Irak’ta Kamu Ulusal Grubu’nu kurmaya çalışan Maliki, Sadr’ı köşeye sıkıştırıyor

Nuri el-Maliki (sağ) ve Mukteda es-Sadr
Nuri el-Maliki (sağ) ve Mukteda es-Sadr
TT

Irak’ta Kamu Ulusal Grubu’nu kurmaya çalışan Maliki, Sadr’ı köşeye sıkıştırıyor

Nuri el-Maliki (sağ) ve Mukteda es-Sadr
Nuri el-Maliki (sağ) ve Mukteda es-Sadr

Irak’ın eski Başbakanı Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu’na yakın bir siyasi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Maliki’nin bugün Sadr Hareketi hariç seçimi kazanan parti ve oluşumları ağırlayacağını bildirdi.
Kaynak, “Kanun Devleti’nin bugün davet ettiği toplantıya sadece Şii siyasi gruplar değil aynı zamanda seçimi kazanan tüm gruplar katılacak. Bu toplantıyla Kamu Ulusal Grubu’nu kurulması amaçlanıyor. Toplantının hedefi, siyasi gelişmeleri görüşmek ve buna ilave olarak siyasi sürecin içinden geçtiği mevcut krizden çıkış amacıyla siyasi gruplar ve oluşumların elindeki seçenekler üzerinde çalışmaktır” diye konuştu.
Kaynak, Kamu Ulusal Grubu’nu seçimlerde kaybeden Şii partilerin yer aldığı Koordinasyon Grubu’na alternatif bir oluşum olup olmayacağı sorusuna yanıt vermedi. Fakat Iraklı siyasi gözlemciler, böyle bir oluşum kurma girişimini, Meclis’te en fazla sandalye kazanan Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ı köşeye sıkıştırma adımı olarak görüyor. Sadr’ın rakipleri seçim sonuçlarının ilanını takip eden süreçte Koordinasyon Grubu (sadece Şii partileri içeriyor) üzerinden Sadr’ı köşeye sıkıştırmak için bir dizi girişimlerde bulundu. Ancak Sadr kendisine yönelik bu baskıların hiçbirine rıza göstermedi. Sadr’ın Meclis’te yeni sandalyeler alabileceğine dair işaretler de var. Nitekim geçmişte Sadr Hareketi’ne mensup olup da bu seçimlere bağımsız aday olarak katılıp kazanan vekillerin veya diğer bağımsız vekillerin Sadr Hareketi’ne katılması halinde Sadr’ın sandalye sayısı artacaktır.
Siyasi gözlemciler Maliki’nin başkanlığındaki Dava Partisi’nin dün Haşdi Şabi destekçilerinin Yeşil Bölge kapılarının önünde düzenlediği protestolarla ilgili meselede çözüme ulaşmak için Anayasa ve hukukun hakemliğine başvurma çağrısı ile bugün Maliki’nin evinde yapılacak toplantı arasında bir bağlantı kuruyorlar. Dava Partisi, dünkü açıklamasında seçim sonuçları da dahil olmak üzere tüm meselelerde Anayasa ve hukukun hakemliğine başvurma çağrısında bulundu. Partinin açıklamasında, “Irak bu karmaşık zaman diliminde bilinçli bir liderliği, ayrım yapmadan tüm halka hizmetler sunacak bilge bir hükümete ihtiyacı var. Kamu çıkarları dar hesaplara tercih edilmeli. Hiçbir grup, insanların boğazına sarılıp, onlara hükmetmemeli, büyük fedakarlıklarla elde ettikleri özgürlükleri bastırıp el koymamalıdır” ifadeleri kullanıldı.
Seçimlere itiraz da dahil olmak üzere tüm meselelerde Anayasa ve hukukun hakemliğine başvurma çağrısı yapılan açıklamada, ister teknoloji üzerinden ister sahadaki çirkin davranışlarla olsun vatandaşların oylarının gasp edilmesi yoluyla işlenmiş olması muhtemel hataların ve ihlallerin gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamanın devamında Parti programının (Saddam Hüseyin’e işaret ederek) despotun düşmesinin ardından elde edilen hakların korunmasını öngördüğü ve Partinin son seçimlerde kendisine güvenen ve oy verenleri yalnız bırakmadığı belirtildi.
Bağdat’taki Yeşil Bölge’ye girişlerin önünde seçim sonuçlarını protesto etmek amacıyla düzenlenen oturma eylemleri sürerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Irak hükümeti ve Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği’nin çalışmaları için güçlü bir destek açıklaması yayınladı. Açıklama b protestoların amaçlarını büyük ölçüde boşa çıkardı. Sadr, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Güvenlik Konseyi’nin Irak seçim sonuçlarını desteklemesi ve tarafsızlığını kabul etmesi hatta teknik açıdan önceki seçimlerin üstünde olduğunu ifade etmesi, bir taraftan Irak’taki demokrasiyle ilgili güzel bir imaj çizerken, diğer taraftan şaibe olduğunu iddia eden tarafların bu demokratik sürece boyun eğmeleri noktasında ümit veriyor” ifadelerini kullandı.

Sadr, mesajın devamında şunları kaydetti:
“Seçim sonuçlarına ikna olmadıkları için ülkenin kaosa sürüklenmesi ve iç barışın zarar görmesi siyasi ve güvenlik alanlarındaki karmaşayı artıran ayıp bir durumdur. Hatta kendileri hakkında ilgili olumsuz bir imaj veriyorlar. Bu ilerletilmemeli ve tekrarlanmamalıdır. Buradan hareketle Bağımsız Seçim Komiserliği veya yargının ve Federal Mahkeme’nin çalışması üzerinde baskı yapılmamalı veya müdahale edilmemelidir. Aksine Seçim Komiserliği’nin itirazlar veya bunun gibi şeyler hakkında işlemlerini tamamlaması için sakin bir atmosfer oluşturulmalıdır.”



İngiltere'nin Sudan savaşındaki her iki tarafa da uyguladığı yaptırımlar

İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)
İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)
TT

İngiltere'nin Sudan savaşındaki her iki tarafa da uyguladığı yaptırımlar

İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)
İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, 3 Şubat'ta Çad'ın Adré kasabasında yerinden edilmiş Sudanlı kadınlarla görüştü (DPA)

İngiltere dün Sudan ordusunun ve Hızlı Destek Kuvvetleri'nin üst düzey liderlerinin yanı sıra aralarında bir kadının da bulunduğu Kolombiyalı üç kişiyi hedef alan yaptırımlar uyguladı.

Yeni listede, hükümet yanlısı Sudan Kalkanı Kuvvetleri komutanı Ebu Akile Kikil; Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) saha komutanı Hüseyin Berşam; ve mali danışman Mustafa İbrahim Muhammed, ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle yer aldı.

Yaptırımlar ayrıca, "Kolombiya ordusunun eski mensuplarını HDK’de eğitim ve savaşma" faaliyetlerine karışmaları nedeniyle üç Kolombiyalıyı da hedef aldı.

Bu arada, Şarku’l Avsat’ın Bloomberg'ten aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve bu hedefe ulaşmaya çok yakın olduğunu söyledi.

Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos da Sudan için kapsamlı barış planının ilgili tarafların onayının alınmasının ardından BM Güvenlik Konseyi'ne sunulacağını açıkladı.


Kaddafi’nin oğlunun cenaze töreni bugün Beni Velid’de yapılacak

Libya’nın doğusundaki Beyda kentinde Seyfülislam Kaddafi için taziye düzenledi (Cemahiriye Kanalı)
Libya’nın doğusundaki Beyda kentinde Seyfülislam Kaddafi için taziye düzenledi (Cemahiriye Kanalı)
TT

Kaddafi’nin oğlunun cenaze töreni bugün Beni Velid’de yapılacak

Libya’nın doğusundaki Beyda kentinde Seyfülislam Kaddafi için taziye düzenledi (Cemahiriye Kanalı)
Libya’nın doğusundaki Beyda kentinde Seyfülislam Kaddafi için taziye düzenledi (Cemahiriye Kanalı)

Yoğun bir hüzün ve öfke atmosferi içinde, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin naaşı, dün ülkenin kuzeybatısındaki Beni Velid kentinde bulunan devlet hastanesine nakledildi. Bugün toprağa verilmesi planlanan cenazeye, ülkenin dört bir yanından farklı kesimlerin katılması bekleniyor. Beni Velid Belediye Meclisi, cenaze törenine katılacak kalabalıkları karşılamak için hazırlıklarını tamamladı.

Eski “Cemahiriyye rejimi” destekçileri, Seyfülislam Kaddafi’nin salı akşamı Zintan kentindeki ikametgâhında kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından öldürülmesinin kendilerini yıldırmayacağını ya da güçlerini kırmayacağını belirterek, intikam tehdidinde bulundu. Destekçiler, “Bu kanı yerde bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

Kaddafi’nin oğlu Saadi Kaddafi ise kardeşi Seyfülislam’ın Beni Velid’de, “kardeşi Hamis’in mezarının yanına” defnedileceğini açıkladı. Saadi Kaddafi, herkesi cenaze namazına katılmaya ve kamu düzenine riayet etmeye çağırdı.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti İçişleri Bakanı İmad et-Trablusi de yayımladığı mesajla Seyfülislam Kaddafi’nin vefatını duyurdu. Trablusi, suikastın arka planını aydınlatmak ve failleri yakalamak amacıyla soruşturmaların sürdüğünü belirtti.


Gazze Savaş Mezarlığı'nda tahribat iddiası: 184 Türk askerinin kabirleri de bölgede

Toplamda 3 bin 691 askerin mezarının yer aldığı kabristanda yaklaşık 800 savaşçının mezar taşında kimlik bilgileri yazmıyor (CWGC)
Toplamda 3 bin 691 askerin mezarının yer aldığı kabristanda yaklaşık 800 savaşçının mezar taşında kimlik bilgileri yazmıyor (CWGC)
TT

Gazze Savaş Mezarlığı'nda tahribat iddiası: 184 Türk askerinin kabirleri de bölgede

Toplamda 3 bin 691 askerin mezarının yer aldığı kabristanda yaklaşık 800 savaşçının mezar taşında kimlik bilgileri yazmıyor (CWGC)
Toplamda 3 bin 691 askerin mezarının yer aldığı kabristanda yaklaşık 800 savaşçının mezar taşında kimlik bilgileri yazmıyor (CWGC)

İsrail ordusu, Gazze'de I. ve II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybedenlerin cenazelerinin yer aldığı mezarlığın bir kısmını yıkmış.

Guardian'ın derlediği uydu görüntüleri ve tanık ifadelerine göre İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Tuffah bölgesindeki savaş mezarlığında sistematik yıkım gerçekleştirmiş. 

Mezar taşlarının sıralar halinde kaldırıldığı, toprağın üst katmanlarının iş makineleriyle kazıldığı aktarılıyor. IDF'nin mezarlıkta ağır iş makineleri kullandığına dair işaretler bulunduğu da belirtiliyor. 

Ağustos ve aralıkta çekilen uydu görüntüleri, özellikle mezarlığın güneyde kalan kısmının tahrip edildiğini ortaya koyuyor. 

Mezarlığın eski bekçisi Essam Carada, evinin yakında olduğunu belirterek şunları söylüyor: 

Mezarlıkta iki kez buldozerlerle operasyon yaptılar. İlki, mezarlığın etrafındaki 12 metrelik bir alanda yapıldı. Bu alan tamamen zeytin ağaçlarıyla doluydu. Daha sonra da özellikle Avustralyalı askerlerin mezarlarının bulunduğu kısımda yaklaşık 1 dönümlük alan buldozerlerle dümdüz edildi.

Eski bekçi, buldozerlerin mezarda bariyer olarak kullanılan kum tepeleri oluşturduğunu da söyledi. Bu işlemlerin nisan ve mayısta yapıldığını ifade ediyor. 

IDF'den gazeteye gönderilen açıklamada, sözkonusu dönemde bölgede yoğun çatışmalar yaşandığı, işlemlerin savunma amaçlı yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca mezarlık ve çevresinde tüneller tespit edildiği, bunların kaldırıldığı iddia edildi. Tüm operasyonların ordunun üst düzey yetkilileri tarafından onaylandığı bildirildi. 

Gazze savaşının sonlandırılması için ABD öncülüğünde hazırlanan 20 maddelik barış planı 10 Ekim'de devreye girmişti. Plan kapsamında İsrail ordusu "sarı hatta" kadar geri çekilmişti. Haberde, bu hattın mezarlıktan geçtiği ancak son dönemde batıya doğru kaydırıldığı aktarılıyor. 

İngiliz Milletler Topluluğu Savaş Mezarları Komisyonu'yla (CWGC) Hamas'ın ortak denetimindeki Gazze Savaş Mezarlığı'nda, I. ve II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden askerlerin cenazeleri yer alıyor. 

3 binden fazla Britanyalı askerin mezarının bulunduğu kabristanda I. Dünya Savaşı'nda yaşamını yitirmiş 184 Türk askerin de naaşı var. 

CWGC, mezarlığın durumuna dair son açıklamayı 11 Aralık'ta yapmıştı. Türk askerlerin yanı sıra Gelibolu ve Ortadoğu'daki cephelerde savaşan Britanya Ordusu'nun 54. (Doğu Angliyen) Piyade Tümeni'nden savaşçıların ve Hindistanlı askerlerin naaşlarının bulunduğu bölgelerin de Gazze savaşındaki çatışmalar nedeniyle hasar gördüğü bildirilmişti.

Independent Türkçe, Guardian, Arab News