Süper Lig kulüplerinin Avrupa macerası tehlikede... Gülhan: Araç haline gelen bir futbolun Avrupa'da başarılı olması söz konusu olamaz

Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA
Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig kulüplerinin Avrupa macerası tehlikede... Gülhan: Araç haline gelen bir futbolun Avrupa'da başarılı olması söz konusu olamaz

Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA
Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun en önemli organizasyonları Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi, kulüplere hem ekonomik hem de prestij açısından katkılar sunuyor. 
Türk temsilcilerinin bu alandaki temsiliyeti tehlike altında. Avrupa kupalarında ülkelere tanınan kontenjanlar UEFA sıralamasına göre belirleniyor.
Son yıllarda uluslararası arenada başarısız sonuçlar alarak sıralamada 19. sıraya gerileyen Süper Lig kulüpleri, yeni bir tehlikeyle karşı karşıya.
Toplamda 24 bin 500 puanı bulunan ve UEFA sıralamasında 19. basamakta yer alan Türkiye, Çekya, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Hırvatistan'ı geçemezse 2023-24 sezonunda Avrupa'daki temsiliyet haklarını azaltarak ön eleme turlarıyla oldukça zora sokacak.
2021-22 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde ise Galatasaray ve Fenerbahçe, sergileyecekleri performansla bir anlamda bu alandaki geleceklerini de tayin edecek.
Söz konusu takımlar kalan maçlarını kazanıp rakiplerini geride bırakamaz ve ilk 15 ülke içerisine giremezlerse, 2023-24 sezonunda Süper Lig şampiyonu Şampiyonlar Ligi'ne 1, Konferans Ligi'ne ise 3 takım katılma hakkı elde edecek. UEFA Avrupa Ligi'ne ise Türk ekipleri katılamayacak.

5 takımdan 3'ü yola devam etse de tehlike büyük
Bu sezon Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Sivasspor ile Avrupa kupalarında temsil edilen Türkiye, yoluna üç takımla devam ediyor.
Şampiyonlar Ligi'nde yer alan Beşiktaş, Ajax, Borussia Dortmund ve Sporting Lizbon ile mücadele ettiği grubunda geride kalan üç maçından da yenilgiyle ayrıldı ve ülke puanına katkı sunamadı.

Fenerbahçe, Antwerp karşısında öne geçse de üstünlüğünü koruyamayarak sahadan 1 puanla ayrıldı / Fotoğraf: AA
UEFA Avrupa Ligi gruplarında yoluna devam eden ekiplerden Fenerbahçe, Eintracht Frankfurt, Olympiakos ve Antwerp ile üst tura çıkma mücadelesi verdiği grupta 2 galibiyet, 1 yenilgi elde etti.
Bu sezon Türk temsilcileri arasındaki en başarılı takım Galatasaray oldu. Marsilya, Lazio ve Lokomotiv Moskova ile gruptan çıkmak için yarışan sarı-kırmızılılar, Lazio ve Lokomotiv Moskova'yı mağlup ederken Marsilya ile berabere kaldı ve liderlik koltuğunu korudu. 

Türkiye, UEFA sıralamasında 19. basamakta
Türkiye, bir dönem üst sıralarda yer aldığı UEFA sıralamasında son yıllarda aldığı başarısız sonuçlarla 19. sıraya kadar geriledi.
2017-18 sezonunda 6 bin 800 puan toplayan Türk temsilcileri, 2018-19'da 5 bin 500, 2019-20'de 5 bin, 2020-21'de ise 3 bin 100 puan topladı. 
Bu sezon şu ana kadar 4 bin 100 puana ulaşan Türk ekipleri, toplamda 24 bin 500 puanla 19. oldu.
Türkiye'nin en yakın rakipleri 18. Çekya 24 bin 600, 17. Güney Kıbrıs 24 bin 625, 16. Yunanistan 24 bin 700 ve 15. sırada bulunan Hırvatistan 24 bin 900 oldu.
14. sıradaki İsviçre'nin puanı ise 27 bin 425. Çekya'nın 3, Güney Kıbrıs'ın ve Yunanistan'ın 2'şer ve Hırvatistan'ın ise 1 takımı Avrupa kupalarında yoluna devam ediyor.

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Aynı tas aynı hamam devam ediyor"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Türk ekiplerinin uluslararası arenada aldıkları başarısız sonuçlar ile Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Avrupa kupalarındaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Avrupa kupalarında Türk temsilcilerinin son yıllarda aldığı başarısız sonuçların Süper Lig'in kalitesiyle doğrudan ilgili olduğunu dile getiren Gülhan, "Süper Lig'in kalitesine bakabilmek için önce TFF'nin tüm kurulları ve komisyonlarıyla futbolu nasıl yönettiğine bakmak gerekiyor" dedi.
AİHM'nin, TFF'nin tüm kurullarını değiştirmesi yönünde karar aldığını ifade eden Gülhan, "TFF, Genel Kurul'da karar aldı ama uygulamayı sonraki toplantıya erteledi. Aynı tas aynı hamam devam ediyor. Kulüplere bakınca yönetici profilleri siyasi kurgu üzerinden geliyor. Milli Takım'da da aynı durum söz konusu. Siyaset futbolu ele geçirmiş ve bunu kendi argümanları için kullanıyor. Bu hale gelince de futbolun kendi koşulları amaç olmaktan çıkıp araç haline geliyor. Araç haline gelen bir futbolun ve buna göre dizayn edilmiş bir ligin Avrupa'da başarılı olması söz konusu olamaz" diye konuştu. 

"Süper Lig'in kalitesi, çevre liglerle kıyaslandığında hemen hemen en kötüsü"
Avrupa'nın çok önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Gülhan, bu arenada bir yüzleşme gerçekleştiğini ifade ederek, şöyle devam etti: 
"Türkiye liginin, kulüplerin, Milli Takım'ın, TFF'nin ve yöneticilerin ne olduğuyla ilgili genel bir değerlendirme alıyorsunuz orada. Bu nedenle çok önemli. Netice itibariyle Süper Lig'in kalitesi, Avrupa'nın beş büyük ligini dışarı çıkarıyorum çevre liglerle kıyaslandığında hemen hemen en kötü lig. Menajerler üzerinden bir sistem yaratılarak tamamen bir rant kurgusu haline getirilmiş. Bundan nemalanan insanlar geldikleriyle gittikleri arasındaki farka baktığınızda her şeyi çok net anlayabiliyorsunuz. Burada bir çelişki ortaya çıkıyor. Kulüpler inanılmaz derecede borçlandırılmış, kişiler de ekonomik düzeyi yükselmiş koşullar çıkıyor. Bunların hepsini topladığında Yunanistan'ın da altında kalıyorsun Güney Kıbrıs'ın da..."

"Bu koşullar devam ettiği sürece daha da geriye gideceğiz"
Türkiye'nin gerisinde kaldığı Yunanistan, Güney Kıbrıs, Hırvatistan ve Çekya'nın asistan lig olduğunu ve bu organizasyonlarda oyuncu yetiştiriciliğinin ön planda tutulduğunu aktaran Gülhan, "Avrupa'nın 5 majör ligi olmayı hedefleyen bir amaçları yok. Yetiştirici formatında lig düzeyini yapıyorlar. Lejyoner futbolcuları var ve Avrupa'nın tüm liglerinde çok sayıda buralardan oyuncu oynuyor. Biz bunu da daha düzgün oturtamadık. Bu koşullar devam ettiği sürece daha da geriye gideceğiz" ifadelerini kullandı. 

Beşiktaş, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı 3 maçtan da yenilgiyle ayrıldı / Fotoğraf: AA
"Beşiktaş'ın gruptan çıkması mucizelere kalır"
Gülhan, Türkiye'yi Avrupa kupalarında temsil eden Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bundan sonra yapabileceklerini ve gruptan çıkma şanslarını da yorumladı.
Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Beşiktaş'ın Dortmund, Ajax ve Sporting Lizbon ile mücadele ettiği grubunda hiç şansı kalmadığını söyleyen Gülhan, "Gruptan çıkması mucizelere kalır. Onu bırakın Avrupa Ligi'ne gitmek için de pek şansı kalmadı. Avrupa Ligi'ne gitmesi için Sporting'i yenmesi lazımdı, kendi evinde yenildi. En azından deplasmanda bir şansı olurdu. Sporting'in şimdi gruptan çıkma şansı bile var. Beşiktaş'ın Dortmund ve Sporting deplasmanları kaldı. İçeride ise kalitesi ortada olan Ajax ile oynayacak. Yenmesi mucizelere bağlı. Yapabileceği bir şey yok. Beşiktaş büyük ihtimalle ne Avrupa Ligi'ne gidebilecek ne de gruptan çıkabilecek. Belki de puansız kapatıp geri dönecek. Bir şansı olduğunu sanmıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Beşiktaş'ın elde ettiği başarısızlıkta Sergen Yalçın'ın da payı olduğunu dile getiren Gülhan, şu eleştiriyi yaptı:
"Şampiyonlar Ligi'ni Süper Lig formatında oynatmaya çalıştı. Orası başka bir arena, futbolun kendi kurguları orada çok önemli. Eğer o kurguları kullanamazsanız duvara çarparsınız. Yalçın geçen sene çok başarılı görünmesine rağmen elindeki argümanların Avrupa için yeterli olmadığı ortaya çıktı. O kurguyu yapamadı. Son çıkardığı kadro çok popülistti. Sıradan bir savunma kurgusu, kalecin çaylak... Kadro mühendisliği çok kötü yapıldı Şampiyonlar Ligi için. Bu kadro Süper Lig için yeter ama orası için her konuda yetersiz kaldı."

"Sadece Avrupa Ligi'nde değil Süper Lig'de de sıkıntılar yaşayacak"
UEFA Avrupa Ligi D Grubu'nda Olimpiakos, Eintracht Frankfut ve Antwerp maçlarını geride bırakan Fenerbahçe'yi yorumlayan Gülhan, sarı-lacivertli ekibin kadro yapısına ve Ali Koç'a eleştirilerde bulundu: 
"Fenerbahçe'nin 30 kişilik kadrosuna baktığınızda 1 sol, 1 de sağ beki var. Orta sahanın ortasında oynayabilecek 8 göbek oyuncusu var. 6 forveti, 4 de stoperi var... Böyle bir kadro mühendisliği olur mu? Bunu Pereira değil Ali Koç yaptı. Çok öne çıkıp bir şeyler dizayn etmeye çalışıyor ama futbolu bilmediğinin farkında değil. Bu çok kötü bir şey. Koca takımda 1 sol 1 de sağ bek var. Gelen hoca ile konuşmaz mısınız 'şunu aldık, sen hangi sistemi oynatmak istiyorsun, düşüncen nedir' diye. Adam geldi, kendine göre bir sistem kurdu. Bu sistem Fenerbahçe'de uymuyor. Mesut Özil'i de burada kullanamıyor ve çelişki yaşıyor. Bunların hepsinin başında Ali Koç'un futbolla ilgili Fenerbahçe'yi dizayn etmeye çalışmasıyla felaket yaşıyor. Bundan sonra sadece Avrupa Ligi'nde değil Süper Lig'de de sıkıntılar yaşayacak. Bu sistemle devam etmesi çok zor."

Moskova'dan galibiyetle dönen Galatasaray, namağlup yoluna devam ediyor / Fotoğraf: AA 
"Hem Türkiye'ye hem de Avrupa'ya baktığımızda en iyi konumdaki takım Galatasaray"  
Şu anda hem Türkiye'de hem de Avrupa'da yarışan takımlara bakıldığında en iyi konumdaki takımın Galatasaray olduğunu öne süren Gülhan, "Fatih Terim kadroyla oynamayı çok seviyor, sıkıntı da orada başladı. Çok fazla kadroyla oynamaya başlayınca oradan kurumsal bir yapı çıkmadı. Kurumsal yapı çıkmayınca maç içinde yakaladığı avantajların hepsini kaybetti. Ya berabere kaldı ya da mağlup oldu. Şimdi baktığınız zaman istikrarı yakaladı, sistematik kurgusu devam ediyor. Böyle devam ettikçe oyunda kurumsallaşma oluyor. O da Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin yapamadığı bir avantaj oluyor" ifadelerini kullandı. 

"Gruptan çıkma şansı bir tek Galatasaray'ın var, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın yok"
Galatasaray'da Marcao'nun oyunun lideri olduğunu, Beşiktaş ve Fenerbahçe'de böyle bir oyuncunun yer almadığını dile getiren Gülhan, şöyle devam etti:
"Kişilik sorunları olmasına rağmen Marcao orada bir oyun lideri oldu. Çok etkili, takımı arkadan dizayn ediyor. Yanında kaleci de çok etkili ama bütün dizaynı Marcao yapıyor ve burada avantaj elde ediyor. Galatasaray, Marcao'nun olduğu tüm maçları üst düzey oynuyor. Fatih Terim de 70. dakikalara kadar oyuncu değşikliğini beklemeye başladı. Bu da oyunun bozulmamasına neden oldu ve takım bir kurgu yakaladı."
İstanbul temsilcisinde oyuncu kalitesi ve profilinin iyi durumda olduğunu söyleyen Gülhan, "Genç ve dinamik bir kadro ile oynuyorlar. Kulübe ile saha arasında rotasyon avantajları çok iyi. O yüzden avantajlılar. Gruptan çıkma şansı bir tek Galatasaray'ın var. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın yok" dedi.

"Aynı antrenörler ligin içinde dönüp duruyor, aynı başarısızlıklar devam ediyor"
Gülhan, Avrupa ile Türk ekipleri arasındaki makasın daraltılması için şu öneriyi sundu:
"Bu yönetici profillerinden kulüplerin kurtulması lazım birincisi bu. TFF'den kurtulmak lazım ikincisi bu. TFF'nin tüm kurul ve komisyonlarının özerklik kazanması lazım. Futbolun siyasetin elinden kurtulması lazım. Bunlar yapılmadığı sürece hiçbir şekilde başarı elde edilemez. Bakın aynı antrenörler ligin içinde dönüp duruyorlar. Aynı başarısızlıklar, aynı format devam ediyor. Antalya'da olan Kayseri'ye, Kayseri'de olan Erzurum'a, Erzurum'da olan da Göztepe'ye gidiyor. Bir şey değişmiyor aynı antrenör. Bir değişkenlik yok. Son zamanlarda beni heyecanlandıran bir tek İlhan Palut var. Umarım kalite bakımından bir çıbanbaşı olur da en azından aradan biri çıkmış olur."
Independent Türkçe



Japonya farklı kazandı, Tunus turnuvaya veda etti

Tunus savunması dağınık bir görüntü sergilerken Japonya'nın ataklarını durdurmakta başarısız oldu. (Reuters)
Tunus savunması dağınık bir görüntü sergilerken Japonya'nın ataklarını durdurmakta başarısız oldu. (Reuters)
TT

Japonya farklı kazandı, Tunus turnuvaya veda etti

Tunus savunması dağınık bir görüntü sergilerken Japonya'nın ataklarını durdurmakta başarısız oldu. (Reuters)
Tunus savunması dağınık bir görüntü sergilerken Japonya'nın ataklarını durdurmakta başarısız oldu. (Reuters)

Tunus Milli Takımı, ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'na grup aşamasında veda etti.

Tunus, Cumartesi günü yerel saatle oynanan F Grubu ikinci hafta karşılaşmasında Japonya'ya 4-0 mağlup oldu. Grupta ayrıca Hollanda ve İsveç de yer alıyor.

Turnuvadaki ilk maçında İsveç'e 5-1 yenilen ve bu sonucun ardından teknik direktör Sabri Lamouchi ile yollarını ayırarak göreve Fransız çalıştırıcı Hervé Renard'ı getiren Tunus, Japonya karşısında da beklenen performansı sergileyemedi. Savunmada dağınık bir görüntü çizen Kuzey Afrika temsilcisi, hücumda ise etkili olamadı.

Japonya mücadeleye hızlı başladı ve Daichi Kamada, 4. dakikada attığı golle takımını öne geçirdi. Ayase Ueda 31. dakikada farkı ikiye çıkarırken, Junya Ito 69. dakikada skoru 3-0 yaptı.

sdhtrht
Japonya, Tunus ağlarını dört golle havalandırdı. (Reuters)

Karşılaşmada yeniden sahneye çıkan Ueda, 84. dakikada kendisinin ikinci, takımının ise dördüncü golünü kaydederek maçın skorunu belirledi.

Bu sonucun ardından Dünya Kupası'nda Haiti ve Türkiye'nin ardından elenen üçüncü takım olan Tunus, puan alamadan grubun son sırasında kaldı.

Japonya ise puanını 4'e yükselterek, aynı puana sahip ancak averaj üstünlüğü bulunan lider Hollanda'nın ardından ikinci sıraya yerleşti. İsveç ise 3 puanla üçüncü basamakta bulunuyor.

Öte yandan Japonya-Tunus karşılaşması, 1930 yılında Uruguay'da başlayan Dünya Kupası tarihinde oynanan 1000. maç olarak da tarihe geçti.


Suudi Arabistan Teknik Direktörü Donis: İspanya'ya yenilirsek kimse bana hesap sormaz... Salim'e yönelik eleştiriler ise doğal

Suudi Arabistan milli takım teknik direktörü Donis, basın toplantısında (AFP)
Suudi Arabistan milli takım teknik direktörü Donis, basın toplantısında (AFP)
TT

Suudi Arabistan Teknik Direktörü Donis: İspanya'ya yenilirsek kimse bana hesap sormaz... Salim'e yönelik eleştiriler ise doğal

Suudi Arabistan milli takım teknik direktörü Donis, basın toplantısında (AFP)
Suudi Arabistan milli takım teknik direktörü Donis, basın toplantısında (AFP)

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yorgos Donis, İspanya karşılaşmasının 2026 Dünya Kupası'nın en güçlü favorilerinden birine karşı önemli bir sınav olacağını belirterek, son günlerde takımın özellikle savunma organizasyonunu geliştirmeye ve İspanya'nın beklenen topa sahip olma oyununa karşı hazırlanmaya odaklandığını söyledi.

İspanya maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Donis, "Genel olarak Uruguay maçının ilk yarısında iyi oynadık ancak ikinci yarıdaki performanstan memnun değildim. Antrenmanlarda özellikle derinde savunma üzerinde çalıştık. Çünkü topa sahip olmayı seven bir rakibe karşı oynayacağız. Dünyanın en iyi takımlarından birine karşı savunma organizasyonumuzu geliştirmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Takım kaptanı Salim El Dawsari'ye yöneltilen eleştiriler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Donis, "Salim El Dawsari gibi tecrübeli oyuncular söz konusu olduğunda eleştirilerin gelmesi son derece doğal. Haklı olsun ya da olmasın bu eleştirileri kabul etmek zorundayız. Futbolun doğasında bu var. Biz takım ruhuna ve yaptığımız işe odaklanıyoruz. Tüm oyuncular bu tür dönemlerle başa çıkmaya hazır." dedi.

İspanya karşılaşmasının, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı alınan tarihi galibiyetle kıyaslanmasına ilişkin ise Donis, "Futbolda sürprizlerin yaşanması güzel bir şey ve bunu birçok kez gördük. Ancak biz maça bu açıdan bakmıyoruz. Dünya Kupası'na geldiğinizde dünyanın en iyi takımlarına karşı oynamaktan mutluluk duymalısınız. Amacımız rakibimize saygı duymak ve bu maçtan ders çıkarmak, ancak gereğinden fazla saygı göstermemek. İspanya gibi bir takıma karşı topa sahip olmak elbette çok zor." şeklinde konuştu.

İspanya'nın genç yıldızı Lamine Yamal hakkında da övgü dolu ifadeler kullanan Donis, "O dünyanın en büyük yeteneklerinden biri. Barcelona'da Messi'den sonra gelen en önemli isimlerden biri olarak görülüyor. En dikkat çekici özelliği ise yaşına rağmen gösterdiği olgunluk ve maçın kaderini değiştirebilme yeteneği. Böyle oyunculara karşı oynamak her zaman güzel." ifadelerini kullandı.

Milli takımın başında daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu yineleyen Donis, ligde oyuncuları tanımanın, onlarla her gün antrenman yapmanın çok farklı olduğunu vurguladı.

"Bu durumu açıklamak kolay değil. Oyuncuları ligde izlemek başka, her gün birlikte çalışmak başka. Risk almayı seven bir teknik adamım ancak mevcut şartlarda bunu yapmak kolay değil. Risk alabilmek için zamana ve antrenmana ihtiyaç var. Milli takımda ise buna yeterince zaman bulamıyoruz. Nasıl savunma yapacağımızı da hücum edeceğimizi de biliyoruz ama bazı riskleri alabilecek seviyeye henüz ulaşmadık." dedi.

Donis, İspanya'nın kadro yapısına da değinerek, "Lamine Yamal ve Nico Williams yedek kulübesindeyken İspanya aynı takım olmuyor. Yeşil Burun Adaları karşısında topa sahip oldular ancak bire bir oyunda eksik kaldılar. Bu iki oyuncu sahada olmadığında rakip için işler daha zor hale geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Şarku'l Avsat gazetesinin, Suudi Arabistan'ın İspanya karşısında düşük savunma bloğuyla oynayıp oynamayacağı yönündeki sorusunu yanıtlayan Donis, "Bu seviyedeki rakiplere karşı ön alanda baskıyı düşünemezsiniz. Dünyanın en iyi milli takımlarından biriyle karşılaşıyoruz ve özgüvenli oynamamız gerekiyor. Topa onlar sahip olacak. Bizim iyi savunma yapmamız gerekiyor ve bunun üzerinde kapsamlı şekilde çalıştık. Yarınki maçta baskı hissetmiyoruz. Asıl baskıyı Yeşil Burun Adaları maçında hissedeceğimizi düşünüyorum." dedi.

Futbolda psikolojik desteğin önemine de değinen Donis, milli takım bünyesinde bu alanda uzman isimlerin görev yaptığını belirterek, "Futbol artık çok gelişti ve her oyuncunun farklı bir rolü var. Oyuncularımızla bire bir ilgilenen uzmanlarımız bulunuyor. Amaçları her oyuncunun en iyi performansını göstermesine yardımcı olmak. Ben futbolcuyken teknik direktörden azar işittiğimde daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyordum. Bugün de oyuncularımızın buna hazır olması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

İspanya maçı öncesindeki ruh halini anlatan Donis, "Uruguay maçı öncesinde ne hissediyorsam bugün de aynı duyguları taşıyorum. Milli takımda çalışma sürem oldukça kısa. Eğer yarın bir puan alabilirsek, tıpkı önceki maçta olduğu gibi sonraki karşılaşma için çok önemli olur. Yarın kaybedersek kimse bana hesap sormaz. Ama Yeşil Burun Adaları'na kaybedersek herkes bana bunun nedenini sorar. Biz yarın sahaya çıkıp futbolun tadını çıkarmak istiyoruz." dedi.

İspanyol futbolcu Dani Olmo'nun "çok gol atmak istiyoruz" yönündeki açıklamaları hakkında ise Donis, "Rakiplerin açıklamalarını analiz etmiyoruz. İspanya gibi büyük takımların bu tür açıklamalarla baskı oluşturmaya çalışması normal. Biz iyi savunma yapmalı, biraz da şanslı olmalı ve boş alanları doğru şekilde kapatmalıyız." yorumunu yaptı.

Suud Abdulhamid'e de övgüler yağdıran Donis, "Suud diğer oyuncular için örnek alınması gereken bir futbolcu. Suudi bir oyuncunun küçük bir takımdan çıkıp Avrupa'nın önemli kulüplerine gidebileceğini gösterdi. Suudi oyuncular genellikle yurt dışında oynamayı tercih etmiyor ancak Suud, Roma ve Lens formalarını giydikten sonra gelecek sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek. Bu başarı genç oyuncular için önemli bir örnek." diye konuştu.

Deneyimli teknik adam, Şarku'l Avsat'ın oyuncuların süre yönetimine ilişkin sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Arka arkaya maçlar oynanan turnuvalarda oyuncuların sürelerini en iyi şekilde yönetmek zorundayız. Suud Abdulhamid ile Muhammed Ebu Şamat'tan oluşan sağ bek rotasyonunu her maça göre farklı şekilde değerlendiriyoruz. Aklımda çeşitli planlar var ve elbette Yeşil Burun Adaları karşılaşması için de şimdiden belirlediğim bazı fikirler bulunuyor."


Hollanda İsveç’i 5-1 yendi

Summerville İsveç'te attığı golü kutluyor (AP)
Summerville İsveç'te attığı golü kutluyor (AP)
TT

Hollanda İsveç’i 5-1 yendi

Summerville İsveç'te attığı golü kutluyor (AP)
Summerville İsveç'te attığı golü kutluyor (AP)

Hollanda, 2026 Dünya Kupası F Grubu ikinci hafta maçında İsveç'i 5-1 mağlup ederek son 32 turuna yükselme yolunda önemli bir adım attı. Houston'da oynanan karşılaşmayla Hollanda, Dünya Kupası finallerinde üst üste yenilmeden oynadığı maç sayısını 14'e çıkararak yeni bir rekora da imza attı.

Turnuvadaki ilk maçında Japonya ile 2-2 berabere kalan ve iki kez öne geçmesine rağmen galibiyeti koruyamayan Hollanda, İsveç karşısına mutlak galibiyet hedefiyle çıktı. İsveç ise açılış maçında Tunus'u 5-1 yenmişti.

Hollanda'nın farklı galibiyetinde Brian Brobbey 5 ve 17. dakikalarda attığı gollerle takımını erken üstünlüğe taşıdı. İkinci yarıda Cody Gakpo 47 ve 54. dakikalarda iki kez fileleri havalandırırken, oyuna sonradan giren Crysencio Summerville 89. dakikada skoru belirleyen golü kaydetti.

Bu sonuçla Hollanda, F Grubu'nda son 32 turuna kalma yolunda büyük avantaj elde etti.