Husilerin kontrol ettiği bölgelerdeki çocuklar arasında yetersiz beslenme artıyor

Fotoğraf  (EPA)
Fotoğraf (EPA)
TT

Husilerin kontrol ettiği bölgelerdeki çocuklar arasında yetersiz beslenme artıyor

Fotoğraf  (EPA)
Fotoğraf (EPA)

Uluslararası alandan yayınlanan raporlarda Yemen’de başta sağlık, beslenme, su, koruma, eğitim olmak üzere birçok alanda temel ihtiyaçların sağlanamadığı ve krizin hız kazandığı uyarısında bulunuldu. Yemenli sağlık kaynaklarına göre Husi milislerin kontrolü altındaki bölgelerde 5 yaş ve altındaki çocuklar yüksek oranda yetersiz beslenmeden mustarip. Ayrıca bu duruma bağlı olarak zayıflamaya ve güçsüz düşmeye devam ediyorlar.
Söz konusu kaynaklar Şarku’l Avsat’a verdikleri demeçte, başkent Sana'daki sağlık yetkililerin kendilerine Husilere bağlı 6 valilikte, ilçelerde ve köylerde iki ay içinde beş yaş ve altı çocuklar arasında binlerce yetersiz beslenme vakası bildirdiklerini aktardılar.
Kaynaklar, yetersiz beslenme sonucu son iki ayda milislerin kontrolü altındaki el-Hudeyde, Hacca, Aden, Amran, Sa'dah, İb ve Taiz vilayetlerinde binlerce çocuğun yaşamını yitirdiğini vurguladılar.
Darbeci Husi milislerinin kontrolündeki bölgelerde yetersiz beslenenlerin gerçek sayısı kasıtlı olarak gizlenmeye devam ediliyor.
Sağlık çalışanları Husilerin kontrol ettiği bölgelerde akut yetersiz beslenmedeki artışla birlikte Yemenli çocuklar için ölüm riskinin arttığını, bunun çocukların gelişimlerini ve zihinsel kapasitelerini olumsuz yönde etkilediğini bildirdiler. Çocukların ciddi bir bçimde ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını kaydettiler.
Söz konusu bölgelerde yaşanan yetersiz beslenme ve kıtlık krizi, Husilerin işlediği insan hakları ihlalleri, yolsuzluk ve sağlık sektörü üzerinde uyguladıkları baskılar nedeniyle hız kazandı.
Sana'daki doktorlar, toplumda 5 yaşından küçük çocuklar arasında yüksek yetersiz beslenme oranlarının yeniden yükselmesinin nedenlerini araştırdılar. Çoğunun nedeni, Husi milislerin kontrolleri altındaki kasabalarda ve köylerde yaşayanlara yönelik işlediği suçlar ve ihlaller olarak belirlendi. Doktorlar ayrıca hastalıkların ve salgınların yayılmasıyla mücadele etmek için başta beslenme olmak üzere birçok başlıkta programların hayata geçirilmesinin önemini vurguladılar.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) dün Twitter’dan paylaştığı mesajında örgütün bu yılın ilk yarısında, çoğu Yemen bölgesinde yetersiz beslenen binlerce çocuğun tedavisine aktif olarak yardımcı olduğunu bildirdi. Yaklaşık 3 bin 269 Yemenli çocuğun tedavi edildiği bilgisini paylaştı.
Ağustos ayı sonlarında, UNICEF İcra Direktörü Henrietta Fore, 2,3 milyon Yemenli çocuğun şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu ve 5 yaş ve altındaki yaklaşık 400 bin çocuğun aynı sebeple ölümle karşı karşıya olduğunu bildirdi.
Veriler, Husilerin başlattığı savaş sonucunda Yemen'deki çocukların yaşadığı trajik durumu gözler önüne seriyor.
Birleşmiş Milletler’e bağlı dört kuruluş birkaç ay önce uyarılarda bulundukları açıklamada şu ifadeleri kullandılar:
“Yemen’de 5 yaş ve altındaki 2,3 milyon çocuk akut yetersiz beslenmeden mustarip. Ayrıca 400 bin çocuğun acil bir şekilde tedavi edilmemeleri durumunda yaşamını yitirmesi bekleniyor.”
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ortakları tarafından yayınlanan raporda, Yemen'de 2020 yılına kadar 5 yaş ve altındaki çocuklar arasında yetersiz beslenme sebebiyle 22'lik bir artış olduğu belirtildi.
BM kuruluşları, söz konusu verilerin, 2015'te başlayan savaştan bu yana Yemen'de akut yetersiz beslenme oranlarının arttığına işaret ettiği konusunda uyardılar.
Örgütlere göre 2 yaşına kadar maruz kalınan yetersiz beslenme, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine kalıcı bir biçimde zarar veriyor.
Yetersiz beslenmeyi önlemenin ve yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmak anne sağlığının korunmasıyla başlıyor. Ancak Yemen'de 2021 yılında yaklaşık 1,2 milyon hamile veya emziren kadının yetersiz beslenmeye maruz kaldığı biliniyor.



Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.


SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.