Tayvan meselesi yüzünden Pekin ve Washington arasındaki ipler daha da gerildi

Biden, Çin'in Tayvan’a saldırması durumunda adaya askeri olarak yardım edeceklerine dair söz verdi

2019 yılının Şubat ayında Çin-ABD ticaret müzakerelerinin başlatılması için Pekin'de yapılan hazırlıklar (AP)
2019 yılının Şubat ayında Çin-ABD ticaret müzakerelerinin başlatılması için Pekin'de yapılan hazırlıklar (AP)
TT

Tayvan meselesi yüzünden Pekin ve Washington arasındaki ipler daha da gerildi

2019 yılının Şubat ayında Çin-ABD ticaret müzakerelerinin başlatılması için Pekin'de yapılan hazırlıklar (AP)
2019 yılının Şubat ayında Çin-ABD ticaret müzakerelerinin başlatılması için Pekin'de yapılan hazırlıklar (AP)

Dün ABD ve Çin, Tayvan’daki durumla ilgili olarak karşılıklı sert açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki gerilim artarken, ABD Başkanı Joe Biden ‘Çin’in Tayvan’a saldırması durumunda bu adayı askeri olarak savunacaklarını’ vurgularken bu adanın kendi topraklarının bir parçası olduğunu savunan Pekin, Washington’dan bu konuda ‘dikkatli’ olmasını istedi ve egemenlik konusunda ‘uzlaşmaya yer olmadığını’ vurguladı.
Beyaz Saray dün hızla bir açıklama yaparak ABD’nin Tayvan’a yönelik izlediği politikanın değişmediğini belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Başkan politikamızda herhangi bir değişiklik ilan etme niyetinde değil” dedi. ABD yönetimi, hala Kongre'nin ABD'nin kendisini savunması için adaya silah sağlamasını talep ettiği 1979 tarihli Tayvan İlişkileri Yasası’nı izlediklerini vurguladı, ancak Washington'un askeri müdahale olasılığı konusunda belirsizlik sürüyor. Sözcü "Tayvan'la İlişkiler Yasası uyarınca Tayvan'ın kendisini savunmasını destekleme sözümüze bağlıyız ve statükoda tek taraflı bir değişiklik yapılmasına karşı çıkmaya devam edeceğiz" dedi.
Çin, Tayvan'ı topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve adayı er ya da geç, gerekirse zorla geri alacağını söylüyor. Ancak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping yakın bir zamanda adanın Çin anakarası ile yeniden birleşmesinin barışçıl bir şekilde olmasını istediğini dile getirmişti.
Başkan Biden, Perşembe akşamı CNN kanalının sunucusu tarafından Çin’in saldırması durumunda Tayvan'ı savunup savunmayacaklarına ilişkin kendisine yöneltilen soruya yanıt olarak Tayvan hakkında açıklamalar yaptı ve “Evet, bunu yapacağımıza dair bir sözümüz var” dedi. ABD'nin Çin'deki askeri programların geliştirilmesine karşılık verip vermeyeceği sorusuna da olumlu yanıt veren Biden, “Güçlerini artırırlarsa endişelenmeyin. Çünkü Çin, Rusya ve dünyanın geri kalanı bizim dünyadaki en güçlü orduya sahip olduğumuzu biliyor” dedi. Bununla birlikte Biden, ABD ile rekabet eden ülkelerin ‘ciddi bir hata yapabilecekleri faaliyetlere girişmeleri’ olasılığından duyduğu endişeyi dile getirdi. Aynı zamanda Pekin ile yeni bir soğuk savaşa girmek istemediğini de bir kez daha belirtti.
Bu açıklamalar türünün ilk örneği değil. Zira Biden bu yaz ABC kanalına verdiği bir röportajda, benzer bir söz vermiş ve Japonya, Güney Kore ve Tayvan’ın yanı sıra Kuzey Atlantik müttefiklerini savunmak için ‘kutsal bir taahhütten’ bahsetmişti.

Çin’den ABD’ye uyarı
Biden'ın açıklamalarına karşılık Çin, dün Washington'dan Tayvan konusunda dikkatli olmasını istedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, "Çin'in temel çıkarlarıyla ilgili konular söz konusu olduğunda herhangi bir uzlaşmaya yer yoktur" ifadelerini kullanarak Washington'un "Tayvan konusunda dikkatli davranıp konuşması gerektiği" konusunda uyarıda bulundu.
Diğer taraftan Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Zhang Jun, Tayvan meselesiyle ilgili bir soruya karşılık ülkesinin hücum değil, ‘defans’ pozisyonunda olduğunu söyledi. Fransız haber ajansına (AFP) göre Jun “Egemenliğimizi ve topraklarımızın güvenliğini korumak için mücadele ediyoruz” dedi.
Çinli diplomat sözlerine şöyle devam etti:
“Sorun çıkaran biz değiliz. Aksine bazı ülkeler, özellikle de ABD, Tayvan'da tehlikeli bir duruma yol açan riskli eylemlerde bulunuyor. ABD'yi böyle bir davranışa son vermeye davet etmeliyiz. Tayvan'ı bir savaşa sürüklemek kimsenin çıkarına olmaz.”
İki nükleer güç ve dünyanın önde gelen ekonomik güçleri olan ABD ve Çin, aralarındaki bir dizi tartışmalı konuda soğuk savaşa giriyor olsalar da, Tayvan meselesindeki anlaşmazlıkları, aralarında silahlı bir çatışmaya yol açabilecek tek mesele.
Mart ayında ABD Hint-Pasifik Kuvvetleri Komutanı Amiral Philip Davidson, Çin'in bölgedeki en büyük askeri güç olarak ABD'nin yerini alma hedefini gerçekleştirmek üzere altı yıl içinde Tayvan'ı işgal edebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Yaklaşık 23 milyon nüfusa sahip olan Tayvan 75 yıldır Çin İç Savaşı sırasında komünistlerin Çin anakarasının kontrolünü ele geçirmesinin ardından adaya sığınan bir rejim tarafından yönetiliyor.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.