FIFA, aralarında kadın futbolcular ve basketbolcuların olduğu 57 kişiyi Afganistan'dan kurtardı

The Independent Özel Haber: FIFA, "en yüksek risk" grubunda sayılan kadın sporcuları kurtarmak için Katar hükümetiyle çalıştı

Afganistan'dan kaçan gruptan 19 kişi kadın basketbol milli takımında yer alıyor (Twitter/moiafganistan)
Afganistan'dan kaçan gruptan 19 kişi kadın basketbol milli takımında yer alıyor (Twitter/moiafganistan)
TT

FIFA, aralarında kadın futbolcular ve basketbolcuların olduğu 57 kişiyi Afganistan'dan kurtardı

Afganistan'dan kaçan gruptan 19 kişi kadın basketbol milli takımında yer alıyor (Twitter/moiafganistan)
Afganistan'dan kaçan gruptan 19 kişi kadın basketbol milli takımında yer alıyor (Twitter/moiafganistan)

The Independent, FIFA'nın Taliban kontrolündeki Afganistan'dan kadın futbolcu ve basketbolcuları kurtardığını ortaya çıkardı.
Futbol ve genel olarak sporla ilişkili, çoğunluğu kadın ve çocuk 57 kadar kişi, çarşamba günü Katar'ın başkenti Doha'ya ulaştı.
Afganistan'dan kaçan gruptan 19 kişi kadın basketbol milli takımında yer alıyor.
Bu kişiler, birkaç kadın hakem ve antrenörün yanı sıra az sayıda kadın bölgesel futbol oyuncusuyla birlikte çarşamba gecesi Kabil'den havalandı.
Başka ülkelerden mülteci statüsü elde etmeye çalışan grup, Doha'dayken gelecek yıl düzenlenecek Dünya Kupası için ayrılmış konaklama yerlerinde kalıyor.
Henüz hangi ülkeye varacakları bilinmese de üçüncü taraf devletlerin üzerinde bir adım öne çıkmaları yönünde baskı var.
Futbolun yönetim organı, "en yüksek risk" grubunda kabul edilen kadın sporcuları kurtarmak için Katar hükümetiyle yakın çalıştı.
The Independent, geçen hafta da FIFA tarafından Afganistan'dan tahliye edilen 100 mültecinin en az 20'sinin kadın futbolcu olduğunu ortaya çıkarmıştı.
Aralarında milli takım oyuncularının da bulunduğu, çoğunluğu kadın ve kız çocuklarından oluşan grup, geçen perşembe Doha'ya giden bir uçakla Afganistan'ın başkenti Kabil'den ayrılmıştı.
Son tahliye hakkında yorum yapan FIFA Başkanı Gianni Infantino şunları söyledi:
"Hem Katar Emiri Majesteleri Şeyh Temim bin Hamad es-Sani'ye hem de Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'ya bu insani görevde bize yardım ettikleri için en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Böylesine zorlu koşullarda futbol camiasının bu üyelerini güvenli bir şekilde yeniden yerleştirmedeki yardımları için de teşekkür ediyoruz. Ayrıca dünyanın dört bir yanından ülke yönetimlerindeki ve futbol camiasındaki dostlarımızı, güvenli ve emniyetli koşullarda yeni hayatlarına başlayabilmeleri için tahliye edilenlere oturma izni ve vize almamızda bize yardım etmeye çağırıyorum."
FIFA, ağustostan bu yana Afganları kurtarmak için Katar'la birlikte çalışıyor ve ülkeden daha fazla sporcuyu tahliye etmeyi umuyor. Futbolun yönetim organı, dünya genelinde ülkeleri kadınlara ve ailelerine kalıcı ev sağlamaya çağırıyor.
The Independent daha önce eylülde milli futbol takımından 32 kız çocuğunun Afganistan'da mahsur kaldığını açıklamıştı.
The Independent'ın geçen ay yayımladığı müteakip haberde, Pakistan'ın Afganistan'da saklanmak zorunda kalan Afganistan genç kadın mill futbol takımından onlarca genç futbolcunun ülkeye girmesine izin vereceği ortaya çıkmıştı.
ABD ve diğer Batılı askerlerin geri çekilmesiyle Taliban ağustos ortasında Afganistan'ın yönetimini ele geçirmişti. Radikal İslamcı grup ülkede en son iktidara geldiğinde kadınların çalışması yasaklanmış, kız çocuklarının okula gitmesi engellenmiş ve kadınlara evden çıkmak istediklerinde erkek bir akrabalarının refakat etmesi şartı getirilmişti.



İnsan hakları örgütleri, resmi makamların inkârlarına rağmen İran'daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısını artırdı

Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)
Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)
TT

İnsan hakları örgütleri, resmi makamların inkârlarına rağmen İran'daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısını artırdı

Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)
Geçtiğimiz perşembe günü Tahran'da düzenlenen rejim karşıtı gösteri sırasında İran polisi göz yaşartıcı gaz kullandı. (AP)

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) bugün yaptığı açıklamada, İran’daki yoğun baskı altında gerçekleşen protesto dalgasında 5 bin 848 kişinin hayatını kaybettiğini doğruladığını duyurdu. HRANA ayrıca, binlerce potansiyel kurbanla ilgili bilgileri halen teyit etmekte olduğunu belirtti.

Protestolar, ekonomik krizin derinleşmesi üzerine Aralık 2025’in sonlarında başlamış, kısa sürede hükümete karşı geniş katılımlı bir hareket halini almıştı. Gösteriler, özellikle 8-9 Ocak tarihlerinde gerçekleşen kitlesel yürüyüşlerle doruk noktasına ulaştı.

İnsan hakları kuruluşları, yetkilileri eşi görülmemiş bir baskı kampanyası yürütmekle suçladı; bu kampanya kapsamında protestoculara doğrudan ateş açıldığı belirtiliyor. Son dönemde ise yoğun güvenlik operasyonları nedeniyle gösterilerin ivmesi azalmış durumda.

HRANA ve diğer gözlemciler, internetin 18 gündür kesik olmasının doğrulama sürecini ciddi şekilde engellediğini ve gerçek ölü sayısının şu ana kadar belgelenen rakamların çok üzerinde olabileceğini kaydetti.

HRANA, 5 bin 848 kişinin öldüğünü doğruladı; bunların 5 bin 520’si gösterici, 77’si 18 yaş altı, 209’u güvenlik güçleri mensubu ve 42’si sivil. HRANA ayrıca halen 17 bin 91 vakayı araştırdıklarını ve en az 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Veriler, tanıklar, kurban aileleri, yerel kayıtlar vee İran’daki resmi olmayan adli ve tıbbi kaynaklardan toplanıyor ve çok aşamalı iç doğrulama süreçlerinden geçiriliyor.

HRANA’nın geçmişteki protesto dalgalarında sağladığı doğruluk oranı, onu uluslararası medya için güvenilir bir referans haline getirmişti. Mevcut ölü sayısının, İran’da son on yıllarda görülen herhangi bir protesto veya karışıklıktan daha yüksek olduğu ve kaos açısından 1979’daki İslam Devrimi dönemini anımsattığı ifade ediliyor.

Öte yandan internet özgürlüğünü izleyen NetBlocks, İran’da kesintinin devam etmesinin, ‘sivil halka yönelik kanlı baskı kampanyasının boyutunu doğrulamayı’ zorlaştırdığını belirtti. NetBlocks, iletişim üzerindeki kısıtlamaların sıkı tutulduğunu ve hükümet hesaplarının resmi otoritenin anlatısını yaymaya devam ettiğini kaydetti.

İranlı yetkililer geçtiğimiz hafta, ilk resmi bilanço olarak 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. İran Şehitler ve Gaziler Vakfı, ölenleri ‘şehitler’ ve ‘isyancılar’ olarak ayırdı; şehitler, güvenlik güçleri mensupları veya sivillerden oluşurken, isyancıların ABD bağlantılı oldukları iddia edildi. Vakıf, ölenlerin 2 bin 427’sinin ‘şehit’ kategorisinde olduğunu belirtti.

ABD’nin Time dergisi dün İran’daki tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, özellikle 8-9 Ocak tarihlerinde ölenlerin sayısının yaklaşık 30 bin kişi olabileceğini aktardı; bu rakam hem resmi hem de insan hakları kuruluşlarının açıklamalarını önemli ölçüde aşıyor.

Buna ek olarak, İran dışında yayın yapan Iran International televizyonu, 8-9 Ocak tarihlerinde güvenlik güçleri tarafından öldürülen İranlı sayısını 36 bin 500’den fazla olarak verdi. Kanal bu bilgiyi raporlar, belgeler ve kaynaklarıyla doğruladığını iddia etti, ancak bağımsız teyit sağlanamadı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu yüksek tahminlere yanıt vererek, açıklamaları ‘Hitler tarzı büyük bir yalan’ olarak nitelendirdi.

Bekayi dün X platformunda yaptığı paylaşımda söz konusu iddiaları reddederek, “Bu, İran sokaklarında öldürmeyi planladıkları sayı değil mi? Başarısız oldular, şimdi medyada bunu çarpıtıyorlar” dedi ve dolaşıma giren rakamları ‘kötü niyetli bir medya dezenformasyonu kampanyası’ olarak nitelendirdi.

Bu arada Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), güvenlik güçleri tarafından öldürülen en az 3 bin 428 göstericiyi belgelediğini açıkladı. Örgüt, nihai ölü sayısının 25 bine kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.


Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir olası saldırının Ortadoğu'da “ciddi” istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.

RT televizyonunda yayınlanan açıklamaya göre Peskov, Moskova'nın “tüm tarafların itidalini korumalarını ve barışçıl bir çözüme odaklanmalarını beklediğini” söyledi.

Ukrayna ile savaşla ilgili olarak Peskov, Başkan Vladimir Putin'in gündeminde Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile herhangi bir görüşme bulunmadığını, ancak böyle bir görüşmenin “çok hızlı” olarak gerçekleşebileceğini ifade etti.

Trump geçen perşembe günü, “büyük bir güç”ün şu anda İran'a doğru ilerlediğini ve ABD'nin oradaki durumu yakından izlediğini söyledi.


Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.