Ukrayna, Rusya'nın doğal gazı 'silah olarak' kullanmasına karşı Almanya'dan net duruş bekliyor

AA
AA
TT

Ukrayna, Rusya'nın doğal gazı 'silah olarak' kullanmasına karşı Almanya'dan net duruş bekliyor

AA
AA

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Rusya'nın Kuzey Akım 2 ile doğal gazı "silah olarak" kullandığını, Almanya'dan bu konuda net duruş beklediklerini bildirdi.
Kuleba, Ukrayna'da resmi temaslarda bulunan Moldova Dışişleri ve Avrupa Entegrasyonu Bakanı Niku Popesku ile Kiev'de ortak basın toplantısında konuştu.
Avrupa yanlısı Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu'nun seçim zaferinin sadece Ukrayna değil Avrupa bölgesi için de önemli olduğunu ifade eden Kuleba, Sandu'nun Kırım Platformu'na katıldığını ve Ukrayna'nın da Moldova'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her daim desteklediğini kaydetti.
İki ülke arasındaki enerji güvenliği konusunu görüştüklerini ifade eden Kuleba, "Moldova'ya daha önce gaz tedariki sağladık ve bu alanda iş birliğine devam edeceğiz." diye konuştu.
Kuleba, zor zamanlarda iki ülkenin beraberliği konusunda şüphe olmadığını aktararak, birlikte oldukları sürece Rusya'nın baskılarının üstesinden gelebileceklerini anlattı.
Soru üzerine, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün Kuzey Akım 2 gaz boru hattı onay alır almaz ülkesinin Avrupa'ya gaz tedarikini artırabileceği açıklamalarını değerlendiren Kuleba, bunun bir şantaj olduğunu ve Rusya'nın doğal gazı "silah olarak" kullandığını öne sürdü.
Kuleba, Almanya ve ABD'nin, Kuzey Akım 2 gaz boru hattına ilişkin, Rusya'nın bunu silah olarak kullanması durumunda Almanya'nın cevaben önlemler alacağı şeklinde ortak açıklamaları olduğunu hatırlatarak, "Şu an bu durum yaşanıyor ve Almanya'dan bu konuda net duruş bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Ukrayna gaz krizi yaşayan Moldova'ya yardım edecek
Popesku da devlet başkanları ve başbakanlar seviyesinde yüksek iş birliği olduğuna dikkat çekti.
İki ülkenin ortak amacı olan AB üyeliği konusunda iş birliğini görüştüklerini belirten Popesku, bunun yanı sıra bölgesel kriz konularını da ele aldıklarını aktardı.
Popesku, iki ülkenin de birbirinin egemenliğini her zaman desteklediklerini vurgulayarak, Transdinyeper krizinin barışçıl çözümündeki rolü için aracılardan biri olan Ukrayna'ya teşekkür etti.
Enerji konusunu da görüştüklerini ve ülkesinin gaz tedarik krizinin ortasında olduğunu bildiren Popesku, "Ukrayna bu zor günlerinde Moldova'ya gaz tedariki konusunda tüm seviyelerde destek sinyali verdi." diye konuştu.
Popesku, ayrıca iki ülke arasında karşılıklı kimlik kartıyla ziyaret konusunda anlaştıklarını duyurdu.



Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.


Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
TT

Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Hindistan'ın İran'dan petrol almak yerine Venezuela'dan petrol alacağını söyledi.

Trump, Washington'dan Florida'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere, "Bu konuda zaten bir anlaşmaya vardık, daha doğrusu bir anlaşma fikrine vardık" dedi.

Ayrıca Çin'in de Venezuela petrolü satın almak için Amerika Birleşik Devletleri ile bir anlaşma yapmasının memnuniyetle karşılanacağını ifade etti.