Rusya, Avrupa’nın pandemiden en çok zarar gören ülkesi oldu

Doktorlar her gün vakaların ölümüne tanık oluyor

Moskova’da Kovid-19 test merkezi (Reuters)
Moskova’da Kovid-19 test merkezi (Reuters)
TT

Rusya, Avrupa’nın pandemiden en çok zarar gören ülkesi oldu

Moskova’da Kovid-19 test merkezi (Reuters)
Moskova’da Kovid-19 test merkezi (Reuters)

Rusya, Avrupa’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının odak noktası haline geldi. Dün (Cumartesi) ülkedeki mevcut salgın dalgasının ciddiyetinin göstergesi olarak, rekor bir sayıda Kovid-19’a bağlı can kaybı kaydedildi. Rus hükümeti tarafından yayınlanan bilançoya göre, son 24 saatte 37 bin 678 yeni vaka tespit edildi ve bin 75 kişi hayatını kaybetti.
Maske kullanma oranının düşük olması ve aşı kampanyasındaki yavaşlamanın gölgesinde daha ölümcül mutasyonların ortaya çıkması nedeniyle Haziran ayından bu yana ülkede yeni bir salgın dalgası yayılıyor. Yetkili makamlar tarafından yayınlanan rakamlara göre, Rusya’da salgının başlangıcından bu yana Kovid-19 sebebiyle 229 bin 528 kişi hayatını kaybetti. Bu can kaybı bilançosu Avrupa’da kaydedilenlerin en yükseği oldu bununla birlikte gerçek sayı çok daha da yüksek olabilir. İstatistik kurumu Rosstat, Ağustos sonuna kadar aslında 400 binden fazla can kaybı yaşandığını belirtiyor. 
Resmi rakamlara göre, insanların aşı korkusu nedeniyle şu ana kadar Rusya nüfusunun sadece yüzde 32’si Sputnik aşısının tam dozları ile aşılandı. Hükümetin mevcut ölümcül salgın dalgası karşısında tepkisi açısından, halihazırda bocalayan ekonominin daha da zayıflatmaktan korkulması sebebiyle sağlık önlemlerinin uygulanması yavaştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Çarşamba günü, Kovid-19’un bu ölümcül dalgasının yayılmasının engellenmesi için 30 Ekim-7 Kasım tarihleri ​​arasında çalışanlara ücretli izin verilmesini istedi. 
Ülkede salgının odak noktası olan Moskova’da, 28 Ekim’den itibaren temel ihtiyaç kategorisinde olmayan tüm mağazaların 11 günlüğüne kapanmasına aynı zamanda birçok sektörde sağlık izinleri uygulanmasına karar verildi. Putin, Avrupalıların Avrupa Birliği tarafından tanınan aşılar yerine Sputnik aşısını olmak için Rusya’ya akın ettiğini belirtti.
Diğer yandan, Moskovalı doktorlar da durmaksızın Kovid-19 hastalarının hayatlarını kaybetmesine tanık oluyorlar. Doktor Evgeny Ryabkov, ülkenin her bir yanında olduğu gibi salgının büyük oranda yayıldığı Moskova’da, çalıştığı hastanede yaklaşık 20 aydır Kovid-19 hastalarının ölümüne tanık olduğunu, aynı zamanda enfekte olan kişilerin çoğunun virüse karşı aşıyı olmayı reddettikleri için pişmanlıklarını dile getirdiğini belirtti.
Doktor Yevgeny Ryabov, birkaç gün önce Moskova’da bulunan Sklifosovsky Enstitüsü’ndeki Kovid-19 birimine yaptığı ziyaret sırasında AFP’ye “Genellikle bahane arıyorlar ve aşıyı hep ‘yarın’ olmak istediklerini söylüyorlar. Maalesef yarın olmak bugünkü sorunu çözmüyor” ifadelerini kullandı.
Yetkililer, mutasyona uğramış Delta varyantının baskın olduğu, yaz aylarından bu yana süren dördüncü dalgası karşısında harekete geçmeyi erteledi. Yetkililer, ekonomiyi zayıflatma korkusuyla daha fazla kısıtlamayı hala reddediyor. Rusya’da hastalığın net bir şekilde odak noktası olarak görülen Moskova sokaklarında barlar ve restoranlar hala hizmet veriyor. Halka maske takma zorunluluğu uygulanmıyor ve yetkililer de bu yönde bir denetim yapmıyor. Aynı zamanda Rusların aşı konusundaki endişeleri sebebiyle aşılama kampanyaları yavaş ilerliyor. Sputnik 2020’nin Aralık ayında ilk ulusal aşısını piyasaya sürdüğünde Rusların ancak üçte biri aşıyı oldu. Virüse karşı mücadelede aylardır ön saflarda çalışan Ryabkov, bu duruma karşı hayal kırıklığını gizlemiyor. 54 yaşındaki doktor “Arabayla gezintiye çıktığımda yaşlılardan ve gençlerden maskesiz insanlar görüyorum, onlarla çalıştığım için bu durum beni sinirlendiriyor. Maalesef anlamıyorlar. Böyle durumlarda çığlık atmak istiyorum” ifadelerini kullandı. Ryabkov’ın 5 iş arkadaşı Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybetti.
Hastanenin yoğun bakım ünitesi başkanı Alexander Shakotko, aşının uygulanabilirliğine olan güvenini vurgulayarak “Bu hastalığın üstesinden sadece aşı gelebilir. Sosyal bir sorumluluk göstermemiz lazım” dedi. Shakotko’nun tedavi ettiği hastalardan biri olan, 51 yaşındaki mimar Olga Ryzhko, aşı karşıtı olmamasına rağmen birkaç kez aşı olmayı ertelediğini itiraf etti ve hayatını sonsuza kadar doktorlarına borçlu olduğunu belirterek “Beni kurtarmasalardı burada olmazdım” ifadelerini kullandı. Diğerleri şanslı değildi, yoğun bakımda yanında yatan hasta iki gün önce hayatını kaybetti.
İki hafta önce yoğun bakıma nakledilmiş olan emekli polis Anatoly Polyakov adındaki başka bir hasta da aşı olmamıştı. Polyakov, kendisi ve karısının ‘güçlü’ bir aşının gelmesini beklediklerini söyledi ve pişmanlıkla “Uzun bir süre bekledik ve işte sonuç bu” ifadelerini sözlerine ekledi. Polyakov hastaneden sağ çıkarsa, herkese en kısa zamanda aşı olması gerektiğini söyleyeceğine yemin etti.
Kovid-19 hastalarına ayrılan ünitedeki bitkin doktorlar, hastalığın sonu hakkında tahminlerde bulunmayı reddediyorlar.
Shakotko “İlk iki dalgada ‘sadece birazcık daha, sonra normal hayata döneceğiz’ diye düşündük. Artık bunu düşünmüyoruz bile. Bu bizim için normal hayat” dedi.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.