Hizbullah ve Emel Lübnan hükümetini kilitledi

Hizbullah-Emel Şii ittifakı Savcı Bitar’ın görevden alınması talebinden geri adım atarken Bakanlar Kurulu toplantıları düzenlenemiyor

Avn, 21 Ekim’de Mikati ile bir araya geldi (Dalati ve Nahra)
Avn, 21 Ekim’de Mikati ile bir araya geldi (Dalati ve Nahra)
TT

Hizbullah ve Emel Lübnan hükümetini kilitledi

Avn, 21 Ekim’de Mikati ile bir araya geldi (Dalati ve Nahra)
Avn, 21 Ekim’de Mikati ile bir araya geldi (Dalati ve Nahra)

Lübnan hükümetinin bakanlar kurulu toplantısı iki haftadır yapılamıyor. Hizbullah ve Emel Hareketi’nin oluşturduğu Şii ittifakının hükümetteki bakanları, Beyrut Limanı patlaması davasının adli müfettişi savcı Tarık el-Bitar’ın görevden alınması yönündeki talepte bulunmuş, “Şii ikili” olarak adlandırılan ittifak yanlıları Beyrut Adliye Sarayı önünde protesto gösterisi düzenlenmişti. Protesto yürüyüşü sırasında Tayyuna’da çatışmalar yaşanmış ve 7 kişi hayatını kaybetmişti. Tayyuna olayları sonrası Şii İkili hükümeti kilitleme stratejisi izliyor.
Başta Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Temsilciler Meclisi Başkanlığı olmak üzere farklı taraflardan gelen siyasi açıklamalar, Bakanlar kurulu toplantılarının halen sonuçlanma aşamasında olduğunu ve çözüm hattında yapılan çalışmaların sonucunun beklendiğini ortaya koyuyor. Dikkat çekici olan şey ise, Hizbullah’ın 21 Ekim’de yaptığı açıklamada ‘bakanların, kendilerine verilen yetkiler dahilinde, bakanlıklarında üretkenliği hareket geçirme çağrısı yapması’ oldu.
Bu çerçevede Hizbullah milletvekili ve Kültür Bakanı Muhammed Murtaza, 21 Ekim’de Bakanlığı tarafından havalimanına yerleştirilen kültürel eserleri incelerken yaptığı açıklamada, “Tavrımız sağlam. Başbakan bizi kabine toplantısına davet ederse katılırız. Ama yargı makamı ve Adalet Bakanı, adli soruşturmanın faaliyetlerini sonlandırmadan önce kabine toplantısına çağrılmayacağımızdan eminiz. Savcının faaliyetleri soruşturmanın bütünlüğünü tehdit ediyor. Gerçeklerin çarpıtılmasına, mağdurların ailelerinin haklarının zayi edilmesine ve dolayısıyla adalete hızlı erişimin engellenmesine yol açıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığına yakın (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) içerisindeki kaynaklar da aynı tavrı sergilerken, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada “Hem Başbakan Mikati hem de Cumhurbaşkanı Avn, Bakanlar Kurulu’ndaki anlaşmazlığı önlemeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu. Kaynaklar, “Şii İkili, bunun mümkün olmadığını anladıktan sonra Bitar’ın görevden alınması talebini geri çekti. Artık meselenin ele alınması talep ediliyor ve bu da kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı olarak yürütme makamı aracılığıyla mümkün değil. Aksine yargının, yani Yargıç Bitar ile henüz bir araya gelmemiş olan Yüksek Yargı Konseyi’nin görevidir” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Başbakanlık kaynakları, kabinenin ‘işlevsiz’ olduğu iddialarını reddederken, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada “Temaslar devam ediyor, ancak yeni bir şey yok ve hükümet oturumları halen askıda” dedi. Kaynaklar ayrıca, “Mikati, yargı ile ilgili her konunun siyasi otorite tarafından ele alınmadığı yönündeki tavrını sürdürüyor. Uygun ortamın sağlanması beklentisiyle anlaşmazlığın büyümemesi için oturum çağrısında bulunmadı” ifadelerini kullandı.
Aynı şekilde kaynaklar, bakanlık komitelerinin çalışmalarının durmadığını söylerken, dolayısıyla hükümetin faaliyetlerine ara verilmediğini ve son olarak 21 Ekim’de Mikati’nin başkanlık ettiği ve 3 Şii bakanın katıldığı bir toplantı düzenlediğini vurguladı.
Öte yandan Hizbullah, 21 Ekim’deki toplantısında askıya alınan bakanlar kuruluna toplantılarına doğrudan değinmezken, Tayyuna’da yaşananları ‘hain bir saldırı ve katliam’ olarak nitelendirdi.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.