NATO Genel Sekreteri'nden S-400 açıklaması: Savunma tedarikleri ulusal kararlardır

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, müttefiklerin NATO'nun ilk Yapay Zeka Stratejisi konusunda anlaşmaya vardığını, inovasyon projeleri için de 1 milyar avroluk fon oluşturduğunu duyurdu.

AA
AA
TT

NATO Genel Sekreteri'nden S-400 açıklaması: Savunma tedarikleri ulusal kararlardır

AA
AA

Stoltenberg, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki NATO karargahında düzenlenen NATO Savunma Bakanları Toplantısının bitiminde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Savunma bakanlarının bugün Nükleer Planlama Grubu altında bir araya geldiğini belirten Stoltenberg, bu konudaki iş birliğinin nükleer silahlar barışı korumak için kullanıldığı sürece NATO'nun güvenilir bir nükleer ittifak olduğunu garanti etmek için önemli arz ettiğini söyledi.
Stoltenberg, "Müttefikler bugün NATO İnovasyon Fonu oluşturmak için bir anlaşma imzaladı. Bu fonun yeni çıkan ve yıkıcı teknolojiler üzerinde çalışmak için 1 milyar avroluk yatırım yapmasını bekliyorum." diye konuştu.
Söz konusu fonun daha büyük bir resmin bir parçası olduğunu dile getiren Stoltenberg, beraberinde "DIANA" denilen Savunma İnovasyon Hızlandırıcısı'nı da inşa ettiğini, İttifak genelinde teknoloji test merkezleri ve hızlandırıcı siteler ağı sağlayacağını bildirdi.
Stoltenberg şunları söyledi:
"Müttefikler NATO'nun ilk Yapay Zeka Stratejisi üzerine anlaştı. Bu strateji uluslararası hukuka uygun olarak yapay zekanın sorumlu kullanımı için standartlar belirleyecek. Yapay zekanın benimsenmesini nasıl hızlandıracağımızın ana hatlarını çizecek." dedi.

AB-NATO iş birliği
Stoltenberg, "NATO-AB iş birliği şimdiden görülmemiş seviyelere ulaştı." diye konuştu.
AB ile NATO'nun siber uzayda, gerçek zamanlı olarak tehditler ve güvenlik açıkları hakkında bilgi alışverişi yaptığını belirten Stoltenberg, "Ege Denizi'nde deniz misyonumuz, Türkiye ile yaptıkları anlaşmayı uygulamak için AB ile birlikte çalışıyor." ifadesini kullandı.

Ukrayna'nın NATO üyeliği
Stoltenberg, Ukrayna'nın muhtemel NATO üyeliğinden Rusya'nın duyduğu rahatsızlıkla ilgili bir soruya, "Ukrayna'nın ne zaman İttifaka katılmaya hazır olduğuna karar vermek Ukrayna ve NATO müttefiklerinin görevidir. Başka hiçbir ülkenin bu sürece müdahale etme veya söz söyleme hakkı yoktur." yanıtını verdi.

Afganistan
Stoltenberg, Bakanların Afganistan konusunda alınan dersleri değerlendirdiğini de belirtti.
"Taliban'ı Afganistan'ın uluslararası teröristler için güvenli bir sığınak haline gelmemesi, insan hakları ve güvenli geçişler konusunda verdiği sözlerle ilgili nasıl sorumlu tutabileceğimiz konusunda müttefiklerimiz ve partnerlerimizle görüşüyoruz." diyen Stoltenberg, müttefiklerin son haftalarda binlerce Afgan'ın güvenli şekilde yerleştirilmesi için verdiği desteğe teşekkür etti.

S-400 konusu
"Türkiye'nin S-400 dışında başka askeri araçlar için de Rusya'ya yönelme ihtimali" ile ilgili bir soru üzerine Stoltenberg, "Bu, bu toplantıda tartışılan bir konu değildi." dedi.
Stoltenberg şöyle devam etti:
"Savunma tedarikleri ulusal kararlardır. NATO için önemli olan onların NATO ile birlikte çalışabilir olmasıdır. S-400 bir Rus sistemi ve NATO'nun hava ve füze savunma sistemlerine entegre edebileceğimiz bir şey değil. Mesajımız buydu. Ayrıca alternatif sistemler bulma çabalarını nasıl destekleyebileceğimize baktık ve bu çabalar devam edecek."
Stoltenberg, NATO ülkelerinin savunma bakanlarının toplantıların ilk gününde yeni ve kapsayıcı bir savunma planını onayladığını, İttifakın kabiliyet hedefleri üzerinde uzlaştığını, Rusya ve Afganistan gibi konuları ele aldıklarını belirtmişti.
Toplantılarda Türkiye'yi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar temsil etti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.