New York Times, Kilis'i mercek altına aldı: "Bize Arapça Öğrettiler. Biz de onlara Türkçe öğrettik"

Türkiye'de resmi verilere göre geçici koruma statüsüyle yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 700 bini geçti (Tara Todras-Whitehill / New York Times)
Türkiye'de resmi verilere göre geçici koruma statüsüyle yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 700 bini geçti (Tara Todras-Whitehill / New York Times)
TT

New York Times, Kilis'i mercek altına aldı: "Bize Arapça Öğrettiler. Biz de onlara Türkçe öğrettik"

Türkiye'de resmi verilere göre geçici koruma statüsüyle yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 700 bini geçti (Tara Todras-Whitehill / New York Times)
Türkiye'de resmi verilere göre geçici koruma statüsüyle yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 700 bini geçti (Tara Todras-Whitehill / New York Times)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times, Türkiye'de Suriyelilerin en yoğun yaşadığı ve zamanla pek çok değişimin meydana geldiği Kilis'i konu aldı.
NYT'nin İstanbul Büro Şefi Carlotta Gall'ın imzasını taşıyan 20 Ekim tarihli haberde Kilis'in, Suriye'deki savaşın ardından "tanınmayacak derecede" değiştiği yazıldı.
Zira resmi verilere göre Kilis'te 105 bini aşkın Suriyeli yaşıyor. Bu, şehirdeki Türk vatandaşı sayısının yüzde 75'i kadar Suriyeli olduğu anlamına geliyor.
Gall, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriyelilere "misafir" gözüyle bakılması çağrısının ilk başta geniş çapta kabul edildiğini ancak zamanla bu konunun tartışmalı bir hale geldiğini yazdı.
Muhalefet partilerinin Suriyelilerin gönderilmesi talebine dikkat çekilen yazıda, Kilis'in "dikkat çekici bir istisna" olduğu belirtildi.
NYT'ye göre Türkler ve Suriyeliler arasındaki sıcaklığın bir sebebi coğrafya. Zira Suriye'nin Halep kentine epey yakın olan Kilis'te, savaştan önce Suriyelilerle ilişki halihazırda vardı.
Gall, şehirdeki etnik çeşitliliğin de kaynaşmaya yardımcı olduğunu düşünüyor. Bölgede çok sayıda Kürt kökenlinin yaşadığını belirten Gall, şehrin yaşlılarının yerel nüfusun önceden Yahudi ve Ermeni ağırlıklı olduğunu söylediğini aktardı.
Haberde hem Türklerin hem de Suriyelilerin göçten kazançlı çıktığı yazıldı.
Kilis'teki Suriyeliler bu şehirde, diğerlerine göre daha iyi karşılandıklarını söylüyor. Vatandaşlığa başvurduğu için sadece adının açıklanmasını isteyen Muhammed de bunlardan biri. "Dürüst olmak gerekirse buradaki Türkler bize çok yardım etti" diyen Muhammed, ırkçılık yaşandığını duyduğunu ancak kendisinin hiç karşılaşmadığını ifade etti.
Abdurrahman Ebu Cemil de "Onların haklarına saygı duyarsanız, onlar da sizinkine saygı duyar" diye konuştu.

"Artık birlikte yaşıyoruz"
Minibüsçülük yapan Kadir Peker, Suriyelilerin gelmesiyle hayatlarının çok değiştiğini kaydetti:
"Bize pek çok yönden fayda sağladılar. Artık birlikte yaşıyoruz."
Şehirde değişiklik yaşananlardan biri de mutfak. Haberde, Türklerin önceden genellikle et yemeyi tercih ettiğini ancak zamanla humus ve falafel gibi Suriye yemeklerinin mutfağa girdiği yazıldı.
Restoran işleten Murat Aygün, işyerinde Türkler kadar Suriyelilerin de çalıştığını belirterek "Bize Arapça Öğrettiler. Biz de onlara Türkçe öğrettik" diye konuştu.
Restoranda çalışan Yalçın Özkır da gülerek "Artık kahvaltıda bile falafel yiyorum" dedi.
Haberde ayrıca Suriyelilerin gelişiyle inşaat patlamasının yaşandığı ve yatırımların arttığı kaydedildi. Muhammed, "Suriyeliler geldikten sonra binalar yükselmeye başladı. Bu şehirde bir devrim yaptılar" ifadelerini kullandı.
Muhammed Waki adlı bir pastacı da çalıştığı yerin bulunduğu sokağın önceden yarısının yıkık dökük olduğunu söyleyerek, "Sokağın yüzde 70'i değişti. Bütün dükkanları yeniledik" dedi. 
Adı açıklanmayan bir yardım kuruluşundan Ömer El-Hacı, Suriyeli çocukları Türk okullarına entegre etmeye dair 5 yıl önce alınan kararın dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Ömer El-Hacı, "Bundan önce Suriyeliler geçici Suriye okullarına gidiyordu. İyi ders çalışamıyorlardı. Arapçayı bile iyi öğrenemiyorlardı. Çocukları Türk okullarına alma kararı, toplulukların kaynaşmasını sağladı. İki halk birbirini anlamaya başladığı için Türkler ve Suriyeliler arasındaki düşmanlık azaldı" dedi. 
Haberde, mültecilerin gelmesiyle bazı olumsuz koşulların doğduğunun da altı çizildi. Buna örnek olarak barınma talebiyle kiraların artması gösterildi.
Ayrıca savaş yüzünden, sınır ötesi ticaretin durduğu da vurgulandı.
 
Independent Türkçe, New York Times, Mülteciler Derneği



Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
TT

Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)

Somali ile ABD arasındaki ilişkiler, Washington’ın Mogadişu’daki hükümetin yararlandığı ek yardımları durdurmayı planladığını açıklamasının ardından en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, tonlarca gıda yardımının akıbetine ilişkin yaşanan anlaşmazlık ortamında meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dış yardımlardan sorumlu müsteşarı, çarşamba günü X platformunda yaptığı paylaşımda, Somalili hükümet yetkililerinin Washington tarafından finanse edilen Dünya Gıda Programı’na (WFP) ait bir depoyu tahrip ettiğini ve savunmasız Somalililer için bağışçılar tarafından sağlanan gıda yardımlarına yasa dışı şekilde el koyduğunu belirtti.

Yetkili, bu nedenle Washington’ın Somali’ye yönelik yardımlarını askıya alacağını ifade etti. Yardımların parasal değerine ilişkin ise henüz net bir bilgi verilmedi.

Somali Dışişleri Bakanlığı ise dün, ABD tarafından sağlanan yardımların çalındığı yönündeki iddiaları yalanladı ve söz konusu yardımların halen WFP’nin kontrolünde olduğunu açıkladı.

Bakanlık, ana yardım deposunun bulunduğu Mogadişu Limanı bölgesinde, ‘mavi depo’ olarak bilinen tesiste genişletme ve rehabilitasyon çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, bu çalışmaların insani yardımların muhafazası, yönetimi veya dağıtımını etkilemediği vurgulandı.

yjuı
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bulunan ofisinde Reuters'e verdiği röportajda (Reuters – Arşiv)

WFP adına konuşan bir sözcü, liman yetkililerinin mavi depoyu yıktığını, WFP’nin ise bu sorunun çözümü ve yardımların güvenli şekilde depolanmasının sağlanması için yetkililerle iş birliği yaptığını söyledi.

Reuters’ın incelediği ve Mogadişu Limanı İdaresi tarafından düzenlenen bir teslimat belgesinde, çarşamba günü itibarıyla, daha önce mavi depodan başka bir depoya taşınan gıda maddelerinin WFP tarafından teslim alındığı belirtildi. Belgenin Somali’deki bir WFP yetkilisi tarafından imzalandığı görülürken, el yazısıyla eklenen bir notta, laboratuvar incelemesinin gıdaların insan tüketimine uygun olduğunu teyit etmesinin ardından nihai teslim almanın onaylanacağı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da çarşamba günü yaptığı açıklamada, yardımların yeniden başlatılmasının, Somali hükümetinin sorumluluk üstlenmesi ve durumu düzeltmeye yönelik adımlar atması şartına bağlı olacağını bildirdi.


Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
TT

Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)

Çin ve İran’a ait savaş gemileri, Güney Afrika’da düzenlenecek ve Rusya’nın da katılımının hedeflendiği deniz tatbikatları öncesinde, dün ülkenin güneyindeki ana deniz üssü açıklarına demirledi.

Güney Afrika’nın 9-16 Ocak tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı Will for Peace (Barış için İrade) tatbikatının, katılımcı ülkelerin birçoğuyla görüş ayrılıkları yaşayan ABD ile gerilimi artırabileceği belirtiliyor.

AFP muhabirleri, çarşamba günü Cape Town’daki False Bay Limanı’nda iki Çin savaş gemisini görüntülerken, dün bu gemilere bir İran savaş gemisi de katıldı. Güney Afrikalı deniz yetkilileri, Çin’in öncülük ettiği tatbikatlara Rusya’ya ait savaş gemilerinin de katılmasının beklendiğini açıkladı.

Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri aralık ayında yaptığı açıklamada, tatbikatların ‘deniz taşımacılığının güvenliği ve denizle bağlantılı ekonomik faaliyetlere’ odaklandığını duyurmuştu. Açıklamada, tatbikatların amacının ‘barışçıl deniz güvenliği girişimlerine destek konusunda iş birliğini derinleştirmek’ olduğu ifade edilmiş, faaliyetlere Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkelerinin deniz kuvvetlerinin yanı sıra, gruba daha sonra katılan Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve son olarak Endonezya’nın da dahil olacağı belirtilmişti.

Ortak tatbikatların Kasım 2025’te yapılması planlanıyordu ancak Johannesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi ile tarihlerin çakışması nedeniyle ertelenmişti. ABD Başkanı Donald Trump, BRICS ülkelerini ‘ABD karşıtı’ politikalar izlemekle suçlamıştı. Güney Afrika ise Rusya ile yakın ilişkileri ve Gazze savaşı nedeniyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım davası açması başta olmak üzere çeşitli politikaları nedeniyle ABD’nin eleştirilerine maruz kalmıştı.

Güney Afrika ordusu ayrıca, 2023 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin birinci yıl dönümüne denk gelen dönemde Rusya ve Çin ile deniz tatbikatları düzenlemesi nedeniyle de eleştirilmişti. Üç ülke ilk ortak deniz tatbikatını 2019 yılında gerçekleştirmişti.


İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
TT

İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)

İran devlet televizyonu, bugün ülke genelinde gece boyunca süren protestolarla ilgili sessizliğini bozdu. Can kayıpları olduğunu ve ABD ile İsrail ile bağlantılı "terörist ajanların" yangın çıkardığını ve şiddeti kışkırttığını iddia etti.

Devlet televizyonunda sabah 8 haber bülteninde yayınlanan kısa haber, gösterilerle ilgili ilk resmi haberdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre haberde, protestoların şiddet olaylarıyla gölgelendiği ve bu olayların can kaybına yol açtığı belirtildi, ancak ayrıntılar verilmedi.

Ayrıca protestolar sırasında "özel araçların, motosikletlerin ve metro, itfaiye araçları ve otobüsler gibi kamuya açık yerlerin ateşe verildiği"  belirtildi.