ABD'li aktör Baldwin film setinde kullandığı silahı ateşledi: 1 ölü, 1 yaralı

Amerikalı aktör Alec Baldwin (AFP)
Amerikalı aktör Alec Baldwin (AFP)
TT

ABD'li aktör Baldwin film setinde kullandığı silahı ateşledi: 1 ölü, 1 yaralı

Amerikalı aktör Alec Baldwin (AFP)
Amerikalı aktör Alec Baldwin (AFP)

ABD'li ünlü aktör Alec Baldwin, film çekimleri sırasında kullandığı silahı ateşlemesi sonucu set ekibinden 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.
ABD medyasının Santa Fe Bölge Şerifi Ofisi'nin açıklamasına dayandırdığı haberine göre, New Mexico eyaletindeki "Rust" filminin setinde bir kaza meydana geldi.
Baldwin'in bir sahnenin çekiminde kullandığı kurusıkı silahı ateşlemesi sonucunda 42 yaşındaki Görüntü Yönetmeni Halyna Hutchins ve 48 yaşındaki Yönetmen Joel Souza vuruldu.
Olay yerine gelen helikopterle hastaneye kaldırılan Hutchins'in hayatını kaybettiği açıklandı.
Ambulansla farklı bir hastaneye kaldırılan Souza'nın tedavisi sürüyor.
Baldwin'in sözcüsü ise basına yaptığı açıklamada, kurusıkı silahın ateş alması sonucu meydana gelen olayın bir kaza olduğunu söyledi.
Emniyet yetkililerinin, silahı incelemeye aldığı bilgisi paylaşıldı.



1970'lerin rock efsanesi: Taylor Swift müziği mahvetti

1970'lerin rockçısı Todd Rundgren'e göre "Taylor Swift vasatlığın zirvesi" (AFP)
1970'lerin rockçısı Todd Rundgren'e göre "Taylor Swift vasatlığın zirvesi" (AFP)
TT

1970'lerin rock efsanesi: Taylor Swift müziği mahvetti

1970'lerin rockçısı Todd Rundgren'e göre "Taylor Swift vasatlığın zirvesi" (AFP)
1970'lerin rockçısı Todd Rundgren'e göre "Taylor Swift vasatlığın zirvesi" (AFP)

1970'lerin rock efsanesi Todd Rundgren, "müziği mahvettiği" gerekçesiyle Taylor Swift'e sert eleştiriler yöneltiyor.

2021'de Rock and Roll Şöhretler Müzesi'ne kabul edilen Rundgren, diğer sanatçıları eleştirmekten hiçbir zaman çekinmedi. 1977'de Meat Loaf'un Bat Out of Hell albümünün yapımcılığını üstlenen şarkıcı, o dönemde bu kayıtta çalışmayı kabul etme sebebinin Bruce Springsteen'le dalga geçmek istemesi olduğunu söylemişti.

Yakın zamanda Vulture'a verdiği röportajda, günümüz sanatçılarından hangisiyle dalga geçmeyi seçeceği sorulduğunda, 78 yaşındaki Rundgren hiç tereddüt etmeden "Tabii ki Taylor Swift" yanıtını verdi.

Rock yıldızı, "Müziği mahvettiği savunulabilir" dedi.

Bu anlaşılabilir bir durum. Sadece, bana göre Taylor Swift vasatlığın zirvesi.

Rundgren, "artık kadın sanatçıların dönemi" olduğunu çünkü 1990'larda erkeklerin müziğe para harcamayı bırakıp video oyunlarına para harcamaya başladığını, geriye kadın dinleyicilerin hakim olduğu bir pazar kaldığını öne sürdü.

Böylece karşımıza Lady Gaga, Taylor Swift, P!nk ve o türden pek çok sanatçı çıktı. Lady Gaga gerçek bir müzisyen. Klasik eğitim almış bir piyanist.

Rundgren şunları ekledi:

Taylor Swift, saç uzatmak dışında kayda değer hiçbir şey yapmıyor. Harika bir şarkıcı değil. Harika bir söz yazarı değil. Harika bir dansçı değil. O, bir zamanlar çok genç olan bir kadın nesli için ve artık o kadınların kızları için de bir rol model çünkü Taylor Swift konserlerine anneler ve kızları birlikte gidiyor.

The Independent, yorum için Swift'le iletişime geçti.

Nazz grubunun kurucu üyelerinden Rundgren, 1972'de çıkardığı ve büyük ses getiren solo albümü Something/Anything?'le şöhrete kavuşmuştu.

"Hello It’s Me", "Can We Still Be Friends?" ve "I Saw the Light" gibi progresif rock şarkılarıyla tanınıyor. Ayrıca Meat Loaf, Hall & Oates, Badfinger ve Patti Smith Group gibi sanatçılar için yaptığı prodüktörlük çalışmalarıyla da biliniyor.

Onlarca yıllık dostu Patti Smith, Ekim 2021'deki törende onun Rock and Roll Şöhretler Müzesi'ne takdim etmişti.

Ancak Rundgren, törene katılmayarak dikkatleri üzerine çekmiş ve "gerçek şöhretler müzeleri emekliler ve ölüler içindir" diyerek Şöhretler Müzesi'ni önemsemediğini açıkça ifade etmişti. Bunun yerine o dönemdeki The Individualist, A True Star turnesine devam etmeyi seçmişti.

Rundgren'den payını alan sanatçılar listesinde Swift'ten başkaları da var. Swift ve Springsteen'in yanı sıra Rundgren'in hakaret ettiği diğer müzisyenler arasında Kanye West, Robbie Robertson, George Harrison ve Rundgren'e "Sodd Runtlestuntle" ve "Turd Runtgreen" (Lennon, Rundgren'in adını İngilizcede "pislik" gibi bir hakaret olarak kullanılan "sod" ve aynı anlamdaki "turd" sözcüklerini çağrıştıracak biçimde bozarak alay ediyor -çn.) gibi ifadelerle hitap ettiği hicivli bir açık mektupla karşılık veren John Lennon da yer alıyor.

Independent Türkçe


Daha çok evcil kedi olan ülkeler daha mutlu

Larry ağzındaki ölü fareyi Downing Sokağı 10 Numara'nın (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -çn.) önüne bırakıyor (AFP)
Larry ağzındaki ölü fareyi Downing Sokağı 10 Numara'nın (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -çn.) önüne bırakıyor (AFP)
TT

Daha çok evcil kedi olan ülkeler daha mutlu

Larry ağzındaki ölü fareyi Downing Sokağı 10 Numara'nın (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -çn.) önüne bırakıyor (AFP)
Larry ağzındaki ölü fareyi Downing Sokağı 10 Numara'nın (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -çn.) önüne bırakıyor (AFP)

Kediler ve taşıdıkları parazitler arasındaki karmaşık bağlantıları ortaya koyan yeni araştırmaya göre, daha fazla ev kedisine sahip ülkelerdeki insanlar daha mutlu olma eğiliminde.

Bir ülkenin ulusal mutluluk puanı, nüfusun genel refah düzeyini ölçüyor ve aile geliriyle sağlık harcamaları gibi ekonomik faktörlerle ilişkilendiriliyor. Bu ölçümü etkileyen başka faktörler de var ancak bunlar nadiren inceleniyor.

Yeni çalışmada Meksikalı bilim insanları, ev kedilerinin ve taşıdıkları parazitlerin varlığını hesaba katarak ulusal refahın temelindeki ilişkileri inceledi.

Araştırmacılar 93 ülkeden gelir, GSYİH, sağlık harcamaları, ev kedisi yoğunluğu ve kedilerden insanlara geçebilen toksoplazma parazitinin yaygınlığına dair verileri derledi. Sonuçta bir ülkedeki kedi sayısı arttıkça ulusal mutluluk düzeyinin de yükseldiğini keşfettiler. Bu bulgu, evcil hayvan sahipliğinin faydaları üzerine yapılan araştırmalarla da tutarlılık gösteriyor.

Mutluluk endeksinin ilk sıralarında yer alan Finlandiya, Danimarka ve İsveç, kişi başına düşen kedi sayısında da başı çekiyordu. Bu ülkelerde her 10 bin kişiye yaklaşık 1700 ila 2 bin kedi düşüyordu.

Ancak kediler toksoplazma taşıdığında bu korelasyon büyük ölçüde ortadan kalkıyordu. Araştırmacılar, toksoplazma yaygınlığı arttıkça ulusal mutluluk düzeyinin düştüğünü tespit etti. Bu durum toksoplazma yaygınlığının en yüksek olduğu ve aynı zamanda mutluluk sıralamasında alt sıralarda yer alan Lübnan, Yemen, Gabon ve Etiyopya gibi ülkeler için de geçerliydi.

Suudi Arabistan ve Brezilya ise toksoplazmanın yaygın olmasına rağmen mutluluk sıralamasında nispeten üst sıralarda yer alan dikkat çekici istisnalar.

PLOS One adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada bilim insanları, "Bulgularımıza göre daha fazla kediye sahip ülkeler daha yüksek mutluluk seviyeleri bildirmeye meyilliyken, toksoplazma gondii'ye daha fazla maruz kalan ülkeler daha düşük mutluluk seviyeleri bildirme eğilimindeydi" ifadelerine yer verdi.

Görsel kaldırıldı.
Cakarta'daki bir parkta gönüllüler, sokak kedisinin kısırlaştırılıp kısırlaştırılmadığını kontrol ediyor (AFP)

Araştırmacılar, "Elbette bunlar ülke düzeyinde kurulan ilişkiler. Dolayısıyla daha fazla kediye sahip olmanın insanları daha mutlu ettiğini ya da toksoplazmanın onları daha mutsuz kıldığını kesin bir dille söyleyemeyiz. Ancak örüntüler daha derinlemesine incelenmeyi hak edecek kadar ilgi çekici" değerlendirmesinde bulundu.

Beklenmedik sonuçlar, karmaşık faktörlere işaret ediyor.

Bilim insanları, kedilerin mutluluk üzerindeki etkisinin ekonomik faktörlerden kaynaklandığından şüpheleniyor. Kedi sahipliği genellikle daha yüksek gelir ve sağlık hizmetlerine daha iyi erişimle ilişkilendiriliyor. Bu durum, enfeksiyon oranlarının düşüklüğünü de açıklayabilir.

Araştırmacılar, "En ilginç bulduğumuz husus, bu sonuçların genellikle ayrı ayrı incelenen faktörleri (refah, sağlık, insan-hayvan ilişkileri ve bulaşıcı hastalıklar) bir araya getirmesi" diye yazdı.

Görsel kaldırıldı.
Aşılanan bir kedi (AFP)


Araştırmacılara göre yeni çalışma, "bazı toplumların neden daha yüksek refah bildirdiğini anlamanın, geleneksel olarak en çok ilgi gören sosyoekonomik koşulların yanı sıra biyolojik ve ekolojik faktörleri de dikkate almayı gerektirebileceğini" gösteriyor.

Uzmanlar, arka plandaki mekanizmaları belirlemek üzere gelecekte yeni çalışmalar yapılması çağrısında bulunuyor.

Araştırmada, "En şaşırtıcı bulgulardan biri, daha fazla kediye sahip ülkelerde toksoplazma gondii'ye maruz kalma oranının daha yüksek çıkmamasıydı. Hatta bu ilişki tam tersi yöndeydi" ifadesi yer aldı.

Bu durum önemli bir noktayı vurguluyor: İnsanlar, hayvanlar ve bulaşıcı hastalıklar arasındaki ilişki sadece hayvanların varlığına değil, aynı zamanda bu etkileşimlerin gerçekleştiği sosyal, ekonomik ve çevresel koşullara da bağlı.

Independent Türkçe


"Yapay zeka hepimizi öldürecek mi?" aramaları fırladı

Yapay zeka araştırmacıları, bu teknolojiyle ilgili uyarılar yayımlıyor (AFP)
Yapay zeka araştırmacıları, bu teknolojiyle ilgili uyarılar yayımlıyor (AFP)
TT

"Yapay zeka hepimizi öldürecek mi?" aramaları fırladı

Yapay zeka araştırmacıları, bu teknolojiyle ilgili uyarılar yayımlıyor (AFP)
Yapay zeka araştırmacıları, bu teknolojiyle ilgili uyarılar yayımlıyor (AFP)

Yapay zekanın insanlığı yok edebileceğine ilişkin korkular sürerken, bu teknolojiden kaynaklanan bir kıyametten nasıl kurtulabileceğimize dair çevrimiçi aramalarda son haftalarda fırlama yaşandı.

Google Trends verilerine göre "Yapay zeka hepimizi öldürecek mi?" aramaları eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 5 binden fazla artarken bu eğilimin başlıca nedeni, eski bir Anthropic araştırmacısının sektörün "hayatımızla kumar oynadığı" yönündeki uyarısıydı.

"Hayatta kalmak için neye ihtiyacınız var?" aramaları da son bir ayda yüzde 1026 arttı. "Su arıtma tabletleri", "doğadan yiyecek toplama rehberi" ve "taş alet yapımı" aramalarının her birinde ise yüzde 500'ün üzerinde artış görüldü.

Arama terimleri, insanların hayatta kalmak için gereken en temel ihtiyaçlar hakkında bilgi edinme isteğini yansıtıyor: Su, yiyecek, barınak ve ilkyardım.

Öğrenme uygulaması Nibble, hayatta kalmaya ilişkin arama eğilimlerini ele aldığı raporunda bu durumu insanların telefona başvurmadan ne kadar az şey bildiklerini fark etmesine bağlıyor.

Raporda, "Bu konular çoğumuza hiç öğretilmedi çünkü onlarca yıldır bunlara ihtiyacımız olmadı" ifadeleri yer alıyor.

Bu arama eğilimi panik belirtisi olmaktan ziyade insanların [bilgi] açığını ilk kez fark etmesinden kaynaklanıyor.

FTR
Sivil eylem grubu PauseAI UK'in 16 Eylül 2026'da Londra'nın merkezindeki Downing Street önünde düzenlediği bir protestoya katılanlar pankartlar ve bir afiş tutuyor (AFP)

Yapay zeka araştırmacılarının kendi kendini geliştiren süper zekanın yükselişiyle ilgili ortaya attığı felaket senaryolarından biri, siber saldırılar yoluyla telekomünikasyon ağlarını ve kritik altyapıyı devre dışı bırakmaları.

Bu da insanların acil durumlarda internetten bilgi arama ya da başkalarıyla iletişim kurma imkanlarını ortadan kaldıracaktır.

Tarihçi Hannah Platts'e göre hayatta kalma ipuçlarına yönelik arama eğilimleri, yalnızca kontrolden çıkmış yapay zekaya duyulan korkudan kaynaklanmayabilir; Platts, bunun giderek dijitalleşen dünyaya bir tepki olabileceğini öne sürüyor.

Nibble bünyesinde uzman olarak görev yapan Dr. Platts, The Independent'a yaptığı açıklamada, "Tarih, hızlı teknolojik ilerlemenin yaşandığı dönemlerin, daha eski ve basit yaşam biçimlerine duyulan hayranlığı sık sık teşvik edebileceğini gösteriyor" dedi.

Teknoloji geliştikçe, basit bir yaşam fikri genellikle insanı rahatlatabilir. Eski becerilere ve geleneksel yaşam tarzlarına yönelik ilgi, modern dünyadan kaçma arzusundan çok, somut görünen ve belki de önemli değişim anlarında kontrol hissi veren pratiklerle yeniden bağlantı kurma arzusunu yansıtıyor olabilir.

Bazıları ise süper zekaya yönelik endişelerin, önde gelen modellerin mevcut yeteneklerini yansıtmaktan ziyade, yapay zeka endüstrisindeki bir avuç isim tarafından abartılmış olabileceğini iddia ediyor.

Yazılım mühendisliği şirketi Sombra'nın kurucu ortağı ve baş teknoloji yöneticisi Yurii Nakonechnyi, "Bana göre bu paniğin büyük bir kısmı, teknoloji kadar piyasa dinamiklerinden de kaynaklanıyor" diyor.

Modeller giderek daha akıllı hale geliyor ve endişeler tamamen temelsiz değil ancak manşetlerde öne sürülen süper zekadan hâlâ çok uzağız ve istifa eden bir avuç tanınmış geliştirici, ne kadar samimi olurlarsa olsunlar bu gerçeği değiştiremez.

Independent Türkçe