Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hedefimiz Afrika ülkeleriyle ticaretimizi 75 milyar dolara taşımak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afrika kıtasındaki yatırımlarımızın değeri 6 milyar doları aşmış durumda. Bölgeyle ticaretimiz 2020 yılı sonunda 25,3 milyar dolara yükseldi. Hedefimiz bunu önce 50, bilahare 75 milyar dolara taşımaktır." dedi.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hedefimiz Afrika ülkeleriyle ticaretimizi 75 milyar dolara taşımak

AA
AA

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye-Afrika 3. Ekonomi ve İş Forumu'ndaki konuşmasında, forumun üçüncüsünün yapılması vesilesiyle katılımcıları misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Koronavirüs salgını nedeniyle geçen yıl forumun çevrim içi düzenlendiğini anımsatan Erdoğan, buna rağmen ikinci forumun katılım ve sonuçları itibarıyla başarılı olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü toplantının yüz yüze gerçekleştirildiğini belirterek, "Üstelik Afrika ziyaretinden sonra bunu gerçekleştirmiş olmak bize ayrı bir mutluluk veriyor. Afrika'yı gezdik, dolaştık ve Afrika'nın liderleriyle bir araya geldik. Afrika'da durum nedir, ne değildir, bunları konuştuk. Şimdi de buradayız." diye konuştu.
Ticaret Bakanlığına, Dışişleri Bakanlığına ve Afrika Birliği Sekretaryasına forumun düzenlenmesinde gösterdikleri çabalar dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nu organizasyon için tebrik etti, forumun, Türkiye'nin gönül köprüleri kurduğu Afrika kıtasıyla iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlamasını diledi.
Dün ve bugün yapılan oturumlarda enerjiden tarıma, sağlıktan bankacılık sistemine, inovasyona kadar birçok alanda karşılıklı yatırım fırsatlarının ele alındığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye ile kıta ülkeleri arasındaki potansiyeli harekete geçirecek politika önerileri, foruma katılan yetkin isimler tarafından paylaşıldı. İş birliğimizin güçlü yönlerinin yanı sıra üzerinde hep birlikte çalışmamız gereken başlıklar da forum çerçevesinde tartışıldı, değerlendirildi. Burada gündeme getirilen hususların kıtayla ilişkilerimizi güçlendirme gayretlerimizde bize yol göstereceğine inanıyorum. Koronavirüs salgınının küresel ticareti etkilediği bir dönemde düzenlenen bu forumun iş dünyamız için de ufuk açıcı olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle bir kez daha özgün fikirleriyle forumu zenginleştiren tüm katılımcılara teşekkürlerimi iletiyorum."

"Türk iş dünyasının yatırımlarından Afrikalılar da istifade ediyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika'nın kalplerdeki müstesna yerini her vesileyle dile getirdiğini belirterek, "Afrikalı kardeşlerimize muhabbetlerimizin sadece bir retorik olmadığını kıta genelinde yaptığımız çalışmalarla ortaya koyuyoruz. Afrika'da kapısı çalınmadık dost, yarası sarılmadık gönül, iş birliği yapılmadık ülke bırakmıyoruz. Afrika halklarının da ülkemize ve milletimize aynı samimiyetle yaklaştığını görmekten de ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Ülke olarak biz adım atınca Afrikalı siyasetçiler çok daha büyük bir hüsnükabulle aynen burada görüldüğü gibi buna karşılık veriyorlar." diye konuştu.
Türk iş dünyasının kıta ülkelerindeki yatırımları arttıkça bundan Türk girişimcilerinin yanı sıra Afrikalıların da istifade ettiğini dile getiren Erdoğan, kıtaya yaptığı son seyahatinde buna bir kez daha şahit olduğunu söyledi.
Erdoğan, pazar günü başladığı Afrika temasları kapsamında beraberinde bakanlar ve kalabalık bir iş adamı heyeti ile önce Angola, sonra Togo ve Nijerya'da çok verimli temaslarda bulunduklarını anlatarak, şunları kaydetti:
"Her üç ülkede devlet başkanları ve siyasetçilerle bire bir ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdik. Togo'da ayrıca Burkina Faso ve Liberya devlet başkanlarıyla da bir araya geldik. Ziyaretimiz kapsamında Angola ve Nijerya'da iş forumları düzenledik. Şunu memnuniyetle ifade etmeliyim ki, her üç ülkede de Afrikalı kardeşlerimiz bizi çok büyük bir muhabbetle karşıladı. Afrika'da şahsımıza ve heyetimize gösterilen sıcak ilgi ve samimiyet karşısında bu aziz milletin bir ferdi olmaktan, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olmaktan bir kez daha gurur duydum."
Türkiye'nin Afrika ülkeleri ile ilişkilerini değerlendiren Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde aramızdaki samimi bağların daha da kuvvetleneceğine inanıyorum. Kıta çapındaki yatırımlarımızın değeri 6 milyar doları aşmış durumda. Bölgeyle ticaretimiz 2020 yılı sonunda 25,3 milyar dolara yükseldi. Hedefimiz bunu önce 50, bilahare 75 milyar dolara taşımaktır." dedi.
Erdoğan, "Büyük bir sağlık krizi karşısında Afrika halkları yalnız bırakılmış, salgınla mücadelelerinde sadra şifa olacak hiçbir katkı alamamışlardır. Türkiye'nin öncülüğünde Türk Konseyi üyeleriyle birlikte kıta ülkelerine aşı yardımı da yapacağız. Tıbbi teçhizat ve malzeme desteğinde bulunduğumuz devletler arasında 44 Afrika ülkesi de yer alıyor." " diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşadığımız acılar ortadayken aşı meselesine tamamen maddi çıkar ve kar eksenli yaklaşılmasını doğru bulmuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.



Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
TT

Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)

ABD Adalet Bakanlığı dün, Jeffrey Epstein ile ilgili birkaç bin belge ve ‘medya’ materyalini geri çektiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, New York’ta bir mahkemeye başvuran avukatlar, hükümetin son yayınladığı belgelerdeki hassas bilgilerin sansürlenmesinde yapılan hatalar nedeniyle yaklaşık 100 mağdurun hayatının ‘alt üst olduğunu’ öne sürmüştü.

Yanlışlıkla ifşa edilen materyaller arasında mağdurların yüzlerinin göründüğü çıplak fotoğraflar, isimler, e-posta adresleri ve tam olarak gizlenmemiş diğer tanımlayıcı bilgiler yer alıyordu. Bakanlık, bunun ‘teknik veya insan hatasından’ kaynaklandığını belirtti.

ABD Başsavcısı Jay Clayton, Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açılan insan ticareti davalarını denetleyen yargıçlara yazdığı mektupta, bakanlığın mağdurların veya avukatlarının belirttiği materyallerin neredeyse tamamını, ayrıca hükümetin bağımsız olarak belirlediği ‘çok sayıda’ belgeyi geri çektiğini bildirdi.

Clayton, mağdurlar ve avukatlarının değişiklik talebinin ardından, bakanlığın ‘rapor edilen belgelerle ilgili protokollerini’ revize ettiğini açıkladı.

Yeni mekanizmaya göre, belgeler mağdurlar tarafından bildirildiği anda geri çekiliyor, ardından gözden geçirilip düzeltilmiş bir kopya yeniden yayımlanıyor ve işlemin ‘24 ila 36 saat içinde tamamlanması’ hedefleniyor.

Epstein mağdurlarını temsil eden iki avukat pazar günü, hükümetin isimleri ve diğer kişisel bilgileri gizleme konusundaki binlerce hatayı gerekçe göstererek mahkemeden ‘acil yargı müdahalesi’ talebinde bulundu.

Sekiz kadın, kendilerini Epstein mağduru olarak tanıtarak, yargıç Richard M. Berman’a gönderilen mektuba yorum ekledi. Kadınlardan biri, belgelerin açıklanmasının ‘hayatını tehdit ettiğini’ yazdı. Bir diğeri ise 51 materyalde banka bilgilerinin yer alması nedeniyle ölüm tehditleri aldığını, bunun sonucunda kredi kartlarını ve banka hesaplarını dondurmak zorunda kaldığını belirtti.

ABD Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, pazar günü ABC’nin ‘This Week’ programına verdiği röportajda, hassas bilgilerin gizlenmesi sürecinde bazı hataların meydana geldiğini, ancak Adalet Bakanlığı’nın hızlı bir şekilde müdahale etmeye çalıştığını söyledi.

Blanche, “Bir mağdur ya da avukatı, adının doğru şekilde gizlenmediğini bildirdiğinde, bunu derhal düzeltiyoruz. Bahsettiğimiz sayı, Amerikalıların anlayabilmesi için, toplam materyalin yüzde 0,001’ini geçmiyor” ifadelerini kullandı.

Buna karşın, AP’den onlarca gazeteci dosyaları inceleyerek, bazı belgelerde isimlerin gizlenmiş olmasına rağmen aynı dosyanın diğer kopyalarında açık bırakıldığını tespit etti.


Şemhani: İran nükleer silah edinmeyi hedeflemiyor

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)
TT

Şemhani: İran nükleer silah edinmeyi hedeflemiyor

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah edinmeyi hedeflemediğini söyledi.

İran devlet televizyonunun aktardığına göre Şemhani, Tahran’ın önceki beş müzakere turunda bu tutumunu açıkça dile getirdiğini belirterek, karşı tarafın da buna karşılık adımlar atması gerektiğini ifade etti.

Şemhani, zenginleştirilmiş uranyum stokunun miktarına ilişkin kesin bilginin bulunmadığını belirterek, “Stok enkaz altında kaldı. Güvenlik riskleri nedeniyle şu ana kadar çıkarılmasına yönelik bir girişim olmadı” dedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile temasların sürdüğünü kaydeden Şemhani, zenginleştirilmiş uranyum stokuna erişim ve miktarın tahmin edilmesine yönelik görüşmelerin, güvenlik koşulları gözetilerek devam ettiğini söyledi.

Şemhani ayrıca, İran’ın başka taraflarla değil, yalnızca ABD ile doğrudan ve pratik müzakerelere hazır olduğunu yineledi.

Bu açıklamalar, ABD ile İran arasında nükleer görüşmelerin yeniden başlatılabileceğine dair işaretlerin arttığı bir dönemde geldi. Amerikan ve İranlı kaynaklar, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’nin, bölgesel arabuluculuk çabaları kapsamında cuma günü İstanbul’da bir araya gelebileceğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump da dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, ABD’ye ait savaş gemilerinin İran’a doğru ilerlediğini söylemiş, Washington’un Tahran ile görüşmeler yürüttüğünü ifade etmişti. Trump, bir anlaşmaya varılmasını tercih ettiklerini, aksi halde “olumsuz sonuçlar” yaşanabileceğini dile getirmişti.


Rusya, nükleer kısıtlamaların olmadığı yeni bir dünyaya "hazır"

Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)
Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)
TT

Rusya, nükleer kısıtlamaların olmadığı yeni bir dünyaya "hazır"

Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)
Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov bugün yaptığı açıklamada, Moskova'nın bu hafta sona erecek Yeni START anlaşmasının ardından nükleer silah kısıtlamalarının olmadığı bir dünyanın yeni gerçekliğine hazır olduğunu söyledi.

Ryabkov, ABD'nin Grönland'a çok sayıda füze savunma sistemi konuşlandırması durumunda Rusya'nın askeri alanda telafi edici önlemler almak zorunda kalacağını ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitry Peskov dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Kiev ve Washington ile ikinci tur görüşmeler için kararlaştırılan yeni tarihe katılacağını belirtti. Peskov, ABD arabuluculuğunda Ukrayna krizine ilişkin görüşmelerin bir sonraki turunun 4 ve 5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi'de yapılacağını söyledi. "Bunu teyit ediyoruz... ve Ukrayna krizini çözmek için çalışmaya devam etmeye hazırız" ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin ertelenme nedenine ilişkin bir soruya yanıt olarak Peskov, "Konu, üç tarafın programlarının daha fazla gözden geçirilmesini ve koordinasyonunu gerektirdi ve bu da toplantının ertelenmesini zorunlu kıldı" dedi. Peskov, Moskova'nın "müzakerelere açık olduğunu" vurguladı. "Mevcut gruplar içinde çalışmalar devam ediyor ve biz bu çalışmaları memnuniyetle karşılıyoruz ve Ukrayna'daki krizi çözmek için devam etmeye hazırız."

Sözcü, "Moskova'nın Ukrayna ile temas konusundaki tutumu kesindir" diye belirtti. Bu bağlamda, sözcü, "(Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir) Zelenskiy, cumhurbaşkanlığı düzeyinde doğrudan temas öneriyor ve cumhurbaşkanımız da herhangi bir görüşmenin Moskova'da yapılması şartıyla bunun mümkün olduğunu söyledi" dedi.

Peskov, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik hava saldırılarını askıya alma kararına değinerek, "Daha önce belirtilenlere ekleyecek bir şeyimiz yok. 1 Şubat tarihi, hava saldırılarının geçici olarak askıya alınması olarak ele alındı" dedi.