Dibeybe, Katrani’nin ayrılmasıyla ortaya çıkan krizi kontrol altına almaya çalışıyor

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, paralı askerlerin akıbetinin görüşülmesi için Paris Konferansı’na davet edildi.

Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş önceki gün başkent Trablus’ta düzenlenen Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nın kapanış oturumunda Kuveytli mevkidaşı Şeyh Ahmed Nasır es-Sabah ile ortak basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş önceki gün başkent Trablus’ta düzenlenen Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nın kapanış oturumunda Kuveytli mevkidaşı Şeyh Ahmed Nasır es-Sabah ile ortak basın toplantısı düzenledi. (EPA)
TT

Dibeybe, Katrani’nin ayrılmasıyla ortaya çıkan krizi kontrol altına almaya çalışıyor

Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş önceki gün başkent Trablus’ta düzenlenen Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nın kapanış oturumunda Kuveytli mevkidaşı Şeyh Ahmed Nasır es-Sabah ile ortak basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş önceki gün başkent Trablus’ta düzenlenen Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nın kapanış oturumunda Kuveytli mevkidaşı Şeyh Ahmed Nasır es-Sabah ile ortak basın toplantısı düzenledi. (EPA)

Libya Temsilciler Meclisi milletvekillerine, ülkenin doğusundaki Tobruk kentindeki meclis binasında pazartesi günü düzenleyeceği toplantıya katılım çağrısı yaptı. Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, ülkenin doğusundan sorumlu yardımcısı Hüseyin el-Katrani’nin kendisine başkaldırmasının yarattığı krizi kontrol altına almak için yeni girişimlerde bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi İşler ve Barış İnşası Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo da ülkede yaşanan krizlerle eş zamanlı olarak ilk BM gözlemci grubunun Libya’ya ulaştığını bildirdi.
 Libya ziyaretini tamamlayan DiCarlo şu açıklamada bulundu:
“Libyalı yetkililerin talebi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden çıkan yetki doğrultusunda, Libya Ateşkes İzleme Mekanizması’nı desteklemesi için Birleşmiş Milletler gözlemcilerinden oluşan birinci grup (önceki akşam Libya’ya) ulaştı.”
5+5 Ortak Askeri Komite’den ve güvenlik süreciyle ilgili ortak hedefinden övgüyle söz eden DiCarlo, Komite’nin hazırladığı ‘Libya’daki tüm paralı askerlerin, yabancı savaşçıların ve yabancı kuvvetlerin aşamalı, dengeli ve eşzamanlı olarak çıkarılmasına’ yönelik eylem planını ‘önemli bir başarı’ olarak niteledi.
DiCarlo, önceki gün Twitter hesabından yaptığı açıklamada, uluslararası çaptaki Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nda yakalanan ivmenin korunması gerektiğini vurgulayarak özgür ve tarafsız parlamento ve devlet başkanlığı seçimlerinin 24 Aralık’ta düzenlenmesinin son derece önemli olduğunu belirtti. Libyalı liderlere ve kurumlara, seçim sürecinde hedeflenen kadın katılımını ve yeni Meclis’te sandalyelerin en az yüzde 30’unun kadınların almasını güvence altına alma çağrısında bulunan DiCarlo, seçimlerin düzenlenmesi için teknik destek sunmaya devam etme sözü verdi.

Fransa’dan Menfi’ye davet
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan Fransa’nın başkenti Paris’te birçok ülkeden devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla düzenlenecek uluslararası konferansa katılım daveti aldı. İki liderin gündeminde, Libya topraklarındaki paralı askerlerin ve yabancı güçlerin çıkarılması meselesinin olması bekleniyor.
Menfi, önceki gün bakanlar düzeyinde uluslararası katılımla düzenlenen Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı çalışmalarına katılan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile bir araya geldi. Menfi, Le Drian ile görüşmesinde Libya halkının sürdürülebilir istikrara ulaşma beklentilerini gerçekleştirecek şekilde parlamento ve devlet başkanlığı seçimlerinin eşzamanlı yapılarak mevcut aşamanın aşılması için uluslararası alandaki çabaların uyumluluğunun önemini vurguladı.
Le Drian da yeni yönetimin iktidara gelmesinden bu yana ülke genelinde hayatın normale döndüğüne ve istikrarın sağlandığına şahit olduğunu belirterek başkent Trablus’ta hakim olan huzur ve güven ortamından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Le Drian ayrıca seçimlerin belirlenen tarihte yapılmasına yönelik umudunu dile getirdi. Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nın kapanış bildirisinde, Libya’nın egemenlik, bağımsızlık, bölgesel barışına ve ülke birliğine bağlı kalan ve Libya’nın içişlerine yönelik müdahaleleri kesin surette reddeden Dibeybe hükümetinin, silah yasağını delme ve Libya’da kaos çıkarma girişimlerini kınadığı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Libya’ya ilişkin kararlarını uygulamaya, 1. ve 2. Berlin Konferansları’ndan çıkan kararlara ve Libya Siyasi Diyalog Forumu’nda kabul edilen yol haritasına bağlı kaldığı ifade edildi.
Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş, konferansın kapanış bildirisini Kuveytli mevkidaşı Şeyh Ahmed Nasır es-Sabah ile düzenlediği ortak basın toplantısında okudu. Menguş, Libyalı yetkililerin uluslararası yükümlülük ve taahhütlere bağlı olduğunu, hukuka saygı duyduğunu, İnsan Hakları Konseyi’ne bağlı Bilirkişi Heyeti ile iş birliği yaptığını ve işlerini kolaylaştırdığını belirtti. Ayrıca Dibeybe hükümetinin 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin ateşkes anlaşmasındaki maddeleri uygulamak için harcadığı çabaları ve Komite çalışmalarının 13’üncü turunda kabul edilen eylem planını da desteklediğini vurguladı.
Ulusal Birlik Hükümeti İçişleri Bakanlığı da polis ve güvenlik memurları ile tüm güvenlik birimlerinin Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı’nın güvenliğini sağlamada gösterdiği çabalara övgüde bulundu. Bakanlığın açıklamasında, bu çabaların Libya Devleti’nin örnek imajını ortaya koyduğu belirtildi.
Diğer yandan Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, ülkenin doğusundan sorumlu olan yardımcısı Hüseyin el-Katrani krizini kontrol altına almaya çalışıyor. Katrani, Dibeybe’yi Sireneyka bölgesini görmezden gelmekle suçladıktan sonra hükümetten ayrıldı. Dibeybe, yardımcısı Ramazan Ebu Cennah başkanlığındaki 10 kişilik bir hükümet heyetini resmi çalışmalar kapsamında bir haftalığına ülkenin doğusundaki Bingazi kentine gönderdi. Söz konusu ziyaretle Katrani ile görüşme gerçekleştirilmesi, hükümete karşı aldığı pozisyonun tartışılması ve görevine dönmeye teşvik edilmesi amaçlanıyor.

Şukri’den Bingazi’ye ziyaret
Mısır Konsolosluk binasının hazırlanmasıyla ilgili devam eden çalışmaları yerinde incelemek için önceki gün Bingazi kentini ziyaret eden Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katrani ve Bingazi Belediye Başkanı’nın da aralarında bulunduğu Libya’nın doğusun önde gelen isimlerle ortak iş birliğini güçlendirme yollarını görüştü. Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sefir Ahmed Hafız, Bakan Şukri’nin Mareşal Halife Hafter ile görüşmesinde ‘Mısır’ın, Libya’nın güvenlik ve istikrarının sağlanması çabalarına tam destek sağladığını ve kardeş Libya halkının birleştirici ve müreffeh bir ülkenin ortak bayrağı altında geleceğe doğru yeni bir başlangıç yapma, ülkeyi, birliğini, egemenlik ve istikrarını geri alma beklentilerini karşılayacak şekilde Libya krizinin çözüme kavuşmasına büyük önem verdiğini’ dile getirdi.
Libya Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Blihak dün yaptığı kısa açıklamada, Meclis Başkanlığı’nın milletvekillerine, pazartesi günü Tobruk’ta düzenlenecek oturuma katılma daveti gönderdiğini belirtti. Oturumun gündemine ilişkin ise detay vermedi.



Üçüncü Akım… Süveyda’daki çıkmazı sonlandırmak için sivil girişim

İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
TT

Üçüncü Akım… Süveyda’daki çıkmazı sonlandırmak için sivil girişim

İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)

Suriye’nin çoğunluğu Dürzi nüfusa sahip Süveyda vilayetinden akademisyenler ve aydınlar, dün ‘Üçüncü Akım’ adıyla açık bir sivil inisiyatif başlattı. Girişimin, toplumdan doğacak bir sivil kurtarma heyeti oluşturulması yoluyla toplumu korumayı ve kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi. İnisiyatifin ayrıca, Suriye hükümeti ile vilayetin geniş kesimlerinde etkili olan fiili otorite arasında süren ‘kilitlenmiş’ durumdan çıkış hedefi taşıdığı ifade edildi.

Üçüncü Akım’ın hedefleri arasında, Süveyda’nın birleşik Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunun vurgulanması ve çözümün temelini uzlaşıya dayalı idari yerinden yönetim anlayışının oluşturması yer alıyor.

Girişimi başlatanların Süveyda’daki ve yurt dışındaki Süveydalılara hitaben yayımladığı bildiride şu ifadelere yer verildi: “Biz, Süveyda vilayetindeki tıkanmış gerçekliğin dayattığı Üçüncü Akım’ız. Toplumu koruma, istikrarını, onurunu ve güvenliğini sağlama yönündeki ahlaki ve tarihsel sorumluluğumuzdan hareketle, sesimizi cesaret ve şeffaflıkla yükseltiyoruz.” Şarku’l Avsat’ın ulaştığı belgede, söz konusu girişimin, toplumdan doğan ve toplum için çalışan bir sivil kurtarma heyeti kurulması yoluyla toplumu korumayı ve kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçlayan ‘pratik bir yol haritası’ niteliği taşıdığı vurgulandı.

tyu
Geçtiğimiz cumartesi günü Süveyda şehir merkezindeki el-Kerama Meydanı'nda düzenlenen gösteride bağımsızlık ve kendi kaderini tayin hakkı talep edildi. (Sosyal medya)

Bildiride, Süveyda’nın halihazırda ‘halkının yaşadığı acıların görmezden gelindiği bir merkeziyetçi söylem ve siyasi tıkanıklık ortamında kritik bir süreçten geçtiği’ belirtildi. Metinde, bildiriyi imzalayanların yalnızca kendilerini temsil ettiği vurgulandı.

Bildiride, Üçüncü Akım’ın temel hedeflerinin, katliamların kınanması, hesap sorulmasının talep edilmesi ve zararların telafi edilmesi olduğu kaydedildi. Temmuz ayında yaşanan kanlı olaylardan sorumluluğun, bazı tarafların çatışmayı körükleme çabalarına rağmen, yönetime ait olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Süveyda’nın birleşik Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, halkının tarihinin, Sultan Paşa el-Atraş liderliğindeki Büyük Suriye İsyanı mirası da dahil olmak üzere, ortak ulusal mücadelenin ruhunu yansıttığına dikkat çekildi. Çözümün temelinin ise uzlaşıya dayalı idari yerinden yönetim olduğu belirtildi.

Üçüncü Akım bildirisini imzalayanlar, halkın köylerine güvenli şekilde geri dönmesini, kaçırılanların serbest bırakılmasını ve mağdurların zararlarının tazmin edilmesini, öğrencilerin korunmasını ve eğitim haklarının güvence altına alınmasını, Süveyda’nın bölgesel eksenlerden uzak tutulmasını ve insanca yaşam koşullarının sağlanmasını, ayrıca diyalog ve sivil iş birliğinin toplumsal çalışmanın temeli olmasını hedeflediklerini ifade etti.

Bildiride, girişimin ‘bir iktidar ilanı ya da yönetim projesi olmadığı, geliştirmeye ve tartışmaya açık bir inisiyatif’ olduğu vurgulanarak, Süveyda’nın tüm sakinleri ve istikrarla ilgilenen taraflar, toplumu koruyan ve ona hizmet eden pratik bir sürece dönüştürülmesi için bu girişimi tartışmaya ve katkı sunmaya davet edildi.

sfgrt
Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Söz konusu girişim, Şeyh Hikmet el-Hicri ve kendisine bağlı olduğu belirtilen Ulusal Muhafızlar’ın Süveyda’nın geniş kesimlerinde etkisini sürdürdüğü bir dönemde gündeme geldi. El-Hicri ve çevresinin, İsrail desteğiyle Süveyda vilayetinde kurmayı planladıkları yapılanma doğrultusunda hareket ettikleri, geçtiğimiz eylül ayında ABD ve Ürdün desteğiyle Şam’dan ilan edilen ‘yol haritasını’ ise reddettikleri kaydedildi.

Öte yandan, el-Hicri ve destekçilerinin, Süveyda Valisi Mustafa el-Bekkur’un kısa süre önce duyurduğu girişime ilişkin şimdiye kadar herhangi bir tutum açıklamadığı belirtildi. ‘Süveyda için güvenli bir geleceğe doğru’ başlığıyla ve ‘Krizin sürmesi ile geleceğin gölgesini koruyan bir çözüm arasında kader belirleyici bir tercih’ sloganıyla duyurulan söz konusu girişimin, vilayetteki krize kapsamlı bir çözüm hedeflediği ifade edildi.

Vilayetteki gelişmeleri takip eden gözlemciler, geçtiğimiz cumartesi günü Süveyda kentinde el-Hicri yanlılarının düzenlediği ve vilayetin Suriye devletinden ayrılması yönündeki taleplerin yeniden dile getirildiği toplantının, Vali el-Bekkur’un girişimine fiili bir ret anlamına geldiğini değerlendirdi.

dfg
Süveyda’daki Ulusal Muhafızlar’ın liderleri, Şeyh Hikmet el-Hicri ile birlikte (Arşiv – Facebook)

Diğer yandan Ulusal Muhafızlar’ın kasım ayının sonlarında yaklaşık 10 kişiyi gözaltına aldığı hatırlatıldı. Söz konusu kişilerin, el-Hicri’nin politikaları ve projelerine karşı ‘darbe girişiminde bulunmak’ ve onun akımına paralel bir ‘alternatif akım’ oluşturmakla suçlandığı belirtildi.

Gözaltına alınanlar arasında din adamı Şeyh Raid el-Meteni’nin yanı sıra Asım Ebu Fahr, Ganidi Ebu Fahr, Mahir Felhut, Hüsam Zeydan, Zeydan Zeydan ve İlmüddin Zeydan’ın bulunduğu kaydedildi. Güvenlik operasyonundan iki gün sonra ise yerel kaynaklar, Şeyh el-Meteni’nin Ulusal Muhafızlar tarafından gözaltında tutulduğu sırada hayatını kaybettiğini duyurdu.


Irak, Suriye'den getirilen bin 387 DEAŞ üyesi hakkında soruşturma başlattı

 Irak'ın Kaym vilayetinde Suriye sınırındaki beton duvarda devriye gezen Haşdi Şabi Güçleri mensupları (AP)
Irak'ın Kaym vilayetinde Suriye sınırındaki beton duvarda devriye gezen Haşdi Şabi Güçleri mensupları (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen bin 387 DEAŞ üyesi hakkında soruşturma başlattı

 Irak'ın Kaym vilayetinde Suriye sınırındaki beton duvarda devriye gezen Haşdi Şabi Güçleri mensupları (AP)
Irak'ın Kaym vilayetinde Suriye sınırındaki beton duvarda devriye gezen Haşdi Şabi Güçleri mensupları (AP)

Irak Yüksek Yargı Konseyi Suriye topraklarındaki tutuklulardan Irak'a teslim edilen "DEAŞ" örgütüne mensup bin 387 kişi hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden dün yapılan açıklamada, "Birinci Kerh Soruşturma Mahkemesi, terörle mücadele konusunda uzmanlaşmış hakimlerin gözetiminde, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Hakim Faık Zeydan'ın doğrudan gözetimi altında, Suriye topraklarındaki tutuklulardan yakın zamanda teslim alınan bin 387 DEAŞ terör örgütü üyesi hakkında soruşturma işlemlerine başlamıştır" denildi.

DEAŞ militanları, Suriye hükümetinin onları yeniden yakalamasından sonra nakledildikleri 200 numaralı hücreden Eş Şeddadi cezaevinden kaçtı (DPA)DEAŞ militanları, Suriye hükümetinin onları yeniden yakalamasından sonra nakledildikleri 200 numaralı hücreden Eş Şeddadi cezaevinden kaçtı (DPA)

Açıklamada, “tutuklularla ilgili işlemlerin, yerleşik yasal ve insani çerçeveler dahilinde ve ulusal yasalar ile uluslararası standartlara uygun olarak yürütüleceği” belirtildi.

Açıklamada ayrıca, “bu işlemlerin, Irak'ın DEAŞ terör örgütünün suçlarına karışanları soruşturmak ve hesap sormak için yürüttüğü çabalar bağlamında, yürürlükteki yasalara uygun olarak ve DEAŞ terör unsurları ile soykırım ve insanlığa karşı suç teşkil eden suçların ele alınmasına yönelik uluslararası koordinasyonla paralel olarak gerçekleştirildiği” ifade edildi.

Açıklamada, “Irak'a gelmesi beklenen DEAŞ terör örgütü üyesinin sayısının 7 bini aştığı ve Uluslararası Adli İşbirliği Ulusal Merkezi'nin, soruşturma organlarına ve mahkemelere daha önce arşivlenmiş belgeleri ve kanıtları derleyip sunmak için çalışacağı” belirtildi.

Yaklaşık iki hafta önce, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 7 bin DEAŞ tutuklusunun Suriye'den Irak'a transferinin başlatıldığını duyurmuştu; bu hamlenin amacının “teröristlerin güvenli gözaltı tesislerinde kalmasını sağlamak” olduğu belirtilmişti.

Irak güvenlik kaynaklarına göre Irak'a transfer edilenler arasında Suriyeliler, Iraklılar, Avrupalılar ve diğer uyruklardan kişiler bulunuyor.

Aşırılıkçı grup, 2014'ten 2017'ye kadar Irak'ın kuzey ve batısındaki geniş alanları kontrol etti ve ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun desteğiyle Irak güçleri tarafından bölgeden çıkarıldı.

Irak, terörist grubun yol açtığı yıkıcı etkilerden hala kurtulmaya çalışıyor.

Örgütün 2019'da yenilgiye uğratıldığı Suriye'de, aralarında yabancıların da bulunduğu binlerce aşırılıkçı grup üyesi olduğundan şüphelenilen kişi ve aileleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından işletilen hapishanelerde ve kamplarda gözaltına alındı.

 Suriye ordusunun geçen ay kampın kontrolünü ele geçirmesinin ardından tutuklular Haseke'deki el-Hol kampında toplandı (Reuters)Suriye ordusunun geçen ay kampın kontrolünü ele geçirmesinin ardından tutuklular Haseke'deki el-Hol kampında toplandı (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre örgüt üyelerinin Irak'a transferine ilişkin planın duyurulması, ABD'nin Şam Büyükelçisi Tom Barrack'ın "Suriye Demokratik Güçleri"nin aşırılıkçı örgütle mücadeledeki rolünün sona erdiğini açıklamasının ardından geçen ay gerçekleşti.

Son yıllarda Irak mahkemeleri, terörizm ve aralarında Fransız vatandaşlarının da bulunduğu yüzlerce insanın öldürülmesiyle ilgili davalarda "terör örgütüne" üye olmaktan suçlu bulunan kişilere ölüm ve ömür boyu hapis cezaları verdi.

Örgüte üye olmaktan suçlu bulunan binlerce Iraklı ve yabancı uyruklu şu anda Irak hapishanelerinde bulunuyor.


İsrail'in güney Lübnan'a yönelik baskınları ve tahliye emirleri

Vatandaşlar, 31 Ocak'ta Güney Lübnan'da İsrail hava saldırılarının hedef aldığı bir bölgeyi inceliyor (Arşiv- EPA)
Vatandaşlar, 31 Ocak'ta Güney Lübnan'da İsrail hava saldırılarının hedef aldığı bir bölgeyi inceliyor (Arşiv- EPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a yönelik baskınları ve tahliye emirleri

Vatandaşlar, 31 Ocak'ta Güney Lübnan'da İsrail hava saldırılarının hedef aldığı bir bölgeyi inceliyor (Arşiv- EPA)
Vatandaşlar, 31 Ocak'ta Güney Lübnan'da İsrail hava saldırılarının hedef aldığı bir bölgeyi inceliyor (Arşiv- EPA)

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA) bugün Sur'un (Tyre) güneyinde bir aracı hedef aldı.

Bu sabah erken saatlerde, İsrail'e ait bir İHA Lübnan'ın güneyindeki Zahrani kasabası yakınlarındaki otoyolda bir aracı hedef aldı. Yine bu sabah, İsrail güçleri Lübnan'ın güneyindeki Aita al-Shaab kasabasında bir evi yıktı. İsrail'e ait bir İHA Aita al-Shaab’ı bu sabah üç adet şok bombasıyla hedef aldı.

Tahliye emirleri

AFP bugün ilerleyen saatlerde, İsrail ordusunun hava saldırılarına hazırlık olarak Lübnan'ın güneyindeki iki köyde bulunan iki binanın tahliyesi konusunda uyarıda bulunduğunu bildirdi.

Askeri sözcü Avichai Adraee, X platformundaki hesabından şu açıklamayı yaptı: "Güney Lübnan sakinlerine, özellikle de şu iki köye acil uyarı: Kfar Tibnit ve Ain Qana. İsrail Savunma Kuvvetleri yakın gelecekte Hizbullah'ın askeri altyapısına saldıracak."

İsrail uzun zamandır İran destekli Hizbullah'ın yeteneklerini yeniden inşa etmeye çalıştığını söylüyor; bu nokta Adraee'nin açıklamasında da dile getirildi.

Şunu belirtmek gerekir ki, İsrail, 27 Kasım 2014'te yürürlüğe giren Lübnan ile yapılan ateşkes anlaşmasının şartlarına uymamış ve uymamaktadır. İsrail güçleri, Lübnan'ın güneyinde buldozerlerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam etmekte ve neredeyse her gün baskınlar düzenlemektedir. Ayrıca, İsrail güçleri Lübnan'ın güneyindeki çeşitli noktalarda konuşlanmış durumdadır.