıklamada şirketin "kendisi hariç herkeste hata bulmaya çalıştığını, hatta şaşırtıcı bir şekilde Adam'ın ChatGPT'yle tam da programlandığı şekilde etkileşime girerek şirketin kullanım koşullarını ihlal ettiğini öne sürdüğünü" söyledi.

Bu, ChatGPT'nin insanları intihara veya zararlı sanrılara sürüklediğini iddia eden birkaç davadan biri.

Raine'in ebeveynleri eylülde Kongre'de, yapay zekalı sohbet robotlarıyla etkileşime girdikten sonra intihar eden diğer ebeveynlerle birlikte ifade verdi.

Raine'in babası Matthew Raine, senatörlere, "Ödev yardımcısı olarak başlayıp giderek bir sırdaşa ve ardından bir intihar koçuna dönüştü" dedi.

Birkaç ay içinde ChatGPT, Adam'ın en yakın arkadaşı oldu. Her zaman ulaşılabilirdi. Adam’ı, erkek kardeşi de dahil herkesten daha iyi tanıdığını iddia ederek onun duygularını sürekli onayladı.

OpenAI daha sonra ebeveynlerin çocuklarının belirli zamanlarda ChatGPT kullanmasını engellemek için "erişimi engelleme saatleri" ayarlamalarına olanak tanıyan araçlar da dahil gençler için yeni güvenlik önlemleri uygulamaya koydu.

Şirket ayrıca son mahkeme dilekçesinde ChatGPT'nin Raine'e intihar yardım hatları gibi acil durum kaynaklarıyla ve güvendiği kişilerle iletişime geçmeye çağıran mesajları "100'den fazla kez" yazdığını belirtti.

Independent Türkçe