KİK, BMGK’nın Husi terör saldırılarını kınamasından memnun

KİK Genel Sekreteri Nayef el-Hacraf, BMGK’nin Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik terör saldırılarını kınadığı açıklamayı memnuniyetle karşıladı

Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf (Şarku’l Avsat)
Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf (Şarku’l Avsat)
TT

KİK, BMGK’nın Husi terör saldırılarını kınamasından memnun

Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf (Şarku’l Avsat)
Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf (Şarku’l Avsat)

Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), Husi Ensarullah terör örgütünün Suudi Arabistan topraklarına ve sivil tesislerine yönelik saldırılarını kınadığı açıklamayı memnuniyetle karşıladı.
Dr. Hacraf, “BMGK tarafından yayınlanan bildirinin, uluslararası toplumun, Husilerin meşru Yemen yönetimine karşı yaptığı askeri darbe sebebiyle ortaya çıkan Yemen krizinde siyasi çözüme verdiği önemi gösterdiğini” vurguladı.
Hacraf, Körfez girişim ve yürütme mekanizması, Ulusal Diyalog Konferansı ve BMGK’nin 2216 sayılı kararını içeren üç referansın sonuçlarına uygun olarak, KİK’in Yemen krizini siyasi çözümle sona erdirme konusundaki ilkesel tutumunu ve Riyad Anlaşması'nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı.
Ayrıca el-Hacraf, Yemen’de güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla, Husi milislerinin bazı şehirlerde devam eden kuşatmaları ve insani yardımların Yemen'in ihtiyaç sahibi bölgelerine ulaşmasını engellemesi sonucu yaşanan insani krize çözüm bulmak adına Husileri, ateşkes çağrılarına yanıt vermeye, BM ve Yemen Özel Temsilcisi tarafından Yemenli taraflar arasında ön koşulsuz olarak siyasi istişareleri sürdürme çabalarına olumlu şekilde katkıda bulunmaya davet etti.
Yemen Sorunu nedir?
Nüfusunun yüzde 56’sı Sünni yüzde 44’ü Zeydi mezhebine mensup olan Yemen’de bir aşiret olan Husiler, 1979 İran Devrimi sonrası Tahran rejimi tarafından 12 İmam Şiiliğine dönüştürüldüler. Politik olarak Tahran rejimine bağlı bir 12 İmamcı Şii teokrasisi kurmayı hedefleyen Husilerin nüfusa oranı ise yüzde 2’yi geçmiyor.  
1978’den bu yana Kuzey Yemen’i, 1990’daki Kuzey-Güney birleşmesinden bu yana da tüm ülkeyi yöneten Ali Abdullah Salih rejimi “Arap Baharı” sürecinde Kasım 2011’de son buldu.
Salih’in yerine Başkan Yardımcısı Abdu Rabbuh Mansur al-Hadi Ocak 2012’de yapılan seçimlerde cumhurbaşkanı seçilirken genel seçimleri de Islah Partisi kazandı.
İran rejimi tarafından silahlandırılan ve ideolojik/dini dönüşüme uğrayan Husilerin Lübnan’daki Hizbullah örgütünü model alarak kurdukları Ensarullah terör örgütü ise Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgeleri işgal ederek yönetime askeri darbe yaptı. Darbe sonrası Husiler ile ittifak yapan Ali Abdullah Salih ise Aralık 2017’de ittifakı bozduğu için Husiler tarafından öldürüldü.
Meşru Yemen Cumhurbaşkanı ve Hükümeti ise darbecilerle mücadele için ülkenin ikinci büyükşehiri Aden’i geçici başkent ilan etti. Yemen Ulusal Ordusu Husi işgalini geriletse de mücadelesi sürüyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı uluslararası toplumun tanıdığı meşru Yemen hükümetine destek veriyor. Koalisyon Husi darbecilerin yanı sıra Yemen’in doğusunda mevzilenen Arap Yarımadası el-Kaidesi ve DEAŞ Sana Vilayeti terör örgütlerine karşı da  mücadele ediyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu’nda Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Fas, Senegal, Sudan, ve Birleşik Arap Emirlikleri silahlı kuvvetleri bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Pakistan ve Somali ise koalisyona dışarıdan destek veriyor.



Suudi Arabistan Havayolları 5 noktaya uçuş yasağını uzattı

Suudi Arabistan Havayolları’na ait bir uçak
Suudi Arabistan Havayolları’na ait bir uçak
TT

Suudi Arabistan Havayolları 5 noktaya uçuş yasağını uzattı

Suudi Arabistan Havayolları’na ait bir uçak
Suudi Arabistan Havayolları’na ait bir uçak

Suudi Arabistan Havayolları, bugün (Salı) yaptığı açıklamada Amman, Kuveyt, Abu Dabi, Doha ve Bahreyn’e yönelik gidiş-dönüş uçuşların askıya alınma süresinin 12 Mart Perşembe günü saat 23.59’a (UTC) kadar uzatıldığını duyurdu. Kararın, bölgede devam eden gelişmeler nedeniyle alındığı belirtildi.

Şirketten yapılan açıklamada, durumun yakından takip edilmesiyle birlikte bazı istisnai uçuşların gerçekleştirilebileceği ifade edildi. Ayrıca Moskova ve Peşaver’e yönelik gidiş-dönüş uçuşların iptalinin de 15 Mart Pazar gününe kadar uzatıldığı bildirildi.

Açıklamada, Suudi Arabistan Havayolları’nın ilgili kurumlarla birlikte gelişmeleri anlık olarak değerlendirdiği ve uygun operasyonel kararları almak için süreci yakından izlediği vurgulandı. Şirket, yolcularının ve uçuş ekiplerinin güvenliğinin öncelikli olduğunu belirterek yeni güncellemelerin resmi platformları üzerinden paylaşılacağını kaydetti.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Rusya, Pakistan ve Bahreyn dışişleri bakanları ile bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Rusya, Pakistan ve Bahreyn dışişleri bakanları ile bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan bölgedeki gelişmeleri görüşmek üzere bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Bakan Ferhan, Bahreyn Dışişleri Bakanı  Abdullatif bin Raşid ez-Zeyani,  Rusya Dışişleri Bakanı  Sergey Lavrov  ve Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar’la telefonla görüştü.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler ile uluslararası güvenlik ve barışın güçlendirilmesine yönelik çabalar ele alındı. Taraflar ayrıca ortak konular hakkında görüş alışverişinde bulunarak, bölgede ve dünya genelinde barış ve istikrarın desteklenmesi için diplomatik koordinasyon ve çabaların önemini vurguladı.


Katar Dışişleri Bakanlığı: Herhangi bir görüşme yapılabilmesi için İran saldırılarını durdurmalı

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)
TT

Katar Dışişleri Bakanlığı: Herhangi bir görüşme yapılabilmesi için İran saldırılarını durdurmalı

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari (Katar Dışişleri Bakanlığı)

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari bugün yaptığı açıklamada, herhangi bir görüşme gerçekleşmeden önce İran’ın saldırılarını durdurması gerektiğini vurguladı.

Doha’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Ensari, “Katar şu anda İran’dan günlük saldırılara maruz kalıyor. Bu nedenle İran ile görüşmelerden söz etmek mümkün değil; öncelikle saldırıların durması gerekiyor” dedi.

Ensari, krize çözüm bulunabilmesi için tüm taraflarla temasların sürdüğünü belirterek, İran’ın Katar’daki sivil altyapıyı hedef almaya devam ettiğini söyledi.

Enerji tesislerine yönelik saldırıların tehlikeli bir emsal oluşturduğunu ifade eden Ensari, bu tür eylemlerin bölgede ekonomik kayıplara ve küresel düzeyde sonuçlara yol açabileceğini kaydetti. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğine ilişkin bir soruya yanıt veren Ensari, “En iyi çözüm enerji tesislerimize yönelik saldırıların durdurulmasıdır” ifadelerini kullandı.

Ensari ayrıca, savaşın başlamasından bu yana Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında yalnızca bir telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı. Ensari, Doha’nın Tahran ile iletişim kanallarını tamamen kapatmadığını, ancak şu anda önceliğin gerilimi azaltmak ve saldırıları durdurmak olduğunu belirtti.

Katar’ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik saldırılar nedeniyle dile getirdiği özrün gerilimi azaltacak bir adım olmasını umduğunu ifade eden Ensari, ancak daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Katar’ı hedef alan yeni saldırıların gerçekleştiğini ve bunun söz konusu özrün etkisini ortadan kaldırdığını söyledi.

Ensari, Katar’a yönelik herhangi bir saldırıya uygun şekilde karşılık verileceğini vurgulayarak, İran saldırılarının püskürtülmesinin öncelik haline geldiğini ve bu saldırıların Katar ekonomisi ile küresel ekonomi üzerinde etkileri bulunduğunu ifade etti.

Ensari, ülkede güvenliğin kontrol altında olduğunu ve Katar Silahlı Kuvvetleri’nin sivil ve hayati tesisleri hedef alan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı ulusal savunmayı başarıyla gerçekleştirdiğini açıkladı. Ensari, Doha yönetiminin ticari ortaklarına yönelik taahhütlerine bağlı kaldığını, ancak güvenlik koşulları nedeniyle bazı yükümlülüklerin geçici olarak aksadığını belirtti.

Ensari, Katar’ın diplomasiye olan inancını sürdürdüğünü ve savaşı sona erdirmeye katkı sağlayacak her türlü rolü memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Bununla birlikte, Katar’a, vatandaşlarına ve tesislerine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Ensari, ülke liderliğinin İran saldırılarını durdurmak ve bölgesel gerilimi azaltmak için yoğun çaba sarf ettiğini söyledi.

Ensari, bölgede kritik altyapıya yönelik saldırıların ciddi bir insani felakete yol açabileceği uyarısında bulunarak bu tür eylemlerin gerçekleşmemesi gerektiğini belirtti.

Basın toplantısında yöneltilen bir soruya yanıt veren Ensari, Katar’ın ABD ve diğer ülkelerle yürüttüğü stratejik savunma ortaklıklarının şu aşamada tartışma konusu olmadığını ifade etti.

Öte yandan Katar Savunma Bakanlığı bugün ülkeyi hedef alan bir füze saldırısının silahlı kuvvetler tarafından püskürtüldüğünü duyurdu. Katar İçişleri Bakanlığı ise güvenlik tehdit seviyesinin yüksek olduğunu belirterek, halka evlerinde kalmaları, dışarı çıkmamaları ve güvenlikleri için pencereler ile açık alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

Doha yönetimi ayrıca, bir gün önce silahlı kuvvetlerin 17 balistik füze ve 6 İHA’yı engellediğini ve herhangi bir kayıp yaşanmadığını açıkladı. Katar, İran’ın ülkeye yönelik ‘açık saldırısını’ ve devam eden askeri eylemlerini sert şekilde kınadığını yineledi.